düzeltmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

düzeltmek



Bedeutungen von dem Begriff "düzeltmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 114 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
düzeltmek fix v.
düzeltmek straighten v.
düzeltmek correct v.
General
düzeltmek repair v.
düzeltmek mend v.
düzeltmek clean up v.
düzeltmek dub v.
düzeltmek amend v.
düzeltmek smoothen v.
düzeltmek smooth over v.
düzeltmek even v.
düzeltmek planish v.
düzeltmek slick v.
düzeltmek plumb v.
düzeltmek plane v.
düzeltmek polish v.
düzeltmek straighten out v.
düzeltmek smooth out v.
düzeltmek ameliorate v.
düzeltmek retouch v.
düzeltmek try out v.
düzeltmek unclutter v.
düzeltmek level off v.
düzeltmek trim v.
düzeltmek reorganize v.
düzeltmek meliorate v.
düzeltmek grade v.
düzeltmek range v.
düzeltmek edit v.
düzeltmek set right v.
düzeltmek put right v.
düzeltmek doctor v.
düzeltmek coordinate v.
düzeltmek true v.
düzeltmek set aright v.
düzeltmek touch v.
düzeltmek make v.
düzeltmek flat v.
düzeltmek emend v.
düzeltmek polish up v.
düzeltmek put in order v.
düzeltmek arrange v.
düzeltmek tidy up v.
düzeltmek regenerate v.
düzeltmek refit v.
düzeltmek remedy v.
düzeltmek heal v.
düzeltmek justify v.
düzeltmek square v.
düzeltmek improve v.
düzeltmek refine v.
düzeltmek put v.
düzeltmek pick up v.
düzeltmek unscramble v.
düzeltmek smooth away v.
düzeltmek reform v.
düzeltmek better v.
düzeltmek smooth down v.
düzeltmek haul up v.
düzeltmek sort something out v.
düzeltmek level out v.
düzeltmek grade up v.
düzeltmek reclaim v.
düzeltmek calibrate v.
düzeltmek rectify v.
düzeltmek tidy v.
düzeltmek adjust v.
düzeltmek clear up v.
düzeltmek regulate v.
düzeltmek redress v.
düzeltmek rehabilitate v.
düzeltmek right v.
düzeltmek restore v.
düzeltmek retrieve v.
düzeltmek do v.
düzeltmek face-lift v.
düzeltmek co-ordinate v.
düzeltmek castigate v.
düzeltmek correct v.
düzeltmek level v.
düzeltmek rough down v.
düzeltmek neaten v.
düzeltmek reorganise v.
düzeltmek fettle v.
düzeltmek respecify v.
düzeltmek order v.
düzeltmek reduce v.
düzeltmek make up v.
Phrasals
düzeltmek pull something together
düzeltmek square up
Colloquial
düzeltmek put right
Idioms
düzeltmek patch someone up
Trade/Economic
düzeltmek settle
düzeltmek adjust
Law
düzeltmek alter
düzeltmek settle
düzeltmek correct
düzeltmek adjust
düzeltmek array
düzeltmek amend
Technical
düzeltmek redress
düzeltmek unbend
düzeltmek right
düzeltmek level
düzeltmek correct
düzeltmek smooth
düzeltmek revise
düzeltmek rectify
düzeltmek straighten
düzeltmek debug
Computer
düzeltmek proofread
düzeltmek debug
Aeronautic
düzeltmek retrieve
düzeltmek calibrate

Bedeutungen, die der Begriff "düzeltmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 144 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tırmıkla düzeltmek rake v.
General
kesip düzeltmek trim v.
tekrar düzeltmek readjust v.
yeniden düzeltmek rearrange v.
keserek düzeltmek trim v.
saçını başını özenle düzeltmek preen oneself v.
provaları düzeltmek proofread v.
gagasıyla düzeltmek (kuş tüylerini) preen v.
gözden geçirerek düzeltmek (metni) revise v.
bir şeyi düzeltmek set something right v.
saçını başını özenle düzeltmek preen v.
birini düzeltmek set someone right v.
bir metni düzeltmek emendating v.
tüylerini düzeltmek preen v.
moralini düzeltmek cheer somebody up v.
saçlarını düzeltmek do one's hair v.
zımpara ile düzeltmek sand v.
sadece gereken yerlere boya vurarak bir şeyin görünümünü düzeltmek touch something up v.
yanlışlarını düzeltmek (bir metnin) emend v.
tüylerini düzeltmek (kuş) plume v.
saçını başını düzeltmek preen oneself v.
gaga ile düzeltmek preen v.
üstünü başını düzeltmek tidy oneself up v.
yüzünü yontup düzeltmek (taşın) face v.
malayla düzeltmek trowel v.
bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek work out the kinks v.
ahlakını düzeltmek moralize v.
saçını başını düzeltmek gussy up v.
rende ile düzeltmek plane v.
yeniden düzeltmek retrieve v.
rüzgara göre düzeltmek (yelkeni) trim v.
birinin yanlış bilgisini düzeltmek set someone right v.
ses tonunu düzeltmek adjust the tone v.
üstünü başını düzeltmek smarten v.
gagasıyla tüylerini düzeltmek preen v.
anlaşma maddesini düzeltmek amend a clause in the contract v.
değişiklik yapmak (yanlışı düzeltmek vb) make amends v.
durumu düzeltmek get better v.
durumu düzeltmek (one's financial position) improve v.
saçlarını düzeltmek tidy one's hair v.
saçını düzeltmek tidy one's hair v.
hatayı düzeltmek rectify the mistake v.
hatayı düzeltmek correct the mistake v.
hatayı düzeltmek put right the mistake v.
hata düzeltmek correct a mistake v.
kusur düzeltmek correct a mistake v.
kusur düzeltmek put right a mistake v.
kusur düzeltmek rectify a mistake v.
karar düzeltmek correct the decision v.
zımparayla düzeltmek sand v.
zımparayla düzeltmek sandpaper v.
zımparayla düzeltmek rub v.
zımparayla düzeltmek rub with emery v.
zımparayla düzeltmek paper v.
zımparayla düzeltmek emery v.
zımparayla düzeltmek grind v.
yanlışlığı düzeltmek put right the mistake v.
yanlışlığı düzeltmek correct the mistake v.
yanlışlığı düzeltmek rectify the mistake v.
yeniden düzeltmek redispose v.
eteğini düzeltmek smooth (down) one's skirt v.
gözden geçirip düzeltmek revise v.
yatağını düzeltmek make the bed v.
(bir yazının yanlışlarını) düzeltmek emend v.
ile arayı düzeltmek make up with v.
etrafı şöyle bir düzeltmek give something the once-over v.
bir yanlışlığı düzeltmek correct a mistake v.
yanlış anlamayı düzeltmek correct a misunderstanding v.
çekül ile düzeltmek plumb v.
(çekülle) düzeltmek plumb v.
planya ile düzeltmek plane v.
yeniden düzeltmek readjust v.
imajını düzeltmek improve one's image v.
arayı düzeltmek make one's peace v.
bir hatayı düzeltmek make good v.
yapılan hatayı düzeltmek reverse the damage done v.
işleri düzeltmek make things right v.
yanlışları düzeltmek correct the mistakes v.
hataları düzeltmek correct the mistakes v.
yatak düzeltmek make up a bed v.
bir metni düzeltmek edit v.
bir metni düzeltmek redact v.
bir şeyi düzeltmek/halletmek have something settled v.
üstünü başını düzeltmek spruce oneself up v.
enflasyona göre düzeltmek/düzeltme yapmak adjust for inflation v.
ahlakını düzeltmek moralise v.
yazım hatalarını bulup düzeltmek proofread v.
mutfağı toparlamak/düzeltmek tidy up the kitchen v.
fazla düzeltmek over-correct v.
gramer hatası düzeltmek correct a grammar mistake v.
gramer hatası düzeltmek correct a grammatical mistake v.
sorunu düzeltmek fix an issue v.
durmunu tekrar düzeltmek reorient v.
Phrasals
durumlarını düzeltmek level up
(odayı vb) düzeltmek make something tidy
(odayı vb) düzeltmek put something into order
birini düzeltmek shape someone up
bir şeyi düzeltmek/düzene koymak tidy up something
bir şeyi düzeltmek/düzene koymak slick something up
bir şeyi düzeltmek/düzenlemek spiff something up
Proverb
kötü bir işi elden geldiğince düzeltmek make the best of a bad job
Idioms
moralini düzeltmek bring back to life
ütüyle düzeltmek iron out
bir şeyi düzeltmek put something straight
ilişkilerini düzeltmek mend one's fences
(bir şeyleri) düzeltmek için hiçbir zaman çok geç değildir It is never too late to mend
bir hatayı düzeltmek için asla geç değildir It is never too late to mend
moralini düzeltmek lift someone's spirit
bir şeyi yahut karmaşık bir durumu düzeltmek set something straight
biriyle arayı düzeltmek fix something with someone
bir şeyi düzeltmek/halletmek have something cinched
biri ile olan ilişkilerini düzeltmek mend the fences with someone
(görünümü/imajı) baştan aşağı elden geçirip düzeltmek make someone over
(görünümü/imajı) baştan aşağı elden geçirip düzeltmek do someone over
problemleri çözerek durumu düzeltmek work things out
bir yeri toparlamak/düzeltmek get/make something straight
imajını düzeltmek improve one's looks
birinin yanlışını sert bir şekilde düzeltmek tell them where the dog died
yanlışı düzeltmek make it right
durumu düzeltmek make it right
Slang
düzeltmek (hatayı/sorunu) unfuck
Trade/Economic
likidite durumunu düzeltmek to rebuild liquidity
tekrar inceleyip düzeltmek revise
Law
bir kararı düzeltmek rectify a decision
kararı düzeltmek revise the decision
Politics
bir durumu düzeltmek remedy a situation
Media
bir yazıyı kontrol edip düzeltmek copyedit
bir yazıyı kontrol edip düzeltmek copyread
bir yazıyı kontrol edip düzeltmek subedit
Technical
tersyüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism
hasarlı kanadı düzeltmek align a damaged blade
optik cihazlarda ters yüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism
ters yüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism
törpü ile düzeltmek rasp
eğe ile düzeltmek file
tekrar kazanmak veya düzeltmek retrieve
Construction
beton dökülen yerde bir kalas veya metalden bir düzleştirici ile harcın yüzeyini düzeltmek float finish
Aeronautic
uçağı düzeltmek flatten out
Marine
yelkenleri düzeltmek set the sails
Medical
durumunu düzeltmek (kan, organ vb) tonify
dişeti dokusunu şekil düzeltmek amacıyla fizyolojik olarak düzeltme gingivoplasty
sakatlığı düzeltmek için kemik kırma ameliyatı osteoclasis
Tobacco
tütüne koku ve tad vermek veya bazı özelliklerini düzeltmek amacıyla kullanılan maddeler additive
Sport
tutuş şeklini düzeltmek correct the grip