her yer - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

her yer



Bedeutungen von dem Begriff "her yer" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 21 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
her yer everywhere adv.
General
her yer every place n.
her yer all around adj.
her yer everyplace adv.
her yer any gate adv.
her yer everywhere adv.
her yer anywhere adv.
her yer everwhere [obsolete] [us] adv.
Phrases
her yer whole wide world expr.
Colloquial
her yer all over the place expr.
Idioms
her yer any old place n.
her yer all points of the compass expr.
her yer every point of the compass expr.
her yer all over creation expr.
her yer from hell to breakfast expr.
her yer to hell and gone expr.
her yer all the ins and outs of expr.
her yer all over hell and half of georgia expr.
her yer up hill and down dale expr.
her yer all over hell and gone expr.
her yer all over creation [us] expr.

Bedeutungen, die der Begriff "her yer" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 41 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
kuzey amerika kıtasında yer alan ülkelerden her biri north american country n.
kuzey amerika kıtasında yer alan ülkelerden her biri north american nation n.
gemi geçiş yolunda yer alan ve her iki tarafında kanal bulunan sığlık middle n.
her yer(d)e everywhere adv.
neredeyse her yer almost everywhere adv.
Phrasals
her gün (yaşadığı ve çalıştığı yer) arasında gidip gelmek commute between (places) v.
Phrases
her yer taksim, heryer direniş everywhere Taksim, everywhere resistance expr.
her yer taksim her yer direniş taksim everywhere resistance everywhere expr.
Colloquial
her yer her yerde from here to sunday expr.
Idioms
istediğin her şeyi bulabildiğin yer/cennet a happy hunting ground n.
önemli önemsiz her yer the highways and the byways expr.
önemli önemsiz her yer the highways and byways expr.
Speaking
her yer kan içindeydi there was blood all over the place expr.
her yer didik didik arandı no stone has been left unturned expr.
Technical
bir dökümdeki birleşme çizgisinin her iki tarafında karşılıklı yer alan metal levha match plate n.
her yer adreslenir all points addressable expr.
Construction
ingiltere'nin kent kontluğunda yer alan, her birinde birkaç semt bulunan idari bölümlerden biri lathe n.
Marine
gemi geçiş yolunda yer alan ve her iki tarafında kanal bulunan sığlık middle ground n.
Medical
larenksin arka yüzünde krikoid kıkırdak üzerinde yer alan iki kıkırdaktan her biri arytenoid cartilage n.
Anatomy
beynin loblarını birbirinden ayıran orta girintilerin iki tarafında yer alan kıvrımların her biri central gyrus n.
beynin her iki yarısındaki şakakların iç kısmında yer alan serebral korteksin bir kısmı temporal cortex n.
omuz bölgesinde yer alan, omuz ve kolları hareket ettiren iki kastan her biri teres n.
omuz bölgesinde yer alan, omuz ve kolları hareket ettiren iki kastan her biri teres muscle n.
larenksin arka yüzünde krikoid kıkırdak üzerinde yer alan iki kıkırdaktan her biri arytaenoid n.
larenksin arka yüzünde krikoid kıkırdak üzerinde yer alan iki kıkırdaktan her biri arytenoid cartilage n.
ağzın her iki köşesinin hemen altında yer alan güldürücü kas mandarin crease n.
alt çenenin her iki tarafında yer alan, gece salgılanan tükürüğün çoğunu üreten ve dilin altından ağza tahliye eden tükürük bezi mandibular gland n.
Marine Biology
bothidae familyasına ait, her iki gözü de başının sol tarafında yer alan yassı balıklara verilen ad lefteye flounder n.
bothidae familyasına ait, her iki gözü de başının sol tarafında yer alan yassı balıklara verilen ad lefteyed flounder n.
Zoology
eklem bacaklılarda kıskaçların yer aldığı bacaklardan her biri cheliped n.
Botanic
bazı tatlısu yosunlarının anteridyumunun duvarını oluşturan sekiz kılıftan her birinin iç duvarının orta kısmında yer alan ve dışa doğru çıkıntı yapan silindirik hücreler manubrium n.
Religious
yeni ahit'te yer alan, aziz paul'un timothy'e yazdığı iki mektuptan her biri timothy n.
eski ahit kitaplarında yer alan hezekiel, daniel, yeşaya ve yeremya adlı dört ibrani peygamberden her biri major prophet n.
Geography
yer kabuğunu oluşturan büyük parçalardan her biri plate n.
Geology
aşamalı jeolojik yer şekillerinde basamaksı yüzeylerin her biri tread n.
Sport
ligde yer alan takımların her biri leaguer n.
ilk kez 1912 olimpiyat oyunları'nda düzenlenen ve her bir katılımcının beş etkinlikte yer aldığı bir atletik yarışma modern pentathlon n.
Archaic
oraya buraya, her yer/yere hither, thither, and yon expr.
Reptiles
geko kabilesinde yer alan kertenkele gruplarından her biri thecodactyl n.
Entomology
kabukluların maksilalarının hemen arkasında yer alan üç çift uzantıdan her biri maxilliped n.
kabukluların maksilalarının hemen arkasında yer alan üç çift uzantıdan her biri maxillipede n.