gizli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

gizli



Bedeutungen von dem Begriff "gizli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 110 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
gizli confidential adj.
gizli secret adj.
gizli hidden adj.
General
gizli camera n.
gizli backroom n.
gizli unseen adj.
gizli snug adj.
gizli in camera adj.
gizli cryptical adj.
gizli huggermugger adj.
gizli occult adj.
gizli sneaking adj.
gizli slinky adj.
gizli undercover adj.
gizli perdu adj.
gizli classified adj.
gizli shrouded adj.
gizli masked adj.
gizli closet adj.
gizli blind adj.
gizli teteàtete adj.
gizli undisclosed adj.
gizli intimate adj.
gizli submersed adj.
gizli under one's hat adj.
gizli esoterical adj.
gizli unsearchable adj.
gizli sealed adj.
gizli underarm adj.
gizli shady adj.
gizli subterraneous adj.
gizli surreptitious adj.
gizli quiet adj.
gizli delitescent adj.
gizli unknown adj.
gizli disguised adj.
gizli underground adj.
gizli underhanded adj.
gizli potential adj.
gizli subterranean adj.
gizli mystic adj.
gizli under cover adj.
gizli restricted adj.
gizli underhand adj.
gizli sneaky adj.
gizli sneak adj.
gizli ulterior adj.
gizli perdue adj.
gizli furtive adj.
gizli inner adj.
gizli esoteric adj.
gizli privy adj.
gizli covert adj.
gizli cryptic adj.
gizli stealthy adj.
gizli private adj.
gizli arcane adj.
gizli dark adj.
gizli secluded adj.
gizli recondite adj.
gizli submerged adj.
gizli backdoor adj.
gizli clandestine adj.
gizli latent adj.
gizli secret adj.
gizli confidential adj.
gizli hidden adj.
gizli incognita adj.
gizli back-door adj.
gizli hush-hush adj.
gizli hugger-mugger adj.
gizli hole-and-corner adj.
gizli invisible adj.
gizli close adj.
gizli concealed adj.
gizli backstairs adj.
gizli backstair adj.
gizli subtler adj.
gizli backstage adj.
gizli confidentially adv.
gizli in confidence adv.
gizli sneakingly adv.
gizli off the record adv.
gizli secretly adv.
gizli sub rosa adv.
gizli crypto pref.
Phrasals
gizli tucked away
Colloquial
gizli behind closed doors
gizli underarm
Idioms
gizli hole-in-the-corner
gizli back door
gizli backdoor
Slang
gizli under the table
Trade/Economic
gizli concealed
gizli implicit
gizli anonymous
gizli confidential
Law
gizli clandestine
gizli concealed
gizli confidential
Technical
gizli latent
Computer
gizli secret
gizli bcc
gizli invisible
Medical
gizli larvate
Military
gizli cache
gizli surreptitious
gizli esoteric
gizli underground
gizli confidential

Bedeutungen, die der Begriff "gizli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
gizli tutmak keep confidential v.
gizli anlaşma collusion n.
gizli (bilgi) classified adj.
General
gizli plan kurmak compass v.
gizli dinleme aygıtını sökmek debug v.
fenalıklar geçirmeye veya o zamana kadar gizli tuttuğu her şeyi ifşa etmeye başlamak go to pieces v.
gizli tutmak suppress v.
gizli tutmak keep secret v.
ardında gizli olmak lie behind v.
gizli gizli dolaşmak lurk about v.
faaliyetlerini gizli olarak sürdürmeye başlamak go underground v.
gizli bir yere saklamak cache v.
gizli konuşmak collogue v.
gizli hazırlık yapmak brew v.
gizli dinleme aygıtı yerleştirmek bug v.
gizli mikrofon yerleştirmek bug v.
gizli tutmak keep something secret v.
gizli tutmak keep something under wraps v.
bir şeyi gizli tutmak keep something under one's hat v.
gizli tutmak hide v.
gizli tutmak hush up v.
kaynamak (gizli bir iş) simmer v.
gizli gizli dolaşmak lurk around v.
gizli bir mevziden ateş açmak snipe at v.
gizli tutmak conceal v.
birinden gizli yapmak do something behind one's back v.
gizli bir bilgiyi açıklamak take the lid off v.
gizli tutmak keep under one's hat v.
kelimedeki gizli anlamı çözmek için harflerin yerini değiştirerek okumak anagram v.
gizli bir beraberlik (aşk ilişkisi) yaşamak be having a secret love affair v.
gizli tutmak keep something hidden v.
bir şeyi gizli tutmak keep (something) close to one's chest v.
gizli kalmak lie snug v.
-de gizli olmak lurk in v.
(gizli bilgilere vb) ulaşmak get access v.
(gizli bir yere vb) erişmek get access v.
arkasında gizli olmak lie behind v.
(odaya vb) (gizli) kamera koymak install a hidden camera v.
(odaya vb) (gizli) kamera yerleştirmek install a hidden camera v.
(odaya vb) (gizli) kamera yerleştirmek secretly install a hidden camera in a room v.
(odaya vb) (gizli) kamera koymak secretly install a hidden camera in a room v.
gizli numaradan çağrı atmak ring from a withheld number v.
gizli numaradan çağrı atmak ring from a private number v.
gizli numaradan çağrı atmak make a missed call from a private number v.
gizli numaradan çağrı bırakmak ring from a private number v.
gizli numaradan çağrı bırakmak give a missed call v.
gizli kamera koymak place a hidden camera v.
gizli kamera yerleştirmek place a hidden camera v.
gizli kamera yerleştirmek install a hidden camera v.
gizli kamera koymak install a hidden camera v.
kişiye özel ve gizli tutmak keep confidential and secret v.
gizli gücü ortaya çıkarmak potentise v.
gizli gücü ortaya çıkarmak potentize v.
gizli olduğunu duyurmak classify v.
gizli gizli yudumlamak sneak a sip from v.
gizli gizli yudumlamak sneak sip v.
gizli gizli yudumlamak sneak sips from v.
ismi gizli/saklı kalmak remain anonymous v.
isminin/kimliğinin gizli/saklı kalmasını istemek wish/want to remain anonymous v.
gizli tutmak keep private v.
birisi hakkında gizli bilgiler vermeyi teklif etmek overshare v.
haddinden fazla gizli bilgi ifşa etmek overshare v.
gizli gizli böbürlenmek humblebrag v.
gizli işler çevirmek tamper v.
gizli bağlantı yaparak telefonu dinlemek tap v.
yayıma hazırlanmış dokümandan (gizli veya hassas bilgiyi) silmek redact v.
gizli operasyon clandestine operation n.
gizli yer retirement n.
gizli dini toplantı conventicle n.
elektronik gizli dinleme ve görüntüleme electronic eavesdropping and visualization n.
gizli yazışma secret writing n.
gizli alay irony n.
gizli mikrofon bug n.
gizli çekim hidden cam n.
gizli bilgi confidential information n.
gizli pençe half sole n.
gizli oy secret vote n.
gizli yer recess n.
gizli ajan agent n.
gizli iş undercover work n.
gizli tehlike pitfall n.
gizli anlaşma conspiracy n.
gizli duruşma private hearing n.
gizli komünist closet communist n.
gizli tutma suppression n.
gizli oylama ballot n.
gizli eğilim undercurrent n.
gizli iş stealth n.
gizli kapaklı tarafı behind the scenes n.
gizli görevli secret agent n.
gizli örgüt underground n.
gizli hareket stealth n.
gizli dernek secret society n.
gizli kusurları meydana çıkaran exposer n.
gizli oturum secret cession n.
gizli celse secret cession n.
gizli nesneler invisible objects n.
gizli polis secret police n.
gizli tutma stealth n.
gizli cereyan undercurrent n.
gizli kamera secret filming n.
gizli ajan secret agent n.
gizli plan plot n.
gizli iş wave n.
gizli alay sarcasm n.
gizli danışmanlar grubu camarilla n.
gizli görüşmeler confidential communications n.
gizli duygu undertone n.
gizli yer cache n.
gizli görüntü latent image n.
gizli cemiyet secret society n.
gizli zaman latent period n.
gizli etki back influence n.
gizli barınak lair n.
gizli belge confidential document n.
gizli düzen scheme n.
gizli çekim secret videotaping n.
gizli işsizlik disguised unemployment n.
gizli gündem a hidden agenda n.
esrarkeşlere mahsus gizli kahvehane opium den n.
çin gizli derneği tong n.
gizli ilişki (cinsel) liaison n.
abd'de gizli bir yasadışı grup cosa nostra n.
gizli yer recesses n.
gizli işlev latent function n.
gizli sistem dosyaları hidden system files n.
gizli ve kişiye özel bilgiler confidential and privileged information n.
gizli işsizlik concealed unemployment n.
kötü amaçla yapılan gizli anlaşma conspiracy n.
gizli kamera candid camera n.
gizli güç potential n.
gizli topluluklar secret societies n.
gizli etki undercurrent n.
gizli polis teşkilatı secret service n.
gizli kamera hidden camera n.
gizli işleri açığa vuran makale exposé n.
gizli polis teşkilatı secret police n.
gizli oda closet n.
gizli plan secret plan n.
çok gizli hush hush n.
gizli şifre secret code n.
gizli etki backstairs influence n.
gizli yapı analizleri latent structure analysis n.
gizli değişkenler latent variables n.
gizli aşk macerası intrigue n.
gizli operasyon covert operation n.
gizli haber alma teşkilatı secret service n.
gizli bir şeyi açığa vuran exposer n.
gizli antlaşma collusion n.
gizli açma mekanizması (mücevher kutusu vb) hidden catch n.
gizli bir tuzak hidden catch n.
gizli şart hidden catch n.
gizli soru secret question n.
gizli meraklı lurker n.
gizli kayıtlar confidential records n.
rakamların gizli gücü bilimi numerology n.
gizli anlaşma collusion n.
gizli anlam hidden meaning n.
gizli gündem hidden agenda n.
gizli isim cryptonym n.
gizli dinleme eavesdropping n.
özellikle düşman bölgesinde görev yapan gizli ajan action officer n.
gizli kahraman secret hero n.
gizli dinleme aygıtı bug n.
gizli şey confidence n.
gizli kapı back door n.
gizli geçme blind joint n.
gizli metin blind text n.
gizli bilgi blind text n.
gizli ajan emissary n.
gizli maksat arrière-pensée n.
gizli düşünce arrière-pensée n.
gizli yol by-way n.
gizli anlamı olma left-handedness n.
gizli güç secret-concealed-natural power n.
gizli kusur hidden defect n.
gizli ve sessiz gülme chuckle n.
gizli soruşturma confidential investigation n.
gizli kalma latency n.
gizli iş ya da eylem stealth n.
gizli yapı latent structure n.
gizli örgüt lodge n.
gizli benzerlik latent ambiguity n.
gizli bilgi classified information n.
gizli buluşma secret rendezvous n.
gizli randevu secret rendezvous n.
gizli tehlike potential danger n.
gizli yetenek hidden talent n.
gizli lider secret leader n.
gizli icat secret invention n.
gizli tuzaklar pitfalls n.
gizli tehlikeler pitfalls n.
gizli tehlike a hidden hazard n.
gizli sözcük secret word n.
gizli kelime secret word n.
gizli cevap secret answer n.
gizli kamera şakası hidden camera prank n.
gizli köşe hidden corner n.
gizli delil secret evidence n.
gizli kanıt secret evidence n.
gizli seçim secret election n.
gizli yetenek secret talent n.
gizli cevher secret/hidden potential n.
birisindeki gizli cevher secret/hidden potential n.
birisindeki gizli cevher hidden talent n.
gizli cevher hidden talent n.
vatikan'ın gizli arşivleri archivum secretum vaticanum n.
vatikan'ın gizli arşivleri vatican secret archives n.
gizli gündem unspoken agenda n.
gizli ilişki secret relationship n.
gizli ilişki confidential relationship n.
gizli/örtülü savaş covert war n.
çok gizli bir birim a top-secret unit n.
çok gizli rapor confidential report n.
gizli bütçe black budget n.
gizli bütçe secret budget n.
gizli bir laboratuvar a secret laboratory n.
bilinçaltına gönderilen gizli mesaj subliminal message n.
muhtemel sonucun gizli kanunu the hidden law of probable outcome n.
mesaj ve çeşitli dokümanların değiş-tokuş edildiği gizli yer dead drop n.
mesaj ve çeşitli dokümanların değiş-tokuş edildiği gizli yer dead letter box n.
gizli doküman secret document n.
gizli belge secret document n.
gizli saklanma yeri secret hiding place n.
gizli üs secret base n.
gizli bir operasyon a sting operation n.
gizli tehlike hidden danger n.
gizli kamera çekimi hidden camera shooting n.
çok gizli bir muhbir a well-hidden informer n.
gizli bebek bakıcısı kamerası hidden babysitter cam n.
gizli dadı kamerası hidden nanny cam n.
gizli bir mağara a secret cave n.
gizli anlam secret meaning n.
gizli hazine hidden treasure n.
gizli kayar kapı pocket door n.
gizli tanık secret witness n.
gizli tanık anonymous witness n.
gizli pencere secret window n.
gizli alkolik secret alcoholic n.
(alkol) gizli içici secret drinker n.
gizli alkolizm secret alcoholism n.
gizli bölme false bottom n.
gizli aşk secret love n.
gizli aşık secret lover n.
gizli tanrı deus absconditus n.
gizli çember the secret circle n.
gizli bilgi need-to-know n.
gizli giriş backdoor n.
gizli oda backroom n.
gizli geçit secret passage n.
gizli buzlanma black ice n.
gizli amaç arriere pensee n.
gizli iş çevrilen yol backstairs n.
gizli yerde saklanan şey cache n.
gizli bilgiler classified information n.
gizli noel baba secret santa n.
gizli santa secret santa n.
kapalı/gizli olmama aletheia n.
gizli bir bölme a hidden compartment n.
gizli kimlik covert identity n.
gizli giriş surreptitious entry n.
gizli/belirtilmemiş yer undisclosed location n.
gizli tarih cryptohistory n.
gizli dosya secret file n.
gizli güç secret power n.
gizli tarif secret recipe n.
gizli yemek tarifi secret recipe n.
gizli gündem secret agenda n.
gizli kural secret rule n.
gizli bir şekilde yük vagonunda seyahat edilmesi train hopping n.
gizli bir şekilde yük vagonunda seyahat edilmesi freighthopping n.
batman'in gizli merkezi batcave n.
gizli olmayan ek non-confidential annex n.
gizli hayran secret admirer n.
gizli hesap hidden account n.
gizli hesap secret account n.
gizli numara unknown caller n.
gizli arkadaş secret friend n.
gizli cennet hidden paradise n.
gizli cemiyetler secret societies n.
gizli dernekler secret societies n.
gizli ırkçı closet racist n.
gizli ırkçılık closet racism n.
gizli bilgileri veren isimsiz kaynak deep throat n.
gizli, zor ve ezoterik konularda uzmanlaşmış kişi cabalist n.
gizli kasa secret safe n.
gizli kasa hidden safe n.
gizli işbirliği cahoots n.
gizli takip tailing n.
gizli takip shadowing n.
gizli düşman secret enemy n.
gizli düşman backfriend n.
gizli ve hassas bilgiler silinerek yayıma hazırlanmış doküman redaction n.
yayıma hazırlanmış dokümandan (gizli veya hassas bilgiyi) silme redaction n.
gizli işlerin döndüğü yer backroom n.
gizli dedikodu backstairs gossip n.
gizli maksadı olmayan undesigning adj.
çok gizli top secret adj.
gizli yapılan undercover adj.
gizli anlaşma ile ilgili collusive adj.
gizli kapaklı secretive adj.
gizli çalışan undercover adj.
başlangıçtan gizli born classified adj.
gizli yapılan backstairs adj.
gizli inançları olan esoteric adj.
en gizli inmost adj.
gizli kalması gereken confidential adj.
gizli anlamlı oracular adj.
gizli kapaklı clandestine adj.
gizli yapılan clandestine adj.
gizli kapaklı obscure adj.
anlamı gizli abstruse adj.
gizli kapaklı covert adj.
gizli tutulmuş runaway adj.
gizli bir dinleme cihazı bulunan oda veya nesne bugged adj.
gizli ve ustaca hazırlanmış deep laid adj.
gizli ve kapsamlı deep laid adj.
gizli saklı hidden adj.
gizli olmayan nonconfidential adj.
gizli olmayan nonsecret adj.
gizli kalmış secret adj.
gizli olmayan non-confidential adj.
çok gizli top-secret adj.
gizli olmayan overt adj.
çok gizli classified adj.
gizli kapaklı tortuous adj.
çok gizli strictly confidential adj.
gizli kalmış remained/stayed hidden adj.
gizli kapaklı yapılan backstairs adj.
çok gizli olmayan not-so-subtle adj.
gizli veya saklı anlama sahip cabalistic adj.
gizli saklı backroom adj.
kurumların gizli operasyonlarıyla ilgili backstage adj.
özel hayatın gizli kusurlarıyla ilgili backstair adj.
gizli saklı dönen işlerle ilgili backstage adj.
gizli saklı backstage adj.
gizli olarak disguisedly adv.
gizli bir şekilde esoterically adv.
gizli bir şekilde restrictedly adv.
gizli bir şekilde arcanely adv.
gizli olarak under pledge of secrecy adv.
gizli gizli on the sly adv.
gizli olarak backstage adv.
gizli bir şekilde invisibly adv.
gizli gizli secretly adv.
gizli anlaşmayla ilgili olarak collusively adv.
gizli bir şekilde latently adv.
gizli olarak latently adv.
gizli bir şekilde hiddenly adv.
gizli olarak secretly adv.
gizli olarak in secret adv.
son derece gizli bir şekilde in strict confidence adv.
gizli olarak in private adv.
gizli olarak underground adv.
gizli olarak off the record adv.
gizli saklı tectly adv.
Phrasals
gizli tutmak hush up something
gizli tutmak hush something up
(gizli bir şeyin) ortaya çıkması blow up
Phrases
gizli kalmak şartı ile under the seal of secrecy
gizli tutmak kaydıyla under the seal of secrecy
gizli olarak to one's secret
isminin gizli kalması koşuluyla on condition of anonymity
hiçbir şey gizli kalmaz it'll all come out in the wash
bu bir sır (gizli bilgileri açıklamaya hazır olmadığını ifade etmekte kullanılır) that would be telling
Colloquial
gizli zula rathole n.
gizli bir yere girip beklemek go into hiding
gizli tutmak keep to oneself
gizli silah secret weapon
gizli kapaklı değil into the open
gizli kapaklı değil in the open
gizli kalsın between ourselves
son derece gizli olarak in strict confidence
aşırı gizli biçimde in strict confidence
gizli lütuf hidden blessing
gizli lütuf blessing in disguise
gizli kapaklı undercover
gizli kapaklı hugger-mugger
gizli kapaklı clandestine
gizli kapaklı surreptitious
gizli kapaklı cloak-and-dagger
gizli kapaklı on the quiet(p)
gizli kapaklı secret
gizli kapaklı hush-hush
gizli kapaklı hole-and-corner(a)
gizli kapaklı underground
gizli tut! keep it under your hat!
gizli polis undercover cop
100 sayfa gizli belge 100 pages of classified material
gizli ilişki secret affair
gizli görevdeki bir polis an undercover policeman
gizli bir polis an undercover policeman
Idioms
gizli toplantılar yapmak amacıyla kullanılan buluşma yeri back room n.
gizli tutmak keep something under wraps
gizli kapaklı hush-hush
gizli kapaklı hugger-mugger
gizli tutmak hush up something
gizli tutmak keep dark
insanın gizli silahı an ace in the hole
insanın gizli silahı someone's ace in the hole
gizli tutmak sweep under the carpet
gizli tutmak brush under the carpet
gizli tutmak brush under the rug
gizli tutmak sweep underneath the carpet
gizli tutmak sweep underneath the rug
gizli tutmak brush underneath the rug
gizli tutmak brush underneath the carpet
en gizli şeylerini anlatmak bare one's heart
en gizli şeylerini anlatmak bare one's soul
gizli tutmak hold one's cards close to one's chest
gizli tutmak keep one's cards close to one's chest
gizli tutmak play one's cards close to one's chest
gizli anlamı çıkarmak read between the lines
gizli tut mum's the word
cinayet gizli kalmaz murder will out
gizli ortak silent partner
gizli ortak sleeping partner
gizli toplantı odası smoke-filled room
gizli bir planı olmak have something up one's sleeve
gizli bir kozu olmak have an ace up one's sleeve
gizli bir kozu olmak have something up one's sleeve
gizli kapaklı ve dürüst olmayan yollarla by the back door
gizli kapaklı ve dürüst olmayan yollarla through the back door
gizli koz/avantaj a hole card
gizli bir kozu olmak have a card up one's sleeve
gizli bir sorun/problem var mı? what's the catch?
gizli kusur feet of clay
gizli faaliyetler hole-and-corner activities
gizli faaliyetler hole-in-the-corner activities
gizli tutmak keep something dark
gizli kapaklı by/through the back door
birisinin kulağına eğilip (gizli) bir şey söylemek have a word in somebody's ear
aile arasında (gizli vb) all in the family
aile arasında (gizli vb) in the family
gizli bir yeteneği olmak have a hidden talent
gizli yetenekleri olmak have hidden talents
gizli tutmak hold under wraps
gizli tutmak keep under wraps
gizli tutmak have under wraps
birine gizli/herkesin bilmediği bir sırrı açıklamak let somebody in on something
birine gizli/herkesin bilmediği bir sırrı açıklamak let in on
saklı/gizli tutmak hold back something
saklı/gizli tutmak hold something back
saklı/gizli tutmak keep something secret
gizli gizli on the quiet
gizli ortak sleeping partner (brit)
gizli ortak silent partner (us)
gizli bir şekilde birisine yaklaşmak/onunla arkadaşlık etmek play footsie with someone
bir şeyi gizli tutmak keep something quiet
gizli gizli aşk acısı çekmek carry a torch for someone
gizli tutulan down-low
(adı) unutulmuş veya gizli kahraman unsung hero
gizli maço closet macho
Speaking
gizli kalsın between you and me
onların gizli silahı their secret weapon
gizli bir yerde konuşmamız lazım we need to talk somewhere private
şu anda gizli görevde misin? are you undercover right now?
Slang
önemli ve gizli bilimsel araştırmalar yapan kimse backroom boy n.
gizli homoseksüel closet homosexual
tartışmayı etkileyecek gizli nokta kicker
eşcinsel hayat tarzı sürdürmekle birlikte gizli gizli kadınlarla da birlikte olan erkek yestergay
çok gizli tut keep it on the hush-hush
Trade/Economic
gizli yedekler hidden reserves
gizli işler private affairs
gizli işsizlik disguised underemployment
gizli işsizlik hidden unemployment
gizli enflasyon hidden inflation
gizli muhasebe confidential accounting
gizli kusur latent defect
gizli anlaşma tacit collusion
gizli vergi hidden tax
gizli haber ya da bilgi tip
gizli fiyat bootleg price
gizli güç potential
gizli gözlem disguised observation
gizli yedekler latent reserves
gizli fiyat artışı hidden price increase
gizli işsizlik disguized unemployment
gizli ödenek slush fund
gizli müşteri mystery shopper
gizli servis secret service
gizli kusur inherent vice
gizli yedek secret reserve
gizli kar dağıtımı hidden distribution
gizli artan oranlılık disguised progressivity
gizli ihtiyat secret reserve
içerdekilerin edindiği gizli bilgiler inside information
gizli anlaşma collusion
gizli bilgi confidential information
gizli bilgiler confidential information
makul nedenlerle istenilen gizli bilgiler reasonably required confidential information
gizli şifre secret code
gizli anlaşma secret agreement
gizli cemiyet secret society
gizli maliyet disguised cost
gizli taraflar secret parts
gizli varlıklar hidden assets
gizli zarar hidden damage
gizli işsizlik disguised unemployment
gizli oturum secret session