başarısızlık - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

başarısızlık



Bedeutungen von dem Begriff "başarısızlık" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 60 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başarısızlık failure n.
General
başarısızlık balk n.
başarısızlık fizzle n.
başarısızlık throwback n.
başarısızlık washout n.
başarısızlık frost n.
başarısızlık ineffectualness n.
başarısızlık fail n.
başarısızlık setback n.
başarısızlık cropper n.
başarısızlık abortiveness n.
başarısızlık unsuccess n.
başarısızlık flop n.
başarısızlık inefficacy n.
başarısızlık fiasco n.
başarısızlık bomb n.
başarısızlık bankruptcy n.
başarısızlık baulk n.
başarısızlık flivver n.
başarısızlık defeat n.
başarısızlık parapraxis n.
başarısızlık fruitlessness n.
başarısızlık ineffectiveness n.
başarısızlık reverse n.
başarısızlık dud n.
başarısızlık abortion n.
başarısızlık collapse n.
başarısızlık failing n.
başarısızlık bust n.
başarısızlık futileness n.
başarısızlık rebuff n.
başarısızlık miss n.
başarısızlık failure n.
başarısızlık miscarriage n.
başarısızlık defailment n.
başarısızlık catastrophe n.
başarısızlık nonaccomplishment n.
başarısızlık nonachievement n.
başarısızlık non-achievement n.
başarısızlık nonsuccess n.
başarısızlık naught n.
başarısızlık unaccomplishment n.
başarısızlık unsuccessfulness n.
başarısızlık naught pron.
Colloquial
başarısızlık the dumper [usa] n.
başarısızlık blow-up n.
başarısızlık fizzle n.
başarısızlık brick n.
başarısızlık washout n.
başarısızlık wipe-out n.
başarısızlık no go expr.
Idioms
başarısızlık a busted flush n.
başarısızlık the kiss of death n.
başarısızlık a goose egg n.
başarısızlık goose egg n.
Technical
başarısızlık defection n.
başarısızlık failure n.
Linguistics
başarısızlık failure n.
Slang
başarısızlık comedown n.
başarısızlık clinker n.

Bedeutungen, die der Begriff "başarısızlık" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 53 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
başarısızlık korkusu duymak look to one's laurels v.
geçici başarısızlık eclipse n.
geçici başarısızlık setback n.
ticari başarısızlık business failure n.
geçici başarısızlık temporary failure n.
başarısızlık analizi failure analysis n.
başarısızlık çözümlemesi failure analysis n.
başarısızlık öyküsü failure story n.
aniden iyileşme (hastalık, başarısızlık vb.) rally n.
Phrasals
birini başarısızlık yüzünden okuldan atmak fail someone on something v.
Phrases
başarısızlık durumunda in the event of failure adv.
mücadelede hayal kırıklığı ya da başarısızlık gibi pek çok şeyle karşılaşma olasılığını anlatan deyiş c'est la guerre [french] interj.
Proverb
fazla gurur başarısızlık getirir pride goes before a fall
fazla gurur başarısızlık getirir pride goeth before a fall
fazla gurur başarısızlık getirir pride comes before a fall
başarısızlık sonunda başarıyı getirir failure teaches success
başarıyı sahiplenen çoktur; başarısızlık ise yetimdir success has many fathers; failure is an orphan
başarının ana babası çoktur, başarısızlık ise yetimdir success has many fathers; failure is an orphan
fazla gurur başarısızlık/yenilgi getirir pride cometh before a fall
fazla özgüven başarısızlık getirir pride cometh before a fall
fazla gurur başarısızlık/yenilgi getirir pride cometh before the fall
fazla özgüven başarısızlık getirir pride cometh before the fall
Idioms
birden fazla seçeneğe yatırım yaparak başarısızlık olasılığını en aza indirmek hedge one's bets v.
başarısızlık abidesi abysmal failure n.
tam bir başarısızlık örneği all about the flops n.
tam bir başarısızlık/fiyasko a real flop n.
(başarısızlık endişesi ile dökülen) soğuk ter flop sweat n.
derin bir başarısızlık abysmal failure n.
tam bir başarısızlık örneği abysmal failure n.
utanç verici başarısızlık kick in the rear n.
utanç verici başarısızlık kick in the seat of the pants n.
Speaking
başarısızlık iyi bildiğim bir şeydir failure is something I know too much about expr.
Trade/Economic
ihracatta başarısızlık nonexportation n.
başarısızlık masrafları failure costs n.
Law
kimlik doğrulamada başarısızlık negative identification n.
rüşveti önlemede kurumsal başarısızlık suçu corporate offence of failing to prevent bribery n.
Technical
başarısızlık zamanlı veri analizi failure time data analysis n.
başarısızlık ihtimali probability of failure n.
başarısızlık tipleri ve geometrik ölçümler failure types and geometric measurements n.
başarısızlık modu ve etkilerin analizi failure mode and effects analysis n.
başarısızlık analizi fault tree analysis (fta) n.
Computer
çağrı başarısızlık oranı call failure ratio n.
çağrı başarısızlık oranı call failure probability n.
son başarısızlık last failure n.
Informatics
başarısızlık oranı failure rate n.
Telecom
arama başarısızlık oranı call failure ratio n.
Psychology
başarısızlık korkusu fear of failure n.
Statistics
artan başarısızlık hızı increasing failure rate n.
başarısızlık hızı failure rate n.
doğrusal başarısızlık hızı dağılımı linear failure rate distribution n.
koşullu başarısızlık hızı conditional failure rate n.
Education
akademik başarısızlık academic failure n.
Slang
büyük başarısızlık lead balloon n.