gerçekte - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

gerçekte



Bedeutungen von dem Begriff "gerçekte" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 27 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
gerçekte essentially adv.
gerçekte in actual fact adv.
gerçekte in sooth adv.
gerçekte substantially adv.
gerçekte practically adv.
gerçekte admittedly adv.
gerçekte verily adv.
gerçekte in the fact adv.
gerçekte in fact adv.
gerçekte in effect adv.
gerçekte as such adv.
gerçekte in reality adv.
gerçekte in point of fact adv.
gerçekte virtually adv.
gerçekte indeed adv.
gerçekte strictly speaking adv.
gerçekte properly speaking adv.
gerçekte as a matter of fact adv.
gerçekte actually adv.
gerçekte existingly adv.
Phrases
gerçekte as it happens
Colloquial
gerçekte in the flesh
gerçekte in practice
Idioms
gerçekte in point of fact
Law
gerçekte in fact
Latin
gerçekte de facto
gerçekte defacto

Bedeutungen, die der Begriff "gerçekte" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 26 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
gerçekte etkili olan virtual adj.
General
görünüşte doğru ancak gerçekte yanlış olan specious adj.
gerçekte olmayan unsubstantial adj.
gerçekte etkili olan virtual adj.
gerçekte olan virtual adj.
gerçekte olmayan aeriform adj.
gerçekte benzer böylesi gibi as such adv.
Phrases
gerçekte olduğu gibi as it is in real life
gerçekte olduğu gibi as in real life
Colloquial
gerçekte olduğu gibi like in real life
Idioms
birinin gerçekte nasıl biri olduğunu anlamak see someone for what one is
birinin gerçekte nasıl biri olduğunu anlamak see someone for what one really is
bir şeyin iç yüzünü/gerçekte ne olduğunu fark etmek recognize one for what one is
bir şeyin iç yüzünü/gerçekte ne olduğunu fark etmek recognize something for what it is
Speaking
gerçekte nasıl biri olduğunu bilmelerini istiyorum i want them to know what you really are
gerçekte nasıl biri olduğunu bilsinler istiyorum i want them to know what you really are
Trade/Economic
insanın gerçekte kendini nasıl gördüğü actual self
girdiler üzerindeki tarifelerin yüksekliği dolayısıyla endüstrinin gerçekte korunmayıp cezalandırılmış olması negative protection
gerçekte bulunmayan paper company
kayıtlarda görülen değerlerin gerçekte sahip olunandan yüksek olması book surplus
bir varlık için gerçekte ödenmiş olan miktar historical cost
gerçekte serbest piyasa fiyatı arm's-length price
farklı gruplara eşit şekilde davranıldığı görüntüsü veren tarafsız uygulamaların, gerçekte bir grubu diğerine karşı kayıran veya diğer gruba nazaran mağdur eden etkiler doğurması ve bu olumsuz etkilerin işletme gerekleri ile açıklanamaması disparate impact
gerçekte olmayan, kağıt üzerinde yapılan işlem paper trading
gerçekte olmayan, kağıt üzerinde yapılan işlem virtual stock trading
Aeronautic
yerel saat farklarını hesaba katılmaksızın bir uçak yolculuğunun gerçekte aldığı süre actual flying time