oynatmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

oynatmak



Bedeutungen von dem Begriff "oynatmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 27 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
oynatmak exhibit v.
oynatmak wiggle v.
oynatmak dislocate v.
oynatmak fool v.
oynatmak make play v.
oynatmak go off one's head v.
oynatmak cause to dance v.
oynatmak cause to play v.
oynatmak play v.
oynatmak dance v.
oynatmak run v.
oynatmak show v.
oynatmak perform v.
oynatmak work v.
oynatmak frisk v.
oynatmak wriggle v.
oynatmak budge v.
oynatmak stir v.
oynatmak remove v.
oynatmak wobble v.
oynatmak dandle v.
oynatmak go mad v.
oynatmak move v.
oynatmak come v.
oynatmak unlodge v.
Slang
oynatmak go doolally v.
oynatmak go doolali v.

Bedeutungen, die der Begriff "oynatmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 157 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
sıçratıp oynatmak (atı) prance v.
aklını oynatmak unhinge v.
yerinden oynatmak bestir v.
tekrar oynatmak rerun v.
parmağında oynatmak have somebody in one's pocket v.
başrolde oynatmak feature v.
parmağında oynatmak lead by the nose v.
ayaklarını suda oynatmak paddle v.
oynatmak (rüzgar ağacın yapraklarını) ruffle v.
oynatmak (film) screen v.
yerinden oynatmak budge v.
yerinden oynatmak dislodge v.
başrolde oynatmak star v.
aklını oynatmak go off the rails v.
kalem oynatmak write v.
film oynatmak play a movie v.
aklını oynatmak go out of one's mind v.
kafayı oynatmak go off the rails v.
aklını oynatmak go mad v.
kukla oynatmak perform a puppet show v.
üzerinde kalem oynatmak edit v.
üzerinde kalem oynatmak spoil (a piece of writing) by alteration v.
üzerinde kalem oynatmak correct v.
parmağını oynatmak grease someone's palm v.
parmağını oynatmak give a bribe v.
parmağında oynatmak dominate (someone) completely v.
parmağında oynatmak put someone in one's pocket v.
parmağında oynatmak twist (someone) around one's finger v.
kukla oynatmak pull the wires v.
yerinden oynatmak dislocate v.
birini parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
yeniden oynatmak playback v.
oynatmak (parmakları) twiddle v.
üzerinde kalem oynatmak juggle with v.
sağa sola oynatmak waggle v.
(parmaklarını) oynatmak twiddle v.
kıpır kıpır oynatmak wiggle v.
bahis oynatmak make a book v.
ayak parmaklarını oynatmak wiggle one’s toes v.
film göstermek/oynatmak unspool v.
(parmaklarını) oynatmak tweedle [dialect] v.
yerinden oynatmak unhorse v.
(birini) kukla gibi oynatmak marionette v.
Phrasals
kollarını bacaklarını oynatmak flail around v.
başrolde oynatmak feature (one) as (something) v.
başrolde oynatmak feature someone as something v.
birini (şarkıcı/doktor vb) rolünde oynatmak cast someone as something v.
tekrar/baştan oynatmak play something over v.
(birini) bir yıldız rolde oynatmak feature (one) as (something) v.
(birini bir şey olarak) önemli bir rolde oynatmak feature (one) as (something) v.
(birini bir şey olarak) başrolde oynatmak feature (one) as (something) v.
(birini bir şey olarak) başrollerden birinde oynatmak feature (one) as (something) v.
birini bir şey olarak önemli bir rolde oynatmak feature someone as something v.
bir şeyi/birini yerinden oynatmak dislodge someone or something from someone or something v.
oyuncuyu tekrar aynı rolde oynatmak recast in (something) v.
sinirini oynatmak jangle on something v.
Colloquial
aklını oynatmak go off one's rocker v.
dünyayı yerinden oynatmak move heaven and earth v.
aklını oynatmak do (one's) nana [australia] v.
aklını oynatmak lose one's nana [australia] v.
Idioms
(çim topu oyununda topu) kazayla yerinden oynatmak burn a bowl v.
parmağında oynatmak hold in hand v.
parmağında oynatmak lead by the nose v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
(birini) (küçük) parmağında oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
parmağının ucuyla/ucunda oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
kukla gibi oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
sinirlerini oynatmak drive (someone) buggy v.
aklını oynatmak drive (someone) buggy v.
sinirini oynatmak push (one's) buttons v.
aklını oynatmak go off one's nut v.
aklını oynatmak be out of one's mind v.
aklını oynatmak go bananas v.
aklını oynatmak go mad v.
birisini parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
birini parmağında oynatmak have someone in one's pocket v.
birini parmağında oynatmak lead by the nose v.
birisini parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
dağları yerinden oynatmak move mountains v.
istediği gibi at oynatmak have a free hand v.
istediği gibi at oynatmak write his own ticket v.
istediği gibi at oynatmak get one's own way v.
küçük parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
kalem oynatmak write v.
küçük parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
kalem oynatmak cook the books v.
serçe parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak wind around one's little finger v.
parmağının ucunda oynatmak twist around one's little finger v.
parmağının ucunda oynatmak have somebody on a string v.
parmağında oynatmak wrap around one's little finger v.
parmağında oynatmak wrap someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak lead someone by the nose v.
serçe parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak have someone on a string v.
parmağının ucunda oynatmak wrap around one's little finger v.
parmağında oynatmak twist someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak have somebody wrapped around one's finger v.
parmağında oynatmak wind someone around one's little finger v.
parmağında oynatmak eat out of someone's hand v.
parmağında oynatmak get somebody wrapped around one's finger v.
parmağının ucunda oynatmak wind around one's little finger v.
parmağında oynatmak twist around one's little finger v.
sinirini bozmak/oynatmak/zıplatmak drive (someone) potty [uk] v.
aklını oynatmak drive (someone) potty [uk] v.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak fling up (one's) hands in (some emotion) v.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak fling up (one's) arms in (some emotion) v.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak/elini kolunu sallamak fling (one's) hands up in (some emotion) v.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak/elini kolunu sallamak fling (one's) arms up in (some emotion) v.
aklını oynatmak go off the deep end v.
aklını oynatmak jump off the deep end v.
aklını oynatmak go in off the deep end v.
istediği gibi at oynatmak/koşturmak get/have a free hand v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) turned around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) twisted around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) wound around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak have (someone) wrapped around (one's) (little) finger v.
(birini) parmağında oynatmak turn (someone) around (one's) (little) finger v.
(birinin) sinirini oynatmak get under (one's) skin v.
aklını oynatmak go off one's chump v.
sinirlerini oynatmak make the blood boil v.
(birini) parmağında oynatmak keep (one) on a string v.
(birini) kukla gibi oynatmak keep (one) on a string v.
birini parmağında oynatmak have/keep somebody on a string v.
birini kukla gibi oynatmak have/keep somebody on a string v.
(birini) işine geldiği gibi oynatmak play (someone) like a fiddle v.
(birini) parmağında oynatmak play (someone) like a fiddle v.
at oynatmak run (one's) own show v.
kendi kendine at oynatmak run (one's) own show v.
birini parmağında oynatmak play someone like a violin v.
bahis oynatmak make a book v.
bahis oynatmak open a book v.
(birini/bir şeyi) vurup/çarpıp bulunduğu yerden oynatmak knock (someone or something) out of (something) v.
(birini/bir şeyi) bir darbeyle yerinden/bulunduğu yerden oynatmak knock (someone or something) out of (something) v.
(birinin/bir şeyin bir şeyini) bir darbeyle oynatmak knock (someone or something) out of (something) v.
aklını oynatmak be off (one's) dot v.
Trade/Economic
piyasayı oynatmak rig the market v.
Technical
yerinden oynatmak budge v.
yeniden oynatmak playback v.
Computer
transkripsiyon için kaydedilmiş bir mesajı oynatmak üzere tasarlanmış makine transcribing machine n.
Mechanic
yerinden oynatmak shift v.
Medical
yerinden oynatmak eluxate v.
Sport
yerine oynatmak (yedek oyuncuyu başka bir oyuncunun) substitute v.
Wagering
bahis oynatmak accommodate wagers v.
Cinema
(oyuncuyu) sürekli benzer rollerde oynatmak typecast v.
Slang
(bir şeyi) kaydırmak/yerinden oynatmak/itmek scooch v.
aklını oynatmak go off one's head v.
(birini) oynatmak run game on (someone) v.
British Slang
aklını oynatmak go spare v.