in the face of - Türkisch Englisch Wörterbuch

in the face of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "in the face of" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 6 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
in the face of prep. karşısında
in the face of prep. huzurunda
in the face of prep. dikkate alarak
in the face of prep. yüzüne karşı
in the face of prep. karşında
in the face of prep. rağmen

Bedeutungen, die der Begriff "in the face of" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 55 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
fly in the face of v. hiçe saymak
be helpless in the face of death v. ölüm karşısında çaresiz olmak
in the face of all men adv. çevreye karşı
in the face of danger adv. tehlike karşısında
in the face of day adv. açıkça
in the face of such a situation adv. böyle bir durum karşısında
Phrases
in the face of (something) expr. (bir şeye) karşın
in the face of (something) expr. (bir şeye) rağmen
in the face of (something) expr. (bir şey) karşısında
in the face of (something) expr. (bir şeye) meydan okuyarak
in the face of (something) expr. (bir şeye) karşı
in the face of adversity expr. olumsuzluk anında
Idioms
fly in the face of v. direnç göstermek
fly in the face of v. göğüs germek
fly in the face of v. cesaretle karşı koymak
fly in the face of v. aşağılamak
fly in the face of v. hakaret etmek
fly in the face of v. şerefini iki paralık etmek
fly in the face of v. şiddetle karşı çıkmak
fly in the face of v. direnmek
fly in the face of v. dayanmak
laugh in the face of v. alay etmek
fly in the face of v. baş kaldırmak
fly in the face of v. meydan okumak
fly in the face of someone v. karşı gelmek
fly in the face of someone v. karşı olmak
fly in the face of v. karşı gelmek
fly in the face of someone v. karşı çıkmak
fly in the face of v. sözünü dinlememek
fly in the face of v. şiddetle karşı çıkmak
fly in the face of v. sözleşmeye vb uymamak
fly in the face of someone v. ters düşmek
fly in the face of v. takmamak
fly in the face of v. zıt düşmek
spit in the eye face of v. tepeden bakmak
spit in the eye face of v. hor görmek
spit in the eye face of v. hakir görmek
spit in the eye face of v. kibirle bakmak
fly in the face of someone or something v. birine/bir şeye şiddetle karşı çıkmak
fly in the face of someone or something v. birine/bir şeye karşı gelmek
fly in the face of someone or something v. birine/bir şeye meydan okumak
fly in the face of someone or something v. birine/bir şeye zıt düşmek
fly in the face of someone or something v. birini/bir şeyi hiçe saymak
fly in the face of (something) v. (bir şeye) şiddetle karşı çıkmak
fly in the face of (something) v. (bir şeye) karşı gelmek
fly in the face of (something) v. (bir şeye) meydan okumak
fly in the face of (something) v. (bir şeye) zıt düşmek
fly in the face of (something) v. (bir şeyi) hiçe saymak
fly in the face of something v. bir şeye karşı gelmek
fly in the face of something v. bir şeye karşı olmak
fly in the face of something v. bir şeye meydan okumak
fly in the face of something v. bir şeye zıt düşmek
fly in the face of something v. bir şeyi hiçe saymak
fly in the face of something v. bir şeye şiddetle karşı çıkmak
Speaking
she left home in the face of strong opposition from her parents expr. anne babasının karşı çıkmasına rağmen evi terk etti