kararsız - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kararsız



Bedeutungen von dem Begriff "kararsız" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 87 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kararsız irresolute adj.
kararsız hesitant adj.
kararsız unstable adj.
kararsız indecisive adj.
General
kararsız shillyshally n.
kararsız shilly-shally n.
kararsız fluke n.
kararsız ambivalent adj.
kararsız infirm adj.
kararsız fluctuating adj.
kararsız undecisive adj.
kararsız erratic adj.
kararsız rocky adj.
kararsız light minded adj.
kararsız excursive adj.
kararsız vagabond adj.
kararsız restless adj.
kararsız mutable adj.
kararsız self-centred adj.
kararsız unsettled adj.
kararsız hazy adj.
kararsız vague adj.
kararsız variable adj.
kararsız uncommitted adj.
kararsız changeful adj.
kararsız changeable adj.
kararsız instable adj.
kararsız astatic adj.
kararsız fluxional adj.
kararsız baffling adj.
kararsız in two minds adj.
kararsız fluky adj.
kararsız indeterminate adj.
kararsız double minded adj.
kararsız changeable adj.
kararsız double-minded adj.
kararsız flighty adj.
kararsız astable adj.
kararsız dillydallied adj.
kararsız unstable adj.
kararsız fickle adj.
kararsız unsteady adj.
kararsız vacillating adj.
kararsız light adj.
kararsız inconsistent adj.
kararsız infirm of purpose adj.
kararsız undetermined adj.
kararsız unresolved adj.
kararsız self-centered adj.
kararsız indetermined adj.
kararsız vagarious adj.
kararsız uncertain adj.
kararsız halting adj.
kararsız namby-pamby adj.
kararsız faltering adj.
kararsız doubtful adj.
kararsız dubious adj.
kararsız hesitative adj.
kararsız undecided adj.
kararsız flukey adj.
kararsız inconstant adj.
kararsız uneven adj.
kararsız wobbly adj.
kararsız wayward adj.
kararsız precarious adj.
kararsız lightminded adj.
kararsız labile adj.
kararsız unsteadily adv.
Colloquial
kararsız in two minds
Idioms
kararsız torn about
kararsız blow hot and cold
kararsız on the knees of the gods
kararsız on again, off again
kararsız off again, on again
kararsız undecided
Trade/Economic
kararsız instable
kararsız floating
kararsız inconstant
kararsız variable
kararsız flexible
kararsız changeant (fr)
Technical
kararsız instable
kararsız unstable
Medical
kararsız labile
Chemistry
kararsız labile
Meteorology
kararsız unstable
Geology
kararsız erratic

Bedeutungen, die der Begriff "kararsız" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 94 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bir konuda (henüz) karar vermemiş/kararsız olmak reserve one's judgment v.
bir şey hakkında kararsız kalmak be undecided about something v.
hakkında kararsız olmak be unsettled about v.
kararsız kalmak be undecided about something v.
kararsız kalmak vacillate v.
kararsız kalmak remain unsettled v.
kararsız kalmak waver v.
kararsız kalmak be undecided v.
kararsız kalmak be undecided (between different opinions) v.
kararsız kalmak be irresolute (between different opinions) v.
kararsız kalmak vibrate v.
kararsız kalmak vacillate v.
kararsız kalmak be doubtful about v.
kararsız olmak dither v.
kararsız olmak doubt v.
kararsız olmak back and fill v.
kararsız olmak be uncertain v.
kararsız olmak waver v.
kararsız olmak pendulate v.
kararsız olmak seesaw v.
kararsız olmak be hazy about v.
kararsız olmak oscillate v.
kararsız olmak fluctuate v.
kararsız olmak vacillate v.
kararsız olmak sit on the fence v.
kararsız olmak be doubtful about v.
kararsız olmak wobble v.
kararsız olmak teeter v.
kararsız olmak be undecided v.
kararsız durum unstable state n.
kararsız olan kimse waverer n.
kararsız olma excursiveness n.
daha kararsız wobblier adj.
en kararsız wobbliest adj.
kararsız (bir hareket) tentative adj.
kararsız bir biçimde flightily adv.
kararsız bir şekilde irresolutely adv.
kararsız bir şekilde ambivalently adv.
Phrasals
...arasında kararsız kalmak vacillate between
iki kişi arasında kararsız kalmak waver between someone and someone else
iki seçenek arasında kararsız kalmak oscillate between someone and someone
kararsız olmak waffle around
kararsız olmak waffle about
kararsız olmak waffle on/over something
Colloquial
kararsız kalma shilly-shallying
kararsız kalmak shilly-shally
kararsız, tutarsız kişi wishy-washy person
Idioms
bir konuda kararsız kalmak sit on the fence about something
bir konuda kararsız kalmak be on the fence about something
kararsız kalmak be in two minds about
kararsız kalmak be in/of two minds
kararsız kalmak sit on the fence
kararsız kalmak straddle the fence
Trade/Economic
kararsız denge unstable equilibrium
kararsız seçmen floating vote
Politics
kararsız oy swing vote
kararsız seçmenler floating voter
kararsız seçmenler swing voter
Technical
kararsız denge equilibrium unstable
kararsız denge unstable equilibrium
kararsız devre astable circuit
kararsız durum unsteady
kararsız durum unstable state
kararsız hal unstable state
kararsız kompleks sülfitler unstable complex sulfides
kararsız kum unstable sand
kararsız multivibratör astable multivibrator
kararsız ortam unstable environment
kararsız sistem unstable system
kararsız zemin unstable ground
Computer
kararsız dizge unstable system
kararsız durum quasistable state
kararsız durum metastable state
Informatics
kararsız durum unstable state
kararsız sistem unstable system
Telecom
kararsız çoklu devre astable  multivibrator
kararsız devre astable circuit
Electric
kararsız devre astable circuit
Construction
kararsız zemin unstable soil
Automotive
kararsız rölanti poor idling
Medical
kararsız angina unstable angina
sekonder kararsız angina pektoris secondary unstable angina pectoris
Food Engineering
kararsız durum unsteady state
kararsız hal unsteady state
kararsız koşul unsteady state
Physics
kararsız denge durumu unstable equilibrium
Chemistry
kararsız sıvı unstable liquid
Agriculture
kararsız hava changeable weather
kararsız hava unstable weather
Environment
akiferdeki kararlı ve kararsız akım steady and unsteady flow in the aquifer
kararsız aerodinamik kuvvet unsteady aerodynamic force
kararsız değişken akım unsteady varied flow
Geology
kararsız akım koşulları transient-flow conditions
Latin
kararsız kalabalık mobile vulgus (the fickle crowd)