kılıf - Türkisch Englisch Wörterbuch

kılıf

Bedeutungen von dem Begriff "kılıf" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 51 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kılıf cover n.
Tom put a cover over his car.
Tom arabasının üstüne bir kılıf koydu.

More Sentences
kılıf case n.
Tom bought a new case for his saxophone.
Tom saksafonu için yeni bir kılıf aldı.

More Sentences
kılıf sheath n.
A sheath for a sword is a scabbard.
Kılıç kılıfına kın denir.

More Sentences
Technical
kılıf case n.
Tom took his guitar out of its case and started playing.
Tom gitarı kılıfından çıkardı ve çalmaya başladı.

More Sentences
kılıf sheath n.
A sheath for a sword is a scabbard.
Kılıcın kılıfına kın denir.

More Sentences
Hunting
kılıf holster n.
Now, you leave that gun in its holster and come down here slow and easy.
Şimdi, o silahı kılıfında bırak ve yavaşça aşağı in.

More Sentences
General
kılıf condom n.
kılıf etui n.
kılıf slipcover n.
kılıf tick n.
kılıf dartos n.
kılıf scabbard n.
kılıf shuck n.
kılıf guise n.
kılıf sheathing n.
kılıf covering n.
kılıf tunic n.
kılıf jacket n.
kılıf envelope n.
kılıf can n.
kılıf casing n.
kılıf husk n.
kılıf housing n.
kılıf cozy n.
kılıf tunica n.
kılıf sleeve n.
kılıf cosy n.
kılıf enwrapment n.
kılıf inwrapment n.
kılıf hap n.
kılıf hool [scotland] n.
kılıf incasement n.
kılıf investment n.
kılıf forel [dialect] [uk] n.
kılıf sheaf n.
Technical
kılıf boot n.
kılıf jacket n.
kılıf housing n.
kılıf leather cuff n.
kılıf envelope n.
kılıf cladding n.
Telecom
kılıf cladding n.
kılıf casing n.
Textile
kılıf sheath n.
Anatomy
kılıf tunic n.
Food Engineering
kılıf skin package n.
kılıf capsid n.
kılıf casing n.
Military
kılıf scabbard n.
Archaic
kılıf cod n.
Slang
kılıf glove n.

Bedeutungen, die der Begriff "kılıf" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 152 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
su geçirmez yatak koruyucu kılıf drawsheet n.
su geçirmez yatak koruyucu kılıf undersheet n.
kılıf kablo jacket n.
kılıf kınına sokma sheathing n.
deri kılıf leather case n.
mektup ayırma gibi işlerde parmağı koruyan plastik kılıf thumbstall n.
bardağı soğuk/sıcak tutan kılıf koozie n.
bardağı soğuk/sıcak tutan kılıf stubby holder n.
bardak etrafına takılan karton kılıf zarf n.
daha iyi bir izlenim yaratmak için kılıf uydurma window-dressing n.
dövüş horozunun ayağında yer alan çıkıntıyı koruyan kılıf hot [obsolete] n.
bir şeyin sapındaki tutmayı kolaylaştırıcı kılıf gripper n.
üst kılıf overwrap n.
üst kılıf overwrapper n.
sağlam ve suya dayanıklı olabilen kılıf veya kumaş covert n.
sağlam ve suya dayanıklı olabilen kılıf veya kumaş covert cloth n.
iç kılıf inlayer n.
çevreleyici kılıf involucrum n.
kılıf yüzü panel n.
doğal koruyucu kılıf cocoon n.
içi boş kılıf shell n.
cüzdana benzer bölmeli bir kılıf pocket secretary n.
sigara yapımında tütünün içine ittirildiği kağıt kılıf spill n.
kılıf geçirmek cover v.
yerine koymak (kasa/kılıf vb) case v.
kılıf takmak clad v.
kılıf geçirmek clad v.
yeni kılıf takmak reface v.
kılıf geçirmek jacket v.
kılıf işlevi görmek envelop v.
kılıf değiştirmek obscure v.
kılıf geçirmek slipcover v.
kılıf içinde quivered adj.
kılıf içi intrathecal adj.
kılıf gibi saran sheathing adj.
kılıf gibi sheathy adj.
Phrases
kılıf olarak as a cover for expr.
Colloquial
uyuşturucuların koyulduğu küçük bir kap ya da kılıf bindle n.
kalemleri ve küçük eşyaları koymak için gömlek cebine yerleştirilen koruyucu plastik kılıf/aparat nerd pack n.
gömleğin cebi mürekkep olmasın diye içine yerleştirilen plastik kılıf/aparat nerd pack n.
Idioms
(bir kusuru gizlemek için) kulp/kılıf a fig leaf n.
Technical
alt küresel kılıf lower ball-and-socket cup n.
çelik şerit kılıf steel strip sheath n.
elektrik ve optik kabloların yalıtım ve kılıf malzemeleri insulating and sheathing materials of electric and optical cables n.
eksiz kablo kılıf seamless n.
elektrik kablolarının kılıf ve yalıtım malzemeleri için ortak deney metotları common test methods for insulating and sheathing materials of electric cables n.
elektrik kablolarının yalıtım ve kılıf malzemeleri insulating and sheeting materials of electric cables n.
elektrik kablolarının yalıtım ve kılıf malzemeleri insulating and sheathing materials of electric cables n.
helezoni kılıf coiled sheath n.
hava sızdırmaz kılıf weatherproof hood n.
halojen içermeyen alev geciktiricili termoplastik kılıf bileşikleri halogen-free flame-retardant thermoplastic sheathing compounds n.
kaplamasız silindirik çelik kılıf uncoated cylindrical steel sheath n.
kılıf ambalaj snap blister n.
kılıf çıkarma/sıyırma sheath removal n.
kılıf ambalajın plakası blister pack card n.
kılıf sacı sheathing sheet n.
kılıf fuko akım kayıp faktörleri sheath eddy current loss factors n.
kılıf malzemesi sheathing material n.
kılıf pabucu casing shoe n.
kılıf ambalajın şeffaf kısmı blister pack n.
kılıf boru casing pipe n.
koruyucu kılıf protecting cover n.
koruyucu kılıf protective sheath n.
koruyucu kılıf shift n.
koruyucu kılıf coating n.
polimerik kılıf ve yalıtım malzemeleri polymeric insulating and sheathing materials n.
sıvı geçirmez kılıf sistemi liquid tight sheating system n.
termoplastik kılıf bileşiği thermoplastic sheating compound n.
üst küresel kılıf upper ball-and-socket cup n.
yalıtım ve kılıf malzemeleri insulating and sheathing materials n.
Dış kılıf outer sheath n.
koruyucu cam kılıf shade n.
Computer
kılıf kablo sheath n.
kılıf optik cladding n.
bilgisayar gibi ofis aletlerinin kasasını koruyan kılıf bustle n.
Telecom
dairesel olmayan kılıf cladding noncircularity n.
kablo dış kılıf eki cable splice closure n.
kılıf kip soyucusu cladding mode stripper n.
merkezcil kılıf cladding eccentricity n.
oval kılıf cladding ovality n.
sıkıştırılmış kılıf depressed cladding n.
Electric
kılıf malzemesi sheathing material n.
Textile
örgü şişinin ucuna geçirilen bir kılıf knitting sheath n.
(yalıtılmış elektrik kablosunda) merkezi nüve için dokunmuş kılıf braid n.
giyside penisi koruyan kılıf penis sheath n.
Architecture
jaluzi mekanizmasının bulunduğu kutu benzeri dar kılıf headrail n.
koruyucu kılıf bubble n.
Construction
kılıf duvar envelope wall n.
Automotive
lastik kılıf rubber gaiter n.
üstü açık aracın sürücü koltuğuna geçirilen koruyucu kılıf boot n.
esnek veya sert bir kılıf içinde çalışan ve çekme hareketlerini ileten çelik tel bowden cable n.
Traffic
kılıf duvarı spandrel wall n.
Medical
yaralı parmağı koruyan kılıf thumbstall n.
artroskopik rotator kılıf cerrahisi arthroscopic rotator cuff surgery n.
bronkovasküler kılıf bronchovascular sheath n.
brakiyal perivasküler kılıf brachial perivascular sheath n.
kılıf introduseri sheath introducer n.
kiriş ve kılıf iltihabı tendovaginitis n.
miyelin kılıf myelin sheath n.
miyelin kılıf medullary sheath n.
rotator kılıf tamiri rotatory cuff repair n.
rotator kılıf rotator cuff n.
rektus kılıf hematomu rectus sheath hematoma n.
rotator kılıf cerrahisi rotator cuff surgery n.
bazı omurgalıların merkezi sinir sistemini ve bazı embriyoları çevreleyen kuvvetli bir bağdokudan oluşan kılıf primitive meninx n.
Anatomy
sinir liflerinin etrafında bir kılıf oluşturan ince zar neurolemma n.
sinir liflerinin etrafında bir kılıf oluşturan ince zar neurilemma n.
ak kılıf fascia n.
sinovyal kılıf synovial sheath n.
yumurtayı saran kalın, sağlam ve esnek kılıf (dokubilimde) oolemma n.
bazı sinir liflerinde görülen kılıf medulla n.
çevresinde miyelin kılıf bulunan sinir lifi myelinated nerve fiber n.
Dentistry
diş tedavisinde dişin kuru kalmasını sağlamak için dişin etrafına geçirilen ince lastik kılıf dam n.
Physics
parçacığı sabit hızda ileten bir tür kılıf drift tube n.
Biology
schwann hücresi tarafından oluşturulan kılıf neurilemma n.
kılıf kuramı encasement n.
kılıf yerine geçen sapların uç kısmındaki meristem doku hücrelerinin dış tabakaları mantle n.
yumurta çekirdeğinde nükleolusu saran küresel kılıf prothyalosoma n.
yumurta çekirdeğinde nükleolusu saran küresel kılıf prothyalosome n.
protein kılıf oluşturan capsidal adj.
kılıf anlamı veren son ek -theca suf.
Zoology
yumuşakçaların dokunaçlarının etrafındaki kılıf benzeri yapı tentacle sheath n.
kılıf ile kaplı içi boş boynuzları olan geviş getiren hayvanlara verilen ad tubicorn n.
larvalarda koruyucu kılıf örmeye yarayan ipçik bileşiğini üreten tükürük bezi çiftinden her biri silk gland n.
Botanic
polen kesesini kaplayan kılıf veya kın theca n.
yosun kapsülünü kaplayan kılıf veya kın theca n.
yosun sapında bulunan küçük kılıf vaginula n.
yosun sapında bulunan küçük kılıf vaginule n.
bitkinin kış ayları boyunca uyku halinde kalmasını sağlayan tomurcuk veya koruyucu kılıf winter lodge n.
kareks cinsi sazların pistilli çiçeklerine karşılık gelen veya meyvenin içinde tüp benzeri bir kılıf halini alan kese benzeri bürgü perigynium n.
yaprak diplerinde sapı saran kılıf ochrea n.
bir kılıf içinde yaşayan vaginicoline adj.
Breeding
dişi hindilerin çiftleşme sırasında yaralanmasını önlemek için kullanılan çadır bezinden yapılmış kılıf saddle n.
Social Sciences
(suudi arabistan) özellikle davranış ve kılıf-kıyafet konularında şeriat kanununun uygulanmasından sorumlu bir kolluk kuvvetinin üyesi mutawa n.
Environment
yoğun kılıf tamper n.
Military
top atmaya yarayan kısa borunun içine konduğu kılıf tube pouch n.
Hunting
kılıf donanımı malzemeleri rig n.
Cinema
çekim sırasında kameraya takılan sese dayanıklı kılıf blimp n.
Bookbindery
kitap kapağı üzerine katlanarak karşı kapaktaki bir yuvaya oturan kılıf biçimi tuck n.
kitap kapağı üzerine katlanarak karşı kapaktaki bir yuvaya oturan kılıf biçimi tuck-in n.
(kitabın) arka kısmını kılıf veya kaplamadan sonra tekrar şekillendirmek reback v.
Ornithology
bazı kuşların gagasını koruyan sert kılıf naricorn n.
Entomology
kendine koruyucu kılıf oluşturan böcek larvası casebearer n.
kendine koruyucu kılıf oluşturan böcek larvası caseworm n.
bazı böceklerin pupasını saran dış kılıf theca n.
böcek yumurtalarını saran besleyici kılıf trophamnion n.
böceklerde bulunan kılıf benzeri yapı fly-case n.
larvalarda koruyucu kılıf örmeye yarayan ipçik bileşiğini üreten tükürük bezi çiftinden her biri silk vessel n.
bazı böceklerin pupasını saran dış kılıf thec- pref.
bazı böceklerin pupasını saran dış kılıf theci- pref.
bazı böceklerin pupasını saran dış kılıf theco- pref.
Slang
kılıf (prezervatif) close combat sock n.