göstermek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

göstermek



Bedeutungen von dem Begriff "göstermek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 87 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
göstermek demonstrate v.
göstermek show v.
göstermek indicate v.
General
göstermek infer v.
göstermek make v.
göstermek signalize v.
göstermek wear v.
göstermek express v.
göstermek give v.
göstermek depicture v.
göstermek purport v.
göstermek be indicative of v.
göstermek evidence v.
göstermek signify v.
göstermek betray v.
göstermek token v.
göstermek speak of v.
göstermek hold up v.
göstermek point to v.
göstermek exhibit v.
göstermek settle v.
göstermek point at v.
göstermek table v.
göstermek open v.
göstermek produce v.
göstermek betoken v.
göstermek look v.
göstermek show off v.
göstermek hold v.
göstermek trot out v.
göstermek teach v.
göstermek testify to v.
göstermek tell v.
göstermek present v.
göstermek initiate v.
göstermek designate v.
göstermek predicate v.
göstermek show up v.
göstermek exercise v.
göstermek attest to v.
göstermek give vent to v.
göstermek chart v.
göstermek stamp v.
göstermek connote v.
göstermek prove v.
göstermek denominate v.
göstermek promise v.
göstermek evince v.
göstermek put forth v.
göstermek disclose v.
göstermek reflect v.
göstermek vent v.
göstermek mirror v.
göstermek uncork v.
göstermek direct v.
göstermek point out v.
göstermek set out v.
göstermek introduce v.
göstermek point v.
göstermek screen v.
göstermek display v.
göstermek manifest v.
göstermek initiate into v.
göstermek set v.
göstermek stand for v.
göstermek discover v.
göstermek expose v.
göstermek mark v.
göstermek depict v.
göstermek determine v.
göstermek dial v.
göstermek read v.
göstermek represent v.
göstermek denote v.
göstermek register v.
göstermek reveal v.
göstermek suggest v.
göstermek witness v.
göstermek flash something around v.
göstermek signalise v.
Phrasals
göstermek display to
göstermek pint out
Trade/Economic
göstermek bid
göstermek exhibit
Automotive
göstermek display
Archaic
göstermek shew v.
göstermek shew

Bedeutungen, die der Begriff "göstermek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
saygı göstermek show respect v.
yol göstermek lead v.
çaba göstermek make an effort v.
açıkça göstermek manifest v.
son bir çaba göstermek spurt v.
anlayış göstermek understand v.
yol göstermek guide v.
düşüş göstermek decrease v.
gelişim göstermek progress v.
örneklerle göstermek exemplify v.
saygı göstermek respect v.
rıza göstermek consent v.
özen göstermek care v.
tepki göstermek react v.
rağbet göstermek show interest in v.
General
özen göstermek make a point of v.
etkisini göstermek take effect v.
özen göstermek come to a point v.
ilişiği olduğunu göstermek (suç vb) implicate v.
yol göstermek prevent v.
mazur göstermek blanch over v.
teminat olarak göstermek provide as a guarantee v.
hedef göstermek target v.
cesaret göstermek brave v.
kendini göstermek assert herself v.
beklenenden daha az başarı göstermek underachieve v.
acıyıp merhamet göstermek relent v.
yanlış yol göstermek misdirect v.
diş göstermek show one's teeth v.
diyagram ile göstermek diagram v.
iyi göstermek (elbise vb) fit well v.
aday göstermek run v.
örnek göstermek hold up as v.
makul göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi) gloss over v.
büyük göstermek look older v.
televizyonda göstermek show on television v.
doğru yolu göstermek show the right way v.
genç göstermek look younger v.
yanlış olduğunu göstermek explode v.
kendini göstermek come into one's own v.
davranış göstermek exhibit a behavior v.
ilgi göstermek take an interest in v.
aday olarak göstermek nominate v.
övünerek göstermek flaunt v.
fazla özen göstermek overdo v.
düzenli katılım göstermek attend regularly v.
adres göstermek show address v.
gibi göstermek put it on v.
kötü havaya karşı dayanıklık göstermek weather v.
varlık göstermek make one's presence felt v.
aday göstermek set up v.
çaba göstermek strive v.
özen göstermek take care v.
saygı göstermek respect v.
ilgi göstermek show interest v.
saygı göstermek make obeisance v.
belirti göstermek show indications v.
referans göstermek show reference v.
itiraza cüret göstermek venture an objection v.
çeşitlilik göstermek vary v.
hedef göstermek cause somebody to become the target for v.
cesaret göstermek show courage v.
mazur göstermek legitimate v.
aşırı özen göstermek show ultimate attention v.
küçük göstermek seem younger v.
manevi bir gerçeği göstermek için anlatılan hikaye parable v.
başarı göstermek show success v.
gayret göstermek give one's all v.
isim vererek göstermek designate with a term v.
gün göstermek make somebody live happily v.
boy göstermek put in an appearance v.
emsal göstermek point to a precedent v.
saygı göstermek hold in estimation v.
rıza göstermek consent to v.
kendini göstermek assert oneself v.
denklem ile göstermek equate v.
uyum göstermek adjust v.
sadakat göstermek obey v.
önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni) palliate v.
mazur göstermek palliate v.
uyum göstermek accord v.
göstermek (termometre) register v.
artış göstermek show increase v.
alaka göstermek show an interest in v.
(direniş/şiddet) göstermek offer v.
müsamaha göstermek indulging v.
bir duygu veya niteliği göstermek exhibit v.
sadakat göstermek show loyalty v.
adalet göstermek act justly v.
örnekle göstermek exemplify v.
aday göstermek put somebody in for v.
saygı göstermek pay respect v.
önemsiz göstermek mince v.
tedavinin uygun olmadığını göstermek contraindicate v.
gerekçe göstermek reason v.
sözde alçakgönüllülük göstermek condescend v.
büyüklük göstermek be magnanimous v.
cesaret göstermek present a bold front v.
küçük göstermek look younger v.
kendini göstermek show v.
özen göstermek nurse v.
göstermek (dolaylı olarak) imply v.
yaşını göstermek look one's age v.
olduğundan eksik/hafif göstermek understate v.
gibi göstermek simulate v.
saygı göstermek consider v.
metanet göstermek show firmness v.
çıkarıp göstermek produce v.
hassasiyet göstermek be sensitive v.
boy göstermek appear v.
teveccüh göstermek be kind v.
saygı göstermek hold in esteem v.
eğilim göstermek lean v.
özen göstermek take care of v.
kendini çok istekli göstermek fall over oneself v.
yakınlık göstermek be friendly v.
alaka göstermek take an interest v.
faaliyet göstermek get busy v.
bir şeyi açıkça göstermek show something up v.
ihtimam göstermek coddle v.
azami gayret göstermek show a maximum effort v.
kahramanlık göstermek show heroism v.
anlayış göstermek be tolerant v.
farklılık göstermek differ from v.
yakınlık göstermek behave warmly v.
rıza göstermek agree v.
özen göstermek fuss v.
empati göstermek show empathy towards v.
gaflet göstermek be careless v.
saygısını göstermek (bir hareketle) venerate v.
olduğundan eksik göstermek understate v.
aday göstermek nominate as a candidate v.
başka türlü göstermek dissemble v.
haklı göstermek legitimize v.
neden göstermek give reason v.
hayvan dişlerini göstermek bare its teeth v.
güler yüz göstermek behave in a friendly manner v.
esrarengiz göstermek mystify v.
saygı göstermek show consideration v.
gerçeği göstermek debunk v.
yanında küçük göstermek foreshorten v.
azami çaba göstermek show a maximum effort v.
sebep göstermek show reason v.
ek resimlerle göstermek grangerize v.
sabır göstermek bear with v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili doğruları açıklamak set the record straight v.
kendini göstermek do one's stuff v.
baş göstermek appear v.
birine karşı takdir nişanesi göstermek pay tribute to v.
ilgi göstermek show an interest in v.
profesyonellik göstermek display professionalism v.
kroki üzerinde göstermek plot v.
kendini ... gibi göstermek masquerade as v.
özen göstermek care v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili gerçekleri dile getirmek put the record straight v.
klasını göstermek show one's class v.
avın yerini göstermek set v.
zamanı göstermek (saat) tell the time v.
küçük göstermek dwarf v.
yol göstermek pilot v.
tepki göstermek elicit v.
saygı göstermek venerate v.
mazur göstermek legitimize v.
çizgilerle göstermek line v.
aşırı hassasiyet göstermek sentimentalize v.
doğru yolu göstermek lead to the right path v.
aşırı düşkünlük göstermek overindulge v.
saygı göstermek revere v.
kanıt olarak göstermek allege v.
çaba göstermek endeavour v.
aday göstermek present candidates v.
alaka göstermek show an interest v.
eğilim göstermek trend v.
olağanüstü çaba göstermek spurt v.
saygı göstermek reverence v.
her zamanki performansı göstermek do oneself justice v.
kendini göstermek show one's face v.
normalden iyi göstermek (kendisini vb) flatter v.
liyakat göstermek deserve v.
anlayış göstermek empathise v.
itibar göstermek consider v.
husumet göstermek be hostile v.
çaba göstermek apply v.
alaka göstermek take an interest in v.
büyük bir çaba göstermek strain every nerve v.
birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek let someone have it v.
özen göstermek watch over v.
açıkça göstermek evince v.
ilgi göstermek be solicitous about v.
beklenenden daha düşük performans göstermek underperform v.
(aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak contrast v.
saygı göstermek pay homage to v.
ana hatlarını şema halinde göstermek outline of v.
kendini göstermek show ability v.
genç göstermek look young v.
özen göstermek take pains v.
yanlış yön göstermek misdirect v.
yol göstermek front v.
gülümseyerek (bir şeyi) göstermek smile v.
rıza göstermek grant v.
gününü göstermek check v.
aktivite göstermek become active v.
saygı göstermek do obeisance to v.
artış göstermek increase v.
yol göstermek instruct v.
mazur göstermek legitimatize v.
mazeret göstermek plead v.
gamzesini göstermek dimple v.
borç bakiyesi göstermek be overdrawn v.
yalandan kendini hasta göstermek malinger v.
liyakat göstermek merit v.
neden göstermek show reason v.
kendini göstermek manifest itself v.
tepki göstermek respond to v.
cüret göstermek make bold v.
göstermek (ilk kez olarak) unveil v.
yanlış yol göstermek misguide v.
gaflet göstermek be unwary v.
faaliyet göstermek be active v.
baş göstermek arise v.
teveccüh göstermek show favour v.
sağlık vb düşüş göstermek go downhill v.
olduğundan az göstermek understate v.
özen göstermek cross one's t's v.
göstermek (film) run v.
ekranda göstermek screen v.
mazur göstermek warrant v.
mazur göstermek excuse v.
televizyonda göstermek televise v.
sebep göstermek give a reason (for something) v.
bir şeyi önemsizmiş gibi göstermek play something down v.
gerekçe göstermek show reason v.
yol göstermek lead the way v.
alaka göstermek show interest in v.
yol göstermek shepherd v.
farklılık göstermek be different from v.
saygı göstermek observe v.
kendini göstermek give a good account of oneself v.
örnek göstermek exemplify v.
haklı göstermek justify v.
birine bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek show someone the way to do something v.
alaka göstermek show interest v.
tepki göstermek react to v.
rağbet göstermek lionize v.
saygı göstermek defer v.
saygı göstermek look up to v.
birine kapıyı göstermek show someone the door v.
yol göstermek conduct v.
saat her zaman zamanı doğru göstermek keep good time v.
için çaba göstermek work at v.
kanıt göstermek adduce v.
özen göstermek elaborate v.
kendini göstermek rise to the occasion v.
tevazu göstermek act modestly v.
saygı göstermek honor v.
önceden göstermek foreshow v.
olduğundan iyi gibi göstermek fake v.
getirip göstermek adduce v.
göstermek (belirtmek vb.) denote v.
dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek teach somebody a lesson v.
baş göstermek (yavaş yavaş) unfold v.
anlayış göstermek show understanding v.
büyük göstermek magnify v.
varlığını göstermek be v.
mazur göstermek extenuate v.
parmakla göstermek point at v.
saygı göstermek honour v.
yeniden göstermek rerun v.
her zaman zamanı doğru göstermek (saat) keep time v.
delil göstermek adduce proofs v.
büyük göstermek seem older v.
rıza göstermek assent to v.
doğru göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi) gloss over v.
yol göstermek lead off v.
çaba göstermek slug on v.
yerini göstermek usher v.
sabır göstermek be patient v.
yol göstermek beacon v.
kolaylık göstermek make things easier for v.
düşme göstermek drop off v.
aday göstermek present v.
mukavemet göstermek show resistance v.
bir şey birinin belirli bir gruba ait olduğunu göstermek stamp someone as v.
hedef göstermek make somebody scapegoat for something v.
saygı göstermek pay obeisance to v.
başka türlü göstermek dissimulate v.
önemsiz gibi göstermek downplay v.
bir an için göstermek flash v.
iyi göstermek (kendisini vb) flatter v.
çizelge ile göstermek chart v.
gururla göstermek show off v.
benzerlik göstermek show similarity v.
yol göstermek direct v.
göstermek (saat belirli bir zamanı) go v.
kendini göstermek distinguish oneself v.
yol göstermek show the way v.
parmakla göstermek finger v.
bir bölgenin doğal atraksiyonlarını göstermek üzere söz konusu bölgenin içinden geçen tabelalı yol nature trail v.
kendini göstermek reveal oneself v.
farklı göstermek dress up v.
teveccüh göstermek be kind to v.
ilişkiyi göstermek correlate v.
yakınlık göstermek sympathize v.
eğilim göstermek show a tendency to v.
zor bir durum karşısında cesaret göstermek put a bold face on v.
gerekçe göstermek justify v.
yanlış olduğunu göstermek give the lie to v.
yol göstermek shepherding v.
önceden göstermek foreshadow v.
paralellik göstermek show parallelism with v.
rıza göstermek give consent v.
rıza göstermek consent v.
kendini hasta gibi göstermek malinger v.
parmakla göstermek wag one's finger at v.
aday göstermek nominate v.
ilgi göstermek take on interest v.
tepki göstermek react v.
numune göstermek submit samples v.
mazeret göstermek pretext v.
lüzum göstermek necessitate v.
göstermek (derece vb) register v.
yakınlık göstermek show concern for v.
yol göstermek give somebody a lead v.
zayıflık göstermek reveal weakness v.
zaafiyet göstermek show weakness v.
zaafiyet göstermek reveal weakness v.
zayıflık göstermek show weakness v.
mazeret olarak göstermek allege v.
başarı göstermek hit the jackpot v.
başarı göstermek hit pay dirt v.
memnuniyetini göstermek show one's appreciation v.
faturada fiyatı yüksek göstermek overbill v.
doğru yolu göstermek show the right course v.
benzerlik göstermek be similar v.
benzerlik göstermek resemble v.
aba altından değnek sopa göstermek speak softly but carry a big stick v.
memnuniyetsizlik göstermek be displeased with v.
memnuniyetsizlik göstermek make a face v.
memnuniyetsizlik göstermek show displeasure v.
değişiklik göstermek show an alteration v.
değişim göstermek show an alteration v.
davranışta göstermek feign v.
davranış göstermek show behaviour v.
dikkat göstermek show attention v.
devamlılık göstermek show continuity v.
değişim göstermek show a change v.
değişiklik göstermek show a change v.
dikkat göstermek be attentive v.
dikkat göstermek show attention towards v.
kanıt göstermek instantiate v.
duraklama göstermek pause v.
sevgi göstermek exhibit love v.
gerekçe göstermek give justification v.
duyarlılık göstermek show awareness v.
düşüş göstermek fall v.
düşüş göstermek be on the decline v.
tutarsızlık göstermek show inconsistency v.
uyumsuzluk göstermek show incongruity v.
uğraş göstermek make an effort v.
hayat belirtisi göstermek show signs of life v.
uğraş göstermek endeavour v.
tam bir anlayışsızlık göstermek show a total lack of comprehension v.
anlayışsızlık göstermek show a lack of comprehension v.
teminat göstermek lend something on security v.
yön göstermek give someone a direction v.
beceri göstermek demonstrate skill v.
hassasiyet göstermek display sensitivity v.
maharet göstermek demonstrate skill v.
sadakat göstermek display loyalty v.
bahane göstermek give as a pretext v.
anlayış göstermek make allowance v.
beceri göstermek display skill v.
maharet göstermek display skill v.
teminat göstermek stand security v.
yön göstermek point somebody in direction v.
yerini göstermek show somebody to one's place v.
yön göstermek nudge somebody in direction v.
farkını göstermek show one's difference v.
maharet göstermek show skill v.
hassasiyet göstermek show sensitivity v.
teminat olarak göstermek pledge something as security v.
bahane göstermek provide somebody with an excuse v.
beceri göstermek show skill v.
gelişme göstermek make progress v.
gelişim göstermek advance v.
gelişme göstermek progress v.
gelişim göstermek make progress v.
gelişme göstermek advance v.
kimlik göstermek show identification v.
azalma göstermek show decrease v.
bahane göstermek give something as an excuse v.
bahane göstermek make up an excuse v.
kendini farklı göstermek false pretence v.
kendini olduğundan farklı göstermek false pretence v.
saygı göstermek hold in high esteem v.
karamsarlık göstermek display pessimism v.
birisine aşırı bağlılık göstermek carry a torch v.
teminat olarak göstermek supply as a collateral v.
saygısızlık göstermek show a lack of respect v.
teminat olarak göstermek pledge as a collateral v.
teminat olarak göstermek provide something as collateral for (a loan) v.
ilgi göstermek give consequence to v.
minnet göstermek express gratitude v.
tölerans göstermek show tolerance v.
liderlik göstermek show leadership v.
önemsiz göstermek downplay v.
esneklik göstermek show flexibility v.
esneklik göstermek show tolerance v.
minnet göstermek show gratitude v.
tutarlılık göstermek show consistency v.
işaretlerle göstermek notate v.
öncelik göstermek give priority v.
benzerlikler göstermek show similarities v.
benzerlik göstermek share similarity v.
benzerlikler göstermek share similarities v.
büyük saygı ve hayranlık göstermek revere v.
kendini göstermek distinguish v.
şiddet göstermek use violence v.
şiddet göstermek inflict violence v.
şiddet göstermek perpetrate violence v.
şiddet göstermek resort to violence v.
şiddet göstermek commit violence v.
şiddet göstermek engage in violence v.
şiddet göstermek turn to violence v.
her çabayı göstermek make every endeavour v.
çaba göstermek make an endeavour v.
diş göstermek show teeth v.
diş göstermek reveal teeth v.
fonksiyon göstermek function v.
diş göstermek bare teeth v.
boy göstermek show up v.
kıskançlık göstermek be jealous v.
üstün performans göstermek overperform v.
üstün performans göstermek deliver an outstanding performance v.
üstün performans göstermek give an outstanding performance v.
üstün performans göstermek put in an outstanding performance v.
kıskançlık göstermek get jealous v.
kıskançlık göstermek grow jealous v.
gider göstermek record expenses v.
yaşam belirtisi göstermek show sign of life v.
performans göstermek show performance v.
performans göstermek display performance v.
şahit göstermek produce a witness v.
yol göstermek show (someone) how to get to a place v.
yol göstermek guide (someone) v.
yol göstermek show (someone) how to solve something v.
yol göstermek steer v.
yol göstermek usher v.
birine saygı göstermek show someone respect v.
büyüme göstermek achieve growth v.
bilançoda göstermek show in the balance sheet v.
kimlik göstermek show one's identity card v.
yeteneklerini göstermek show one's skills v.
sabır göstermek show patience v.
birine saygı göstermek respect someone v.
büyük ilgi göstermek show great interest v.
gelişme göstermek grow v.
gelişme göstermek increase v.
gelişme göstermek come a long way v.
değişim göstermek change v.
değişim göstermek undergo change v.
gelişme göstermek improve v.
razı olduğunu göstermek make overtures v.
kanıt göstermek show evidence v.
pişmanlık göstermek show remorse v.
pişmanlık göstermek display remorse v.
pişmanlık göstermek express remorse v.
yetenek göstermek demonstrate ability v.
yetenek göstermek show ability v.
rağbet göstermek lionise v.
çok özen göstermek pay strict attention to v.
titizlik göstermek take great care to v.
titizlik göstermek do something with meticulous care v.
titizlik göstermek be particular about v.
neden göstermek substantiate v.
gelişme göstermek develop v.
yararlılık göstermek demonstrate usefulness v.
yararlılık göstermek show usefulness v.
sapma göstermek deviate v.
olduğunu göstermek assert v.
neden olarak göstermek argue v.
sapma göstermek show deviation v.
geçerli neden göstermek show a valid reason v.
örnek olarak göstermek cite v.
(film) yeniden göstermek rerun v.
sözde bağlılık göstermek pay lip service v.
saygı göstermek defer to v.
güç göstermek show power v.
güç göstermek show strength v.
değişiklik göstermek differ v.
düşüş göstermek drop off v.
kararlılık göstermek reveal determination v.
kararlılık göstermek show determination v.
eğilimi göstermek tend to v.
saygı göstermek esteem v.
önemsiz göstermek gloss over v.
güzel göstermek glorify v.
ile farklılık göstermek differ by v.
saygı göstermek hold-in-high-regard v.
-den çok daha iyi bir performans göstermek outdo v.