come of - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

come of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "come of" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
come of v. sebeplenmek
come of v. çıkmak
come of v. ortaya çıkmak
come of v. -den gelmek

Bedeutungen, die der Begriff "come of" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 211 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
come out of a coma v. komadan çıkmak
come of age v. rüştünü kazanmak
come out of v. ortaya çıkmak
come to a state of v. hal almak
come to the parting of the ways v. yol ayrımına gelmek
come out of one's shell v. suskunluğu bırakmak
come out of one's shell v. açılmak
come within an inch of v. kıl payı kalmak
come of one's own accord v. ayağı ile gelmek
come of age v. rüştünü ispat etmek
come to the help of v. imdadına yetişmek
come of age v. reşit olmak
come under the influence of v. nüfuzu altına girmek
come of age v. rüştünü ispatlamak
come under the rule of v. yönetimi altına girmek
come in possession of v. haline gelmek
come to a condition of v. düzeye erişmek
come to a condition of v. düzeye gelmek
come to a condition of v. düzeye çıkmak
come to a condition of v. düzeye ulaşmak
come out of shower v. duştan çıkmak
come out of hospital v. taburcu olmak
come out of hospital v. hastaneden çıkmak
come out of hospital v. hastaneden taburcu olmak
come out of v. çıkmak
come to power without the support of a coalition partner v. tek başına iktidar olmak
come out of the tunnel v. tünelden çıkmak
come top of the class v. sınıf birincisi olmak
come round (to another's point of view) v. yola gelmek
come out of prison v. hapisten çıkmak
come out of prison v. cezaevinden çıkmak
come to the help of v. imdada yetişmek
come into possession of v. -in sahibi olmak
come out of v. -den meydana gelmek
come out of war v. savaştan çıkmak
come to the threshold of death v. ölümün eşiğine gelmek
come back from the threshold of death v. ölümün eşiğinden dönmek
come from the depth of history v. tarihin derinlerinden gelmek
come from the depth of history v. tarihin derinliklerinden gelmek
come out of an affair v. bir işten kurtulmak
come under the domination of v. denetimi altına girmek
come under the rule of v. hakimiyeti altına girmek
come under the domination of v. denetimine girmek
come under the rule of v. denetimi altına girmek
come to the aid of v. yardımına koşmak
come under the rule of v. denetimine girmek
come out of retirement v. emekli olduktan sonra yeniden çalışma hayatına dönmek
come out of nowhere v. çıkagelmek
come out of the oven v. fırından çıkmak
fall/come under the influence of v. etkisi altına girmek
come out of the cocoon v. kozadan çıkmak
come to the phase of v. aşamasına gelmek
come under the command of v. komutası/emri altına girmek
come out of the crisis stronger v. krizden daha güçlü olarak çıkmak
come out of the crisis stronger v. krizden güçlenmiş olarak çıkmak
come out of the crisis stronger v. krizden daha güçlü çıkmak
come straight out of a comic book v. çizgi romandan fırlamış gibi bir hali olmak
come with a lot of privileges v. beraberinde birçok ayrıcalık getirmek
blood come out of one's back and mouth v. sırtından ve ağzından kan gelmek
come in out of the rain v. yağmurdan korunmak
come out of the depression v. bunalımdan çıkmak
come out of the depression v. depresyondan çıkmak
doesn't come within one's area of expertise v. uzmanlık alanına girmemek
come within one's area of expertise v. uzmanlık alanına girmek
come under the domination of v. egemenliğine girmek
come under the domination of v. hakimiyeti altına girmek
come under the domination of v. egemenliği altına girmek
come down to the history of v. ...tarihine geçmek
come out of nothing v. yoktan var olmak
come out of nothing v. yoktan meydana gelmek
come of age v. olgunlaşmak
come of age v. yetişkinliğe adım atmak
an immortal person believed to come in time of need n. hızır
come (of pain) n. ağrının başlaması
Phrasals
come of age rüştünü ispatlamak
come of age reşit olmak
come off of -den aşağıya inmek/gelmek
Phrases
come to think of it demişken
nothing will come of nothing hiçbir şey yoktan var olmaz
Proverb
out of the mouths of babes (oft times come gems) çoçuktan al haberi
out of the mouths of babes and sucklings come all wise sayings büyümüş de küçülmüş
Colloquial
come of age reşit olmak
doesn't have enough sense to come in out of the rain iki gıdım aklı yok
doesn't have enough sense to come in out of the rain akılsızın teki
doesn't have enough sense to come in out of the rain hiç aklı yok
Idioms
come down like a ton of bricks öfke ile üzerine yürümek
come down like a ton of bricks gülle gibi inmek
come out of one's shell utangaçlığı üzerinden atmak
come out of one's shell kabuğundan çıkmak
come out of one's shell çekingenliğini yenmesine yardımcı olmak
come in out of the cold soğuk duş etkisi yapmak
come out of the blue olup bitmek
come on top of üstüne üstlük
come on top of bir de bu eksikti
come out of one's shell kabuğundan çıkıp sıkılganlığını atmak
come out of gömülü olduğu yerden çıkmak
come out of çıkmak
come out of olduğu yerden çıkmak
come out of bulunduğu yerden çıkmak
come out of the blue bir anda belirmek
come out of one's shell üzerindeki çekingenliği atmak
come out of the blue çıkıp gelmek
come on top of üstüne tüy dikti
not know enough to come in out of the rain bön
not know enough to come in out of the rain aptal
not know enough to come in out of the rain salak
the shape of things to come olacakların habercisi
come out of the blue aniden
come out of the blue çat kapı gelmek
come out of a clear blue sky çat kapı gelmek
come out of the blue haber vermeden
come out of the clear blue sky aniden
come out of a clear blue sky haber vermeden
come out of the clear blue sky haber vermeden
come out of a clear blue sky aniden
come out of the clear blue sky çat kapı gelmek
come within an ace of something 'nın eşiğine gelmek
come out of the little end of the horn iflasın eşiğine sürüklenmek
come out the little end of the horn iflasın eşiğine sürüklenmek
come out of the little end of the horn çok kaybetmek
come out the little end of the horn çok kaybetmek
portent of things to come olacakların alameti
sign of things to come olacakların alameti
harbinger of things to come olacakların alameti
harbinger of things to come gelecek şeylerin işareti
sign of things to come gelecek şeylerin işareti
portent of things to come gelecek şeylerin işareti
look as if one has come out of a bandbox iki dirhem bir çekirdek
come within an inch of doing something ramak kalmak
come within an inch of doing something neredeyse yapmak
come out of nowhere bir anda ortaya çıkmak
come out of nowhere bir anda belirmek
come out of nowhere apansız ortaya çıkmak
come within a whisker of something bir şeyi neredeyse yapacak olmak
come within a whisker of something bir şeyle burun buruna gelmek
come within a whisker of something ramak kalmak
out of the mouths of babes (oft times come gems) (çocuk) cevher yumurtlamak
come out of left field (sorun) beklenmedik bir yerden çıkmak
come out of left field (sorun) hiç yoktan çıkmak
come out of the closet eşcinsel olduğunu söylemek
come out of the closet sırrını açığa vurmak
come out of the closet itiraf veya ifşa etmek
come out of the closet utançtan/mahcubiyetten dolayı bir sırrını gizlemekten vazgeçerek ifşa etmek
come out of the woodwork açığa çıkmak
come out of the woodwork gizlendiği yerden çıkmak
come down on the side of somebody birisinden yana olmak
come in out of the rain yağmurdan korunmak için sığınak aramak
come down on the side of somebody birisine destek vermek
come in out of the rain hayal kurmaktan vazgeçmek
come in out of the rain ayakları yere basmak
come right on top of something tam üstüne denk gelmek
come in for a lot of stick eleştiri almak
come in for a lot of stick yoğun eleştirilere maruz kalmak
come in for a lot of stick eleştiri oklarının hedefi haline gelmek
come in for a lot of stick eleştirilmek
come within an inch of something (olmasına/yapmaya) ramak kalmak
and come within a hair's breadth of something (olmasına/yapmaya) ramak kalmak
sign of things to come olacak şeylerin işareti
portent of things to come olacak şeylerin işareti
harbinger of things to come olacak şeylerin işareti
come up smelling of roses yüzünün akıyla çıkmak
come out smelling of roses yüzünün akıyla çıkmak
come out in favor of someone birine desteğini açıklamak
come to the end of the road yolun sonuna gelmek
come in for a lot of stick ağır/yoğun biçimde eleştirilmek
come out/up smelling of roses tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak
come out smelling of roses alnının akıyla çıkmak
come out smelling of roses tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak
come out/up smelling of roses aradan sıyrılmak
come out/up smelling of roses alnının akıyla çıkmak
come out smelling of roses aradan sıyrılmak
come to the parting of the ways yol ayrımına gelmek
come to a parting of the ways yol ayrımına gelmek
come in out of the rain gerçeği anlamak/görmek
come out of the funk bunalımdan çıkmak
portent of things to come olacak şeylerin habercisi
harbinger of things to come olacak şeylerin habercisi
sign of things to come olacak şeylerin habercisi
come short of something eksik olmak/kalmak
come short of something yetiştirememek
come within a hair('s breadth) of someone or something ramak kalmak
come within an inch of something çok yaklaşmak
come within an inch of something ramak kalmak
come within a hair('s breadth) of someone or something çok yaklaşmak
come within a hair('s breadth) of someone or something sıyırmak
come within an inch of something sıyırmak
come out of the closet eşsincel olduğunu belirtmek/bildirmek
come on the heels of izlemek
come on the heels of hemen peşinden gitmek
come on the heels of takip etmek
come on the heels of hemen ardından gitmek
come on the heels of bir şeyin hemen sonrasında gerçekleşmek
Speaking
come to think of it aklıma gelmişken
come to think of it düşün ki
come to think of it hele bir düşün bakalım
come to think of it düşün bir kere
how nice of you to come ne iyi ettin de geldin
it's nice of you to come by uğraman çok hoş
come to think of it hazır aklıma gelmişken
it was really nice of you to come buraya kadar gelmeniz çok hoş
this matter doesn't come within my area of expertise bu konu benim uzmanlık alanıma girmiyor
come to think of it madem açtın konuyu
come to think of it düşündüm de
you think I come off of a banana boat? sen beni keriz mi zannettin?
you think I come off of a banana boat? sen beni keriz mi sandın?
Slang
come out of nowhere yırtık dondan çıkmak
Trade/Economic
come short of noksan gelmek
Medical
come out of anesthesia anesteziden çıkmak
Food Engineering
materials and articles made of regenerated cellulose film intended to come into contact with foodstuffs gıda maddeleri ile temasta bulunan rejenere selüloz filmlerden yapılmış madde ve malzemeler
method of analysis for the official control of the vinyl chloride monomer level in materials and articles which are intended to come into contact with foodstuffs gıda maddeleri ile temas eden madde ve malzemelerdeki vinil klorür monomer miktarı analiz yöntemi
Education
come top of the class sınıf birincisi olmak