korkmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

korkmak



Bedeutungen von dem Begriff "korkmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 53 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
korkmak shy v.
korkmak be scared v.
korkmak fear v.
General
korkmak misdoubt v.
korkmak get a fright v.
korkmak worry v.
korkmak show the white feather v.
korkmak be appalled v.
korkmak be frightened v.
korkmak be anxious about v.
korkmak have a fright v.
korkmak get anxious v.
korkmak be scared of v.
korkmak chicken out v.
korkmak quail v.
korkmak be anxious v.
korkmak take fright v.
korkmak apprehend v.
korkmak scare v.
korkmak flinch v.
korkmak boggle v.
korkmak be afraid v.
korkmak be afraid of v.
korkmak funk v.
korkmak get cold feet v.
korkmak dread v.
korkmak sweat bullets v.
korkmak sweat blood v.
korkmak get one's wind up v.
korkmak panic v.
korkmak get the wind up v.
korkmak feel frightened v.
korkmak agrise v.
korkmak agrize v.
korkmak agryze v.
korkmak agryse v.
Phrasals
korkmak chicken out v.
korkmak wimp out v.
Colloquial
korkmak be chickened out v.
korkmak bother one's head about something v.
korkmak trouble one's head about something v.
Idioms
korkmak turn a hair v.
korkmak make someone's skin crawl v.
korkmak jump in (one's) skin v.
korkmak be in a sweat v.
Technical
korkmak fear v.
Archaic
korkmak adread v.
korkmak agast v.
korkmak redoubt v.
korkmak trepidate v.
Slang
korkmak bug out v.
korkmak sweat bullets v.
korkmak punk out v.

Bedeutungen, die der Begriff "korkmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 103 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
karanlıktan korkmak fear of the dark v.
gözü korkmak be daunted v.
Allahtan korkmak beware of allah v.
çok korkmak dread v.
kendi gölgesinden korkmak be afraid of one's own shadow v.
karanlıktan korkmak be afraid of the dark v.
gözü korkmak show the white feather v.
gölgesinden korkmak be afraid of one's own shadow v.
aşırı derecede korkmak wig out v.
en kötü ihtimalin gerçekleşmesinden korkmak fear the worst v.
çok korkmak be terrified v.
-den korkmak be afraid v.
-den korkmak be afraid of v.
-den korkmak be scared of v.
çok korkmak be scared half to death v.
yerini kaybetmekten korkmak look to one's laurels v.
çok korkmak be scared out of one's mind v.
ölümden korkmak be scared of death v.
ölmekten korkmak be scared of dying v.
vurulmaktan korkmak be afraid of getting shot v.
yarından korkmak be afraid of tomorrow v.
polislerden korkmak be scared of the cops v.
diş hekimine gitmekten korkmak be afraid of going to the dentist v.
insanlardan korkmak be scared of people v.
ölmekten korkmak be afraid of dying v.
düşman edinmekten korkmak be afraid of making enemies v.
böcekten korkmak be afraid of bugs v.
böceklerden korkmak be afraid of bugs v.
unutmaktan korkmak afraid to forget v.
köpekten korkmak be afraid of dogs v.
köpeklerden korkmak be afraid of dogs v.
köpekten korkmak be scared of dogs v.
köpeklerden korkmak be scared of dogs v.
savaşmaktan korkmak be afraid of fighting v.
kavga etmekten korkmak be afraid of fighting v.
yüksekten korkmak be afraid of heights v.
çok korkmak agrise v.
çok korkmak agrize v.
çok korkmak agryze v.
çok korkmak agryse v.
aşırı korkmak tremble [obsolete] v.
Phrasals
-den korkmak cringe from v.
-den korkmak cringe away from v.
Colloquial
çok korkmak have the wind up v.
çok korkmak be scared witless v.
Idioms
çok korkmak stand in awe of v.
ölümüne korkmak be scared silly to death v.
deli gibi korkmak be scared silly to death v.
ölümüne korkmak be scared stiff to death v.
deli gibi korkmak be scared stiff to death v.
(birinden) korkmak cringe before (someone or something) v.
(birinden) korkmak cringe before someone or something v.
çok korkmak a chill runs/goes down (one's) spine v.
çok korkmak a chill runs/goes down somebody’s spine v.
çok korkmak quake in one's boots v.
çok korkmak tingle with fear v.
çok korkmak have one's heart in one's mouth v.
çok korkmak be scared shitless v.
çok korkmak be scared shit v.
çok korkmak shake in one's boots v.
çok korkmak be quaking in your boots v.
çok korkmak frightened to death v.
çok korkmak heart in your mouth v.
çok korkmak have one's heart in one's boots v.
çok korkmak be scared to death v.
çok korkmak frighten to death v.
gölgesinden korkmak be afraid of one's own shadow v.
gözü korkmak show the white feather v.
gölgesinden bile korkmak have a yellow streak down one's back v.
gölgesinden bile korkmak have a yellow belly v.
ölecek kadar korkmak frighten to death v.
kendi gölgesinden bile korkmak be afraid of one's own shadow v.
kımıldayamayacak kadar korkmak be like a rabbit caught in the headlights v.
kımıldayamayacak kadar korkmak be like a deer caught in the headlights v.
sürekli bir şeyden korkmak live in fear of v.
birden çok korkmak have heart failure v.
birden çok korkmak give someone heart failure v.
sürekli (kendi) hayatından korkmak go in fear of (one's) life v.
sürekli öldürülmekten korkmak go in fear of (one's) life v.
sürekli canından korkmak go in fear of (one's) life v.
sürekli canının tehlikede olduğundan korkmak go in fear of (one's) life v.
çok korkmak look as though (one) has seen a ghost v.
kendi gölgesinden korkmak be scared of (one's) (own) shadow v.
öldürülmekten korkmak be in fear of one's life v.
canının tehlikede olduğundan korkmak be in fear of one's life v.
hayatının tehlikede olduğundan korkmak be in fear of one's life v.
öldürülmekten korkmak go in fear of one's life v.
canının tehlikede olduğundan korkmak go in fear of one's life v.
hayatının tehlikede olduğundan korkmak go in fear of one's life v.
çok korkmak quake in (one's) shoes v.
(kendi) gölgesinden korkmak be frightened of (one's) (own) shadow v.
(kendi) gölgesinden bile korkmak be frightened of (one's) (own) shadow v.
kendi gölgesinden korkmak be frightened of your own shadow v.
kendi gölgesinden bile korkmak be frightened of your own shadow v.
kendi gölgesinden korkmak be scared of your own shadow v.
kendi gölgesinden bile korkmak be scared of your own shadow v.
(kendi) gölgesinden korkmak be nervous of (one's) (own) shadow v.
gölgesinden korkmak be nervous of (one's) (own) shadow v.
(kendi) gölgesinden bile korkmak be nervous of (one's) (own) shadow v.
Trade/Economic
rekabetten korkmak fear competition v.
Latin
engellemeye gücünüzün yetmeyeceği şeyden korkmak aptalcadır stultum est timere quod vitare non potes expr.
Archaic
çok korkmak adread v.
Slang
çok korkmak be bricking it v.