hakim olmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hakim olmak



Bedeutungen von dem Begriff "hakim olmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 17 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hakim olmak dominate v.
General
hakim olmak command v.
hakim olmak overlook v.
hakim olmak preponderate v.
hakim olmak curb v.
hakim olmak rule over v.
hakim olmak predominate v.
hakim olmak possess v.
hakim olmak pervade v.
hakim olmak rule v.
hakim olmak master v.
hakim olmak have a command of v.
hakim olmak hold sway over v.
hakim olmak control v.
hakim olmak overtake v.
Idioms
hakim olmak get the better of
Technical
hakim olmak prevail

Bedeutungen, die der Begriff "hakim olmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 67 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
hakim olmak (bir yere) command v.
sinirine hakim olmak keep one's temper v.
kendine hakim olmak keep one's balance v.
hakim durumda olmak domineer v.
kendine hakim olmak keep one's head v.
kendine hakim olmak simmer down v.
hakim olmak (bir yere) dominate v.
kendine hakim olmak be in possession of oneself v.
kendine hakim olmak compose oneself v.
kendine hakim olmak get a grasp on oneself v.
piyasada hakim olmak dominate the market v.
piyasada hakim olmak become a dominant player in the market v.
piyasalarda hakim olmak command the markets v.
piyasada hakim olmak command the market v.
piyasalarda hakim olmak dominate the markets v.
hakim olmak (dile vb) have a good/brilliant knowledge of v.
hakim olmak (dile vb) have a good/brilliant mastery of v.
hakim olmak (dile vb) have a good/brilliant comprehension/understanding of v.
hakim olmak (konuya vb) have full knowledge of v.
hakim olmak (konuya vb) have comprehensive knowledge of v.
hakim olmak (dile vb) have a good/brilliant command of v.
hakim olmak (konuya vb) have a grasp of v.
pazara hakim olmak dominate the market v.
dile hakim olmak have the command of a language v.
piyasaya hakim olmak dominate the market v.
piyasaya hakim olmak capture the market v.
piyasaya hakim olmak corner the market v.
duygularına hakim olmak pull together v.
kendine hakim olmak keep one's temper v.
kendine hakim olmak remain calm v.
konuya hakim olmak master a subject v.
sinirlerine hakim olmak keep one's nerves under control v.
-e hakim olmak have a command of v.
dile hakim olmak have a command of a language v.
bir dile tam anlamıyla hakim olmak have a full command of a language v.
Phrasals
ortama hakim olmak ripple through something
Idioms
kendine hakim olmak keep one's cool
kendine hakim olmak pull oneself together
konuya hakim olmak know the drill
(bir duygu/öfke vb) hakim olmak (a feeling/curiosity/anger) get the better of someone
karmaşık bir konuya hakim olmak get one's arms around something
(sinirine vb) hakim olmak fight something down
olayların gidişatına hakim olmak have a steady hand on the tiller
olayların gidişatına hakim olmak have a firm hand on the tiller
kendine hakim olmak have a grip on oneself
kendine hakim olmak get a grip on oneself
bir şeye hakim olmak have a grip on something
maça hakim olmak have a grip on the game
bir şeye hakim olmak have a handle on something
bir şeye hakim olmak get a handle on something
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak have a sound grasp of something
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak get a good grasp of something
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak have a solid grasp of something
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak get a solid grasp of something
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak get a sound grasp of something
bir konuya tam anlamıyla hakim olmak have a good grasp of something
vaziyete hakim olmak have the upper hand on someone
vaziyete hakim olmak get the upper hand on someone
ellerine hakim olmak (ellerine hakim ol!) keep one's hands to oneself
sinirine hakim olmak hold one's temper
kendine hakim olmak hold one's temper
kendine hakim olmak hold oneself together
hakim düşüncenin etkisinde olmak be in the mainstream of something
hakim düşüncenin etkisinde olmak get into the mainstream of something
sinirlerine hakim olmak keep one's temper
sinirlerine hakim olmak hold one's temper
diline hakim olmak hold one's tongue