bozukluk - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bozukluk



Bedeutungen von dem Begriff "bozukluk" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 63 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bozukluk small change n.
bozukluk failure n.
bozukluk defect n.
General
bozukluk foulness n.
bozukluk wonkiness n.
bozukluk change n.
bozukluk breakdown n.
bozukluk deformity n.
bozukluk crankiness n.
bozukluk putrescence n.
bozukluk disorder n.
bozukluk bumpiness n.
bozukluk decomposition n.
bozukluk taint n.
bozukluk decayedness n.
bozukluk corrosion n.
bozukluk rupture n.
bozukluk decompose n.
bozukluk malfunction n.
bozukluk rubberize n.
bozukluk marring n.
bozukluk distortion n.
bozukluk hilliness n.
bozukluk irregularity n.
bozukluk coin n.
bozukluk modernness n.
bozukluk anomaly n.
bozukluk faultiness n.
bozukluk defo n.
bozukluk dodginess n.
bozukluk defectiveness n.
bozukluk disorderedness n.
bozukluk small change n.
bozukluk unsoundness n.
bozukluk upset n.
bozukluk being broken down n.
bozukluk devastation n.
bozukluk defect n.
bozukluk mess n.
bozukluk disturbance n.
bozukluk fault n.
bozukluk glitch n.
bozukluk bug n.
bozukluk flaw n.
bozukluk chicken-feed n.
bozukluk mar n.
bozukluk rottenness n.
bozukluk trouble n.
bozukluk imperfection n.
bozukluk chicken feed n.
bozukluk rubberise n.
bozukluk impairment n.
bozukluk putrescent adj.
Colloquial
bozukluk chump change
bozukluk chickenfeed
bozukluk small change
Trade/Economic
bozukluk vice
Law
bozukluk blemish
bozukluk corruption
Technical
bozukluk decomposition
Mechanic
bozukluk trouble
Psychology
bozukluk dysregulation
Marine Biology
bozukluk aberration

Bedeutungen, die der Begriff "bozukluk" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 180 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ağzı bozukluk scurrility n.
ağzı bozukluk profanity n.
ağzı bozukluk filth n.
ahlaki bozukluk moral corruption n.
morali bozukluk downheartedness n.
ağzı bozukluk scurrilities n.
içtimai bozukluk social disorder n.
morfolojik bozukluk morphological deformation n.
ağzı bozukluk ribald n.
Trade/Economic
kaynak dağılımında bozukluk misallocation
Law
kanı bozukluk corruption of blood
rızada bozukluk defective intention
Technical
geçici bozukluk soft failure
bozukluk önleyici emergency stop
ışınımsal bozukluk radiation sickness
içyapısal bozukluk microstructural defect
borumsu bozukluk piping
bozukluk bulma defect detection
bozukluk düzeltme defect correction
sıfır bozukluk zero defect
yapısal bozukluk structural defect
yapısal bozukluk structural imperfection
kritik bozukluk critical defect
düzlemsel bozukluk planar defect
çatlaksı bozukluk flaw
noktasal bozukluk point defect
farkedilmemiş bozukluk undetected failure
Computer
kısmi bozukluk soft failure
bozukluk süresi down time
bozukluk süresi down-time
Informatics
bozukluk tanısı fault diagnosis
bozukluk yer belirleme fault localization
bozukluk çözümleme fault analysis
kısmi bozukluk soft failure
Aeronautic
barotropik bozukluk barotropic disturbance
Marine
atmosferik bozukluk atmospheric disturbance
Medical
manik bozukluk manic disorder
yazıyı algılamada bozukluk dyslexia
endokrin bozukluk endocrine disorder
kognitif bozukluk cognitive disorder
panik bozukluk panic disorder
fiziksel bozukluk physical disturbance
gastrointestinal bozukluk gastrointestinal disturbance
iyatrojenik bozukluk iatrogenic illness
metabolik bozukluk metabolic disturbance
depresif bozukluk depressive disorder
otistik bozukluk autistic disorder
sempatetik sinir sistemi ile ilgili hastalık veya bozukluk sympathicopathy
obsesif-kompulsif bozukluk obsessive-compulsive disorder
fonksiyonel bozukluk functional impairment
vasküler bozukluk vascular disorder
kalbin elektrik sisteminde görülen bir bozukluk long qt syndrome
romatizmal bozukluk rheumatic disease
kalıtsal bozukluk genetic disorder
genetik bozukluk inherited disease
genetik bozukluk genetic disorder
genetik bozukluk hereditary disease
kalıtsal bozukluk genetic disease
genetik bozukluk genetic defect
kalıtsal bozukluk congenital disease
kalıtsal bozukluk genetic defect
kalıtsal bozukluk genetic abnormality
genetik bozukluk genetic abnormality
genetik bozukluk genetic disease
kalıtsal bozukluk hereditary disease
genetik bozukluk congenital disease
genetik bozukluk inherited disorder
genetik bozukluk hereditary condition
kalıtsal bozukluk inherited disease
kalıtsal bozukluk hereditary condition
kalıtsal bozukluk inherited disorder
ussal bozukluk mental defect
ortopedik bozukluk orthopedic disorder
önemli bozukluk major defect
fiziksel rahatsızlık/bozukluk physical impairment
organik bozukluk organic disorder
hemodinamik bozukluk hemodynamic disturbance
psikiyatrik bozukluk psychiatric disorder
kronik medikal bozukluk chronic medical disorder
vasküler bilişsel bozukluk vascular cognitive impairment
ağır psikiyatrik bozukluk severe psychiatric disturbance
bakır metabolizmasında bozukluk disorder in copper metabolism
okulomotor bozukluk oculomotor disturbance
gaz degişimindeki bozukluk impaired gas exchange
kardiyovasküler bozukluk cardiovascular disturbance
kardiyovasküler bozukluk cardiovascular disorder
restriktif tipte bozukluk restrictive disorder
granulamatöz enflamatuar bozukluk granulomatous inflammatory disorder
postpartum psikiyatrik bozukluk postpartum psychiatric disorder
ilerleyici olmayan motor bozukluk nonprogresive motor disorder
yaygın gelişimsel bozukluk diffused developmental disorder
lipid metabolizmasında bozukluk disturbed lipid metabolism
serum lipid profilindeki bozukluk disturbance in serum lipid profile
elektrolit bozukluk electrolyte abnormality
nöropsikiyatrik bozukluk neuropsychiatric disorder
doğumsal bozukluk congenital anomaly
anorektal bozukluk anorectal malformation
biyokimyasal bir bozukluk a biochemical abnormality
metabolik bozukluk metabolic derangement
immunolojik olarak tetiklenmiş dermatolojik bozukluk immunologically triggered dermatologic disorder
multisistemik klinik bozukluk multi-systemic clinic disorder
yapay bozukluk factitious disorder
hayatı tehdit edici metabolik bozukluk life threatening metabolic derangement
otozomal resesif bozukluk autosomal recessive defect
otozomal resesif bozukluk autosomal recessive disorder
neoplastik bozukluk neoplastic disorder
otozomal dominant bozukluk autosomal dominant disorder
konuşmanın akıcılığında bozukluk stuttering
kalıtsal bozukluk hereditary disorder
kronik myeloproliferatif bozukluk chronic myeloproliferative disorder
hiperkinetik hareket bozukluk hyperkinetic movement disorder
yaygın gelişimsel bozukluk pervasive developmental disorder
hafif bilişsel bozukluk mild cognitive impairment
Psychology
ruhsal bozukluk disturbance
ruhsal bozukluk mental disturbance
ruhsal bozukluk psychological disorder
ruhsal bozukluk mental disorder
ruhsal bozukluk folie
ruhsal bozukluk mental agitation
ruhsal bozukluk mental illness
manik bozukluk manic disorder
dissosiyatif bozukluk disassociative disorder
duygusal bozukluk affect dysregulation
duygusal bozukluk emotional dysregulation
obsesif kompulsif bozukluk obsessive compulsive disorder (ocd)
psikolojik bozukluk psychological disorder
manik depresif bozukluk bipolar disease
manik depresif bozukluk manic depression
manik depresif bozukluk bipolar affective disorder
manik depresif bozukluk manic depressive disorder
cinsellikle ilgili aktif bir iğrenmenin bulunduğu bozukluk sexual aversion disorder
obsesif-kompulsif bozukluk tanısı almak be diagnosed with obsessive compulsive disorder
genel tıbbi duruma bağlı psikotik bozukluk psychotic disorder due to general medical condition
obsesif-kompulsif bozukluk tanısı konulmuş hasta patient diagnosed with obsessive compulsive disorder
obsesif-kompulsif bozukluk tanısı almış hasta patient diagnosed with obsessive compulsive disorder
obsesif-kompulsif bozukluk tanısı konulmak be diagnosed with obsessive compulsive disorder
aktarılmış hezeyanlı bozukluk a madness shared by two
serebellar bilişsel duygulanımsal bozukluk cerebellar cognitive affective syndrome
paylaşılmış psikotik bozukluk a madness shared by two
psikokutanöz bozukluk psychocutaneous disorder
bipolar affektif bozukluk bipolar affective disorder
aktarılmış hezeyanlı bozukluk shared psychotic disorder
bilişsel bozukluk cognitive inefficiency
distimik bozukluk dysthymic disorder
davranışsal-duygulanımsal bozukluk behavioral-emotional disorder
paylaşılmış psikotik bozukluk shared psychotic disorder
psikiyatrik bozukluk psychiatric disorder
aktarılmış hezeyanlı bozukluk folie à deux
hipotalamik bozukluk hypothalamic dysfunction
psikiyatrik bozukluk psychiatric impairment
paylaşılmış psikotik bozukluk folie à deux
panik bozukluk panic disorder
major depresif bozukluk major depressive disorder
şizoafektif bozukluk schizoaffective disorder
hafif kognitif bozukluk mild cognitive impairment
iki uçlu bozukluk bipolar disease
psikotik davranışlarla karakterize heterojen bir psikiyatrik bozukluk schitzo
Pathology
endokrin bozukluk endocrine disorder
plasental bozukluk placental disorder
puerperal mental bozukluk puerperal mental disorder
organik delüzyonel bozukluk organic delusional disorder
enzim eksiklikleriyle birlikte olan konjenital adrenogenital bozukluk congenital adrenogenital disorder with enzyme deficiencies
folliküler bozukluk follicular disorder
organik katatonik bozukluk organic catatonic disorder
hafif bilişsel bozukluk mild cognitive disorder
infiltratif bozukluk infiltrative disorder
akantolitik bozukluk acantholytic disorder
büllöz bozukluk bullous disorder
tik şeklindeki geçici bozukluk transient tic disorder
miyonöral bozukluk myoneural disorder
kronik motor veya vokal tik şeklindeki bozukluk chronic motor or vocal tic disorder
papüloskuamöz bozukluk papulosquamous disorder
metabolik bozukluk metabolic disorder
immün mekanizmayı tutan bozukluk disorder involving immune mechanism
organik disosiyatif bozukluk organic dissociative disorder
organik duygusal labilite bozukluk organic emotionally labile disorder
Biology
genetik bozukluk genetic disorder
Marine Biology
(bazı deniz kirleticilerinin zehirli etkilerinden kaynaklanan) deniz salyangozlarında görülen bir tür cinsel bozukluk imposex
Agriculture
marul vb. gibi bazı yapraklı sebzelerde görülen bir fizyolojik bozukluk tipburn
Linguistics
normal kromozom çiftlerinin bulunmamasından ötürü ortaya çıkan bir genetik bozukluk nullisomic