düşünmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

düşünmek



Bedeutungen von dem Begriff "düşünmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 73 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
düşünmek think of v.
düşünmek think v.
General
düşünmek contemplate v.
düşünmek meditate v.
düşünmek speculate v.
düşünmek ruminate v.
düşünmek call v.
düşünmek guess v.
düşünmek balance v.
düşünmek mean v.
düşünmek reason v.
düşünmek revolve v.
düşünmek contrive v.
düşünmek bethink oneself v.
düşünmek study v.
düşünmek account v.
düşünmek be worried v.
düşünmek think v.
düşünmek conceive v.
düşünmek cast about v.
düşünmek excogitate v.
düşünmek remember v.
düşünmek deliberate v.
düşünmek invent v.
düşünmek think about v.
düşünmek be worried about v.
düşünmek figure v.
düşünmek intellectualize v.
düşünmek hold v.
düşünmek consult v.
düşünmek bethink v.
düşünmek envision v.
düşünmek project v.
düşünmek allow v.
düşünmek provide for v.
düşünmek devise v.
düşünmek imagine v.
düşünmek intend v.
düşünmek cerebrate v.
düşünmek fancy v.
düşünmek conceive of v.
düşünmek wonder v.
düşünmek take into consideration v.
düşünmek be pensive v.
düşünmek plan v.
düşünmek calculate v.
düşünmek consider v.
düşünmek ponder v.
düşünmek opine v.
düşünmek look v.
düşünmek give a thought v.
düşünmek cogitate v.
düşünmek take into account v.
düşünmek suppose v.
düşünmek reflect v.
düşünmek expect v.
düşünmek survey v.
düşünmek give thought to v.
düşünmek come up with v.
düşünmek ruminate over v.
düşünmek ruminate on v.
düşünmek ruminate about v.
düşünmek chew v.
düşünmek fling v.
düşünmek treat v.
düşünmek deem v.
düşünmek intellectualise v.
Phrasals
düşünmek toy over
Colloquial
düşünmek be worried about
Slang
düşünmek feature
Law
düşünmek consider
düşünmek devise
Archaic
düşünmek trow v.

Bedeutungen, die der Begriff "düşünmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 295 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(bir şeyle ilgili) kendi kendine düşünmek think to yourself v.
(birisi) gibi düşünmek think like v.
(iyice) düşünmek reflect v.
arpacı kumrusu gibi düşünmek brood over something v.
arpacı kumrusu gibi düşünmek brood v.
arpacı kumrusu gibi düşünmek brood on something v.
aşırı düşünmek overthink v.
aynı düşünmek think in the same way v.
aynı düşünmek think similarly v.
ayrı düşünmek think differently v.
ayrı olarak düşünmek dissociate v.
bağımsız düşünmek think independently v.
bağımsız düşünmek think freely v.
baş başa verip düşünmek put their heads together v.
bir çözüm düşünmek think of a solution v.
bir şey üzerinde düşünmek give something one's consideration v.
bir şeyi iyice düşünmek mull something over v.
bir şeyi iyice düşünmek give something some thought v.
birinin bir şeye uygun olduğunu düşünmek think someone fit for something v.
birisini bir başkasıymış gibi düşünmek/hayal etmek envision someone as someone else v.
birisini/bir şeyi dert ederek düşünmek trouble oneself about someone or something v.
bugünün yarınını düşünmek think ahead v.
bütün ihtimalleri düşünmek look around v.
büyük düşünmek think big v.
ciddi olarak düşünmek cogitate v.
çok düşünmek puzzle over v.
çok düşünmek dwell on v.
çok düşünmek debate v.
çok düşünmek dwell upon v.
çok düşünmek rack one's brains v.
çok düşünmek overthink v.
çok sakin bir şekilde düşünmek think very calmly v.
derin derin düşünmek brood v.
derin derin düşünmek chew the cud v.
derin derin düşünmek chew v.
derin derin düşünmek muse v.
derin derin düşünmek meditate upon v.
derin derin düşünmek meditate on v.
derin derin düşünmek think deeply v.
derin düşünmek pore v.
derinlemesine düşünmek reflect up v.
derinlemesine düşünmek reflect on v.
detaylı düşünmek overthink v.
dikkatle düşünmek cogitate v.
dikkatli düşünmek think carefully v.
diye düşünmek think how/what/who... v.
durup düşünmek think twice v.
durup düşünmek contemplate again v.
durup düşünmek consider again v.
durup düşünmek rethink v.
durup düşünmek reconsider v.
düşünmek (bir şey yapmayı) think of v.
düşünmek (bir şey yapmayı) think about v.
düşünmek (mantıklı bir şekilde) reason v.
düşünmek için zamana ihtiyacı olmak need time to think v.
düşünmek istemek want to think v.
einstein gibi düşünmek think like einstein v.
en kötüsünü düşünmek awfulize v.
enikonu düşünmek look round v.
enikonu düşünmek think something out v.
enine boyuna düşünmek think through v.
enine boyuna düşünmek think something out v.
enine boyuna düşünmek meditate v.
enine boyuna düşünmek cogitate v.
enine boyuna düşünmek look round v.
enine boyuna düşünmek think broadly v.
enine boyuna düşünmek take stock of v.
enine boyuna düşünmek think something over v.
erkekleri düşünmek think about the boys v.
etraflıca düşünmek rethink v.
etraflıca düşünmek reason v.
etraflıca düşünmek think twice v.
etraflıca düşünmek reason out v.
farklı düşünmek dissent v.
farklı düşünmek differ v.
fazla düşünmek overthink v.
fazlasıyla olumsuz düşünmek awfulize v.
filozofça düşünmek philosophise v.
filozofça düşünmek philosophize v.
geçmişi düşünmek review v.
geçmişi düşünmek look back v.
geleceği düşünmek think ahead v.
geleceği düşünmek look ahead v.
geleceğini düşünmek think about the future v.
gelecekte ne olacağı hakkında çok düşünmek think ahead v.
geniş düşünmek think broadly v.
gerçekçi ve pratik bir şekilde düşünmek have both one's feet on the ground v.
hakkında düşünmek think about v.
hakkında düşünmek think of v.
hakkında iyi/olumlu düşünmek think well of someone v.
hakkında kötü düşünmek think ill of somebody v.
hakkında kötü düşünmek think ill of v.
hakkında kötü düşünmek suspect v.
hukuk fakültesine gitmeyi düşünmek think of going to law school v.
hukuk okumayı düşünmek think of going to law school v.
-i çok düşünmek puzzle over v.
-i iyice düşünmek think about v.
iki eli şakaklarında düşünmek be deep in thought v.
iki eli şakaklarında düşünmek brood v.
iki kez düşünmek think twice v.
ilerisini düşünmek think ahead v.
ileriyi düşünmek think ahead v.
ince düşünmek be considerate v.
ince düşünmek be thoughtful v.
intihar etmeyi düşünmek be suicidal v.
iyi düşünmek think carefully v.
iyice düşünmek think over v.
iyice düşünmek think something over v.
iyice düşünmek pore v.
iyice düşünmek ponder v.
iyice düşünmek pore on v.
iyice düşünmek cogitate v.
kara kara düşünmek brood on something v.
kara kara düşünmek brood v.
kara kara düşünmek brood over something v.
kendini düşünmek think of oneself v.
kendinin şanslı olduğunu düşünmek consider oneself lucky v.
kendisinin şanslı olduğunu düşünmek consider oneself lucky v.
kızları düşünmek think about the girls v.
kötü düşünmek brood v.
kötü düşünmek think of troubling things v.
mantık çerçevesinde düşünmek think out v.
mantıkla düşünmek rationalise v.
mantıkla düşünmek rationalize v.
negatif düşünmek awfulize v.
olarak düşünmek make believe v.
olumlu düşünmek think positively v.
otomatik olarak bir şeyin belirli bir şekilde olduğunu düşünmek take something for granted v.
önceden düşünmek discount v.
önceden düşünmek envisage v.
önceden düşünmek think ahead v.
önceden düşünmek premeditate v.
öyle olduğunu düşünmek think likewise v.
öyle olduğunu düşünmek think so v.
pozitif düşünmek think positively v.
sağlıklı düşünmek think straight v.
sağlıklı düşünmek think clearly v.
savunmayı düşünmek think defense v.
sesli düşünmek think aloud v.
sesli düşünmek think out loud v.
sesli düşünmek say one's thoughts aloud v.
şehir dışına taşınmayı düşünmek consider moving out of the city v.
şeytanlık düşünmek be up to no good v.
şeytanlık düşünmek be up to some mischief v.
şeytanlık düşünmek think something wicked v.
şeytanlık düşünmek think something mischivous v.
şeytanlık düşünmek think something devilish v.
tekrar düşünmek reconsider v.
tekrar düşünmek think back v.
tekrar düşünmek consider again v.
tekrar düşünmek think over v.
tekrar düşünmek rethink v.
uzun uzadıya düşünmek chew on v.
uzun uzadıya düşünmek ruminate v.
uzun uzun düşünmek ruminate about v.
uzun uzun düşünmek ruminate v.
uzun uzun düşünmek think about v.
uzun uzun düşünmek ruminate over v.
uzun uzun düşünmek ruminate on v.
uzun uzun düşünmek ponder v.
üstünde düşünmek think over v.
üzerinde derin derin düşünmek ruminate over v.
üzerinde derin derin düşünmek ruminate about v.
üzerinde derin derin düşünmek ruminate on v.
üzerinde durmak (düşünmek vb) deliberate v.
üzerinde düşünmek speculate v.
üzerinde düşünmek mull over v.
üzerinde düşünmek meditate v.
üzerinde düşünmek view v.
üzerinde düşünmek mull v.
üzerinde düşünmek contemplate v.
üzerinde düşünmek think over v.
üzerinde düşünmek muse v.
üzerinde düşünmek ponder v.
üzerinde düşünmek ruminate v.
üzerinde düşünmek turn over v.
üzerinde düşünmek consider v.
üzerinde düşünmek excogitate v.
üzerinde düşünmek think something over v.
üzerinde tekrar düşünmek revisit v.
üzerine düşünmek consider v.
üzerine düşünmek think on v.
üzerine düşünmek think about v.
yanlış düşünmek think different v.
yanlış düşünmek think wrongly v.
yanlış düşünmek think wrong v.
yanlış düşünmek misthink v.
yarı ciddi bir şekilde düşünmek toy with v.
yeniden düşünmek reconsider v.
yeniden düşünmek rethink v.
Phrasals
aynı şeyleri düşünmek be at one with
bir şey üzerinde düşünmek calculate on
birini bir şey olarak görmek/düşünmek/kabul etmek see someone as something
birini düşünmek deliberate about someone
birini düşünmek think about someone
birini düşünmek deliberate on someone
birini uzun uzun/etraflıca/derinlemesine düşünmek muse over someone
derinlemesine düşünmek reflect upon
derinlemesine düşünmek reflect on
doğru olduğunu düşünmek bend to
doğru olduğunu düşünmek bend towards
enine boyuna düşünmek agonize over
geçmişi düşünmek/hatırlamak reflect back on something
geçmişi düşünmek/hatırlamak reflect back upon something
özenle düşünmek chew on
üzerinde düşünmek ponder upon
üzerinde düşünmek ponder on
Colloquial
birinin iyiliğini düşünmek consider what's best for someone
biriyle ciddi düşünmek be serious about her/him
haksızlığa uğradığını düşünmek feel hard done-by
iyice düşünmek use one's loaf
net bir şekilde düşünmek use one's loaf
üçkağıda getirildiğini düşünmek think that one is somehow being conned
Idioms
(bir karar verirken) birinin iyiliğini/çıkarını düşünmek have someone's best interest at heart
(bir karar verirken) birinin iyiliğini/çıkarını düşünmek have someone's best interests at heart
(bir şeyi yapmayı vb) düşünmek flirt with the idea of doing something
(bir şeyi) kafaya takmak/hakkında çok düşünmek lose sleep about something
(bir şeyi) kafaya takmak/hakkında çok düşünmek lose sleep over something
(bir şeyleri düşünmek için) kendini bir yere kapatmak take oneself off
(birinin) iyiliğini düşünmek act out of concern for someone
(öyle) düşünmek be of the opinion
arpacı kumrusu gibi düşünmek fall into a brown study
aynı düşünmek be on the same page
aynı düşünmek be of one mind about something
aynı düşünmek be of a single mind about something
ayrıntılı olarak düşünmek think long and hard
bir an durup düşünmek take a step back
bir an durup düşünmek step back
bir başkasının durumunu düşünmek spare a thought for
bir konu hakkında çok fazla düşünmek rack one's brain
bir konu hakkında çok fazla düşünmek rack one's brains
bir konu üzerinde çok düşünmek rack one's brain
bir konu üzerinde çok düşünmek rack one's brains
bir konu üzerinde düşünmek put one's thinking cap on
bir şey üzerinde düşünmek/kafa yormak noodle over something
bir şeyden ya da birinden rahatsız olmak (değiştirilmesi gerektiğini düşünmek) have a beef with something
bir şeyin doğru olduğunu düşünmek ama emin olmamak have sneaking suspicion
bir şeyin olması gerektiği gibi olduğunu düşünmek take for granted
birisinin kötü olduğunu sanmak/düşünmek put someone down as something bad
birisinin mükemmel olduğunu düşünmek think someone is god's own cousin
birisinin mükemmel olduğunu düşünmek think someone hung the moon and stars
ciddi ciddi düşünmek put one's thinking cap on
çağının/zamanının ilerisinde düşünmek think ahead of one's time
dar düşünmek think inside the box
derin derin düşünmek give thought (to)
derinlemesine düşünmek think long and hard
enine boyuna düşünmek chew the cud
enine boyuna düşünmek chew one's cud
geçmişi düşünmek cast one's mind back
hakkında iyi/olumlu düşünmek think a lot of someone
hakkında iyi/olumlu düşünmek think highly of someone
hakkında iyi/olumlu düşünmek think a great deal of someone
hakkında iyi/olumlu düşünmek think much of someone
haksızlığa uğradığını düşünmek/hissetmek feel hard done by
hep düşünmek near one's heart
ile bir bağlantısı olduğunu düşünmek identify with
iyice düşünmek turn something over in one's mind
kalıpların dışında düşünmek think outside the box
kara kara düşünmek brood on
karar vermeden durup düşünmek leave one's options open
karar vermeden durup düşünmek keep one's options open
kendi çıkarını düşünmek look after one`s own interest
kendi karını düşünmek feather one's nest
kötü/olumsuz düşünmek think less of someone
külahını önüne koyup düşünmek put on one's thinking cap
maliyetini de düşünmek count the costs
olasılığını da düşünmek take account of
olumlu düşünmek think positive
olumlu düşünmek give someone the benefit of the doubt
öncelikle kendini düşünmek/kendiyle ilgilenmek look after number one
öncelikle kendini düşünmek/kendiyle ilgilenmek look out for number one
pozitif düşünmek think positive
sadece kendisini ve kendi sorunlarını düşünmek gaze at one's navel
sadece kendisini ve kendi sorunlarını düşünmek contemplate one's navel
sadece tek bir konuyu düşünmek have a one-track mind
sakin kafayla/acele etmeden düşünmek keep an open mind
sakin kafayla/acele etmeden düşünmek have an open mind
sıra dışı düşünmek think out of the box
soğukkanlı düşünmek have the presence of mind to do something
şapkasını önüne koyup düşünmek put one's thinking cap on
tüm olasılıkları düşünmek go through the card
uzun uzadıya düşünmek think long and hard
uzun uzun düşünmek chew the cud
üzerinde düşünmek have on one's mind
üzerinde düşünmek chew over
üzerine biraz düşünmek give something some thought
yalnızca kendini düşünmek be full of oneself
yeniden düşünmek durumunda olmak have another guess coming
yeniden düşünmek durumunda olmak have another think coming
Speaking
düşünmek için çok vaktim oldu i've had a lot of time to think
düşünmek için kendine zaman ver give yourself time to think
geleceğimi düşünmek zorundayım i have to think about my future
Trade/Economic
mantık kurallarına göre düşünmek rationalize
mantık kurallarına göre düşünmek rationalise
Latin
enine boyuna düşünmek meditor