elde bir - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

elde bir



Bedeutungen von dem Begriff "elde bir" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
elde bir cinch n.
elde bir certain thing n.
elde bir a sure thing n.
Idioms
elde bir a safe bet

Bedeutungen, die der Begriff "elde bir" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 92 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(bir şey elde etmek için) birisiyle arkadaş olmak buddy up v.
(bir şey elde etmek için) birisiyle samimiyet kurmak buddy up v.
bir payını elde etmek (bir piyasanın) make inroads on v.
bir servet elde etmek earn a fortune v.
bir şeyi elde etmek get out of v.
birini tatlı sözlerle kandırarak bir şey elde etmek coax something out of someone v.
birinin elde edebileceği bir şey gibi olmak be within someone's grasp v.
birinin elde edemeyeceği bir şey olmak be beyond someone's grasp v.
çok istenilen bir şeyi elde etmek snare v.
elde avuçta bir şey kalmamak have nothing left v.
elde etmek (yarışma veya başka bir uğraşı sonucunda) win v.
sıkı bir pazarlık sonucu birçok şey elde etmek drive a hard bargain v.
aynı adı taşıyan bitkinin tohumlarından elde edilen çok değerli bir yağ evening primrose oil n.
aynı adı taşıyan bitkinin tohumlarından elde edilen çok değerli bir yağ primrose evening oil n.
bazı ağaçlardan elde edilen çabuk yanabilen bir odun torchwood n.
bir çeşit sağlam ve esnek kereste ve bu kerestenin elde edildiği ağacın adı lancewood n.
bir şeyi elde etme tutkusu ambition n.
bir şeyi elde etmek için başka bir şeyden vazgeçme trade-off n.
bir şeyi elde etmek için başka bir şeyden vazgeçme tradeoff n.
bir takı m bilgilerin kullanıcının omuzu üzerinden bakılarak elde edilmesi shoulder surfing n.
brezilya palmiyesinden elde edilen sağlam bir iplik türü tecum n.
greyfurt, turunç ve mandalinayı melezleyerek elde edilen jamaika'ya özgü bir narenciye ugli n.
kendirden elde edilen bir uyuşturucu cannabis n.
kişinin kendi çıkarları doğrultusunda bir şeyi elde etmek için gösterdiği sahte sevgi cupboard love n.
sütten elde edilen bir şeker milk sugar n.
bir şeyler elde etmeye çok hevesli acquisitive adj.
köpek sidiğinden elde edilen bir tür asit kynurenic adj.
seçimle elde edilen (bir makam) elective adj.
kesin bir sonuç elde edemeden inconclusively adv.
Phrasals
(bir şeyi elde etmek için) peşinde olmak set out after
(bir şeyi elde etmek için) peşinden koşmak strive after something
bir sonuç elde etmek için uğraşmak battle it out
Colloquial
hiçbir şeyi umursamadan herhangi bir durumda tüm zorluklara rağmen istediğini elde etmek anlamına gelen bir ifade thug life
Idioms
(bir amacı vb) elde etmek istemek go after
(bir şeyi elde etmek için) gerekenden fazlasını yapmak go the extra mile
(bir şeyi) elde etmek lay hold
(büyük bir uğraş sonrası) eldeki/elde edilen şey something to show for something
[bir şeyi elde etmek] gerekenden fazlasını yapmak walk the extra mile
bir bölgeyi elde etme savaşı a turf war
bir şeyi bir süre için elde tutmak sit on
bir şeyi dürüstçe elde etmek/kazanmak come by something honestly
bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak fight tooth and claw
bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak fight tooth and nail
bir şeyi para ile elde etmek buy one's way in to something
birinin bir şeyi elde etmesini engellemek dash the cup from one's lips
büyük bir başarı elde etmek hit it out of the park
büyük bir başarı elde etmek set the thames on fire
büyük bir başarı elde etmiş gibi görünmek look like the cat that swallowed the canary
elde avuçta bir şey kalmamak not have two pennies to rub together
elde edilmesi zor bir şey istemek ask for the moon
elde edilmesi zor bir şey istemek cry for the moon
elde edilmesi/tekrarlanması zor bir başarı elde etmek be a hard act to follow
elde edilmesi/tekrarlanması zor bir başarı elde etmek be a tough act to follow
Speaking
elde var bir carry over the 1
elde var bir carry the one
elde var bir carry one
elde var bir carry the 1
Slang
bir servet elde etmek make a killing
Trade/Economic
belli bir şeyden elde edilen kazanç proceed
belli bir yenilik veya buluş dolayısıyla aynı emek miktarının kullanılmasıyla daha yüksek bir üretim elde edilmesi labor saving technological progress
bir iş ya da hizmetten elde edilen para remuneration
bir maldan elde kalmamak sell out of something
bir malı başka bir mal elde etmek için talep etmek derived demand
çeşitli fiyat seviyelerinden sunulan bir alanın kontrolünden elde edilen gelir yield
gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo budget
işten ayrılan veya tekaüt edilen bir kimsenin işin bitiminde elde ettiği bir miktar para benefit severance
projeden gelir elde edilebilmesi için önce bir miktar harcama yapmanın gerekli olması pump priming
satılan bir satış opsiyonunun karşılığı olan mali değerin elde bulunması durumu covered call
Law
bir gayrimenkulü haksız biçimde gasp eden şahsın bu tecavüzü sırasında elde ettiği yarar mesne profits
bir şeyi hile ile elde etme obreption
Insurance
bir yatırım üzerinde elde edilen gelir yield
Technical
bir cam çubuğun ipeğe sürtünmesi ile elde edilen pozitif elektrik vitreous electricity
bir elde tutarak içine sözcükleri oluşturan harfler dizilen metal kap composing machine
bir karışımdan bir maddenin elde edilmesi işlemi extraction
düzensiz bir kesitte paneller halinde hesaplanan debilerin toplanması ile elde edilen bir kesitten geçen toplam anlık debi total instantaneous discharge
hareket eden bir cismin kütle ve hızının çarpımıyla elde edilen hareket miktarı momentum
petrolün damıtılmasından elde edilen bir gaz pintsch gas
süzme işlemiyle elde edilen kül suyu gibi bir çözelti lixivium
Woodworking
bir çeşit sağlam ve esnek kereste ve bu kerestenin elde edildiği ağacın adı lancewood
Medical
Bacillus subtilis grubu organizmalardan elde edilen bir antibiyotik bacitracin
kalomel ve kireci karıştırarak elde edilen bir losyon black wash
kalomel ve kireci karıştırarak elde edilen bir losyon blackwash
Gastronomy
çeşitli baharatların karışımı ile elde edilen bir çeşni garam masala
uzak doğu’da soya fasulyesi suyunun fermantasyonundan elde edilen bir tür peynir tofu
Math
bir sayının diğeriyle bölünmesi sonrası elde edilen sayı quotient
Chemistry
akrolin oksitlenmesinden elde edilen renksiz ve keskin kokuya sahip bir tür asit acrylic
naftalinden elde edilen kristal yapılı bir madde naphthol
pamuk veya selülozun başka bir şekli üzerine sülfürik ve nitrik asit karışımı dökerek elde edilen kimyasal madde nitrocellulose
Agriculture
kapsikum biberinden elde edilen zengin bir reçine oleoresin capiscum
Military
deniz mayın harbinde bir gemi tarafından taranmış bölgenin taranacak kısım yüzdesine bölünmesiyle elde edilen oran lap width
trinitrotolüen ve pul veya toz halinde alüminyum karışımından elde edilen yüksek süratli infilak özelliğine sahip bir madde ammonal
Botany
kaliforniya çam fıstığı ağacı reçinesi ve balsamından elde edilen bir tür uçucu yağ abietene n.