sürdürmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sürdürmek



Bedeutungen von dem Begriff "sürdürmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sürdürmek maintain v.
sürdürmek pursue v.
sürdürmek retain v.
sürdürmek continue v.
sürdürmek resume v.
sürdürmek sustain v.
General
sürdürmek keep the ball rolling v.
sürdürmek perpetuate v.
sürdürmek persist v.
sürdürmek keep going v.
sürdürmek keep up v.
sürdürmek follow v.
sürdürmek keep it up v.
sürdürmek keep on v.
sürdürmek keep something up v.
sürdürmek follow up v.
sürdürmek mortgaging v.
sürdürmek remain v.
sürdürmek wage v.
sürdürmek prosecute v.
sürdürmek support v.
sürdürmek carry on v.
sürdürmek prolong v.
sürdürmek lead v.
sürdürmek go ahead with something v.
sürdürmek uphold v.
sürdürmek elongate v.
sürdürmek sustain v.
sürdürmek preserve v.
sürdürmek keep v.
sürdürmek take up v.
sürdürmek go on v.
sürdürmek hold to v.
sürdürmek hold down v.
sürdürmek carry v.
sürdürmek maintain v.
sürdürmek observe v.
sürdürmek aby [obsolete] v.
sürdürmek abye [obsolete] v.
Idioms
sürdürmek hang on

Bedeutungen, die der Begriff "sürdürmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 106 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
savaşı sürdürmek wage war v.
ile ilişkiyi sürdürmek keep touch with v.
işi sürdürmek carry on v.
geçimini sürdürmek live on v.
kan davasını sürdürmek feud v.
bir işi hevessizce sürdürmek plod away at v.
kan davasını sürdürmek wage a feud v.
varlığını sürdürmek obtain v.
soyunu sürdürmek continue one`s bloodline v.
iyi bir işi sürdürmek keep the ball rolling v.
varlığını sürdürmek subsist v.
ile teması sürdürmek keep in touch with v.
ile teması sürdürmek be in touch with v.
ile teması sürdürmek be in contact with v.
başarı ile sürdürmek carry on with success v.
bir hareketi sürdürmek keep at v.
çalışma sürdürmek continue a work v.
çalışma sürdürmek carry on a work v.
desteğini sürdürmek continue to give support v.
çalışma sürdürmek carry on a study v.
başarı ile sürdürmek carry on successfully v.
geleneği sürdürmek carry on the tradition v.
geleneği sürdürmek continue the tradition v.
varlığını sürdürmek continue one's existence v.
faaliyetlerini sürdürmek continue one's operations v.
faaliyetlerini sürdürmek continue one's activities v.
hayat sürdürmek spend life v.
yatırımı sürdürmek sustain the investment v.
işini sürdürmek get on with v.
yardımsız da varlığını sürdürmek get on without v.
doğal akışını sürdürmek run its course v.
ilişki sürdürmek continue a relationship v.
ilişki sürdürmek maintain a relationship v.
yaşamayı sürdürmek survive v.
varlığını sürdürmek carry on v.
bir memuru doğuya sürdürmek relegate an officer to a post in east v.
ilişkileri sürdürmek maintain relationships v.
şöhretini sürdürmek maintain one's reputation v.
faaliyetini sürdürmek continue one's operation v.
çalışmalarını sürdürmek carry on one's works v.
çalışmalarını sürdürmek continue one's works v.
çalışmalarını sürdürmek carry on one's studies v.
çalışmalarını sürdürmek continue one's studies v.
hayatını sürdürmek maintain one's life v.
bir hesabı sürdürmek maintain an account v.
yaşamını sürdürmek maintain one's life v.
ilişki sürdürmek handle a relationship v.
ilişki sürdürmek keep a relationship going v.
ilişki sürdürmek run a relationship v.
ilişki sürdürmek manage a relationship v.
faaliyet sürdürmek carry on the activity v.
faaliyetleri sürdürmek carry on the activities v.
faaliyetlerini sürdürmek carry on the activities v.
yaşam sürdürmek live a life v.
yaşam sürdürmek maintain life v.
yaşam sürdürmek lead a life v.
kamuoyunun hukuk sistemine olan güvenini sürdürmek maintain public confidence in the judicial system v.
öğrenimini sürdürmek continue one's education v.
eğitimini sürdürmek continue one's education v.
operasyonlarını sürdürmek carry on/continue one's operations v.
çabalarını sürdürmek continue one's efforts v.
göz temasını sürdürmek maintain eye contact v.
yaşamını sürdürmek keep living v.
yaşamını sürdürmek survive v.
yaşamını sürdürmek go on with his/her life v.
görüşmeyi sürdürmek keep/continue talking v.
evliliği sürdürmek continue the marriage v.
çalışmayı sürdürmek keep studying v.
geleneği sürdürmek follow in the tradition v.
geleneğini sürdürmek maintain the tradition of v.
bir geleneği sürdürmek carry on a tradition v.
geleneği sürdürmek maintain the tradition v.
geleneğini sürdürmek follow in the tradition of v.
geleneğini sürdürmek retain the tradition of v.
görsel bütünlüğü sürdürmek maintain the visual integrity v.
sohbet sürdürmek hold conversation v.
sorumluluğu/yükümlülüğü sürdürmek/devam etmek remain liable v.
dargınlığı sürdürmek hold onto resentment v.
düşüşünü sürdürmek be still on the decline v.
geleneği sürdürmek keep the tradition v.
sıkı ilişkileri sürdürmek retain close ties v.
disiplini sürdürmek maintain discipline v.
Phrasals
zar zor sürdürmek stumble through n.
bir görevi veya işi kararlı bir şekilde sürdürmek press ahead
bir şeyde çalışmayı sürdürmek progress with something
ile hayatta kalmak/yaşamını sürdürmek survive on
bir şeyi sürdürmek stick with
kararlılıkla sürdürmek press ahead/on with
Idioms
savunduklarını sürdürmek stick to one's guns
tüm olumsuzluklara karşın görüşlerini ya da inançlarını savunmayı sürdürmek stick to one's guns
biraz güçlükle yaşamını sürdürmek keep body and soul together
geçerliliğini sürdürmek hold good
bir şeyi sürdürmek keep the kettle boiling
bir şeyi sürdürmek keep the pot boiling
tartışmayı/münakaşayı inatla sürdürmek argue the toss
doğal akışını sürdürmek take its course
doğal akışını sürdürmek run its course
bir oyunu/yalanı/kandırmacayı sürdürmek keep an act up
bir oyunu/yalanı/kandırmacayı sürdürmek keep one's act up
zekası sayesinde yaşamını sürdürmek live by one's wits
zekası sayesinde yaşamını sürdürmek live on one's wits
duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek take a firm stand on something
Politics
dikkatle izlemeyi sürdürmek keep the matter under review
bir etkinliğe başlamak ve sürdürmek take up an activity
Technical
yaşamayı sürdürmek survive
Construction
-e kadar sürdürmek maintain far into