sır - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sır



Bedeutungen von dem Begriff "sır" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 9 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
sir v. sör diye hitap etmek
sir n. bir asalet unvanı
sir n. efendim
sir n. bay
sir n. sör
sir n. efendi
sir n. bey
Colloquial
sir bayım
Gastronomy
sir beyefendi

Bedeutungen von dem Begriff "sır" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 22 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sır mystery n.
sır glaze n.
sır secret n.
General
sır glazing n.
sır confidence n.
sır lustre n.
sır trick n.
sır enamel n.
sır arcana n.
sır silvering n.
sır arcanum n.
sır cabbala n.
sır luster n.
sır riddle n.
sır cabala n.
sır secret n.
sır foil n.
sır hugger-mugger n.
sır backdoor adj.
Law
sır privacy
Construction
sır glost
Chemistry
sır glase

Bedeutungen, die der Begriff "sır" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 205 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
artık sır olmaktan çıkmış olmak be abroad v.
bir şeyi sır olarak tutmak keep (something) close to one's chest v.
birine bir sır vermek tell someone a secret v.
dışarı sızmak (sır) leak out v.
saklamak (sır) keep v.
sır açıklamak disclose a secret v.
sır açıklamak reveal a secret v.
sır açmak confide v.
sır gibi saklamak keep something like a secret v.
sır olarak kalmak remain puzzle v.
sır olmak evanish into thin air v.
sır olmak vanish v.
sır paylaşmak share a secret v.
sır perdesini aralamak unveil the mystery v.
sır perdesini aralamak lift the veil of mystery v.
sır perdesini kaldırmak lift the veil of secrecy v.
sır perdesini kaldırmak lift the veil of mystery v.
sır perdesini kaldırmak unveil the mystery v.
sır saklamak keep a secret v.
sır saklamak keep secret v.
sır saklamak keep to oneself v.
sır saklamak keep one's counsel v.
sır söylemek tell a secret v.
sır sürmek foliate v.
sır tutmak keep under one's hat v.
sır tutmak guard a secret v.
sır tutmak keep secret v.
sır tutmak keep a secret v.
sır vermek blab v.
sır vermek breathe a word v.
sır vermek confide in v.
sır vermek confide v.
sır vermek disclose v.
sır vermek tell a secret v.
sır vermek betray a secret v.
sır vermek reveal v.
sır vermemek keep dark v.
sır vermemek button one's lip v.
sır vermemek button v.
altında yatan sır underlying secret n.
bileşimi sır olan ilaç arcanum n.
bilinmez bir sır something of a puzzle n.
genetik sır genetic secret n.
gizlilik ve sır saklama privacy and secrecy n.
herkesçe bilinen bir sır an open secret n.
kirli sır dirty secret n.
küçük sır little secret n.
mesleki sır trade secret n.
ölümcül sır deadly secret n.
sır (ayna) foil n.
sır (seramikte) glaze n.
sır ağda liposoluble wax n.
sır çatlağı craze n.
sır kaplamacı glasser n.
sır perdesi a cloak of secrecy n.
sır saklama secrecy n.
sır tutma secrecy n.
sır tutma secretiveness n.
sır tutma concealment n.
sır tutma discreetness n.
sır tutma hugger-mugger n.
sır tutma silence n.
sır tutma huggermugger n.
sır tutma reticence n.
sır tutma seal n.
sır tutma keeping secret n.
sır tutma secretion n.
sır tutmayan whisperer n.
sır tutmaz whisperer n.
şeffaf sır glaze n.
ticari sır confidential business information n.
utanılacak bir sır skeleton in the closet n.
(sır vb) ağzını açmayan unrevealing adj.
akıl sır ermez unfathomable adj.
çözülemeyen (sır) impenetrable adj.
sır dolu arcane adj.
sır küpü secretive adj.
sır olarak söylenmiş told in confidence adj.
sır saklayan reticent adj.
sır saklayan tightlipped adj.
sır saklayan discreet adj.
sır tutabilen closelipped adj.
sır tutabilen reticent adj.
sır tutabilen secretive adj.
sır tutabilen closemouthed adj.
sır tutabilen tightlipped adj.
sır veren confiding adj.
üzerindeki sır perdesi aralanmış demystified adj.
sır olarak confidentially adv.
sır olarak off the record adv.
sır olarak in confidence adv.
sır olarak in absolute privacy adv.
sır vererek confidingly adv.
Phrases
bu bir sır (gizli bilgileri açıklamaya hazır olmadığını ifade etmekte kullanılır) that would be telling
sır olarak sakla seal up your lips and give no words but mum
Proverb
iki kişinin bildiği sır değildir three may keep a secret if two of them are dead
ölüler sır vermez dead men tell no tales
Colloquial
karanlık bir sır a dark secret
ser verip sır vermeyen tight-lipped
sır olarak sakla! keep it under your hat!
sır olarak saklamak make a secret of
sır tutan tight-lipped
Idioms
(bir sır ile ilgili) tek kelime etmemek not breathe a word of it
(bir sır ile ilgili) tek kelime etmemek not breathe a word about something
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep underneath the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush underneath the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush under the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep underneath the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush under the rug
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak sweep under the carpet
(kötü bir olayı) sır olarak saklamak brush underneath the rug
ailenin gizlediği utanç kaynağı olan bir sır a skeleton in the closet
akıl sır erdirememek not be able to make heads or tails of
aramızda sır olarak kalmak koşuluyla on the strict qt
ser verip sır vermemek not breathe a word about
ser verip sır vermemek keep under one's hat
sır gibi saklamak hold under wraps
sır gibi saklamak have under wraps
sır gibi saklamak keep under wraps
sır ifşa oldu the cat is out of the bag
sır olarak saklamak take into one's confidence
sır olarak saklamak keep something quiet
sır olarak saklamak keep something still
sır olarak tutmak take into one's confidence
sır ortaya çıktı the cat is out of the bag
sır perdesi veil of mystery
şaşırtıcı sır skeleton in the closet
şaşırtıcı sır skeletons in the closet
şok edici sır skeleton in the closet
şok edici sır skeletons in the closet
utanç verici sır a skeleton in the cupboard
utanç verici sır a skeleton in one's cupboard
utanç verici sır a skeleton in one's closet
utanç verici sır a skeleton in the closet
utanılacak bir sır skeleton in the closet
utanılacak bir sır skeletons in the closet
utanılacak sır a skeleton in one's cupboard
utanılacak sır a skeleton in the closet
utanılacak sır a skeleton in the cupboard
utanılacak sır a skeleton in one's closet
Speaking
bir sır bilmek ister misin? do you wanna know a secret?
bu bir sır değil it is no mystery
bu bir sır değil it's not a secret
bu bir sır değil it's no secret
sana küçük bir sır vermek istiyorum i want to tell you a little secret
sır tutabilir misin? could you keep a secret?
sır tutabilir misin? can you keep a secret?
sır tutabilir misiniz? could you keep a secret?
sır tutabilir misiniz? can you keep a secret?
tanrının işine akıl sır ermez god walks in mystery
Slang
cinsel eğilimini sır olarak saklamak be in the closet v.
Trade/Economic
mesleki sır professional secret
mesleki sır professional confidentiality
mesleki sır professional secrecy
mesleki sır professional professional secret
ticari sır business secret
Law
sır saklama yükümlülüğü confidentiality obligation
Politics
ticari sır trade secret
Technical
alt sır underglaze
ateşe dayanıklı sır refractory glaze
bakırlı sır flambe glaze
berrak seramik sır clear ceramic glaze
berrak sır clear glaze
donuk sır starved glaze
donuk sır matte glaze
elektronik sır electronic glaze
ham sır raw glaze
kristal sır crystalline glaze
kurşunlu sır lead glaze
kurşunsuz sır leadless glaze
kuru sır dry glaze
mat sır mat glaze
parlak altuni sır tigereye
parlak sır bright glaze
parlamaz sır nonlustrous glaze
seramik sır ceramic glaze
sır akışı glaze flow
sır boyaözü luster pigments
sır çatlağı craze
sır çatlağı craze crack
sır çatlaması crazing
sır çözeltileri luster colors
sır fırınlama ocağı glost kiln
sır lekeleri glazestains
sır ocağı glost oven
sır pigmenti luster pigments
sır pulu paillette
sır tutması glaze fit
Sır üstü on-glaze
Sır üstü onglaze
tam donuk seramik sır opaque ceramic glaze
tam donuk sır opaque glaze
üst sır overglaze
üst sır süslemesi overglaze decoration
yarımat sır semi-matte glaze
Computer
sır ileticisi sir transceiver
Informatics
sır vermeyen tanıt zero knowledge proof
Chemistry
camsı sır vitreous enamel
Apiculture
sır bıçağı uncapping knife
sır tarağı uncapping fork
sır tarağı honeycomb
sır tepsisi uncapping tray
History
sır katibi privy secretary
Military
askeri sır military secret
askeri sır military secrecy