dağınık - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

dağınık



Bedeutungen von dem Begriff "dağınık" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 49 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
dağınık dispersed adj.
dağınık messy adj.
dağınık disorderly adj.
dağınık untidy adj.
dağınık scattered adj.
General
dağınık scunge n.
dağınık disheveled adj.
dağınık daggy adj.
dağınık sloppy adj.
dağınık disjointed adj.
dağınık slovenly adj.
dağınık draggletailed adj.
dağınık straggling adj.
dağınık wild adj.
dağınık promiscuous adj.
dağınık ragged adj.
dağınık scruffy adj.
dağınık disconnected adj.
dağınık blowsy adj.
dağınık draggle-tailed adj.
dağınık disorganized adj.
dağınık adventitious adj.
dağınık sick adj.
dağınık disorganised adj.
dağınık sporadic adj.
dağınık desultory adj.
dağınık dishevelled adj.
dağınık distributed adj.
dağınık diffuse adj.
dağınık straggly adj.
dağınık mussy adj.
dağınık loose adj.
dağınık unkempt adj.
dağınık disseminated adj.
dağınık bedraggled adj.
dağınık expatiatory adj.
dağınık diffusely adv.
Phrases
dağınık out of trim
Colloquial
dağınık all over the place
Idioms
dağınık a sorry sight
dağınık a sad sight
Technical
dağınık dispersed
dağınık sparsed
Computer
dağınık distributed
Construction
dağınık amorphous
Linguistics
dağınık diffuse
British Slang
dağınık cuffy
dağınık scruffy
dağınık clarty

Bedeutungen, die der Begriff "dağınık" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 128 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dağınık bir hale getirmek tousle v.
dağınık olmak straggle v.
toplamak (dağınık bir yeri veya eşyayı) tidy up v.
toplamak (dağınık bir yeri) pick up v.
çok dağınık yer tip n.
dağınık fikirli scatterbrain n.
dağınık fikirli scatter brain n.
dağınık kök adventitious root n.
dağınık oda untidy room n.
dağınık saç mop n.
dağınık saç messy hair n.
dağınık saçlı genç kız flapper n.
dağınık spektrum iletişimler spread spectrum communications n.
dağınık topuz (saç) messy bun n.
dağınık yetişen bitki straggler n.
kafası dağınık kimse scatterbrain n.
(saç/giysi) dağınık dishevelled adj.
(saç-giysi) dağınık disheveled adj.
dağınık (saç) unkempt adj.
dağınık (saç) straggly adj.
dağınık (saç) uncombed adj.
dağınık fikirli scatterbrained adj.
dağınık görünen untidy-looking adj.
dağınık görünümlü messy looking adj.
dağınık saçlı shock-head adj.
daha dağınık scruffier adj.
en dağınık scruffiest adj.
giyinişi düzensiz/dağınık blowsy adj.
kafası dağınık scatterbrain adj.
kafası dağınık scatterbrained adj.
saçı başı dağınık blowzy adj.
dağınık bir halde amorphously adv.
dağınık bir halde sloppily adv.
dağınık bir halde disorganizedly adv.
dağınık bir halde disconnectedly adv.
dağınık bir şekilde dispersedly adv.
dağınık bir şekilde discursively adv.
dağınık olarak dispersedly adv.
dağınık olarak bedraggledly adv.
dağınık şekilde immethodically adv.
Phrasals
eşyaların etrafta/orada burada dağınık biçimde olması lie around/about
Colloquial
kafam dağınık/bulanık can't see straight
Idioms
kafası dağınık/bulanık olmak not have all one's marbles
üstü başı pejmürde/dökülüyor/dağınık/yırtık pırtık vs. olmak look like something the cat brought/dragged in
Speaking
o çok dağınık she is so untidy
o çok dağınık he is so untidy
odanı bir daha dağınık bırakma! don't leave your room untidy again!
ortalık dağınık kusura bakmayın sorry for the mess
Slang
pis ve dağınık ev shithouse
yataktan ilk kalkıldığında saçın aldığı dağınık hal bed head
Trade/Economic
dağınık ve konteynere yerleştirilmemiş kargonun teslimat için yeniden yüklendiği yer deconsolidation point
Politics
dağınık yerleşim dispersed settlement
Technical
dağınık akış dispersed flow
dağınık bilgi işlem distributed data processing
dağınık dizge distributed system
dağınık faz dispersed phase
dağınık ışık diffused light
dağınık ışık stray light
dağınık ışınım stray radiation
dağınık mavi yansıtma faktörü diffuse blue reflectance factor
dağınık mimari yapı distributed architectural structure
dağınık saçılma diffuse scattering
dağınık sargı distributed winding
dağınık ses diffused sound
dağınık ses diffuse sound
dağınık sıcaklık nonuniform temperature
dağınık veri tabanı distributed data base
dağınık yansıma diffuse reflection
dağınık yansıtanç diffuse reflectance
dağınık yansıtımlı ftır spektroskopisi diffuse reflectance ftir spectroscopy
dağınık yansıtma metodu diffuse reflectance method
dağınık yayılı yükler nonuniformly distributed loads
dağınık yerleşme dispersed habitat
dağınık yerleşme dispersed settlement
dağınık yük nonuniform load
serbest alan ve dağınık alan dinleme şartları free-field and diffuse-field listening conditions
Computer
dağınık bilgi işlem distributed data processing
dağınık dizge distributed system
dağınık veri tabanı distributed data base
Informatics
dağınık hedef distributed target
Telecom
dağınık işlevsel düzlem distributed functional plane
Electric
dağınık sargı distributed winding
Construction
dağınık su kaynaklarının bir araya toplanması ve mevcut suların sağlıklı ve teknik bir şekilde isale hattına verilmesi spring tapping
dağınık su kaynaklarının bir araya toplanması ve mevcut suların sağlıklı ve teknik bir şekilde isale hattına verilmesi catchwork
dağınık yerleşim dispersed settlement
dağınık yerleşme dispersed settlement
dağınık yük distributed load
Marine
dağınık dalga kuvveti scattered wave force
dağınık dalgalar scattered waves
Medical
dağınık bağlanma disoriented attachment
dağınık bağlanma disorganised attachment
dağınık bağlanma disorganized attachment
dağınık bağlanma örüntüsü disorganized attachment pattern
dağınık bağlanma örüntüsü disoriented attachment pattern
dağınık bağlanma örüntüsü disorganised attachment pattern
Food Engineering
dağınık geçirim diffuse transmission
dağınık yansıma diffuse reflection
Physics
dağınık ışık diffused light
dağınık ışınım stray radiation
dağınık radyasyon stray radiation
dağınık ses diffused sound
dağınık yansıma diffuse reflection
Apiculture
dağınık kuluçka scattered brood
Environment
dağınık hareket düzeni dispersed movement pattern
Geography
dağınık nüfus scattered population
dağınık yayılma sprawl
Meteorology
dağınık gökyüzü radyasyonu diffuse sky radiation
dağınık yansıma diffuse reflection
Military
dağınık ateş distributed fire
dağınık bağlantı sloppy link
dağınık bölge dispersed site
dağınık depolama sahası dispersed storage area
dağınık döşeme scattered laying
dağınık düzen herring borne formation
dağınık düzen extended order
dağınık düzen dispersed formation
dağınık düzen extended formation
dağınık düzen eğitimi combat drill
dağınık düzen eğitimi extended order drill
dağınık intikal şekli dispersed movement pattern
dağınık kol düzeni staggered column formation
dağınık muharebe yüklemesi combat spread loading
dağınık nizam dispersed formation
dağınık şekil dispersed formation
dağınık tesisli hava meydanı dispersed airdrome
kademeli dağınık düzen stagger formation
Theatre
dağınık ışık broad light
British Slang
saçı başı dağınık olmak look like you've been dragged through a hedge backwards