bring in - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bring in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "bring in" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 21 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
bring in v. sunmak
bring in v. kazanmak
bring in v. kazandırmak
bring in v. para getirmek
bring in v. getirmek
bring in v. kazandırmak (para)
bring in v. vermek
bring in v. kazanç getirmek
bring in v. tanıtmak
bring in v. suçluyu karakola getirmek
bring in v. işe almak
bring in v. işi vermek
bring in v. işe karıştırmak
bring in v. derdest etmek
bring in v. işe sokmak
bring in v. iş vermek
bring in v. karakolda sorgulamaya çekmek
Trade/Economic
bring in karara varmak
Law
bring in karara varmak (jüri)
Politics
bring in parlamentoya sunmak
bring in parlamento gündemine getirmek

Bedeutungen, die der Begriff "bring in" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 43 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
bring somebody in something v. kazanç getirmek
bring in line v. sıraya sokmak
bring someone in on v. birinin bir işe katılmasını sağlamak
bring somebody in something v. kazandırmak
bring in through pipes v. borularla taşımak
bring in through v. taşımak
bring up in conversation v. açmak
bring someone in on v. birini bir işe katmak
bring out the best in someone v. birinin içindeki cevheri çıkarmak
bring in something new v. bir ilke imza atmak
bring in numerous victories v. sayısız zafere imza atmak
bring in money v. gelir getirmek
bring a trouble in the past v. geçmişte başına iş açmak
bring in the tourists v. turist çekmek
bring (somebody) in for questioning v. birini sorgulanmak üzere getirmek
bring 1500 dollars in a month v. ayda bin beş yüz dolar getirmek
bring in compliance with v. uygun hale getirmek
bring down in ruins v. yıkmak
bring down in ruins v. yerle bir etmek
Phrasals
bring someone or something in birini bir yere getirmek/içeri almak
bring someone or something in(to) some place birini bir yere getirmek/içeri almak
Idioms
bring in something (para) kazanmak
bring something in (para) kazandırmak
bring something in (para) kazanmak
bring in something (para) kazandırmak
bring somebody in from the cold gruba kabul edilmek
bring something in its wake bir şeyi beraberinde getirmek
bring something in its train beraberinde getirmek
bring something in its train neden olmak
bring out the worst in someone birinin içindeki kötü yönleri çıkarmak
bring out the worst in someone birinin kötü yönlerini çıkarmak
Trade/Economic
bring in money irat getirmek
bring in a new product to the sector sektöre yeni ürün kazandırmak
bring-in gelir sağlamak
Law
bring in a verdict karara varmak
bring in a verdict hüküm vermek
bring in a verdict hükümüne varmak
bring in a verdict of guilty suçlu bulmak
Politics
bring in a bill yasa tasarısı sunmak
Technical
bring lower yarn suction arm in working position alt iplik emiş kolunu çalışma konumuna getirmek
bring lower yarn suction arm in initial position alt iplik emiş kolunu başlangıç konumuna getirmek
Computer
bring in front of text metnin önüne getir
bring-in öneri