hiçbir şekilde - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hiçbir şekilde



Bedeutungen von dem Begriff "hiçbir şekilde" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
hiçbir şekilde under no circumstance adv.
hiçbir şekilde not at any price adv.
hiçbir şekilde never adv.
hiçbir şekilde by no means adv.
hiçbir şekilde in any shape or form adv.
hiçbir şekilde not for love or money adv.
hiçbir şekilde in no circumstances adv.
hiçbir şekilde in no way adv.
hiçbir şekilde by no manner of means adv.
hiçbir şekilde at all adv.
hiçbir şekilde not for the world adv.
hiçbir şekilde under no circumstances adv.
hiçbir şekilde in no wise adv.
hiçbir şekilde aught adv.
hiçbir şekilde anyhow adv.
Phrases
hiçbir şekilde not under any circumstances
hiçbir şekilde in no event
hiçbir şekilde under no circumstances
Colloquial
hiçbir şekilde not by a long sight
hiçbir şekilde for love or money
hiçbir şekilde not by any means
hiçbir şekilde not by a blame sight
hiçbir şekilde not by a long shot
hiçbir şekilde on no account
hiçbir şekilde not on any account
hiçbir şekilde by no means
hiçbir şekilde not in any way
hiçbir şekilde on any account
hiçbir şekilde in no circumstances
hiçbir şekilde anyways
Idioms
hiçbir şekilde far from it
hiçbir şekilde not for love or money
hiçbir şekilde not by a long chalk
Speaking
hiçbir şekilde no way
Archaic
hiçbir şekilde anywise

Bedeutungen, die der Begriff "hiçbir şekilde" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 10 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
içinde hiçbir leke görülmeyecek şekilde kesilmiş elmas eye clean diamond n.
Idioms
hiçbir şekilde (yapmama) wouldn't be caught/seen dead
hiçbir şekilde geri adım atmamak not give an inch
hiçbir şekilde geri adım atmamak not budge an inch
hiçbir şekilde ihtiyaç duymamak need like a hole in the head
hiçbir şekilde ve surette any way, shape, or form
hiçbir şekilde ve surette in any way, shape, or form
kendini hiçbir şekilde frenlemeden (with) no holds barred
Speaking
(bir şeyi) hiçbir şekilde/surette yapmamak would not be seen dead (doing something)
(bir şeyi) hiçbir şekilde/surette yapmamak would not be caught dead (doing something)