be about something - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

be about something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "be about something" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be about something v. bir şey yapmak
be about something v. bir şeyle meşgul olmak

Bedeutungen, die der Begriff "be about something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 254 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be cross with somebody about something v. kızmak
be so cynical about something v. kuşkuyla karşılamak
be sticky about doing something v. isteksiz olmak
be optimistic about something v. bir şeyden umutlu olmak
be vague about something v. tereddüt etmek
be overjoyed (about something) v. etekleri zil çalmak
be extremely pleased (about something) v. etekleri zil çalmak
be in a stew about something v. paçaları tutuşmak
be assertive about something v. bir şeyde iddialı olmak
be undecided about something v. kararsız kalmak
be undecided about something v. bir şey hakkında kararsız kalmak
be undecided about something v. birşey hakkında kesin bir karara varamamak
be worried about something v. bir konuda endişelenmek
Phrasals
be sullen about something v. bir şey yüzünden surat asmak/somurtmak
be sullen about something v. dudak sarkıtmak
Phrases
be bousta (about to [do something]) v. yapacak olmak
be bousta (about to [do something]) v. yapmak üzere olmak
Colloquial
be able to speak knowledgeably or authoritatively about something v. söz sahibi olmak
not be about to do something v. bir şey yapmayı istememek/düşünmemek
not be about to do something v. bir şey yapmaya isteksiz olmak/niyeti olmamak
be in a position to do something about v. bir konuda bir şeyler yapabilecek durumda olmak
be nutty about (someone or something) v. (biri veya bir şey için) çıldırmak
be nutty about (someone or something) v. (biri veya bir şey için) delirmek
be nutty about (someone or something) v. tenis, futbol vb. delisi olmak
be nutty about (someone or something) v. (birini veya bir şeyi) deli gibi sevmek
be nutty about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) deli olmak
be nutty about (someone or something) v. tenis, futbol vb. hastası olmak
be nutty about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) hasta olmak
be nutty about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) aşırı düşkün olmak
be all about (someone, something, or oneself) v. (biri, bir şey ya da kendi) hakkında olmak
be all about (someone, something, or oneself) v. (birine, bir konuya) odaklanmak
be all about (someone, something, or oneself) v. kendiyle meşgul olmak
be all about (someone, something, or oneself) v. tamamen kendisiyle ilgilenmek
be all about (someone, something, or oneself) v. (birini ya da bir şeyi) yeğlemek
be all about somebody/something v. birisi ya da bir konu hakkında olmak
be about to (do something) v. (bir şeyi yapmak) üzere olmak
be about to (do something) v. (bir şeyi yapmaya) hazır olmak/hazırlanmak
be about to do something v. bir şeyi yapmak üzere olmak
be about to do something v. bir şeyi yapmaya hazırlanmak
be crazy about (someone or something) v. (biri/bir şey) için deli olmak
be crazy about (someone or something) v. (birine/bir şeye) hasta olmak
be crazy about (someone or something) v. (biri/bir şey) için divane olmak
be crazy about (someone or something) v. (birine/bir şeye) bayılmak
be crazy about (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tutkunu olmak
be on about something v. bir şey kastetmek
be on about something v. bir şey demek istemek
be something to shout about v. kayda değer bir şey olmak
be something to shout about v. gururlanacak/gurur duyulacak bir şey olmak
be something to shout about v. heyecan verici bir şey olmak
be something to shout about v. çarpıcı/şaşırtıcı bir şey olmak
be something to shout about v. övünülecek/övülecek bir şey olmak
be something to shout about v. takdire değer bir şey olmak
be something to shout about v. dikkat çekici bir şey olmak
be on about something v. lafı uzatmak
be on about something v. lafı sündürmek
be on about something v. kafa şişirmek
be on about something v. kafa ütülemek
be on about something v. kafa açmak
be on about something v. bıktırana kadar konuşmak/anlatmak
Idioms
be not fussed (about someone or something) v. çok istememek
be not fussed (about someone or something) v. çok önemli/önemi olmamak
be not fussed (about someone or something) v. (öyle ya da böyle) fark etmemek
be all steamed up (about something) v. kızmak
be all steamed up (about something) v. sinirlenmek
be all steamed up (about something) v. dumanı tepesinden çıkmak
be all steamed up (about something) v. tepesi atmak
be all steamed up (about something) v. tepesinin tası atmak
be all steamed up (about something) v. öfkelenmek
be all steamed up (about something) v. hiddete kapılmak
be all steamed up (about something) v. öfkeden/sinirden kudurmak
be all steamed up (about something) v. öfkeden/sinirden deliye dönmek
be all steamed up (about something) v. öfkesi/siniri başına sıçramak/vurmak
be not fussed (about someone or something) v. ikisi de olmak
be not fussed (about someone or something) v. fark etmemek
be not fussed (about someone or something) v. önemli/sorun/sıkıntı olmamak
be all about something v. bir şeyin konusu/olayı olmak
be all about something v. tek olayı bir şey olmak
be all about something v. tek derdi bir şey olmak
be all about something v. bir şeye takmak
be all about something v. bir şeyi desteklemek
be all about something v. bir şeyi beğenmek
be all about something v. tamamen bir şey hakkında olmak
be all about something v. tek dert olmak
be all about something v. tek olay olmak
be all about something v. tek amaç olmak
be all about something v. bir şeyin konusu/olayı olmak
be mad about (someone or something) v. (bir şey veya biri için) yanıp tutuşmak
be mad about (someone or something) v. (bir şey veya birinin) hastası olmak/delisi olmak
be mad about (someone or something) v. (bir şeye veya birine) kızmış olmak
be mad about (someone or something) v. (bir şeye veya birine) öfkeli olmak
be mad about (someone or something) v. (bir şeye veya birine) canı sıkkın olmak
be made up (about/with something) [uk] v. çok memnun olmak/hoşnut olmak
be made up (about/with something) [uk] v. içine sinmek
be made up (about/with something) [uk] v. tatmin olmak/hazzetmek
be not fussed (about someone or something) [uk] v. pek meraklı/hevesli olmamak
be not fussed (about someone or something) [uk] v. çok bayılmamak
be not fussed (about someone or something) [uk] v. çok düşkün olmamak
be not fussed (about someone or something) [uk] v. (kişi için) fark etmemek/önemi olmamak
be nutty about (someone or something) v. deli divane olmak
be nutty about (someone or something) v. yanıp tutuşmak
be nutty about (someone or something) v. hastası/delisi olmak
be nutty about (someone or something) v. çok hevesli/istekli/meraklı olmak
be on about (something) [uk] v. lafı uzatmak
be on about (something) [uk] v. kafa şişirmek
be on about (something) [uk] v. kafa ütülemek
be on about (something) [uk] v. baş şişirmek/kafa açmak
be on about (something) [uk] v. vır vır etmek
be on about something v. lafı uzatmak
be on about something v. kafa şişirmek
be on about something v. kafa ütülemek
be on about something v. baş şişirmek/kafa açmak
be on about something v. vır vır etmek
be mad about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) deli divane olmak
be mad about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) yanıp tutuşmak
be mad about (someone or something) v. (birinin veya bir şeyin) hastası olmak
be mad about (someone or something) v. (birinin veya bir şeyin) delisi olmak
be mad about (someone or something) v. (bir şeye) kızmak/sinirlenmek
not be about to do something v. bir şeyi yapmaya istekli olmamak
not be about to do something v. bir şeye niyeti olmamak
be of a single mind about something v. aynı düşünmek
be of one mind about something v. aynı düşünmek
be of a single mind about something v. aynı fikirde olmak
be of one mind about something v. aynı fikirde olmak
be in a fever about something v. bir şey için çok heyecanlı olmak
be on a guilt trip about something v. bir konu hakkında kendini çok suçlu hissetmek
be on the fence about something v. bir konuda kararsız kalmak
be kept in the dark (about something) v. bir konuda kendisine bilgi verilmemek
be worked up (about something) v. bir şeye canını sıkmak
be all torn up about something v. çok üzülmek
be all tore up about something v. çok üzülmek
be of one mind about something v. hemfikir olmak
be rabbiting on about something v. gereksiz bir şey hakkında çok konuşmak
be of a single mind about something v. hemfikir olmak
be in two minds about something v. ikilemde olmak
be cross with somebody about something v. kızmak
be mad about (someone or something) v. (biri veya bir şey için) çıldırmak
be mad about (someone or something) v. (biri veya bir şey için) delirmek
be mad about (someone or something) v. tenis, futbol vb. delisi olmak
be mad about (someone or something) v. (birini veya bir şeyi) deli gibi sevmek
be mad about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) deli olmak
be mad about (someone or something) v. tenis, futbol vb. hastası olmak
be mad about (someone or something) v. (birine veya bir şeye) hasta olmak
be made up about (something) v. (bir şey için) aşırı sevinçli olmak
be made up about (something) v. (bir şeyden) çok memnun olmak
be made up about (something) v. (bir şey için) çok mutlu olmak
be made up about (something) v. (bir şeyden) çok hoşnut olmak
be made up (about/with something) [uk] v. (bir şey için) aşırı sevinçli olmak
be made up (about/with something) [uk] v. (bir şeyden) çok memnun olmak
be made up (about/with something) [uk] v. (bir şey için) çok mutlu olmak
be made up (about/with something) [uk] v. (bir şeyden) çok hoşnut olmak
be not fussed (about someone or something) v. çok önemli/önemi olmamak
be not fussed (about someone or something) v. (öyle ya da böyle) fark etmemek
be not fussed (about someone or something) v. fark etmemek
be not fussed (about someone or something) v. ikisi de olmak
be not fussed (about someone or something) v. önemli/sorun/sıkıntı olmamak
be not fussed (about someone or something) v. şart olmamak
not be fussed (about somebody/something) [uk] v. çok önemli/önemi olmamak
not be fussed (about somebody/something) [uk] v. (öyle ya da böyle) fark etmemek
not be fussed (about somebody/something) [uk] v. fark etmemek
not be fussed (about somebody/something) [uk] v. ikisi de olmak
not be fussed (about somebody/something) [uk] v. önemli/sorun/sıkıntı olmamak
not be fussed (about somebody/something) [uk] v. şart olmamak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeyi) artık umursamamak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeye) artık aldırmamak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeyi) artık takmamak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeye) artık boş vermek
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeyi) umursamayı/kafaya takmayı bırakmak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeyden) artık etkilenmemek
be beyond/past caring (about something) v. (bir şey) artık umurunda olmamak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şeyin) artık bir önemi olmamak
be beyond/past caring (about something) v. (bir şey) artık vız gelmek
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (biriyle/bir şeyle bir şey hakkında) anlaşamamak
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (biriyle/bir şeyle bir şey hakkında) anlaşmazlığa düzmek
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (biriyle/bir şeyle bir şeyle ilgili) arası bozuk olmak
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (biriyle/bir şeyle bir şeyle ilgili) arası açık olmak
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (biriyle/bir şeyle bir şey hakkında) ihtilafa düşmek
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (biriyle/bir şeyle) uyuşmamak
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (birbirine/bir şeye) aykırı olmak
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (birbirine/bir şeye) uymamak
be at odds (with somebody/something) (about/over something) v. (birbiriyle/bir şeyle) eşleşmemek
be in a stew (about/over something) v. (bir konuda) paçaları tutuşmak
be in a stew (about/over something) v. (bir konuda) telaş yapmak
be/get in/into a tizzy/tizz (about something) v. (bir konuda) telaşlı olmak/telaşa kapılmak
be/get in/into a tizzy/tizz (about something) v. (bir konuda) gergin olmak/gerilmek
be/get in/into a tizzy/tizz (about something) v. (bir konuda) heyecanlı olmak/heyecanlanmak
be/get in/into a tizzy/tizz (about something) v. (bir konuda) etekleri/paçaları tutuşmak
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şey/bir şeyi yapmak hakkında bocalamak
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili kararsızlık yaşamak
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili muallakta kalmak
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili kesin karar verememek
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili gel git yaşamak
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili ikilemde olmak
be in two minds about something/about doing something [uk] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili kararsız kalmak
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şey/bir şeyi yapmak hakkında bocalamak
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili kararsızlık yaşamak
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili muallakta kalmak
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili kesin karar verememek
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili gel git yaşamak
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili ikilemde olmak
be of two minds about something/about doing something) [us] v. bir şeyle/bir şeyi yapmakla ilgili kararsız kalmak
be in raptures (about/over somebody/something) v. (biri/bir şey hakkında) hevesli olmak
be in raptures (about/over somebody/something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) coşmak
be in raptures (about/over somebody/something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) kendinden geçmek
be keen about (someone or something) v. (biri/bir şey) için çok heyecanlanmak
be keen about (someone or something) v. (biri/bir şey) için çok heyecanlı olmak
be keen about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) dört gözle beklemek
be keen about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sabırsızlıkla/merakla beklemek
be keen about (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında çok heyecanlı olmak
be keen about (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgili çok hevesli olmak
be left in the dark (about something) v. (bir konuda/bir şey hakkında) bilgilendirilmemek
be left in the dark (about something) v. (bir konuda/bir şey hakkında) kendisine bilgi verilmemek
be left in the dark (about something) v. (bir konudan/bir şeyden) haberdar edilmemek
be nuts about (someone or something) v. (bir şeyin) hayranı olmak
be nuts about (someone or something) v. (bir şeye) deli olmak
be nuts about (someone or something) v. (bir şey) delisi olmak
be nuts about (someone or something) v. (bir şeyin) hastası olmak
be nuts about (someone or something) v. (bir şey) için deli olmak
be nuts about (something) v. (bir şeyin) hayranı olmak
be nuts about (something) v. (bir şeye) deli olmak
be nuts about (something) v. (bir şey) delisi olmak
be nuts about (something) v. (bir şeyin) hastası olmak
be nuts about (something) v. (bir şey) için deli olmak
be of one/the same mind (about/on somebody/something) v. (biri/bir şey hakkında) hemfikir olmak
be of one/the same mind (about/on somebody/something) v. (biri/bir şey konusunda) aynı kafada olmak
be of one/the same mind (about/on somebody/something) v. (biri/bir şey hakkında) aynı düşüncede olmak
be of one/the same mind (about/on somebody/something) v. (biri/bir şey hakkında) aynı görüşte olmak
be potty about (something) [uk] v. (bir şeyle) ilgili çok hevesli/heyecanlı olmak
be (all) steamed up (about/over something) [us] v. (bir şeye) çok sinirlenmek
be (all) steamed up (about/over something) [us] v. (bir şeye) çok kızmak
be (all) steamed up (about/over something) [us] v. (bir şeye) tepesi atmak
be steamed (about something) [uk] v. (bir şeye) çok sinirlenmek
be steamed (about something) [uk] v. (bir şeye) çok kızmak
be steamed (about something) [uk] v. (bir şeye) tepesi atmak
be wild about (someone or something) v. (biri/bir şey) için deli divane olmak, (biri/bir şey) için çok heyecanlı/hevesli olmak
be worked up about (something) v. (bir konuda) gergin olmak
be worked up about (something) v. (bir konuda) endişeli olmak
be worked up about (something) v. (bir konuda) telaşlı olmak
be worried sick (about someone or something) v. (biri/bir şey hakkında) çok endişeli olmak
be worried sick (about someone or something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) meraktan ölmek
be worried sick (about someone or something) v. (biriyle/bir şeyle ilgili) çok endişelenmek
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şeye çok) kızmak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şeye çok) sinirlenmek
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) dumanı tepesinden çıkmak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şeye) tepesi atmak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şeye) tepesinin tası atmak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) hiddete kapılmak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şeye çok) öfkelenmek
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) öfkeden/sinirden kudurmak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) öfkeden/sinirden deliye dönmek
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) öfkesi/siniri başına vurmak/sıçramak
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) küplere binmek
be (all) steamed up (about/over something) v. (bir şey yüzünden) çok heyecan yapmak
Speaking
there's much to be said about something expr. hakkında söylenecek çok şey var
there's a lot to be said about something expr. hakkında söylenecek çok şey var