kaynamak ( - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kaynamak (



Bedeutungen, die der Begriff "kaynamak (" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 94 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kaynamak boil v.
General
amele kaynamak be crowded with rednecks v.
arada kaynamak pass unnoticed v.
arada kaynamak get lost in the shuffle v.
bir taşım kaynamak come to a boil v.
böcek kaynamak be crawling with insects v.
fıkır fıkır kaynamak boil up v.
fokur fokur kaynamak boil up v.
fokur fokur kaynamak boil profusely v.
içten içe kaynamak simmer v.
ile kaynamak abound in v.
ile kaynamak/dolu olmak/dolup taşmak be flooded with v.
kanı kaynamak take a fancy to something v.
kanı kaynamak click v.
kanı kaynamak take a liking to someone v.
kanı kaynamak hit it off v.
kanı kaynamak be full of life v.
kanı kaynamak take to v.
kanı kaynamak be full of beans v.
kanı kaynamak hit it off with somebody v.
kanı kaynamak take a fancy to someone v.
kanı kaynamak take a shine to somebody v.
kanı kaynamak take a liking to something v.
kanı kaynamak cotton to v.
karınca yuvası gibi kaynamak be as busy as grand central station v.
kaynamak well out v.
kaynamak boil away v.
kaynamak abound v.
kaynamak be alive with v.
kaynamak swarm with v.
kaynamak swarm v.
kaynamak be thick with v.
kaynamak founder v.
kaynamak weld v.
kaynamak surge v.
kaynamak ferment v.
kaynamak teem v.
kaynamak stew v.
kaynamak effervesce v.
kaynamak teem with v.
kaynamak seethe v.
kaynamak come to the boil v.
kaynamak conglutinate v.
kaynamak surge up v.
kaynamak join v.
kaynamak bubble v.
kaynamak boil v.
kaynamak well v.
kaynamak bubble up v.
kaynamak (gizli bir iş) simmer v.
kaynamak (kemik) knit v.
kaynamak (kırık bir kemiğin uçları birbirine) set v.
kaynamak (öfke vb duygularla için için) simmer with v.
maganda kaynamak be full of rednecks v.
maganda kaynamak be crowded with rednecks v.
maganda kaynamak be full of hicks v.
maganda kaynamak be crowded with hicks v.
özü kalana kadar kaynamak boil down v.
sinirden kaynamak be boiling with anger v.
ünlü kaynamak be packed with celebrities v.
yavaş yavaş kaynamak simmer v.
Phrasals
(bir yer) -ile kaynamak crawling with someone
araya kaynamak blend in
ile kaynamak teem in
ile kaynamak pullulate with
-ile kaynamak bustle with
Colloquial
amele kaynamak be crowded with hicks
amele kaynamak be full of hicks
maganda kaynamak be full of hicks
maganda kaynamak be crowded with hicks
Idioms
(bir yer) (insan vb.) kaynamak be alive with (people or things)
(bir yer) (insan vb.) kaynamak be alive with something
arada kaynamak fall/drop/go/slip through the cracks
bir kazanda kaynamak row in the same boat
birisine kanı kaynamak take a shine to someone
birşeyle kaynamak be seething with
böcek/karınca vs. kaynamak crawling with some kind of creature
fıkır fıkır kaynamak be full of piss and vinegar
fıkır fıkır kaynamak champ at the bit
kanı kaynamak take a fancy to
kanı kaynamak hit it off
kanı kaynamak take a shine to
kanı kaynamak take a shine to someone
kanı kaynamak develop liking
kaynamak come to a boil
suyu ısınmak/kaynamak one's goose is cooked
suyu kaynamak cook one's goose
Technical
kaynamak boil
kaynamak stick
Textile
kaynamak boil
Gastronomy
yavaş yavaş kaynamak sıvı coddle
Biochemistry
kaynamak fuze
kaynamak fuse
Proverbs
başında beklediğin tencere kaynamak bilmez a watched kettle never boils