işte . - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

işte .



Bedeutungen, die der Begriff "işte ." mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 311 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
yan çizmek (bir işte) evade v.
bir işte şevksiz bir şekilde çalışmak plod away at v.
bir işte uzun süre başarılı olmak have a good run for one's money v.
asıl işinden başka bir işte de çalışmak moonlight v.
bir işte kestirme yollara başvurmak cut corners v.
birini belirli bir işte çalışmaya başlatmak start someone out as v.
her işte parmağı olmak have a finger in every pie v.
çok sıkıcı bir işte çalışmak slog away at a work v.
birini belirli bir işte çalışmaya başlatmak start someone in as v.
bir işte parmağı olmak have a hand in v.
kendine layık olmayan bir işte çalışmak prostitute oneself v.
geçici olarak bir işte çalışmak fill in v.
yeteneğini vb'ni kendine layık olmayan bir işte kullanmak prostitute v.
işte olmak be at work v.
gecikmek (bir işte) get behind in v.
bir işte sebatla çalışmak peg away at v.
çalışmaya devam etmek (bir yerde/bir işte) stay in v.
bir hizmet veya işte kullanmak employ v.
(bir işte) yan çizmek evade v.
(ilişkide/işte vb) adım atmak get down to v.
(işte) çok çalışmak do a hard day's work v.
(işte) çok yorulmak do a hard day's work v.
işte yeni olmak be new on the job v.
işte baskı altında olmak be under pressure at work v.
(yeni başlanan bir işte) deneyim eksikliği hissetmek feel out of depth v.
ikinci bir işte çalışmak double v.
iki işte birden çalışmak work two jobs v.
bir işte yetkin/o işe uygun olmak be qualified v.
bir işte aracılık yapan kimseye bırakılan yüzdelik (simsariye) commission n.
ağır işte çalışan kimse drudge n.
birden fazla işte başarılı olan jack of all trades n.
ağır ve sıkıcı bir işte çalışan kimse drudge n.
ikinci işte çalışan kimse moonlighter n.
kendine layık olmayan bir işte kullanma (yeteneğini vb'ni) prostitution n.
ek işte çalışma moonlighting n.
ağır işte çalışan drudge n.
bir işte mükemmel out-and-outer n.
yan çizen (bir işte) evasive adj.
işte tecrübe sahibi well up in business adj.
işte tecrübe sahibi well versed in business adj.
her işte right down the line adv.
her işte her yönde right down the line adv.
işte o zaman then only then adv.
her işte all along the line adv.
işte o gün the very day adv.
işte verimli çalışmaya uygun olarak ergonomically adv.
o zaman işte o zaman then only then adv.
işte at work adv.
işte already adv.
işte böyle like that adv.
işte böyle just like that adv.
işte bu sebepten dolayı for that reason that conj.
işte bu sebepten ötürü for that reason that conj.
işte! there interj.
işte see interj.
işte ... there interj.
işte here interj.
işte orada voila interj.
işte böyle like this interj.
işte böyle just like this interj.
işte böyle (bir şeyin nasıl olacağını gösterirken) like so interj.
Phrasals
(bir işte) köle gibi çalışmak slave away at something
birini evde/işte bulmak find someone in
Phrases
bir işte en iyi olduğu zaman on one's day
olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu to be, or not to be, that is the question
işte bu sebepten ötürü just because of this reason
işte bu sebepten dolayı just because of this reason
işte formül here is the formula
işte bundan dolayıdır ki that is the reason why
işte kapı işte sapı my way or the highway
işte onların bir listesi here is a list of them
kader işte it's just fate
bayanlar ve baylar, işte karşınızda ladies and gentlemen please welcome
işte burada yanılıyorsun there you are out
Proverb
her işte bir hayır vardır it's an ill wind that blows nobody good
her işte bir hayır vardır every cloud has a silver lining
az eli aşta gör çok eli işte gör many hands make light work
her işte bir hayır vardır it is an ill wind that blows no good
bu işte senin de kusurun olmuş olmalı it takes two to make a quarrel
bu işte senin de hatan var it takes two to make a quarrel
bir işte çok iyi bir yere gelmek (yükselmek) istiyorsan en alttan başlayıp adım adım yükselmelisin he who would climb the ladder must begin at the bottom
Colloquial
bir işte kestirme yollara başvurmak cut corners
işte başlıyorum here goes!
işte! lo and behold
al işte here you are
iyidir nasıl olsun işte yuvarlanıp gidiyoruz not so bad just surviving
işte bu here you go
bak işte yaptın here you go
bak işte oldu here you go
(hah şimdi) taşlar yerine oturdu işte now the puzzle is completed
(hah şimdi) taşlar yerine oturdu işte now it began to make sense
(hah şimdi) taşlar yerine oturdu işte now, all the pieces of the puzzle are falling into place
ve işte! voila!
işte bir tane geliyor here comes one
işte buradalar here they are
işte karşımdasın here you are
eh işte so so
işte şimdi oldu (yaptın bravo) now you're cooking with gas
işte gidiyor! and off it goes!
işte öyle/öyle gider/devam eder so it goes
orada dur işte! hang on there!
eh işte so-so
al işte yine here we go again
işte kartım here's my card
hayat böyle bir şey işte! such is life!
işte! ta-da
işte ruh budur! that's the spirit!
bu işte bir bit yeniği var I smell a rat
eh işte mustn't grumble
işte budur! booyeah!
Idioms
işte o kadar and that's flat
açık ve kesindir işte o kadar and that's flat
işte hendek işte deve Like it or lump it
beklenmedik bir işte başarılı olmak come up trumps
beklenmedik bir işte başarılı olmak turn up trumps
(bir işte) parmağı olmak have a finger in the pie
işte oldu! here goes
işte parmağı olmak have a hand in
işte sorumluluğu olmak take a hand in
bir işte çok deneyimli kişi an old hand
işte sorumluluğu olmak have a hand in
işte parmağı olmak take a hand in
işte bunun gibi and so forth
zaman doldurmak için bir işte çalışmak fill in time
geçici bir işte çalışmak fill in time
bir işte becerikli olmak have a knack for
her işte bir hayır vardır a blessing in disguise
tatilde de işte yaptığının aynısını yapma busman's holiday leisure
bir işte çok kötü/beceriksiz olmak can’t do something for toffee
bir işte (fena şekilde) başarısız olmak/başarısızlığa uğramak fall flat on one's/its face
her işte bir hayır vardır all for the best
bir işte çok eski olmak be the grand old man of something
sabit bir işte/işe tutunmak hold down a steady job
(bir işte/bir şeyi yapmada) beceriksiz hopeless at
(bir işte) ciddi olmak play for keeps
işte (tam) burası/orası! x marks the spot
(bir işte/alanda) idare edememek not hack it
hah tamam aynen (b)öyle işte! that's the spirit!
işte şimdi tam oldu that tears it!
bu işte bir iş var something fishy is going on around here
bendeki de şans işte just my luck!
hayatın cilvesi işte ne yaparsın that's the way the cookie crumbles
hayatın cilvesi işte ne yaparsın that's the way the pickle squirts
Speaking
işte burada here it is
işte bu kadar and that's an end of it
işte! here you are
işte başlıyorum here goes!
işte you see
işte bu işaret seni zafere ulaştıracak in this sign you will conquer
bu işte ne kaybederiz? what's at stake?
işte geldim here i am
işte geldik here we are
işte ... you see ...
işte ondan sonra bu konuyla ilgileneceğiz it is time after that
işte ondan sonra (bu konuyla ilgileneceğiz) it is time after that
işte bu kadar that's all
işte burada yanılıyorsunuz that is where you are mistaken
işte bu! that's it!
işte burdayız here we are
ben bu işte yokum i am out of that!
işte bu kadar that's it
işte geldim here i come
işte hayat böyle! that's life
işte hayat! that's life
işte here you are
eh işte all right
al işte there you are
bak bu iyi işte that's more like it
al işte there you go
hah işte bu olmalı that's more like it
iyidir nasıl olsun işte yuvarlanıp gidiyoruz not too bad just hanging in there
ne işte çalışıyorsunuz? what is your occupation?
ne işte çalışıyorsun? what is your occupation?
ne işte çalışıyorsun what do you do
ne işte çalışıyorsunuz what do you do
işte here it is
işte bu that's it!
işte bu nedenle this is because
işte bu sebeple this is because
işte bu iyiydi that's a good one
bu iyiydi işte that's a good one
işte ben here i am
bu zor işte that's a tough one
işte misin? are you working?
işte misin? are you at work?
bu ilginç işte! If that don't beat all!
bu ilginç işte! don't that just beat all!
bu ilginç işte! that beats everything!
yuvarlanıp gidiyoruz işte! I've been getting by!
yuvarlanıp gidiyoruz işte! I'm just getting by!
(herkesin beklediği) işte o an geldi the big moment has come
işte bu ilginç! that's one for the books
işte bu ilginç! that's a turn-up for the books
işte bu şaşırtıcı! that's a turn-up for the books
işte bu şaşırtıcı! there's one for the books
işte bu ilginç! there's a turn-up for the books
işte bu şaşırtıcı! that's one for the books
işte bu ilginç! there's one for the books
işte bu şaşırtıcı! there's a turn-up for the books
işte benim oğlum (aferin) that's my boy
işte benim kızım (aferin) that's my girl
işte bu beni çok sinirlendirir that really burns me up
işte bu beni çileden çıkarır that really burns me up
işte buna çok sinirlenirim that really burns me up
işte bu yüzden which is why
bu işte yokuz we're out of it
işte tam olarak bu demek that's exactly what it means
işte oradasın there you are
işte bu kadar! that does it!
işte buradasın there you are
bizim de aradığımız bu işte that's exactly what we're looking for
artık anladın işte you got it now
bu işte yardımınıza ihtiyacım olacak i'm going to need your help with this
işte geldiler! there they are!
işte bu böyle uzayıp gidiyor it goes on and on and on
bu ilginç işte that's is interesting
böyle yapacağız işte that's how we're doing it
anlarsın işte you know
işte böyle there you go
bu işte o kadar da iyi değilim i'm not very good at this
işte sen busun that's what you like
işte bu yüzden anlamıyorum which is why i don't understand
her işte bir hayır vardır everything happens for a reason
al işte! you got it!
bir işte tutunmayı becerememek could never hold down a job
bilirsin işte you know
işte buna içilir i'll drink to that
işte tam olarak bundan söz ediyorum this is what i am talking about
bu ülkenin sevdiğim yanı işte bu this is what i like about this country
işte benim bahsettiğim de buydu that's what i'm talking about
işte geliyorum here i come
işte bu kadar çaresiz durumdayım that's how desperate i am
işte başlıyoruz here we go
bu işte bir bit yeniği var something fishy is going on around here
senin işte bu özelliğini seviyorum that's what i love about you
senin işte bu huyunu seviyorum that's what i love about you
hayat böyle bir şey işte! that's the life!
hayat böyle bir şey işte! that's life!
hayat bu işte! this is the life!
hayat budur işte! this is the life!
her işte bir hayır vardır things have a way of turning out for the best
bu işte bir bokluk var there is something fishy here
işte ben buna araba derim that's what i call a car
işte yine başladı/oluyor here it goes again
işte bu/budur! that's the stuff!
işte böyle/aferin (that's the) way to go
bununla idare ediver işte try to make do with this
bununla idare ediver işte do with it for now
işte oğlumun babası that's the father of my child
bilmiyorum işte i just don't know
işte senin payın there's your cut
bu işte bir iş var something isn't right about this
işte ihtiyacımız olan şey bu this is what we need
işte bu (coşkulu biçimde) hell yeah!
eh işte fair to middling
idare et (işte) try to make do
yuvarlanıp gidiyorum işte i'm hanging in there
üç işte çalışıyorum i work three jobs
işte budur! now you are talking!
şimdilik idare eder işte but it'll do for now
işte olayın geldiği nokta bu this is what it comes to
işte misin? are u at work?
bu işte bir bit yeniği var there's something fishy going on
işte bahsettiğim şey de buydu that's what I’m talking about
yaptığın işte iyisin you're good at what you do
işte biletin here's your ticket
adamın teki işte it's just some guy
adamın biri işte it's just some guy
al işte çantan here's your bag
bu işte beraberiz we're in this together
bu işte hakkın yeniyor you're getting the raw end of this thing
idare ediyoruz işte just getting by
işte şimdi oldu now we are talking
şimdi sınırı aştı işte! now he's crossed the line!
eh işte sort of
işte bu/o kadar! so there!
işte sana kahvaltı here's a breakfast for you
işte davetiyen lütfen yarın partime katıl here is your invitation card please join my party tomorrow
işte orada! there it is!
işte bu! there it is!
işte budur! there it is!
işte orada! there it is!
Slang
işte şimdi boka bastık the shit hits the fan
kadınların yaptığı bir işte çalışan erkek betty
aşırı sıkıcı bir işte çalışan kimse a pencil pusher
aşırı sıkıcı bir işte çalışan kimse a pen pusher
Trade/Economic
işte ayrımcılık yapma employment discrimination
bir işte çalışanlara uygulanan eğitim retraining
işte kaza nedeniyle kaybedilen zamanın tümü accident severity
iktisadi varlığın işte kullanılma süresi service life
işte kalma süresi tenure of office
bir işte yeni olan kimse apprentice
bir işte iyi ve kaliteli iş yapma arzusu competence motive
bir işte daha deneyimli ve daha eski olma seniority
geçici işte çalışan işçi casual employee
işte tecrübeli experienced in business
işte deneyimli experienced in business
işte durgunluk stagnation of business
konjonktürün daralma döneminde firmaların emeği tam kapasite çalıştırmamalarına karşın onları işte tutmaları ve görevlerine son vermemeleri labor hoarding
Politics
işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır even in such circumstances it is your duty to save the turkish independence and republic
Computer
işte bu kadar kolay it's that easy
işte döndüm okay, i'm back
Radio
iki ayrı işte kullanılan radyo lambası double purpose valve
Textile
(işte) kullanmak handle
Latin
işte bu işaret seni zafere ulaştıracak in hoc signo vinces
işte o ecce homo
işte o insan ecce homo
işte şimdi içme zamanıdır nunc est bibendum
Archaic
işte bundan anlıyoruz ki whence we can understand that
British Slang
işte bob's your uncle
saygın bir işte çalışıyormuş gibi görünen ayak takımı cowboy outfit