eşlik etmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

eşlik etmek



Bedeutungen von dem Begriff "eşlik etmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 27 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
eşlik etmek accompany v.
General
eşlik etmek companion v.
eşlik etmek walk v.
eşlik etmek herd v.
eşlik etmek wait on v.
eşlik etmek come along v.
eşlik etmek convoy v.
eşlik etmek escort v.
eşlik etmek consort v.
eşlik etmek go along v.
eşlik etmek go with v.
eşlik etmek attend v.
eşlik etmek keep company v.
eşlik etmek keep somebody company v.
eşlik etmek take out v.
eşlik etmek wait upon v.
eşlik etmek accompany v.
eşlik etmek usher v.
eşlik etmek see v.
eşlik etmek chaperone v.
eşlik etmek chaperon v.
Phrasals
eşlik etmek guide someone away
eşlik etmek guide someone away from something
eşlik etmek guide away from
eşlik etmek play along
eşlik etmek take about
Music
eşlik etmek accompany

Bedeutungen, die der Begriff "eşlik etmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 42 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
müziğe eşlik etmek vamp v.
genç kıza eşlik etmek chaperon v.
eşlik etmek (korumak/gözetmek amacıyla) escort v.
birine eşlik etmek escort someone v.
birine eşlik etmek accompany someone v.
evine kadar eşlik etmek accompany someone to his/her house v.
her iki yanında olacak şekilde iki koldan eşlik etmek flank v.
şarkıcıya gitarla eşlik etmek accompany the singer on the guitar v.
şarkıcıya gitarıyla eşlik etmek accompany the singer on the guitar v.
şarkıcıya piyanosuyla eşlik etmek accompany the singer on the piano v.
şarkıcıya piyanoyla eşlik etmek accompany the singer on the piano v.
birine evine kadar eşlik etmek accompany someone home v.
birine evine kadar eşlik etmek see someone home v.
birbirine eşlik etmek accompany each other v.
Phrasals
birine bir yere kadar eşlik etmek carry someone somewhere
(şarkıyı söylerken) eşlik etmek sing along
birine bir yere kadar eşlik etmek usher someone into some place
birine bir yere kadar eşlik etmek usher someone or something in
birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek usher someone or something out
birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek usher someone or something out of some place
(bir müzik aletiyle) birine eşlik etmek play along with someone
birine aşağıya kadar eşlik etmek see someone down to something
birine bir yere kadar eşlik etmek see someone in
birine bir yere kadar eşlik etmek see someone into something
içeriye kadar eşlik etmek show someone in
içeriye kadar eşlik etmek show someone into somewhere
içeriye kadar eşlik etmek accompany someone in
şarkısında eşlik etmek sing along with someone
biri şarkı söylerken (ona) enstrüman vb ile eşlik etmek sing along with someone
birine dışarıya kadar eşlik etmek walk someone out
bir kimseye bir yere/bir kimsenin yanına kadar eşlik etmek walk someone over to someone or something
alkışla eşlik etmek clap along
alkışlayarak eşlik etmek clap along
Colloquial
odasına kadar eşlik etmek escort someone to his room
Idioms
geline damadın yanına kadar eşlik etmek give the bride away
birisine bir müzik aletiyle eşlik etmek accompany someone on a musical instrument
seyahatte eşlik etmek accompany someone on a journey
birine eşlik etmek keep someone company
kapıya kadar eşlik etmek see someone out
kapıya kadar eşlik etmek see someone to the door
birine kapıya kadar eşlik etmek show someone to the door
birine kapıya kadar eşlik etmek see someone to the door