kırık - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kırık



Bedeutungen von dem Begriff "kırık" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 34 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kırık fracture n.
kırık broken adj.
General
kırık breach n.
kırık chink n.
kırık fragment n.
kırık mongrel n.
kırık fault n.
kırık bad mark n.
kırık break n.
kırık split n.
kırık breakage n.
kırık jiggered adj.
kırık offended adj.
kırık disillusioned adj.
kırık clifted adj.
kırık fractured adj.
kırık cracked adj.
kırık split adj.
kırık hybrid adj.
kırık hurt adj.
Slang
kırık beat all to hell
kırık effeminate
Trade/Economic
kırık breakage
Technical
kırık breakage
kırık break
Construction
kırık crack
Medical
kırık fracture
Zoology
kırık teal
Tobacco
kırık scrap leaves
Geography
kırık fault
Meteorology
kırık break
Sport
kırık fracture
British Slang
kırık bent as a nine bob note
kırık bent as a nine pound note

Bedeutungen, die der Begriff "kırık" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 182 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yerine oturtmak (kırık) reduce v.
General
kaynamak (kırık bir kemiğin uçları birbirine) set v.
kırık not almak get bad mark v.
kırık not almak get poor mark v.
kırık not almak get low mark v.
kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak be taken to hospital suffering a suspected broken leg/arm v.
kırık şüphesiyle hastaneye kaldırılmak be taken to hospital with suspected broken leg/arm v.
yerine koyup sarmak (kırık bir kemiğin uçlarını) set v.
alçı (kırık kemiğe) cast n.
askı (kırık kol vb için) sling n.
bileşik kırık compaund fracture n.
büyük kırık macro fracture n.
ipi kırık drifter n.
kırık ayak broken foot n.
kırık ayna broken mirror n.
kırık bacak broken leg n.
kırık bardak parçası piece of broken glass n.
kırık bezelye split peas n.
kırık bir kelepçe a broken handcuff n.
kırık buz brash n.
kırık cam broken glass n.
kırık çıkıkçı bonesetter n.
kırık çizgi broken line n.
kırık çömlek parçası potsherd n.
kırık çömlek parçası shard n.
kırık diş broken tooth n.
kırık diş snag n.
kırık diş snaggletooth n.
kırık dökük scrap n.
kırık dökük şey pile n.
kırık düşler bulvarı boulevard of broken dreams n.
kırık kaburgalar busted ribs n.
kırık kaburgalar broken ribs n.
kırık kalp broken heart n.
kırık kalpler broken hearts n.
kırık kanatlar broken wings n.
kırık kaya parçaları brash n.
kırık kılıç broken sword n.
kırık kol broken arm n.
kırık masa broken table n.
kırık not failing grade n.
kırık not a bad mark n.
kırık not fail n.
kırık ok broken arrow n.
kırık parça fragment n.
kırık parça breakage n.
kırık pencere broken window n.
kırık taş brash n.
kırık veya diğer dişlerle aynı hizada olmayan diş snaggletooth n.
cesareti kırık dispirited adj.
ipi kırık bum adj.
kalbi kırık heartbroken adj.
kalbi kırık brokenhearted adj.
kalbi kırık broken-hearted adj.
kıçı kırık trifling adj.
kırık beyaz off-white adj.
kırık beyaz renkli/renginde off-white adj.
kırık dökük dilapidated adj.
kırık dökük worn out adj.
kırık dökük broken adj.
kırık taşla çakıl ve kumdan yapılmış telford adj.
kolu kırık broken-armed adj.
kalbi kırık bir şekilde brokenheartedly adv.
kalbi kırık bir şekilde heartbrokenly adv.
kırık dökük brokenly adv.
kırık çerçeve broken frame
Colloquial
(sağlık) kırık one degree under
kalbi kırık sick at heart
Idioms
kırık bir kalbi onarmak fix a broken heart
kırık bir kalbi onarmak mend a broken heart
Speaking
kolum kırık my arm is broken
Slang
boku yemiş bir kıçı kırık a fucked-up pooh-bah
kırık bir şekilde effeminately
kırık burun busted nose
kırık dökük beat all to hell
Trade/Economic
kırık lot odd lot
kırık vade breach maturity
kırık vadeli mevduatlar odd-term deposits
Technical
açık kırık compound fracture
basit kırık simple fracture
eğik kırık slant fracture
kırık ağız chipped ring
kırık buz fragmented ice
kırık cam cullet
kırık çatı folding roof
kırık çizgi broken rule
kırık dökük eşya rummage
kırık düzlemli geçiş wedge transition
kırık düzlemli tranzisyon broken back transition
kırık düzlemli tranzisyon wedge transition
kırık kenar chipped edge
kırık kesit broken section
kırık kontrolü fracture control
kırık köşe chipped corner
kırık parça fractured part
kırık parça burs
kırık plak dished plate
kırık taş döşemek metal
kırık tuğla bat
kırık yüzey fracture surface
kırık yüzey fotoğrafı fractograph
olağan kırık down-slip fault
Computer
kırık link link broken
kırık link dead link
Telecom
kırık ek fractured joint
Construction
kırık alınlık broken pediment
kırık çatı mansard roof
kırık çatı curb roof
kırık kemer broken arch
kuğu boynu biçimli/kırık/eğri alınlık swan neck pediment
Automotive
çapraz kırık diagonal break
çevresel kırık circumferential break
Mining
boyuna kırık strike fault
Medical
açık kırık compound fracture
açık kırık open fracture
basit kırık simple fracture
bileşik kırık compound fracture
bileşik kırık open fracture
darbenin olduğu yerde meydana gelen kırık direct fracture
deplase kırık displaced fracture
hastalık nedeniyle kemiğin zayıf düşmesinden ileri gelen kırık pathological fracture
internal kırık fiksasyonu internal fracture fixation
intrameduller kırık fiksasyonu intramedullary fracture fixation
kapalı kırık closed fracture
kırık bacak broken leg
kırık bölgesi fracture site
kırık bölgesinde meydana gelen sahte eklem neoarthrosis
kırık fiksasyonu fracture fixation
kırık sarmak set and bind up a broken bone
kırık tahmini fracture prediction
kırık tahtası splint
kırık tedavisi fracture treatment
kırık tedavisi fracture healing
komplike kırık complicated fracture
komşu organa zarar veren kırık complicated fracture
kromozomal kırık sendromu chromosomal breakage syndrome
nedeni bilinmeyen kırık spontaneous fracture
nonvertebral (omurgada/omurga kemiklerinde olmayan) kırık nonvertebral fracture
osteoporotik kırık osteoporotic fracture
parçalanmış kırık comminuted fracture
parçalı kırık segmental fracture
patolojik kırık pathologic fracture
radyal kırık radial fracture
spontan kırık spontaneous fracture
tam kırık complete fracture
yer değiştirmiş kırık displaced fracture
Psychology
kırık kalp sendromu broken heart syndrome
Optics
kırık hattı fault line
maküler kırık macular break
Food Engineering
kırık cam cullet
Math
kırık çizgi broken line
kırık çizgi çizeneği broken line graph
kırık çizgi grafiği broken line graph
Tobacco
işlemeden sonra kalan tütün kırık ve tozları offals
Archaeology
üzeri yazılı kırık çanak çömlek parçası ostracon
Geography
boyuna kırık longitudinal fault
kırık aynası slickenside
kırık fay fracture fault
Geology
aktif kırık haritası active fault map
çapraz kırık diagonal fault
çapraz kırık oblique fault
diyagonal kırık oblique fault
enine kırık transverse fault
karmaşık kırık complex fault
kırık atımı fault throw
kırık atımı net slip
kırık basamağı fault scarp
kırık bölgesi fault zone
kırık cam parçaları glass shards
kırık çizgisi fault line
kırık düzlemi fault plane
kırık kuşağı fault zone
kırık porozitesi fracture porosity
konkoidal kırık conchoidal fracture
tabakaları yönlendiği doğrultu boyunca kesen kırık diagonal fault
ters kırık thrust fault
ters kırık reverse fault
ters kırık overthrust fault
Military
kırık bölge rupture zone
Music
kırık akor arpeggio
kırık akor rolled chord
kırık durgu broken cadence