başlamak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

başlamak



Bedeutungen von dem Begriff "başlamak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 75 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başlamak begin v.
başlamak start v.
başlamak commence v.
General
başlamak embark upon v.
başlamak knuckle down v.
başlamak come on v.
başlamak take v.
başlamak inaugurate v.
başlamak lay down v.
başlamak launch into v.
başlamak start off v.
başlamak set out v.
başlamak launch out v.
başlamak proceed to v.
başlamak strike up v.
başlamak lead v.
başlamak get to v.
başlamak get start v.
başlamak launch out into v.
başlamak open v.
başlamak rise v.
başlamak cut along v.
başlamak fall v.
başlamak lead off v.
başlamak fall to v.
başlamak get v.
başlamak kick off v.
başlamak go v.
başlamak auspicate v.
başlamak set in v.
başlamak knuckle down to v.
başlamak set v.
başlamak go about v.
başlamak approach v.
başlamak enter upon v.
başlamak get going v.
başlamak launch v.
başlamak get down to v.
başlamak set to v.
başlamak introduce v.
başlamak enter v.
başlamak enter into v.
başlamak strike in v.
başlamak enter on v.
başlamak come v.
başlamak go off v.
başlamak take up v.
başlamak set up v.
başlamak set about v.
başlamak start in v.
başlamak go ahead v.
başlamak get started v.
başlamak originate v.
başlamak undertake v.
başlamak make a beginning v.
başlamak initiate v.
başlamak incept v.
Phrasals
başlamak strike out v.
başlamak put forth v.
başlamak come on v.
başlamak make a start on v.
başlamak lead off v.
başlamak go ahead v.
başlamak start on v.
başlamak set about v.
Idioms
başlamak get a move on v.
başlamak get rolling v.
Slang
başlamak tee off v.
başlamak set about v.
başlamak have at it v.
Law
başlamak embark on v.
Technical
başlamak commence v.
başlamak start v.
başlamak proceed v.
başlamak set up v.

Bedeutungen, die der Begriff "başlamak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yeniden başlamak restart v.
General
yanmaya başlamak start burning v.
bir şey başka bir şeyden farksız olmaya başlamak shade off into v.
biçimlenmeye başlamak take shape v.
işe başlamak get to work v.
daha hızlı yürümeye başlamak put your best foot forward v.
yeniden başlamak turn over a new leaf v.
yeni bir şişe şaraba başlamak start on a new bottle of wine v.
başlamak (bir şeyi yapmaya) take to v.
hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak plunge into v.
(bir yarışta) hareket çizgisinden koşuya başlamak start from scratch v.
dinmeye başlamak (fırtına/rüzgar/yağmur) subside v.
tanımaya başlamak become familiar v.
çalışmaya başlamak go on v.
birden ağlamaya başlamak burst into tears v.
birden başlamak burst out v.
görüşmeye başlamak open up v.
yorulmaya başlamak begin to flag v.
işe başlamak start to work v.
çalışmaya başlamak get to work v.
zamanla birinin hoşuna gitmeye başlamak grow on someone v.
yükselmeye başlamak firm v.
hoşlanmaya başlamak take to v.
hiddetten bağırıp çağırıp tepinmeye başlamak fly into a tantrum v.
hükmetmeye başlamak take charge v.
perhize başlamak go on a diet v.
hoşlanmaya başlamak take a liking to v.
görünmeye başlamak come into sight v.
kullanılmaya başlamak come into play v.
işletmeye başlamak tap v.
dikkatle dinlemeye başlamak prick up one's ears v.
yapmaya başlamak take up v.
başlanması gereken zamandan önce başlamak jump the gun v.
yaşlı gözükmeye başlamak begin to seem older v.
fenalıklar geçirmeye veya o zamana kadar gizli tuttuğu her şeyi ifşa etmeye başlamak go to pieces v.
kullanıma başlamak begin to use v.
daha önce savunduğunun tersini savunmaya başlamak reverse oneself on v.
bir işle uğraşmaya başlamak turn one's hand to v.
hoşlanmaya başlamak take a fancy to v.
kovalamaya başlamak take out after v.
konuşmaya başlamak launch forth v.
araba kaymaya başlamak go into a skid v.
gelişmeye başlamak germinate v.
başlamak (bir iş) get off the ground v.
eski sevgiliyle yeniden ilişkiye başlamak rebooty v.
oynamaya başlamak start playing v.
başlamak (savaş/yangın) break out v.
oyuna başlamak play ball v.
faaliyetlerini gizli olarak sürdürmeye başlamak go underground v.
işler kötüye gitmeye başlamak take a turn for the worse v.
kullanıma başlamak commence using v.
gayretle çalışmaya başlamak put one's shoulder to the wheel v.
artmaya başlamak (fiyatlar) rally v.
önsöz ile başlamak preface v.
yeniden başlamak begin afresh v.
çok erken başlamak jump the gun v.
orkestra vb bir parça çalmaya başlamak strike up a tune v.
bir işe başlamak go about a task v.
esas şeklini almaya başlamak take shape v.
yazmaya başlamak put pen to paper v.
kullanıma başlamak start using v.
açlık grevine başlamak go on a hunger strike v.
cidden yapmaya başlamak (bir işi) settle down to v.
çalışmaya başlamak (aygıt) go on v.
durumu kötüye gitmeye başlamak take a turn for the worse v.
kullanmaya başlamak tap v.
faaliyete başlamak go into action v.
aptal gibi davranmaya başlamak act a fool v.
yeniden başlamak resurge v.
birden ağlamaya başlamak burst out crying v.
içeriden başlamak indent v.
durgunlaşmaya başlamak (dalgalı deniz) subside v.
yeni bir hayata başlamak turn over a new leaf v.
sohbet etmeye başlamak strike up a conversation v.
gayretle bir işe başlamak whale in and v.
yapmaya başlamak take on v.
uçmaya başlamak take flight v.
bir şey başka bir şeyden farksız olmaya başlamak shade into v.
uçmaya başlamak take wing v.
yorulmaya başlamak flag v.
kovalamaya başlamak give chase v.
akmaya başlamak spring a leak v.
yeniden başlamak make a new start v.
gelişmeye başlamak bud v.
çarpışmaya başlamak join battle v.
çekilmeye başlamak (selle gelen sular) subside v.
bir işle uğraşmaya başlamak turn a hand to v.
tekrar uygulamaya başlamak revive v.
bir olay karşısında kendini tutamayıp ağlamaya başlamak go to pieces v.
olarak çalışmaya başlamak start out as v.
müsamaha etmekten vazgeçip sert davranmaya başlamak crack down on v.
görünmeye başlamak dawn v.
sıfırdan başlamak go back to square one v.
yanmaya başlamak (ışıklar/kalorifer) go on v.
resmi olarak göreve başlamak take office v.
hokey oyununa başlamak bully off v.
kullanılmaya başlamak come into use v.
çökmeye başlamak buckle v.
bir şeye başlamak set about v.
herkesin dikkatini çekmeye başlamak come into prominence v.
bir şeyin çizgileri belli olmaya başlamak take shape v.
kalkıp bir şeyler yapmaya başlamak stir oneself v.
çalmaya başlamak go off v.
önceden verilen bir kararla ilgili tereddüt etmeye başlamak have second thoughts about v.
spor aktivitesine başlamak take up v.
esmeye başlamak (rüzgar) spring up v.
dövüşmeye başlamak come to grips with v.
söylemeye başlamak pipe up v.
belirli bir işe başlamak got one's hand in v.
belirli bir işe başlamak get one's hand in v.
belirli bir işe başlamak got one's hands on v.
belirli bir işe başlamak get one's hands on v.
çalmaya başlamak strike up v.
çalmaya başlamak (müzisyenler) sound off v.
söylemeye başlamak strike up v.
bebeğe katı mama vermeye başlamak start a baby on solid food v.
bir işe başlamak go into business v.
bir işe başlamak start a business v.
haberleşmeye başlamak enter into correspondence v.
bir şeye tekrar başlamak start something over v.
birden bir şeye başlamak break into v.
kararmaya başlamak (gün vb) gloam v.
çalışmaya başlamak take up v.
başından başlamak start from the beginning v.
işe yeni başlamak start working recently v.
işe yeni başlamak just start working v.
çalışmalara başlamak begin studies v.
çalışmalara başlamak start works v.
çalışmalara başlamak begin works v.
çalışmalara başlamak start studies v.
tereddüt etmeye başlamak have second thoughts (about) v.
düşünmeye başlamak start thinking v.
aynı anda söze başlamak intercede with v.
meslek hayatına başlamak enter profession v.
meslek hayatına başlamak go into profession v.
kariyerine başlamak launch one's career v.
kariyerine başlamak embark on one's career v.
kariyerine başlamak begin one's career v.
kariyerine başlamak start one's career v.
yeni bir hayata başlamak start a new life v.
kariyerine başlamak start out on one's career v.
yıkanmaya başlamak start to bathe v.
canlanmaya başlamak come alive v.
canlanmaya başlamak become lively v.
yaygınlaşmaya başlamak become common v.
anlamlı gelmeye başlamak fall into place v.
anlamlı gelmeye başlamak begin to make sense v.
yaygınlaşmaya başlamak become popular v.
bir şeyle ilgilenmeye başlamak come to grip with v.
rejime başlamak go on a diet v.
diyete başlamak go on a diet v.
acıkmaya başlamak feel hungry v.
diyete başlamak start a diet v.
alışmaya başlamak grow accustomed to v.
tedaviye başlamak start treatment v.
belirmeye başlamak become apparent v.
belirmeye başlamak be coming out v.
belirmeye başlamak become visible v.
endişelenmeye başlamak begin to worry v.
kariyere başlamak begin a career v.
boşanma işlemlerine başlamak start the legal divorce process v.
boşanma işlemlerine başlamak start divorce proceedings v.
hizmete başlamak commence service v.
sigaraya başlamak start smoking v.
hizmete başlamak start service v.
yeni bir işe başlamak enter upon a new career v.
üniversiteye başlamak come up v.
sigaraya yeniden başlamak take up smoking v.
operasyona başlamak start the operation v.
birden başlamak break out v.
işe başlamak clock in v.
yeniden kullanmaya başlamak resume v.
(bir işe vb) başlamak get down v.
görünmeye başlamak develop v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak hook up with an old flame v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak redate v.
birden -e başlamak burst into v.
ile başlamak start with v.
-e yeniden başlamak resume v.
-e ile başlamak preface v.
(satır) içerden başlamak indent v.
ile uğraşmaya başlamak get to grips with v.
iş konuşmasına başlamak get down to business v.
umursamamaya başlamak get past caring v.
ana iş konusunu görüşmeye başlamak get down to business v.
üzerinde çalışmaya başlamak get to work (on) v.
çalışmaya başlamak get to work (on) v.
ile savaşmaya başlamak get to grips with v.
yine başlamak pick up v.
göreve başlamak enter upon an office v.
yeniden başlamak resume v.
(futbol) maça başlamak kick off v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak date again v.
işe başlamak set work v.
-den başlamak originate in v.
işe veya söze başlamak launch fort v.
işe başlamak launch out v.
(bir şeye) başlamak be off to v.
(anlaşma) başlamak be in hand v.
bir işe başlamak go in business v.
örgüye başlamak cast off v.
örgüye başlamak cast on v.
örgüye başlamak cast upon v.
var olmaya başlamak come into being v.
var olmaya başlamak come into existence v.
var olmaya başlamak come to life v.
göreve başlamak come into office v.
anlamını bulmaya başlamak fall into place v.
antrenmanlara başlamak start training v.
idmanlara başlamak start training v.
silbaştan başlamak start over v.
baştan başlamak start over v.
yayın hayatına başlamak begin one's broadcasting life v.
sıkıcı olmaya başlamak become boring v.
sipariş işlemine başlamak proceed with an order v.
okula başlamak start the school v.
okula başlamak start school v.
yolculuğa başlamak set off on v.
sıkıcı olmaya başlamak get boring v.
sıkıntı vermeye başlamak become annoying v.
ile başlamak begin with v.
çalışmaya başlamak start to work v.
çalışmaya başlamak start to study v.
ilgilenmeye başlamak become concerned v.
başlamak (bir yolculuğa vb.) get underway v.
bilinmeye/tanınmaya başlamak come to be known v.
ağlamaya başlamak break into tears v.
bir göreve başlamak take up a position v.
eğitim kursuna başlamak start the training course v.
kursa başlamak start the training course v.
bir yolculuğa başlamak begin a journey v.
bir seyahate başlamak begin a journey v.
spora başlamak start the gym v.
olarak bilinmeye başlamak become known as v.
olmaya başlamak start to become v.
önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak become a serious health concern v.
resmi olarak (göreve/işe) başlamak inaugurate v.
resmen başlamak inaugurate v.
bir şey yaparak başlamak begin by doing something v.
diyalize başlamak start dialysis v.
kemoterapiye başlamak start chemotherapy v.
sıcaklık 20 derecelere (22-23) düşmeye başlamak begin to drop into the low 20s v.
birini birdenbire (telefonla) aramaya başlamak start calling someone out of the clear blue v.
görevine beklenenden bir hafta önce başlamak take up one’s post a week earlier than expected v.
ateş etmeye başlamak start shooting v.
ciddileşmeye başlamak become serious v.
eski sevgiliyle yeniden görüşmeye başlamak start seeing his/her ex again v.
eski sevgilisi ile yeniden görüşmeye başlamak start seeing his/her ex again v.
fikre ısınmaya başlamak be getting so into the idea v.
inanmaya başlamak come to believe v.
dans etmeye başlamak start dancing v.
hatırlamaya başlamak start to remember v.
günlük tutmaya başlamak start keeping a diary v.
aktif göreve başlamak begin active duty v.
yeniden başlamak recommence v.
biriyle aynı evde yaşamaya başlamak move in with someone v.
(biriyle) çıkmaya başlamak begin to date v.
bir yerden başlamak start from somewhere v.
hızlı başlamak jump-start v.
(belli bir konuyu) görüşmeye/müzakere etmeye başlamak come on to something v.
geç başlamak start late v.
erken başlamak start early v.
derse başlamak start the lesson v.
anlamaya başlamak start to understand v.
anlamaya başlamak begin to understand v.
beraber yaşamaya başlamak move in with someone v.
anlamaya başlamak come to understand v.
anlamaya/fark etmeye başlamak come to realize v.
öğretmenliğe başlamak start teaching v.
acıkmaya başlamak start to get hungry v.
güne başlamak start the day v.
çalışmaya başlamak begin to work v.
rejime başlamak start a diet v.
inşaata başlamak begin the construction v.
inşaata başlamak start the construction v.
işlemlere başlamak start/initiate the transactions v.
(tarihinde) başlamak commence on v.
hazırlanmaya başlamak start to get ready v.
yorulmaya başlamak start to get tired v.
yorulmaya başlamak begin to get tired v.
gözlük takmaya başlamak start wearing glasses v.
kabul görmeye başlamak come to gain acceptance v.
birşeye ilgi duymaya başlamak grow fond of v.
yüzmeye başlamak start swimming v.
profesyonel olarak yapmaya başlamak go professional v.
sıkılmaya başlamak start getting bored v.
birine karşı olmaya başlamak take against v.
hoşlanmamaya başlamak take against v.
aşınmaya başlamak (yol yüzeyi) ravel v.
yeniden yapmaya başlamak re-assume v.
yeniden başlamak re-begin v.
kızgınlıkla başlamak rear v.
kızgınlıkla başlamak rear back v.
tepki göstererek başlamak rear back v.
yeniden ilgi göstermeye başlamak rediscover v.
yeniden başlamak reinaugurate v.
(yük) boşaltmaya başlamak break bulk v.
(oyuna) saklanılan yerden başlamak break cover v.
çarpışmaya başlamak join battle v.
işe başlamak set on work v.
(radyo) program yayınına başlamak take the air v.
(bir şeye çare olarak) kullanmaya başlamak turn v.
Phrasals
avlanmaya başlamak throw off v.
atmaya başlamak strike up v.
yürümeye başlamak set forward v.
gayretle çalışmaya başlamak pitch into v.
kullanılmaya başlamak come in v.
şarkı söylemeye başlamak strike up v.
(enstrümanı) çalmaya başlamak strike up v.
bir şeye başlamak set on v.
seyahate başlamak set forth v.
ses çıkarmaya başlamak strike up v.
kullanmaya başlamak pick up on v.
işe başlamak ring in v.
gülmeye başlamak break up v.
(oyuna) başlamak put up v.
(bayrak yarışçısının) uzattığı eline dokunarak yarışa başlamak touch off v.
ses/gürültü/bağırış/çığlık/alkış yükselmek/çıkmaya başlamak go up v.
birdenbire (bir şey) yapmaya başlamak break out with (something) v.
birdenbire (bir şey) yapmaya başlamak break out with something v.
tüm gücüyle/canla başla koyulmak/başlamak buckle down v.
birdenbire/aniden (bir şey) yapmaya başlamak burst out v.
birdenbire/aniden (bir şey) yapmaya başlamak burst out doing something v.
çalışmaya başlamak turn to v.
bir konu hakkında konuşmaya başlamak call up v.
bir konudan bahsetmeye başlamak call up v.
bir konudan söz etmeye başlamak call up v.
nöbete başlamak come on v.
(ağrı, sızı) başlamak come on v.
(film, dizi) başlamak come on v.
(örgüye) başlamak cast on v.
anlamaya başlamak be dawn on v.
bir kimse ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak originate with someone v.
bir şeye başlamak hit something off v.
bir şeye girmek/girişmek/başlamak lead in v.
bir işe başlamak set about v.
birisiyle ilişki yaşamaya başlamak hook up with v.
bir şeyi yapmaya tesadüfen başlamak fall into something v.
bir şeye ısınmaya başlamak get into something v.
bir şeyi sevmeye başlamak get into something v.
bir şeye (seyahat/yolculuk) başlamak launch out on v.
ile başlamak begin with v.
ile başlamak preface with v.
ile başlamak start with v.
işe başlamak lead off v.
kavramaya başlamak be dawn on v.
konuşmaya başlamak pipe up with something v.
olarak başlamak start as v.
konuşmaya başlamak fire away v.
moda olmaya başlamak catch on v.
uygulanmaya başlamak come into effect
yüksek sesle şarkı söylemeye başlamak pipe up
şevkle başlamak launch into
sonuç vermeye başlamak kick in
yeniden uyuşturucuya başlamak kick back
(maça/oyuna) bir şey ile başlamak lead with something
(maça/oyuna) biriyle başlamak lead with someone
(yolculuğa vb) -den başlamak start off from
(söyleyerek/yaparak vb) başlamak begin by
(söyleyerek/yaparak vb) başlamak start by
(söyleyerek/yaparak vb) başlamak preface by
(bir çalışmaya vb) biri ile başlamak start out with someone
(bir çalışmaya vb) biri ile başlamak start (off) with someone
(biri/bir şey ile) uğraşmaya başlamak start in on someone or something
(şevkle) bir şeye dalmak/başlamak wade in
(şevkle) bir şeye dalmak/başlamak wade into something
(şevkle) bir şeye dalmak/başlamak wade in (to something)
yapması gereken işi yapmaya başlamak get with it
yayılmaya başlamak (düşünce/fikir) seep into (somewhere)
tutmaya başlamak catch on
rastlantı eseri başlamak stumble into
Phrases
koşmaya başlamak break into a run expr.
Proverb
başlamak bitirmenin yarısıdır well begun is half done
yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir he who would climb the ladder must begin at the bottom
başlamak bitirmenin yarısıdır a journey of 100 miles begins with one step
başlamak bitirmenin yarısıdır a journey of a thousand miles begins with a single step
bir işe umutla başlamak iyidir ama çalışmayıp/çaba göstermeyip umut ettiklerini gerçekleştirmezsen bir işe yaramaz hope is a good breakfast but a bad supper
güne umutla başlamak iyi yatağa hala umut ederek gitmek kötüdür hope is a good breakfast but a bad supper
Colloquial
yeni veya bilinmeyen bir şey yapmaya başlamak dip one's toes in v.
işe başlamak boogie v.
işi yapmaya başlamak get busy v.
ağlamaya başlamak start crying v.
anlamaya başlamak light dawns v.
ateş etmeye başlamak let drive v.
ateş etmeye başlamak let fly v.
avantajlı başlamak a head start v.
ayrıntılar üzerinde çalışmaya başlamak start working out the details v.
birisine yakın durmaya başlamak make approaches to somebody v.
bir sıfır önde başlamak a head start v.
çalıştırmaya başlamak set into motion v.
çalıştırmaya başlamak call into play v.
dansa başlamak take the floor v.
çalıştırmaya başlamak bring into play v.
cesedi şimdiden çürümeye başlamak one's body's already decompose v.
hevesle başlamak kick-starting v.
işe başlamak be in business v.
kullanmaya başlamak bring into play v.
kavga etmeye başlamak join battle v.
kullanmaya başlamak call into play v.
kullanmaya başlamak set into motion v.
başlamak üzere about to start n.
başlamak bitirmenin yarısıdır beginning is half done expr.
rekabete başlamak enter the lists
şansı yüzüne gülmeye başlamak one's lucky number comes up
tekrardan terapiye başlamak start therapy again
yasal/meşru bir hayat sürmek/sürmeye başlamak go legit
Idioms
hiçten başlamak start from scratch v.
işe sıfırdan başlamak start from scratch v.
sıfırdan başlamak start over from scratch v.
oyunculuk kariyerine başlamak go on the stage v.
bir işletmeye eleman almak için kolları sıvayıp işe başlamak beat up for recruits v.
planı uygulamaya başlamak break ground v.
birinden önce başlamak get the start v.
başlama sinyalini beklemeden yarışa başlamak jump the gun v.
savaşa başlamak take arms v.
iş hayatına (başka bir şey) olarak başlamak start (life) as (something) v.
iş hayatına (başka bir şey) olarak başlamak start off as (something) v.
şeklinde/olarak başlamak start (life) as (something) v.
şeklinde/olarak başlamak start off as (something) v.
oyuna başlamak toe the oche v.
bir hışımla başlamak storm out of the blocks v.
hızla başlamak storm out of the blocks v.
… olarak başlamak make (one's) bow v.
seçimi kazanıp kazanmayacağı belli olmadan plan/hazırlık yapmaya başlamak measure for drapes v.
bir an önce işe girişmek/başlamak skin the bear at once v.
(birinden veya bir şeyden) hoşlanmaya başlamak become a fan of (someone or something) v.
(birini veya bir şeyi) sevmeye başlamak become a fan of (someone or something) v.
(birine veya bir şeye) ilgi duymaya başlamak become a fan of (someone or something) v.
(birinin veya bir şeyin) hayranı/düşkünü olmaya başlamak become a fan of (someone or something) v.
(birinden veya bir şeyden) hoşlanmaya başlamak become fond of (someone or something) v.
(birini veya bir şeyi) sevmeye başlamak become fond of (someone or something) v.
(birine veya bir şeye) ilgi duymaya başlamak become fond of (someone or something) v.
(birinin veya bir şeyin) hayranı/düşkünü olmaya başlamak become fond of (someone or something) v.
yargıç/hakim olarak göreve başlamak take the bench v.
(bir şeye) iyi/kötü/hızlı vs. başlamak come out of the box [us] v.
sayı yapmaya başlamak break one's egg v.
sayı yapmaya başlamak crack one's egg v.
sayı yapmaya başlamak break one's duck v.
sayı yapmaya başlamak crack one's duck v.
yeniden başlamak get back on the horse (that bucked you) v.
tekrar işe/çalışmaya/işlemeye başlamak be back in business v.
faaliyet göstermeye başlamak come online v.
kullanılmaya başlamak come online v.
faaliyet göstermeye başlamak go on line [us] v.
kullanılmaya başlamak go on line [us] v.
rağbet görmeye başlamak come on (too) strong v.
yaygınlaşmaya başlamak come on (too) strong v.
üzerinde çalışmaya başlamak turn one's mind to v.
tekrar nefes almaya başlamak come alive v.
çalışmaya/işlemeye başlamak come online v.
tam kapasiteyle çalışmaya başlamak come on line [us] v.
tam kapasiteyle çalışmaya başlamak go on line [us] v.
(bir şeye) iyi/kötü/hızlı/yavaş başlamak come out of the box [us] v.
işine başlamak go about your work v.
işine başlamak set about your work v.
ağlamaya başlamak break into tears v.
ağlamaya başlamak break in tears v.
ağlamaya başlamak break out into tears v.
ağlamaya başlamak break out in tears v.
ailesinden ayrılıp kendi başına yaşamaya başlamak go flatting v.
alkole yeniden başlamak get off the wagon v.
alkole yeniden başlamak fall off the wagon v.
anlamaya başlamak begin to see the light v.
anlamaya başlamak become hip to v.
anlamaya başlamak get one's mind around something v.
anlamaya başlamak get hip to v.
anlamaya başlamak be hip to v.
anlamlı gelmeye başlamak fall in place v.
ansızın gülmeye başlamak break into v.
arasında/aralarında bir şeyler olmaya başlamak get something going with someone v.
bıraktığı yerden başlamak take up where one left off v.
birine karşı soğumaya başlamak grow cool towards someone v.
başlanması gereken zamandan önce başlamak beat the gun v.
birine karşı mesafeli/soğuk davranmaya başlamak grow cool towards someone v.
başka bir gözle bakmaya/görmeye başlamak see something in a new light v.
bir işe en başından başlamak come in on the ground floor v.
bir şeye hazırlık yapmadan başlamak jump in at the deep end v.
başarısız olmaya başlamak fray around the edges v.
bir işe başlamak hang out a sign/banner v.
bir şeye ilgi duymaya başlamak groove on something v.
bir şeye avantajlı başlamak have a head start on something v.
bir şeye önde başlamak get a head start on something v.
bir şirkette en alt kademeden çalışmaya başlamak get one's get a foot in the door v.
bir şirkette en alt kademeden çalışmaya başlamak get a leg in the door v.
bir şeye avantajlı başlamak get a head start on something v.
biriyle çıkmaya başlamak get something going with someone v.
bir ilişki ya da projeye başlamak için yanlış bir başlangıç yapmak get off on the wrong foot v.
bir şeye önde başlamak have a head start on something v.
baştan başlamak take it from the top v.
büyük bir heyecanla başlamak start with a bang v.
bir işe ısınmaya başlamak get up steam v.
büyük bir şevkle başlamak start off with a bang v.
büyük bir şevkle başlamak start with a bang v.
bir işe girişmek/başlamak get started on something v.
büyük bir şevkle başlamak come on like gangbusters v.
başarısız olmaya başlamak fray at the edges v.
bir şeye başlamak/bir şeyi başlatmak get this show on the road v.
büyük bir heyecanla başlamak start off with a bang v.
bir şeye başlamak/bir şeyi başlatmak get the show on the road v.
baştan başlamak go back to square one v.