hissettirmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hissettirmek



Bedeutungen von dem Begriff "hissettirmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 6 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
hissettirmek make understand v.
hissettirmek adumbrate v.
hissettirmek hint v.
hissettirmek shadow forth v.
hissettirmek evoke v.
hissettirmek make feel v.

Bedeutungen, die der Begriff "hissettirmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 40 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ağırlığını hissettirmek become influential v.
varlığını hissettirmek make one's presence felt v.
ağırlığını hissettirmek make one's weight felt v.
ağırlığını hissettirmek become effective v.
yokluğunu hissettirmek be conspicuous by one's absence v.
iyi hissettirmek gruntle v.
kendini hissettirmek make itself apparent v.
kendini hissettirmek make its presence felt v.
kendini hissettirmek become efficient v.
kendini hissettirmek make itself evident v.
özel hissettirmek make someone feel special v.
-i hissettirmek hint at v.
kendini hissettirmek show oneself v.
ağırlığını hissettirmek make one's presence felt v.
kendini hissettirmek make itself felt v.
kendini hissettirmek make one's presence felt v.
yeniden 20 yaşındaymış gibi hissettirmek make someone feel 20 again v.
birini iyi hissettirmek make someone feel good v.
birini yetersiz hissettirmek make someone feel inadequate v.
birine kendini özel hissettirmek make someone feel special v.
birisine kendini özel hissettirmek make someone feel special v.
Phrasals
iyi gelmek/hissettirmek sweeten up
Colloquial
bir kadını özel hissettirmek make a woman feel special
Idioms
soluğunu ensesinde hissettirmek breathe down someone's neck
iyi hissettirmek do someone's heart good
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek give someone a hard time
soluğunu hissettirmek breathe down someone's neck
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek make someone feel guilty
yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek lay a guilt trip on someone
birisini yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek send somebody on a guilt trip
birisini yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek put a guilt trip on somebody
kendini suçlu hissettirmek prick somebody's conscience
daha iyi hissettirmek do somebody a world of good
birini rahat hissettirmek put one at one's ease
birini rahat hissettirmek put one at ease
huzurlu hissettirmek give warm-and-fuzzy
yaptığı bir şey yüzünden birini suçlu hissettirmek send somebody on a guilt trip (brit)
yaptığı bir şey yüzünden birini suçlu hissettirmek lay/put a guilt trip on somebody (us)
Slang
ağırlığını hissettirmek throw one's weight around
ağırlığını hissettirmek throw weight around