dökülen - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

dökülen



Bedeutungen von dem Begriff "dökülen" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 8 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dökülen pouring out adj.
dökülen effusive adj.
dökülen run-down adj.
dökülen tributary adj.
dökülen weeping adj.
dökülen deciduous adj.
Technical
dökülen spillage
Geography
dökülen tributary

Bedeutungen, die der Begriff "dökülen" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 30 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir evin saçaklarından yere dökülen yağmur suları eaves-drip n.
denize dökülen akarsu freshet n.
dikkatsizce dökülen sıvı slopping n.
dökülen yaprak deciduous leaf n.
toprağa dökülen şarap libation n.
belirli mevsimlerde dökülen deciduous adj.
belli dönemlerde dökülen deciduous adj.
her yıl yapraklar dökülen deciduous adj.
kan dökülen bloody adj.
saçı dökülen balding adj.
saçları dökülen balding adj.
üstü başı dökülen kadın dowdy adj.
Idioms
(başarısızlık endişesi ile dökülen) soğuk ter flop sweat
üstü başı dökülen out at the elbows
Speaking
dökülen sütün ardından ağlamayın don't cry over spilled milk
dökülen sütün ardından ağlamayın it's no use crying over spilled milk
Technical
dökülen dalga plunging breaker
kesme işlemi sırasında metalden dökülen cevher kalıntısı yığını slag heap
yüksekten dökülen akarsu ile dönen dolap flutter wheel
Construction
beton dökülen yerde bir kalas veya metalden bir düzleştirici ile harcın yüzeyini düzeltme işlemi float finishing
beton dökülen yerde bir kalas veya metalden bir düzleştirici ile harcın yüzeyini düzeltmek float finish
Marine
boruyla dökülen sualtı betonu tremie concrete
denizde dökülen beton marine concrete
dökülen miktar quantity spilled
sahada dökülen beton field mixed concrete
Marine Biology
dökülen pul deciduous scale
Botanic
her yıl yaprakları dökülen deciduous
Geology
yerinde dökülen beton kazık cast in-place concrete pile
Military
denize dökülen kimyasal silah sea-dumped chemical weapon
British Slang
saçları dökülen follically challenged