endişeli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

endişeli



Bedeutungen von dem Begriff "endişeli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 38 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
endişeli apprehensive adj.
endişeli anxious adj.
endişeli worried adj.
endişeli concerned adj.
General
endişeli worried adj.
endişeli distressed adj.
endişeli on the downbeat adj.
endişeli obsessed adj.
endişeli tense adj.
endişeli anxious adj.
endişeli dubio adj.
endişeli suspenseful adj.
endişeli on edge adj.
endişeli weighty adj.
endişeli nervous adj.
endişeli ill at ease adj.
endişeli windy adj.
endişeli doubting adj.
endişeli uneasy adj.
endişeli fearful adj.
endişeli concerned adj.
endişeli overcast adj.
endişeli pensive adj.
endişeli perturbed adj.
endişeli solicitous adj.
endişeli preoccupied adj.
endişeli fraught adj.
endişeli insecure adj.
endişeli keyed up adj.
endişeli alarmed adj.
endişeli angsty adj.
Colloquial
endişeli on the hop
endişeli ill-at-ease
endişeli worked up
Idioms
endişeli on pins and needles
endişeli hot and bothered
endişeli all hot and bothered
Slang
endişeli gallied

Bedeutungen, die der Begriff "endişeli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 48 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(bir şey) hakkında endişeli olmak be nervous about v.
çok endişeli olmak be worried sick v.
endişeli görünmek look worried v.
endişeli gözükmek look worried v.
endişeli olmak have worry for v.
endişeli olmak be apprehensive v.
endişeli olmak be worried v.
endişeli olma anxiousness n.
endişeli olma durumu broodiness n.
aşırı endişeli overanxious adj.
aşırı heyecanlı/endişeli strung up adj.
çok endişeli distraught with adj.
çok endişeli distracted adj.
çok endişeli deeply concerned adj.
-den endişeli anxious for adj.
-den endişeli anxious about adj.
son derece endişeli deeply concerned adj.
endişeli bir şekilde suspensefully adv.
endişeli bir şekilde worriedly adv.
endişeli bir şekilde preoccupiedly adv.
endişeli bir şekilde perturbedly adv.
endişeli bir şekilde doubtingly adv.
endişeli bir şekilde uneasily adv.
endişeli bir şekilde solicitously adv.
Colloquial
endişeli bekleyiş nervous wait
endişeli bekleyiş anxious wait
endişeli bekleyiş worrying wait
endişeli bekleyiş nerve-racking wait
endişeli olmak be on edge
Idioms
(endişeli biçimde) dolanıp durmak pace around
(endişeli biçimde) dolanıp durmak pace about
bir şey hakkında çok endişeli/heyecan içinde olmak pull one's hair out
bir şey hakkında çok endişeli/heyecan içinde olmak tear one's hair out
çok endişeli olmak be worried sick about
çok endişeli olmak be quaking in your boots
çok endişeli olmak have one's heart in one's mouth
endişeli olmak pull one's hair out
endişeli olmak tear one's hair (out)
endişeli olmak tear one's hair
endişeli olmak tear one's hair out
endişeli olmak be ill at ease (with)
öfkeli ve endişeli durumda on edge on
sabırsız ve endişeli bir şekilde volta atmak pace the floor
son derece endişeli on the rack
Speaking
endişeli görünüyorsun you look anxious
endişeli görünüyorsun you look worried
Slang
aşırı derecede endişeli shit bricks
endişeli veya meraklı olmak sweat blood