sıkışmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sıkışmak



Bedeutungen von dem Begriff "sıkışmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 33 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sıkışmak squeeze v.
sıkışmak jam v.
General
sıkışmak be cramped for space v.
sıkışmak tighten v.
sıkışmak be pushed v.
sıkışmak be caught (between) v.
sıkışmak be in trouble v.
sıkışmak pack v.
sıkışmak be pushed for v.
sıkışmak be taken short v.
sıkışmak get jammed v.
sıkışmak be pushed for something v.
sıkışmak jam in v.
sıkışmak be pinched v.
sıkışmak bind v.
sıkışmak screw v.
sıkışmak be pressed for v.
sıkışmak move closer together v.
sıkışmak be stuck v.
sıkışmak cram v.
sıkışmak catch v.
sıkışmak move up closer v.
sıkışmak stick v.
sıkışmak need to urinate v.
sıkışmak be caught short v.
sıkışmak be pinched for time v.
sıkışmak wedge v.
sıkışmak squash v.
sıkışmak be closely pressed together v.
Phrasals
sıkışmak jam in
sıkışmak jam into
Colloquial
sıkışmak need to urinate
Computer
sıkışmak jam

Bedeutungen, die der Begriff "sıkışmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 67 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
araya sıkışmak squeeze into v.
araya sıkışmak push one's way into v.
araya sıkışmak wedge oneself in v.
başı sıkışmak be against a wall v.
başı sıkışmak be in trouble v.
başı sıkışmak run into a trouble v.
bir araya sıkışmak huddle v.
bir araya sıkışmak hucklebone v.
çok sıkışmak die for the loo v.
çok sıkışmak be desperate for a toilet v.
çok sıkışmak be desperate for toilet v.
çok sıkışmak need toilet v.
çöken bir mağarada sıkışmak be trapped in a cave-in v.
el sıkışmak press hands with v.
el sıkışmak clasp v.
el sıkışmak shake hands v.
kalbi sıkışmak have heart spasm v.
köşeye sıkışmak be stalemated v.
köşeye sıkışmak be in a tight corner v.
nakite sıkışmak need money v.
nakite sıkışmak need cash v.
para atm'ye sıkışmak (the money) be stuck in atm machine v.
paraya sıkışmak need cash v.
paraya sıkışmak need money v.
sıkı el sıkışmak/ tokalaşmak shake hands firmly v.
sıkışmak (dar bir yere) squash into v.
yaşamın dişlileri arasında sıkışmak get into a rut v.
Phrasals
tıkış tıkış bir yere sıkışmak squeeze themselves up
Idioms
...konusundan el sıkışmak shake hands on something
bir konuda el sıkışmak shake hands on something
biri ile el sıkışmak shake hands with someone
çok sıkışmak be hard up
el sıkışmak give one's hand on
el sıkışmak give one's hand upon
köşeye sıkışmak have one's back to the wall
köşeye sıkışmak have one's back against the wall
köşeye sıkışmak be on the ropes
köşeye sıkışmak be backed into a corner
paçası sıkışmak come to the crunch
paraya sıkışmak get pushed for cash
paraya sıkışmak be pushed for cash
paraya sıkışmak be strapped for money
paraya sıkışmak get strapped for money
paraya sıkışmak become pushed for money
paraya sıkışmak become pushed for cash
paraya sıkışmak be pushed for money
paraya sıkışmak get pressed for cash
paraya sıkışmak get pushed for money
paraya sıkışmak get pressed for money
paraya sıkışmak become pressed for money
paraya sıkışmak be pressed for cash
paraya sıkışmak be pressed for money
paraya sıkışmak become pressed for cash
paraya sıkışmak feel pinched
zamana sıkışmak be pushed for time
zamana sıkışmak get pressed for time
zamana sıkışmak be pressed for time
zamana sıkışmak get pushed for time
Slang
biriyle el sıkışmak slip someone five
el sıkışmak press flesh
el sıkışmak press the flesh
Trade/Economic
nakde sıkışmak run low on cash
Medical
kalbi sıkışmak feel a tightness in the chest
British Slang
çok sıkışmak (büyük) have a turtle's head
çok sıkışmak (büyük) have a tortoise
çok sıkışmak/kakası gelmek sign one's pants
sıkışmak (kakası gelmek) be pulling tongues