karşı çıkmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

karşı çıkmak



Bedeutungen von dem Begriff "karşı çıkmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 50 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
karşı çıkmak challenge v.
karşı çıkmak object v.
General
karşı çıkmak interpose v.
karşı çıkmak run counter to v.
karşı çıkmak set against v.
karşı çıkmak oppose v.
karşı çıkmak object to v.
karşı çıkmak protest v.
karşı çıkmak antagonise v.
karşı çıkmak kick against v.
karşı çıkmak protest against v.
karşı çıkmak disaffirm v.
karşı çıkmak deprecate v.
karşı çıkmak stand up to v.
karşı çıkmak antagonize v.
karşı çıkmak mind v.
karşı çıkmak object v.
karşı çıkmak go against v.
karşı çıkmak face v.
karşı çıkmak be faced with v.
karşı çıkmak argue against something v.
karşı çıkmak except v.
karşı çıkmak go counter to v.
karşı çıkmak resist v.
karşı çıkmak thwart v.
karşı çıkmak contravene v.
karşı çıkmak frown upon v.
karşı çıkmak frown on v.
karşı çıkmak demur v.
karşı çıkmak remonstrate v.
karşı çıkmak expostulate v.
karşı çıkmak rise against v.
karşı çıkmak counter v.
karşı çıkmak contradict v.
karşı çıkmak turn against v.
karşı çıkmak repugnate v.
karşı çıkmak say no v.
karşı çıkmak affront [obsolete] v.
Idioms
karşı çıkmak take issue v.
karşı çıkmak set one's face against
karşı çıkmak take exception to
karşı çıkmak come out against
karşı çıkmak argue against
karşı çıkmak kick against the pricks
karşı çıkmak fly in the teeth of someone
karşı çıkmak fly in the face of someone
karşı çıkmak take issue with
Slang
karşı çıkmak kick up a stink
karşı çıkmak kick up a row
karşı çıkmak kick up a fuss

Bedeutungen, die der Begriff "karşı çıkmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 22 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
otoriteye karşı çıkmak kick against the pricks v.
öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak argumentum ad hominem v.
ısrarlı biçimde karşı çıkmak set one's face against v.
kanuna karşı çıkmak contravene the law v.
kanuna karşı çıkmak oppose the law v.
-e karşı çıkmak/durmak be in opposition to v.
yeniden karşı çıkmak re-challenge v.
Phrasals
-e karşı çıkmak come up against
nedenlerini sıralayarak/söyleyerek bir şeye karşı çıkmak reason against something
mantıklı bir şekilde karşı çıkmak reason against something
Idioms
gücünün yettiğince karşı çıkmak cry out against
şiddetle karşı çıkmak set one's face against
şiddetle karşı çıkmak fly in the face of
şiddetle karşı çıkmak fly in the teeth of
şiddetle karşı çıkmak argue against
bir şeye karşı çıkmak have one's heart set against something
bir şeye karşı çıkmak have one's heart dead set against something
sürekli şikayet etmek/karşı çıkmak play merry hell about
değişime karşı çıkmak stand pat
değişime karşı çıkmak sit pat
Law
mahkeme kararına karşı çıkmak abjudicate
Latin
öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak ad hominem