get someone - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

get someone



Bedeutungen, die der Begriff "get someone" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 210 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
get someone drool v. ağzını sulandırmak
get someone into hot water v. birinin başını belaya sokmak
get someone out of the way v. birini kenara çekmek
get someone out of the way v. birini devredışı etmek
get someone wrong v. yanlış anlamak (birini)
get someone out of the way v. etkisiz hale getirmek
get back to someone v. daha sonra aramak
get something/someone out of the country v. yurt dışına çıkarmak
get through to someone v. bağlantı kurmak
get someone through v. telefon bağlantısı sağlamasına yardım etmek
get through to someone v. anlaşma sağlamak
get someone through v. sınavı geçmesine yardım etmek
get rid of (someone) v. adam satmak
have (someone) get (something) v. (birine) (bir şey) aldırmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. bir numara yapmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. bir numaraya çıkarmak
(a single) get (someone) to number one in the chart v. listede bir numaraya taşımak
get someone taken one's photo v. resim çektirmek
try to get along with (someone) v. anlaşmaya çalışmak
get someone into bed v. yatağa atmak
get strength from someone/something v. güç almak (birinden/bir şeyden)
get approval of someone v. olurunu almak
show (someone) how to get to a place v. yol göstermek
get to someone v. rahatsız etmek
get to someone v. canını sıkmak
get to someone v. uyuz etmek
get to someone v. gıcık etmek
get to someone v. kıl etmek
get the best out of someone v. birisinden alınabilecek maksimum miktarı almak
get at someone v. üstüne varmak
get what someone wants v. istediği sonucu elde etmek
get what someone wants v. istediği sonucu almak
get information about someone v. birisini hakkında bilgi almak
get someone pregnant v. birisini hamile bırakmak
get in touch with someone v. birisiyle temasa geçmek
get someone excited v. birisini heyecanlandırmak
get to know someone v. birini tanımak
get someone adopt a habit v. alışkanlık kazandırmak
get someone beaten up v. dövdürmek
get in bad (with someone) v. birisiyle sorunu olmak
get in bad (with someone) v. birisiyle kötü olmak
get after someone v. birisini kovalamak
get after someone v. arkasından gitmek
get someone into trouble v. birinin başını belaya sokmak
get into an argument with someone v. biriyle bir tartışmaya girmek
wish someone get well soon v. geçmiş olsun dilemek
get someone on the ground v. birini yere yatırmak
get someone a hooker v. birine bir fahişe ayarlamak
get someone killed v. birini öldürtmek
get some support from someone v. (birinden) biraz destek almak
get some backup from someone v. (birinden) biraz destek almak
get someone drunk v. birini sarhoş etmek
get someone off the streets v. sokaklardan temizlemek
get someone off the streets v. sokaklardan def etmek
get someone to watch something v. izletmek
get someone to watch something v. birine bir şey izletmek
be old/mature enough to get married (to someone) or marry someone v. gelinlik çağına gelmek
be old/mature enough to get married (to someone) or marry someone v. evlilik çağına gelmek
get a gift from someone v. birinden hediye almak
get pregnant by someone v. birinden hamile kalmak
Phrasals
get something away from someone uzak tutmak
get something away from someone bir şeyi birinden uzak tutmak
let someone get on with something birinin birşeyi yapmayı sürdürmesine izin vermek
command someone to get off something birine bir yerden/bir şeyden inmesini söylemek/emretmek
get sick on someone birinin üzerine kusmak
get sick on someone birinin üstüne kusmak
get someone going birini motive etmek/gaza getirmek
get someone started birini motive etmek/gaza getirmek
get someone interested in something bir kimsenin bir şeyle ilgilenmesini/ilgi duymasını/alakadar olmasını sağlamak
get engaged to someone biriyle nişanlanmak
get someone in touch with someone görüştürmek
Colloquial
give someone a chance to get to know someone daha iyi tanıma fırsatı vermek
get all dressed up for someone birisi için süslenmek
get someone across the border birini sınırdan geçirmek
get a wire on someone birinin üzerine dinleme cihazı bağlamak
should i get someone to translate? çevirmesi için birini mi getireyim?
get someone strapped birini beş parasız bırakmak
get a line in someone birine serum vermek
get someone in the sack birini yatağa atmak
Idioms
get someone over a barrel birini kontrolü altına almak
get someone off the hook birini beladan kurtarmak
get someone over a barrel birini köşeye sıkıştırmak
get a crush on someone birine gönül bağlamak
get on the good side of someone birinin gözüne girmek
get after someone birine zılgıtı vermek
get one's own back on someone kuyruk acısını çıkartmak
get one's own back on someone intikamını almak
get someone over a barrel gafil avlamak
get someone around the table toplantı yapmak
get someone around the table tarafları masaya toplamak
get someone by the balls birisinin ipi ellerinde olmak
get someone by the balls birisini tamamen kontrolü altına almak
get someone by the balls birisini köşeye sıkıştırmak
get someone over a barrel birisinin iplerini eline almak
get someone over a barrel birisini kontrolü altına almak
get a bead on someone birisine nişan almak
get the best of someone galip gelmek
get better of someone galip gelmek
get better of someone üstün gelmek
get the best of someone üstün gelmek
(a feeling/curiosity/anger) get the better of someone yenik düşmek (merakına/öfkesine vb)
(a feeling/curiosity/anger) get the better of someone (bir duygu/öfke vb) hakim olmak
(a feeling/curiosity/anger) get the better of someone (bir duygu/öfke vb) ele geçirmek
get someone off one's back silkelemek (mecazi anlamda)
get someone off one's back birinden kurtulmak
get a disease from someone biriden bir hastalık kapmak
get tough on someone birisine sert davranmak
get the draw on someone birisini geçmek
get the draw on someone birisinden avantajlı durumda olmak
get on a first-name basis with someone birisiyle iyi arkadaş olmak
get on a first-name basis with someone birini çok iyi tanımak
get on a first-name basis with someone iyi arkadaşı olmak
get one's hooks into someone birine kancayı takmak
get one's hooks in someone birine kancayı takmak
get into an argument with someone biriyle tartışmaya girmek
get oneself into a stew over someone birisi için endişelenmek
get someone out of a jam birini bir sorundan/sıkıntıdan kurtarmak
get shed of someone birinden kurtulmak
get shut of someone birini başından savmak
get shut of someone birinden kurtulmak
get shet of someone birini başından savmak
get shut of someone birini başından atmak
get shed of someone birini başından atmak
get shet of someone birini başından atmak
get shet of someone birinden kurtulmak
get shed of someone birini başından savmak
get tough with someone birine sert davranmak
get tough with someone birilerine karşı sert olmak
get someone all wrong birini tamamen yanlış anlamak
get someone wrong birini yanlış anlamak
get along well with someone biriyle iyi geçinmek
get along without someone -sız yapmak
get something going with someone biriyle çıkmaya başlamak
get something going with someone biriyle ilişkiye (aşk ilişkisine) girmek
get something going with someone arasında/aralarında bir şeyler olmaya başlamak
get something going with someone arasında/aralarında bir şeyler olmak
get a beef with someone birine takmak
get a beef with someone birine gıcığı olmak
get soft on someone birine gereken sertliği göstermemek
get soft on someone birine yumuşak davranmak
get soft on someone birine gerekli sertlikte davranmak
get soft on someone birini abayı yakmak
get the goods on someone suç delillerini elde etmek
get the goods on someone suçlu olduğunu ispat etmek
get smart with someone birine ukalalık etmek
get on top of someone (sorun) baş edilemez hale gelmek
get on top of someone yükü altında ezilmek/kalmak
get on top of someone (sorun) içinden çıkılmaz bir hal almak
get someone out of one's hair birini başından atmak/defetmek
get the upper hand on someone bir adım önde olmak
get the upper hand on someone birine üstünlük sağlamak
get the upper hand on someone birine karşı avantajlı durumda bulunmak
get the upper hand on someone vaziyete hakim olmak
get a strong influence on someone biri üzerinde büyük bir etkisi olmak
get a hold on someone biri üzerinde büyük bir etkisi olmak
get into step with someone adım uydurmak
get a strong hold on someone birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
get secure influence on someone birinin üstüne büyük bir etkisi olmak
get on a first-name basis with someone biriyle senli benli olmak
get on a first-name basis with someone senli benli olmak
get the measure of someone artı ve eksileriyle birini tanımak
get someone out of a jam birini dertten/sıkıntıdan kurtarmak
get the last laugh on someone son gülen olmak
let someone get by birinin geçmesine izin vermek
let someone get past geçmesine izin vermek
let someone get by with something birinin yaptığının yanına kar kalmasına izin vermek
get fresh with someone birine saygısızlık/küstahlık etmek
get into a shouting match with someone biriyle ağız dalaşına girmek
get off to the side with someone (bir şeyler konuşmak için) biriyle bir kenara çekilmek
get physical with someone fiziksel müdahalede bulunmak
get physical with someone tensel/bedensel temasa girmek
get a hard on for someone birine kafayı takmak ve onunla uğraşmak
get something across (to someone) iyi ifade etmek
get something across (to someone) iyi açıklamak
get something across (to someone) iyi anlatmak
get revenge against someone birinden öcünü almak
get revenge against someone biriyle ödeşmek
get revenge against someone birinden intikamını almak
get a rise from someone çileden çıkarmak
get a rise out of someone çileden çıkarmak
get a rise out of someone tepesini attırmak
get a rise from someone tepesini attırmak
get rid of someone birini başından defetmek
get rid of someone birinden kurtulmak
get rid of someone birini başından savmak
get into a slanging match with someone biriyle ağız dalaşına girmek
get someone out of one's sight birini gözünün önünden uzaklaştırmak
get sore at someone birine kızmak/sinirlenmek
tell someone where to get off azarlayarak haddini bildirmek
get on the wrong side of someone birinin gözünden düşmek
get someone off the hook birini ipten almak
get at someone birisiyle uğraşmak
get for someone for an alibi (polise vb) bir mazeret sunmak
get someone bad birini fena pataklamak
get the best of someone galebe çalmak
Speaking
get someone to listen to you v. birinin/birilerinin sizi dinlemesini sağlamak
don't let someone or something get you down birinin/bir şeyin canını sıkmasına/moralini bozmasına izin verme
get someone to the hospital birini hastaneye götürmek
you have to know someone to get in oraya girmek için birilerini tanımanız gerekiyor
you have to know someone to get in oraya girmek için birilerini tanıman gerekiyor
Slang
get rid of (someone) adam satmak
get on real well with someone çok iyi anlaşmak
get on real well with someone birinin arkadaşlığından çok hoşnut olmak
get on real well with someone aynı frekansta olmak
get the low-down on someone biri hakkında bütün gerçekleri öğrenmek
get someone cheesed off küplere bindirmek
get someone cheesed off çok sinirlendirmek
get someone cheesed off çileden çıkarmak
get under someone birinin altına yatmak
get/receive road dome from someone arabayla giderken birisiyle oral ilişki yaşamak