başka - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

başka



Bedeutungen von dem Begriff "başka" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 32 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başka else adj.
başka different adj.
başka other adj.
başka another pron.
General
başka different adj.
başka otherwise adj.
başka distinct adj.
başka several adj.
başka alternative adj.
başka dissimilar adj.
başka other adj.
başka atypical adj.
başka further adj.
başka forth adv.
başka apart adv.
başka any more adv.
başka other than prep.
başka barring prep.
başka apart from prep.
başka save prep.
başka beside prep.
başka saving prep.
başka excepting prep.
başka except prep.
başka another pron.
Speaking
başka what else
Technical
başka alternate
başka alternative
başka further
başka other
Computer
başka more
Medical
başka hetero-

Bedeutungen, die der Begriff "başka" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başka yöne çevirmek divert v.
bağlı olan şirket (başka bir şirkete) affiliate n.
bunlardan başka apart from these adv.
bunlardan başka except these adv.
bunlardan başka other than these adv.
General
başka tarafa çevirmek divert v.
ayırmak (başka birinden/başka bir yerden) take away from v.
başka anlam vermek distort v.
dikkatini başka yöne çekmek divert v.
asıl işinden başka bir işte de çalışmak moonlight v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over v.
geçivermek (bir durumdan başka bir duruma) swing v.
yerine geçmek (başkasının/başka bir şeyin) take over v.
bir şey mantıken (başka bir şeyi) gerektirmek presuppose v.
geçmek (başka bir konuya) pass on to v.
getirmek (bir durumdan başka duruma) convert into v.
başka yere yerleşmek transmigrate v.
olduğundan başka türlü görünmek sail under false colors v.
hıncını başka birinden almak wreak one's anger on v.
bir şeyi verip onun değerini başka bir şeyin bedelinden düşürerek o şeyi satın almak trade something in for v.
mallar bir yerden başka bir yere taşınmakta olmak be in transit v.
elde etmek (yarışma veya başka bir uğraşı sonucunda) win v.
dikkatini başka yöne çekmek distract v.
bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek make something into v.
bir tondan başka bir tona geçmek modulate v.
birdenbire başka bir yöne sürmek (taşıtı) swerve v.
daha aşağı fiyat teklif etmek (başka bir kimse veya firmadan) underbid v.
savunduğu konuyu başka birtakım gerekçelere dayatmak shift one's ground v.
başka yere taşınmak üzere pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek pull up stakes v.
başka yöne çekmek divert v.
bir yerden çıkarılıp başka bir yere dikilmeye elverişli olmak (bitki) transplant v.
bir yerden çıkararak başka bir yere dikmek (bitkiyi) transplant v.
bir şey başka bir şeyden farksız olmaya başlamak shade off into v.
başka tarafa çekmek distract v.
bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek parlay one thing into another v.
başka kelimelerle ifade etmek reword v.
insanlar bir yerden başka bir yere geçmekte olmak be in transit v.
karar vermeye çalışırken bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak weigh one thing against another v.
başka yere götürmek remove v.
namına imza atmak (başka birinin) sign for v.
üzerine başka resim yapmak repaint v.
birşeyi başka bir şeyin yerine kullanmak substitute v.
başka yere dikmek transplant v.
getirmek (bir durumdan başka duruma) convert from v.
birdenbire başka bir tarafa yönelmek swerve v.
başka yola transfer etmek transfer to another track v.
geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene) transmigrate v.
başka bir tarihe ertelemek put something over to v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over from v.
başka birine ateş ederek birini korumak cover v.
bir şey başka bir şeyin sonucunu etkilemek tilt the balance v.
bir şeyi başka bir şeye uydurmak tally up with v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over to v.
geçmek (başka yere) adjourn v.
getirmek (bir durumdan başka duruma) convert to v.
başka sözlerle anlatmak express in other terms v.
başka tarafa yöneltmek turn away v.
birşeyi başka bir yere temelli götürmek transplant v.
yönünü değiştirip başka bir yöne çevirmek deflect something into v.
başka sözcüklerle anlatmak paraphrase v.
başka gemiye aktarmak transship v.
bir şey başka bir şeye uymak tally up with v.
bir şeyi sonradan gelişigüzel bir şekilde başka birşeye eklemek tack something on to v.
bir başka yöne yönelmek canalize v.
başka bir yere göndermek send away v.
atlayarak geçmek (bir konudan başka bir konuya) skip v.
benzeri olmak (başka birinin/başka bir şeyin) correspond to v.
bir şeyi başka bir şeye dolamak entwine something around v.
başka tarafa çevirmek avert v.
bir şey başka bir şeyden farksız olmaya başlamak shade into v.
göç etmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene) transmigrate v.
başka bir şekilde ifade etmek reword v.
bir şeyleri atlayarak başka bir konuya geçmek skip v.
başka biçimde anlatmak retell v.
götürmek (bir yerden başka bir yere) transport v.
farklı bir biçimde yazmak veya söylemek (başka birinin yazdıklarını/söylediklerini) rehash v.
damga ile bilet veya başka bir belgeyi onaylamak stamp v.
başka kimseyi konuşturmamak monopolize the conversation v.
bir şey başka bir şeye bağlı olmak be conditioned by v.
girmek (bir grubu bırakarak başka bir gruba) go over v.
arpa veya başka tahıldan malt yapmak malt v.
sinirini başka birinden almak wreak one's anger on v.
başka bir işi olmak have other fish to fry v.
bir şeyi başka bir şeyle telafi etmek compensate for one thing by another v.
bir şeyi başka bir şeyin üzerine bindirmek superimpose on v.
başka türlü göstermek dissimulate v.
bir şeyi başka bir şeye fermuarla takmak zipper one thing into another v.
bir şeyi başka bir şeyle telafi etmek compensate for one thing with another v.
başka alfabeyle yazmak transliterate v.
hayal gücünü kullanarak bir şeye başka bir anlam yüklemeye kalkmamak interpret something strictly v.
bir şeyi başka bir şeyin kisvesine büründürmek cloak something in a guise of v.
bir durumdan başka bir duruma geçivermek swing v.
geçirmek (bir yerden başka bir yere) shift v.
başka yöne çevirmek deflect v.
bir şeyi kuvvetle atarak (başka bir şeyi) kırmak smash through v.
bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek telescope v.
geliştirerek (başka bir şey) yapmak work up into v.
bir şeyi başka bir tarihe ertelemek put something over to v.
bir şeyi verip onun değerini başka bir şeyin bedelinden düşürerek o şeyi satın almak trade something in v.
başka bir şekilde ifade etmek rephrase v.
başka ülkelerin kültürünü benimsemek acculturize v.
başka bir konuma geçmek transfer v.
bir başka yöne yönelmek canalise v.
başka türlü göstermek dissemble v.
uzayda başka gemiye kenetlemek dock v.
götürmek (birini/bir şeyi başka bir yere) take away v.
başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak follow up v.
herhangi bir cisme başka bir cismi katarak fazlasını alamayacak derecede doldurmak embrue v.
başka tarafa yönlendirmek redirect v.
(zihni) başka tarafa çekmek distract v.
bir grubu ayırmak (başka bir gruptan) sift out (from) v.
insan niteliklerini başka bir varlığa vermek anthropomorphize v.
bir başka boyut katmak add another dimension v.
başka olmak be different v.
başka biçime girmek transume v.
başka standartlar kullanarak değerlendirmek transvalue v.
başka resimlerle açıklamak grangerize v.
başka yönden bakmak look from different point of view v.
başka yönden bakmak see from different point of view v.
bir şeyi başka bir amaçla kullanmak üzere değiştirmek repurpose v.
başka bir amaca uygun hale getirmek repurpose v.
başka bir amaçla kullanılmak üzere değiştirmek repurpose v.
(dikkatini) başka yöne çevirmek distract v.
bir başka ülkenin kültürünü empoze etmek acculturize v.
bir başka ülkenin kültürünü almak acculturize v.
(bir şeyi) (başka bir şeye) uygun bir hale getirmek suit to v.
bir şeyin yerine başka bir şey koymak replace v.
başka yöne çevirmek avert v.
yapacak başka bir şeyi kalmamak have nothing else to do v.
başka yöne çevirmek divert v.
(başka bir ülkeye) göç etmek emigrate v.
-den başka olmak differ from v.
bir taşıma biçiminden bir başka taşıma biçimine geçirmek transship v.
asıl yapılması gereken şeyi ihmal edip başka şeylerle uğraşmak side-track v.
başka ülkeye gitmek/yerleşmek emigrate v.
açılmak (bir oda başka bir odaya) communicate with v.
meydana gelmek (bir olay/bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey) supervene v.
karıştırmak (başka şeyle/biriyle) confuse with v.
hakimiyetine sokmak (bir başka şeyin) subordinate to v.
sokmak (bir başka şeyin içine) thrust into v.
uymak (bir başka şeye) check out with v.
çıkarmak (bir sayıyı başka bir sayıdan) take away from v.
bir sayıyı başka bir sayıdan çıkarmak take away from v.
saplamak (bir başka şeye) strike into v.
ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden) sort v.
üstüne bindirmek (bir başka şeyin) superimpose over v.
uydurup yapmak (başka bir şeyden) contrive from v.
sürmek (bir başka şeyin üstüne) spread v.
akla getirmek (bir başka şeyi) suggest v.
üstüne koymak (bir başka şeyin) superimpose over v.
bir yerden alıp başka yere koymak shuffle v.
çarpıp batırmak (bir başka tekneye) run down v.
uygun bir hale getirmek (bir başka şeye) suit to v.
akla getirmek (bir başka şeyi) be suggestive of v.
meydana gelmek (bir olay/bir durum sürerken başka bir şey) supervene v.
uymak (bir başka şeye) agree v.
tutmak (bir başka şeyi) agree v.
aktarmak (bir başka yere) transpose to v.
dönüştürmek (bir başka şeye) transform into v.
bir dile ait bir yazıyı başka bir dilin harfleriyle yazmak transliterate into v.
koymak (bir başka yere) transpose to v.
başka sözcüklerle açıklamak paraphrase v.
olaya başka bir açıdan bakmak look something from a different standpoint v.
olaya başka bir açıdan yaklaşmak approach something from a different standpoint v.
olaya başka bir açıdan bakmak view something from a different standpoint v.
başka insanların arasına karışmadan sakin bir yaşam sürmek keep oneself to oneself v.
başka bir yere dikmek (bitki) transplant v.
birini başka birine benzetmek confuse someone with someone else v.
birini başka birine benzetmek mix someone up with someone else v.
birini başka birine benzetmek mistake someone for someone else v.
bir başka tekneye doğru yol almak bear down upon v.
bir başka tekneye doğru yol almak bear down on v.
başka seçeneği olmamak have no other choice v.
başka seçeneği olmamak have no other option v.
başka seçeneği olmamak have no other alternative v.
bir başka hal almak take yet another turn v.
bir başka hal almak take yet another twist v.
başka ülkede yerleşmek expatriate v.
başka bir ülkeye sığınmak take refuge v.
başka şekillerde değerlendirmek employ for other purposes v.
daha mühim başka bir iş yüzünden yapmamak overslaugh v.
telekinezi yoluyla birini veya bir şeyi bir yerden başka bir yere taşımak teleport v.
başka bir işe geçmek change one's job v.
başka aşamaya geçmek proceed to another stage v.
başka safhaya geçmek proceed to another stage v.
başka aşamaya geçmek move to another stage v.
başka safhaya geçmek move to another stage v.
başka safhaya geçmek move to another phase v.
başka safhaya geçmek proceed to another phase v.
başka aşamaya geçmek move to another phase v.
başka aşamaya geçmek proceed to another phase v.
bir yerden başka bir yere göç etmek immigrate into some place from some place v.
bir yerden başka bir yere göç etmek immigrate to some place from some place v.
kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak catch her husband in bed with another woman v.
kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak find her husband in bed with another woman v.
bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak mistake something for something else v.
bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak mix something up with something else v.
bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak confuse one thing with another v.
birisini başka birisiyle karıştırmak mix someone up with someone else v.
bir şeyi başka bir şey sanmak mistake something for something else v.
birisini başka birisi sanmak mistake someone for someone else v.
birisini başka birisi sanmak confuse someone with another v.
birisini başka birisiyle karıştırmak confuse someone with another v.
bir şeyi başka bir şey sanmak mix something up with something else v.
birisini başka birisiyle karıştırmak mistake someone for someone else v.
birisini başka birisi sanmak mix someone up with someone else v.
bir şeyi başka bir şey sanmak confuse one thing with another v.
birini başka birinden ayırmak separate someone from someone else v.
başka yöne çevirmek divert someone from something v.
birini başka birinden ayırmak segregate someone from someone else v.
dikkatini başka yöne çekmek distract someone from something v.
başka biri olup çıkmak be a whole other person v.
birini başka birine uygun görmek/bulmak think someone fit for someone v.
başka bir işle meşgulmüş gibi davranmak pretend to be busy doing something else v.
bir yerden başka bir yere göç etmek emigrate from some place to some place v.
birini bir başka birine emanet etmek entrust someone to someone v.
İki cinayet ve iki cinayeti de başka biriyle beraber tasarlamak be convicted of two counts of murder and two counts of conspiracy to commit murder v.
başka bir kadın için karısını terk etmek leave one’s wife for another woman v.
satışı yapacak başka birini bulmak find somebody else to sell v.
(bir şeyi başka bir şeyle) değiştirmek swap something for something else v.
dikkatini (başka) bir şeye çevirmek/yöneltmek turn one's attention to something v.
başka biri olmayı dilemek wish to be someone else v.
bir şeye ek olarak başka bir şey daha yapmak/yaptıklarını çeşitlendirmek diversify from something into something else v.
yapacak başka işleri olmak have other thing to do v.
başka bir alıcı bulmak find somebody else to sell v.
birinin yerine başka biri gelmek be succeeded by v.
başka biri gibi olmak istemek want to be like someone else v.
satıcıyı başka yere gitmekle tehdit etmek threaten the salesman to go elsewhere v.
tezgahtarı başka yere gitmekle tehdit etmek threaten the salesman to go elsewhere v.
aklını başka yere vermesine sebep olmak distract v.
başka resimlerle açıklamak grangerise v.
insan niteliklerini başka bir varlığa vermek anthropomorphise v.
bir başka okulla veya şehirle eşleşmek twin v.
(bir başka ülkeye giderken) bavulda taşınmak go in suitcase v.
içi-dışı başka olmak engage in deception v.
bir madeni başka bir madenle kaplamak clad v.
-den başka şansı olmamak have no other choice than v.
gözü başka hiçbir şeyi göremeyecek kadar bir şeyden etkilenmek be so affected by something that one can't think of anything else v.
başka kılığa sokmak/girmek disguise v.
bir ırka karşı başka bir ırkta önyargı ya da korku uyandırmak race-bait v.
başka bir kimsenin meydan okumasına karşı koymak take a dare v.
bir yerden başka bir yere geçen transfer n.
bir başka şeyden gelişerek büyüyen şey outgrowth n.
başka bir yere yerleştirilen kimse/şey transplant n.
dikkati başka yöne çeken şey diversion n.
aslen başka bir kayıptan kaynaklanan kayıp consequential loss n.
terkedilip sokakta veya başka bir yerde bulunan bebek foundling n.
geçiş (bir uygulamadan başka bir uygulamaya) changeover n.
köprü aracılığıyla bir yolun üstünden geçen başka yol overpass n.
ruhun başka vücuda geçmesi metempsychosis n.
dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz red herring n.
dikkatini başka yöne çekme distraction n.
daire veya başka bir eğrinin kısmi çevresi arc n.
başka bir yöne sürme (taşıtı) swerve n.
başka biri another person n.
başka biri sanma confusion n.
dikkati başka tarafa çekme distraction n.
kendi vatanından başka bir memlekete yerleşme expatriating n.
başka bir şeyin yerine kullanılabilen şey substitute n.
başka bir ülkeden gelen kişi alien n.
tatil veya başka bir düzenlemenin potansiyel müşterilerin hoşuna giden özelliği veya yanı selling point n.
taşıyıcısının kendisininkinden başka ülkelere seyahat etmesine imkan tanıyan kimlik belgesi passport n.
başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi exotism n.
istek üzerine bilet veya başka bir dokümanın verilmesi surrender n.
başka ad alias n.
başka bir ülkede oturan mal sahibi absentee n.
kendi vatanından başka bir ülkede yaşayan kimse expatriate n.
kendini başka türlü tanıtma personation n.
arsanın başka birinin arsasıyla çakışması lappage n.
cıva ile bir başka madeni karıştırma amalgamation n.
başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi exotica n.
suç anında başka yerde olduğu iddiası alibi n.
abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol crossroad n.
bir başka devlete bağımlı olan veya onun tarafından kontrol edilen küçük devlet satellite state n.
başka bir olayın habercisi prolog to n.
başka bitkilerin altında büyüyen bitki understorey n.
bir yerden başka bir yere geçirme transfer n.
birdenbire başka bir tarafa yönelme swerve n.
yün için koyun veya başka hayvan yetiştiren kişi woolgrower n.
başka şekil variant n.
geçiverme (bir durumdan başka bir duruma) swing n.
bir yerden başka bir yere taşıma veya götürme transfer n.
ilgisini başka tarafa çekme diversion n.
reçine (çam reçinesinden başka herhangi bir) gum n.
papazdan başka bütün halk laity n.
bir yolun başka bir yola dik açıyla katılması t junction n.
başka sözcüklerle anlatma paraphrase n.
ölümden sonra ruhun bir bedenden başka bir bedene göç etmesi transmigration of the soul n.
bir devletin bir başka devletin topraklarının içine doğru girinti yapan toprak şeridi panhandle n.
başka alfabeyle yazma transliteration n.
ilgiyi başka yöne çekmek için öne sürülen konu red herring n.
ismin yalın halinden başka herhangi bir hali oblique case n.
londra ve ingiltere'nin bazı başka yerlerinde metro şebekelerine verilen isim tube n.
ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge warrant n.
suç mahallinden başka yerde alibi n.
reçineli ağaç (çamdan başka herhangi bir) gum tree n.
bir durumdan başka duruma getirme conversion n.
bir şeyi başka bir şeye tutturmak için kullanılan nesne tie n.
bir memleketin başka bir devlette bulunan küçük toprak parçası exclave n.
başka bir devletin güdümü altındaki hükümet puppet regime n.
tayin etme (bir yerden başka bir yere) transfer n.
özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali white out n.
başka bir dilden alınan sözcük loanword n.
başka bir olayın provası prolog to n.
bir liman veya başka bir merkezin geçiş sağladığı bölge hinterland n.
başka devletlerin işine karışmama politikası nonintervention n.
tatil veya başka herhangi bir organizayonun karşıladıklarına ilaveten müşteri tarafından satın alına optional extra n.
ruhun başka vücutla yeniden dünyaya gelmesi reincarnation n.
bir başka noktaya odaklanma dereflection n.
başka gezegenlerdeki hayat life on other planets n.
başka yerde yenilmek üzere sıcak yemekleri paketlenmiş olarak satan dükkan takeaway n.
içinden başka odaya geçilen oda anteroom n.
başka yerde iskan relocation n.
daha güçlü başka bir devletçe kontrol edilip korunan devlet protectorate n.
bindirilen vergi (başka verginin üstüne) supertax n.
bir durumdan başka bir duruma geçiverme swing n.
iskoçya'da bir adayla başka bir ada veya anakara arasındaki dar boğaza verilen isim kyle n.
başka bir ülkede ikamet eden mal sahibi absentee n.
bir olaya eşlik eden başka olaylar concomitant n.
bir kattan başka bir kata giden merdiven flight of steps n.
bir kattan başka bir kata giden merdiven flight of stairs n.
insan niteliklerini başka bir varlığa aktarılması anthropomorphism n.
bir yerden başka bir yere giden transmigrator n.
başka devletlerin işine karışmama politikası noninterference n.
başka devletlerin işine karışmayan ülke ya da politikacı noninterventionist n.
başka bir yer someplace else n.
mevcut durumdan başka bir duruma geçiş elocation n.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi medevac n.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi medical evacuation n.
kişinin bedenini veya bir eşyayı bulunduğu mekanda yok edip bir anda başka bir mekanda ortaya çıkarması teleportation n.
kelimenin içine başka bir kelimenin sokulması tmesis n.
başka bir görev verme reassignment n.
başka kelimelerle ifade etme rephrasing n.
başka kelimelerle ifade etme recasting n.
başka kelimelerle ifade etme rewording n.
suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama alibi n.
başka bir bedende dirilme reincarnation n.
-e bir başka örnek bedrock n.
aküsü bitmiş motorun aküsünden başka bir motorun aküsüne tel bağlayarak aracı çalıştırma jump-start n.
-e bir başka örnek exactor n.
-e bir başka örnek clinical superiority n.
-e bir başka örnek detachedness n.
yol üzerinde bir ara noktada konaklamaya ve başka tarifelerle birleştirilmeye imkan tanımayan tarife point-to-point air fare n.
-e bir başka örnek retreat n.
bir şeyi elde etmek için başka bir şeyden vazgeçme trade-off n.
akla getirme (bir başka şeyi) suggestion n.
aktarma (bir yerden başka bir yere) transit n.
başka bir açı a different standpoint n.
başka türlü variant n.
başka yere dikme (bitki) transplantation n.
karşılaştırmada birşeyin başka bir şeyden eksik yönünün olması pale in comparison n.
bir şeyin yerine başka bir şeyi koyma replacement n.
inanılan bir şeyden vazgeçip ona zıt başka bir şeye inanabilme leap of faith n.
başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer lounge n.
bir başka yer some other place n.
başka bir yer some other place n.
başka çözüm yolu another solution n.
ölümden başka her şey everything but death n.
başka bir ülke a different country n.
kilise inançlarının başka toplumlar tarafından benimsenmesi inculturation n.
bir başka soru another question n.
(başka bir şeyin) yerine geçen placeholder n.
başka bir dilden alınmış kelime borrowed word n.
başka bir dilden alınmış kelime loanword n.
bir şeyi elde etmek için başka bir şeyden vazgeçme tradeoff n.
başka devletlerin işine karışmama politikası non-interference n.
başka devletlerin işine karışmama politikası non-intervention n.
başka devletlerin işine karışmayan ülke ya da politikacı non-interventionist n.
anadili dışında başka bir dil öğrenen kimselerin başvurduğu sözlük learner's dictionary n.
başka yere kanalize etme rechanneling n.
tersten okununca başka anlama gelen kelime semordnilap n.
politik veya başka bir nedenle kamusal alanlarda cephe ya da duvar üzerine tanıtım amacıyla yapılan poster asma eylemi flyposting n.
bir kuruluşun ana sözleşmesinde belirtilen yasal adının dışında kullandığı bir başka isim assumed name n.
çamurun başka bir yere taşınması için kullanılan büyük deniz aracı mud boat n.
başka isimlerle farklı kılıklara girerek insanları kandıran kimse imposter n.
başka isimlerle farklı kılıklara girerek insanları kandıran kimse hallow n.
başka iklime alışma acclimatation n.
özellikle özel günlerde birinin başka birine ilettiği genellikle kostümlü olan müzikal gösteri singing telegram n.
yüzün bir kısmının bir duyguyu ifade ederken diğer kısmının başka bir duyguyu ifade etmesi affect blend n.
başka yerde yenilmek üzere sıcak yemekleri paketlenmiş olarak satan dükkan take-away n.
(çek defteri gibi) kopya olarak başka bir şeye karşılık gelen herhangi bir şey tally n.
başka halklara bağlı halklar affiliated societies n.
arkasına başka bir araç takılmış tailgated adj.
başka ülkelerin kültürünü benimsemiş acculturized adj.
başka duruma getirilebilir convertible adj.
başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse) social adj.
başka ülkede yerleşmiş expatriate adj.
başka türlü else adj.
başka şeylere dikkat etmeyecek kadar düşünceye dalmış in a brown study adj.
hastalığı vücudun başka bir bölümüne taşıyan ilaç revulsive adj.
başka biri gibi olmak isteyen wannabe adj.
başka bitki üzerinde gelişen bitki epiphytal adj.
başka iklime ait exotic adj.
kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan) social adj.
başka zaman else adj.
daha başka further adj.
başka türlü different adj.
kendi vatanından başka bir memlekete yerleşmiş expatriated adj.
başka bireylerle bir arada olmaktan hoşlanan gregarious adj.
başka çeşitten of a different kind adj.
bundan başka no other adj.
başka türlü other adj.
başka dünyalı otherworldly adj.
bundan başka other adj.
başka bitki üzerinde gelişen epiphytic adj.
başka türlü otherwise adj.
dikkati başka yöne çeken diversionary adj.
birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı) abrupt adj.
başka bir şeyin yerine kullanılan substitute adj.
hepsini/başka her şeyi geçen/aşan transcendent adj.
başka bir another adj.
başka tür of a different kind adj.
daha az önemli olan (başka bir şeye göre) subordinate adj.
başka (bir) another adj.
başka türlü söylenmiş rephrased adj.
sürekli bir yerden başka bir yere gitmeyle ilgili transmigratory adj.
demirden başka olan (maden) nonferrous adj.
başka yöne döndürülemez indivertible adj.
başka başka different adj.
başka ülkede yaşayan expatriate adj.
başka bir ülkede oturan expatriate adj.
bir başka further adj.
başka bir further adj.
-e bir başka örnek fantastic adj.
işlemesi başka makineleri gerektirmeyen self-contained adj.
daha başka else adj.
başka yerde sınıflandırılmamış not elsewhere classified adj.
kültürel etkileşimin/bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirlerin sonucu olan acculturative adj.
kültürel etkileşimin/bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirlerin sonucu olan acculturational adj.
kültürel etkileşim ile/bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirler ile ilgili acculturational adj.
kültürel etkileşim ile/bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirler ile ilgili acculturative adj.
başka bitki üzerinde gelişen epiphytical adj.
kullanıldıktan sonra geri dönüşümle işlem görüp başka bir ürün için kullanılan postconsumer adj.
kullanıldıktan sonra geri dönüşümle işlem görüp başka bir ürün için kullanılan post-consumer adj.
kendisinden başka bir şeyi anlatan heterological adj.
başka iklime alışmış acclimated adj.
-den başka yollarla by other means than adv.
başka bir yere another place adv.
başka sefer another time adv.
başka bir ifadeyle in other saying adv.
bundan başka over and above this adv.
başka bir yer elsewhere adv.
bundan başka farther adv.
-den başka nothing less adv.
daha fazla başka any more adv.
-den başka all but adv.
başka biçimde other adv.
başka zaman another time adv.
başka türlü differently adv.
oradan başka her yerde anywhere but there adv.
bundan başka at that adv.
başka şekilde differently adv.
başka bir zaman another time adv.
bir yerden başka bir yere from pillar to post adv.
başka bir deyişle in other saying adv.
başka yerde away adv.
bundan başka and all adv.
başka bir yerde else where adv.
başka emir gelinceye kadar till further orders adv.
başka çıkar yol yoksa in the last resort adv.
başka bir şekilde temin edilmemektedir not otherwise provided adv.
bundan başka in addition adv.
başka yere elsewhere adv.
başka bir sözcüğün harfleriyle oluşturulmuş olarak anagrammatically adv.
bundan başka additionally adv.
başka başka separately adv.
bundan başka apart from this adv.
bundan başka besides adv.
başka yollarla by other means adv.
başka bir gün some other day adv.
bundan başka moreover adv.
başka yere başka yerde elsewhere adv.
bundan başka nay adv.
başka bir yerde in a different place adv.
başka bir yerde in other place adv.
başka bir yerde in some other place adv.
başka bir yerde in a different location adv.
başka bir yerde at somewhere else adv.
başka bir yerde at someplace else adv.
başka başka one by one adv.
başka zamanda otherwhile adv.
başka bir açıdan from a different viewpoint adv.
başka yerde elsewhere adv.
bundan başka furthermore adv.
bundan başka further adv.
-den başka with the exception adv.
başka bakımlardan otherwise adv.
başka kanıt göstermeye gerek kalmaksızın without more adv.
bir başka deyişle put it differently adv.
başka yer elsewhere adv.
başka bir yere anywhere else adv.
başka bir yerde anywhere else adv.
başka bir uyarı olmaksızın without further notice adv.
başka yer another place adv.
başka durumlarda in other cases adv.
bazı diğer/başka durumlarda/vakalarda in some other cases adv.
başka bir ülkeden from another country adv.
yine bir başka deneyde in still another experiment adv.
dikkati başka yöne çekerek distractingly adv.
dikkati başka yöne çekerek distractedly adv.