saçma - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

saçma



Bedeutungen von dem Begriff "saçma" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 168 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
saçma nonsensical adj.
saçma absurd adj.
saçma nonsense adj.
General
saçma boloney n.
saçma malarkey n.
saçma stupid n.
saçma jabber wocky n.
saçma bunk n.
saçma smearcase n.
saçma scattering n.
saçma twaddle n.
saçma moon n.
saçma froth n.
saçma small shot n.
saçma claptrap n.
saçma lead n.
saçma rhubarb n.
saçma buckshot n.
saçma humbug n.
saçma flannel n.
saçma rot n.
saçma trash n.
saçma kibosh n.
saçma bird shot n.
saçma silly n.
saçma bullshit n.
saçma farce n.
saçma tosh n.
saçma hooey n.
saçma laugh n.
saçma poppycock n.
saçma tripe n.
saçma spinach n.
saçma eradiation n.
saçma blether n.
saçma bunkum n.
saçma tommyrot n.
saçma stuff n.
saçma baloney n.
saçma fiddle-de-dee n.
saçma hog-wash n.
saçma drivel n.
saçma rawmaish [irish] n.
saçma giving off n.
saçma irrational adj.
saçma nonsense adj.
saçma fustian adj.
saçma wacky adj.
saçma trivial adj.
saçma fantastical adj.
saçma inane adj.
saçma farcical adj.
saçma terrestrial adj.
saçma frivolous adj.
saçma senseless adj.
saçma sorry adj.
saçma outlandish adj.
saçma preposterous adj.
saçma frothy adj.
saçma unreasonable adj.
saçma ridiculous adj.
saçma crackbrained adj.
saçma incongruous adj.
saçma pointless adj.
saçma goofy adj.
saçma impertinent adj.
saçma paltry adj.
saçma trifling adj.
saçma rubbish adj.
saçma screwball adj.
saçma blind adj.
saçma daft adj.
saçma puny adj.
saçma fiddly adj.
saçma whimsical adj.
saçma strewing adj.
saçma chimerical adj.
saçma trumpery adj.
saçma ludicrous adj.
saçma foolish adj.
saçma inept adj.
saçma raving adj.
saçma fatuous adj.
saçma fantastic adj.
saçma kafkaesque adj.
saçma toyish adj.
saçma extravagant adj.
saçma cockeyed adj.
saçma bathetic adj.
saçma funny adj.
saçma funny adj.
saçma raving mad adj.
saçma nice [obsolete] adj.
saçma tiddy adj.
saçma twaddly adj.
saçma amphigoric adj.
saçma unearthly adj.
saçma childish adj.
saçma unwitty adj.
saçma zany adj.
saçma meaningless adj.
saçma harebrained adj.
saçma hare-brained adj.
saçma woolly-headed adj.
saçma nonsense! interj.
saçma rubbish! interj.
saçma fudge interj.
saçma balls interj.
saçma applesauce interj.
Colloquial
saçma hogwash n.
saçma bull n.
saçma a load of crap n.
saçma eggs in moonlight n.
saçma a load of nonsense n.
saçma kybosh n.
Idioms
saçma a lot of bunk [uk] n.
saçma without rhyme or reason expr.
saçma all my eye and betty martin expr.
Speaking
saçma not be much cop expr.
saçma it makes no sense expr.
Math
saçma vacuous adj.
Hunting
saçma shot n.
saçma pellet n.
saçma birdshot n.
saçma drop shot n.
saçma slug n.
Archaic
saçma vain adj.
Slang
saçma irish bull n.
saçma bollock n.
saçma bollocks n.
saçma deep shit n.
saçma a load of shit n.
saçma dogshit n.
saçma crap n.
saçma ballock n.
saçma bullshit n.
saçma bunk n.
saçma ballocks n.
saçma horseshit n.
saçma pucky n.
saçma buncombe n.
saçma bunkum n.
saçma strictly for the birds n.
saçma a load of crap n.
saçma pish posh n.
saçma stupid-ass adj.
saçma cockeyed adj.
saçma airy fairy adj.
saçma dumb-shit adj.
saçma backassed adj.
saçma meshuggener adj.
saçma full of crap expr.
saçma in a pig's arse [uk/australia] exclam.
British Slang
saçma flannel n.
saçma pap n.
saçma gumf n.
saçma codswallop n.
saçma jank n.
saçma bollix n.
saçma hooey n.
saçma pigshit n.
saçma gash n.
saçma cack n.
saçma chuff n.
saçma bilge (water) n.
saçma bosh n.
saçma bobbins n.
saçma gumph n.

Bedeutungen, die der Begriff "saçma" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 372 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
saçma düşünce crotchet n.
saçma sapan silly adj.
General
saçma sapan konuşmak blather v.
saçma sapan konuşmak twaddle v.
saçma sapan konuşmak piffle v.
saçma sapan konuşmak tell a long rigmarole v.
saçma sapan konuşmak talk nonsense v.
saçma sapan konuşmak drivel v.
saçma sapan konuşmak talk rubbish v.
saçma sapan konuşmak blether v.
saçma sapan konuşmak talk wild v.
saçma bir şekle sokmak transmogrify into v.
saçma bulmak find something absurd v.
saçma gelmek find something absurd v.
saçma sapan konuşmak prattle v.
saçma gelmek sound crazy v.
kulağa saçma gelmek sound crazy v.
saçma sapan davranmak act stupidly v.
saçma bir işle zaman kaybetmek thrum caps [obsolete] v.
saçma sapan konuşmak fable [obsolete] v.
saçma saçma konuşmak blah v.
saçma konular hakkında konuşmak quiddle v.
saçma sapan konuşmak blither v.
saçma sapan dolanmak hawm v.
saçma sapan karıştırmak mingle-mangle [obsolete] v.
kurşun saçma lead shot n.
saçma tanesi pellet n.
kıvılcım saçma scintillation n.
ışık saçma irradiation n.
konuşurken tükürükler saçma splutter n.
son derece saçma highly odd n.
saçma sapan laf rigmarole n.
saçma sapan konuşma splutter n.
saçma istek vagary n.
konuşurken tükürükler saçma sputter n.
saçma sapan laf stuff and nonsense n.
saçma bir iş a fool's errand n.
ışık ve sıcaklık saçma effulging n.
saçma laf gammon n.
saçma olma absurdity n.
saçma sapan konuşma blather n.
anlamsız ve saçma konuşma yakking n.
ışın saçma radiation n.
saçma söz absurdity n.
saçma (çifte namlulu av tüfeği için) shot n.
saçma (tüfek için) buckshot n.
saçma sapan konuşan kimse blatherskite n.
kıvılcımlar saçma emication n.
saçma sapan söz drivel n.
kıvılcım saçma sparkling n.
saçma, abuk sabuk konuşma veya yazı jabberwocky n.
saçma sapan tosh n.
saçma sapan söz/yazı drool n.
saçma sapan bosh n.
saçma sapan baloney n.
saçma sapan twaddle n.
saçma sapan taradiddle n.
saçma sapan tarradiddle n.
saçma sapan bilgewater n.
saçma sapan boloney n.
saçma sapan tommyrot n.
saçma sapan sözler fiddle-faddle n.
saçma kulesi shot-tower n.
saçma sapan konuşma wish-wash n.
saçma sapan konuşma drivel n.
saçma şey perfect nonsense n.
aptal/saçma soru stupid question n.
parıldayan saçma taneleri flash pellets n.
saçma konuşma ravings n.
saçma konuşma rawmaish [irish] n.
saçma sapan soru carriwitchet n.
saçma sapan şeylerin yapıldığı, gerçeklikten uzak yer la-la land n.
saçma sapan şeylerin yapıldığı, gerçeklikten uzak yer la-la-land n.
saçma sapan davranış charade n.
saçma sapan nesne nonsense n.
saçma sapan konuşmalar nugae n.
saçma sapan konuşma nugation [obsolete] n.
aşırı saçma durum the absurd n.
saçma sapan olma toyishness n.
saçma prosedür trick n.
saçma sapan hikaye trifle [obsolete] n.
saçma sapan olma triflingness n.
saçma tartışma argutation [obsolete] n.
saçma tartışma cavilation n.
saçma tartışma caviling n.
saçma sapan hareket zaniness n.
saçma tartışma batrachomyomachia n.
saçma konuşma fadaise n.
saçma konuşma vaniloquence n.
(bir soruya verilen) saçma sapan cevap waffling n.
(sıvı) saçma sputtering n.
boş veya saçma konuşmalar, fikirler white lightning n.
saçma sapan whangdoodle n.
saçma sapan şeyler whoop n.
saçma istek quirk n.
saçma bahane flimsy excuse n.
saçma konuşan kimse bletheranskate [scotland] n.
mazeret olarak uydurulan saçma sapan hikaye fairytale n.
saçma sapan konuşma folderol n.
saçma sapan yazı folderol n.
saçma sapan konuşma falderol n.
saçma sapan konuşan kimse haverel [scotland] n.
abartılı ve saçma slushy adj.
daha saçma wackier adj.
saçma sapan konuşan blithering adj.
daha saçma whackier adj.
saçma sapan nonsensical adj.
en saçma whackiest adj.
saçma sapan foolish adj.
saçma sapan rambling adj.
saçma sapan nonsense adj.
saçma sapan farcical adj.
saçma sapan bir halde nonsensically adj.
saçma sapan tomfoolish adj.
saçma sapan twiddly adj.
saçma şiirle ilgili amphigoric adj.
biraz saçma awkwardish adj.
gülünç derecede saçma unearthly adj.
saçma olmayan unsilly adj.
biraz saçma zanyish adj.
saçma sapan konuşan vaniloquent adj.
saçma sapan foolishly adv.
saçma bir şekilde flannelly adv.
saçma bir biçimde incongruously adv.
saçma bir biçimde farcically adv.
saçma bir şekilde absurdly adv.
saçma bir şekilde daftly adv.
saçma bir şekilde goofily adv.
saçma bir şekilde mantıksız olarak wackily adv.
saçma bir biçimde ridiculously adv.
saçma bir şekilde chimerically adv.
saçma sapan tavırlarla toyishly adv.
saçma biçimde unreasonably adv.
saçma sapan madly adv.
saçma bir şekilde unwittily adv.
saçma bir şekilde faddily adv.
tamamen saçma yo-ho-ho interj.
biraz saçma a bit silly expr.
Phrasals
saçma sapan davranmak carry on v.
saçma sapan davranmak cut up v.
(biri veya bir şey hakkında) saçma sapan konuşmak prattle (on) about (someone or something) v.
saçma davranışlarda bulunmak bugger around v.
(biriyle) saçma sapan didişmek quibble with (someone) v.
Phrases
saçma/saçma sapan sorular sorarsan saçma/saçma sapan cevaplar alırsın ask a stupid question and you'll get a stupid answer expr.
1980'lerde bir japon bilgisayar oyununda kullanılıp sonradan espri haline gelmiş saçma bir altyazı all your base are belong to us expr.
saçma derecede to the point of absurdity expr.
inanılmaz derecede saçma bir şekilde to the point of absurdity expr.
saçma/saçma sapan sorular sorarsan saçma/saçma sapan cevaplar alırsın ask a silly question and you get a silly answer expr.
saçma/saçma sapan sorular sorarsan saçma/saçma sapan cevaplar alırsın ask a silly/stupid question (and you'll get a silly/stupid answer) expr.
eski bir japon bilgisayar oyununda kullanılıp sonradan espri haline gelmiş saçma bir alt yazı ba abrev.
Proverb
tekil ve saçma durumlar için konulan kurallara uyulmasını beklemek de saçmadır hard cases make bad laws
nadir olanla saçma olan arasında ince bir çizgi vardır from the sublime to the ridiculous is only a step
Colloquial
görünürde mantıklı ama normalde saçma bir düşünceyi savunmak chop logic v.
baştan aşağı (saçma) olmak be so much/many (something) v.
saçma sapan vakit geçirmek/harcamak klutz around v.
saçma olmak be rather steep v.
saçma sapan konuşma bull pucky n.
saçma sapan konuşma bull-pucky n.
insana aptal gibi hissettiren saçma sapan bilgi ya da deneyim unlightening n.
saçma sapan şey eggs in moonlight n.
saçma sapan laf gab n.
saçma sapan muhabbet gab n.
saçma sapan muhabbet gibber-gabber n.
bir dolu saçma söz a lot of baloney n.
saçma sapan şeyler yapan kimse gumbyhead n.
saçma ve vakit kaybettiren şey faff n.
her türlü saçma şey any fool thing n.
saçma sapan şeyler any fool thing n.
saçma sapan silly in the extreme adj.
içi bomboş/saçma sapan (film no-brow adj.
saçma ve vakit kaybettiren faffy [uk] adj.
saçma! in a pig's ass! expr.
saçma! in a pig's ear! expr.
saçma! in a pig's eye! expr.
tamamen saçma all moonshine expr.
(saçma/anlamsız bir şey) dediğimi yap humor me expr.
çok saçma it's to laugh expr.
saçma sapan konuşma stop talking trash expr.
ne saçma bir soru the answer's a lemon [old-fashioned] [uk] expr.
Idioms
saçma sapan konuşmak talk through one's hat v.
saçma sapan davranmak act the fool v.
saçma sapan davranmak play the fool v.
saçma sapan davranmak act the maggot v.
saçma görünse de yaptığı şeyin/işin bir amacı olmak have method in one's madness v.
saçma sapan davranmak klutz around v.
saçma görünse de yaptığı şeyin/işin bir amacı olmak be method in one's madness v.
saçma sapan işler yapmak get up to v.
saçma sapan şeyler yapmak play the fool v.
saçma sapan şeyler yapmak act the fool v.
saçma sapan şeyler söylemek talk out of the back of (one's) head v.
saçma sapan davranmak act/play the goat v.
saçma saçma hareketler yapmak act/play the goat v.
saçma sapan davranmak have a few kangaroos loose in the top paddock v.
saçma sapan davranmak/düşünmek have kangaroos in the top paddock [australia] v.
saçma sapan davranmak/düşünmek have kangaroos in one's top paddock [australia] v.
saçma sapan konuşmak talk out of (one's) hat v.
saçma sapan konuşmak talk through the back of (one's) head v.
saçma sapan konuşmak talk through the back of (one's) neck v.
kalitesi düşen bir tv programına olan ilgiyi kaybetmemek için araya saçma sapan şeyler sokmak jump the shark [us] v.
saçma sapan gevezelik etmek talk like an apothecary [obsolete] v.
saçma sapan davranmak act/play the fool v.
saçma sapan davranmak play the (giddy) goat v.
saçma sapan davranmak act the (giddy) goat v.
biraz/çok saçma olmak be a bit/rather steep v.
saçma olmak be full of beans v.
saçma sapan olmak be full of beans v.
saçma sapan konuşmak be full of bull v.
saçma olmak be off the wall v.
saçma sapan durum never-never n.
saçma sapan bir sürü şey a lot of bunk [uk] n.
saçma zırva taradiddle n.
saçma zırva tosh n.
saçma zırva drool n.
saçma bir şey a fool's errand n.
saçma zırva tarradiddle n.
saçma özür sorry excuse n.
saçma zırva humbug n.
saçma zırva bosh n.
saçma sapan stuff and nonsense n.
saçma zırva bilgewater n.
saçma zırva boloney n.
saçma zırva twaddle n.
saçma olay comedy of errors n.
saçma olaylar serisi comedy of errors n.
saçma sapan şeyler kitchen-sink n.
bir yere varmayan saçma/absürt hikaye/espri a shaggy-dog story n.
saçma sapan konuşma banana oil n.
saçma-sapan full of hot air adj.
saçma sapan full of prunes adj.
saçma-sapan full of bull adj.
saçma sapan full of bull adj.
saçma-sapan full of it adj.
saçma sapan full of crap adj.
saçma-sapan full of beans adj.
saçma-sapan full of prunes adj.
saçma sapan full of beans adj.
saçma sapan full of shit adj.
saçma sapan full of hot air adj.
saçma sapan full of it adj.
saçma sapan full of bull adj.
saçma soru yoktur there’s no such thing as a stupid question expr.
saçma sapan strictly for the birds expr.
ve bunun gibi bir sürü saçma şey and all that jazz expr.
ve bunun gibi saçma şeyler and all that jazz expr.
işe yarayabilecek kadar saçma (just) crazy enough to work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan (just) crazy enough to work [cliché] expr.
o kadar saçma ki işe yarayabilir crazy enough (that) it just might work [cliché] expr.
saçma bir fikir ama işe de yarayabilir crazy enough (that) it just might work [cliché] expr.
işe yarayabilecek kadar saçma crazy enough (that) it just might work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan crazy enough (that) it just might work [cliché] expr.
o kadar saçma ki aslında işe yarayabilir crazy enough (that) it might actually work [cliché] expr.
saçma bir fikir ama işe de yarayabilir crazy enough (that) it might actually work [cliché] expr.
aslında işe yarayabilecek kadar saçma crazy enough (that) it might actually work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da aslında işe yarama olasılığı olan crazy enough (that) it might actually work [cliché] expr.
o kadar saçma ki işe yarayabilir crazy enough (that) it might just work [cliché] expr.
saçma bir fikir ama işe de yarayabilir crazy enough (that) it might just work [cliché] expr.
işe yarayabilecek kadar saçma crazy enough (that) it might just work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan crazy enough (that) it might just work [cliché] expr.
o kadar saçma ki işe yarayabilir so crazy (that) it just might work [cliché] expr.
saçma bir fikir ama işe de yarayabilir so crazy (that) it just might work [cliché] expr.
işe yarayabilecek kadar saçma so crazy (that) it just might work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan so crazy (that) it just might work [cliché] expr.
o kadar saçma ki aslında işe yarayabilir so crazy (that) it might actually work [cliché] expr.
saçma bir fikir ama işe de yarayabilir so crazy (that) it might actually work [cliché] expr.
aslında işe yarayabilecek kadar saçma so crazy (that) it might actually work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da aslında işe yarama olasılığı olan so crazy (that) it might actually work [cliché] expr.
o kadar saçma ki işe yarayabilir so crazy (that) it might just work [cliché] expr.
saçma bir fikir ama işe de yarayabilir so crazy (that) it might just work [cliché] expr.
işe yarayabilecek kadar saçma so crazy (that) it might just work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan so crazy (that) it might just work [cliché] expr.
Speaking
bu çok saçma it doesn't make sense expr.
bunun saçma geldiğini biliyorum I know this sounds insane expr.
çok saçma that makes no sense expr.
giysilerini/kıyafetlerini etrafa saçma don't leave your clothes lying around expr.
kulağa saçma geldiğini biliyorum I know this sounds crazy expr.
ne saçma! what a load of old cobblers! expr.
ne saçma! what a load of crock! expr.
ne saçma! what a load of old cock! expr.
kulağa çok saçma geliyor biliyorum I know how crazy this sounds expr.
kulağa saçma geldiğini biliyorum I know this sounds ridiculous expr.
sana saçma gelebilir this may sound silly to you expr.
sana saçma geldiğini biliyorum I know it sounds crazy expr.
Technical
iri saçma buckshot n.
ışık saçma irradiance n.
kıvılcım saçma scintillation n.
kıvılcımlar saçma scintillation n.
saçma metali shot metal n.
saçma ile hasarlanma shot-gun damage n.
saçma büyüklüğü shot size n.
saçma gürültüsü shot noise n.
saçma püskürtme shot blasting n.
saçma kurşun shot n.
Construction
ışın saçma irradiation n.
Marine
köpük saçma bölgesi region of entrainment n.
Logic
aksinin saçma veya imkansız olduğunu göstererek bir şeyi kanıtlamaya yarayan dolaylı argüman apagoge n.
aksinin saçma veya imkansız olduğunu göstererek bir şeyi kanıtlamaya yarayan dolaylı argüman reductio ad absurdum n.
Statistics
saçma korelasyon nonsense correlation n.
Biology
saçma yöntemleri shotgun sequencing n.
Agriculture
saçma iriliğinde taneler shatter n.
saçma taneler shot berry n.
Linguistics
bebek diline benzeyen saçma sapan sözler lallation n.
saçma sapan konuşma waffle n.
Meteorology
geceleri ışık saçma noctilucence n.
yakamoz parıltısı saçma (bulut) noctilucence n.
Military
saçma tanesi shot n.
Hunting
av fişeklerinde veya havalı silahlarda kullanılan saçma veya çekirdek pellet n.
av fişeklerinde saçma üstü tapası kullanıldığında yapılan kıvırma şekli rolled crimp n.
çelik saçma steel shot n.
iri saçma buckshot n.
saçma tüfeği atışlarında kullanılan uçan hedef clay pidgeon n.
saçma grupmanı pattern n.
saçma tüfeği atışlarında kullanılan uçan hedef clay bird n.
saçma dolusu mühimmatın kullanıldığı silahlar scattergun n.
toplu saçma atan şok extra-full choke n.
av tüfeklerinde kullanılan bir saçma beebee n.
havalı tüfeklerde kullanılan bir saçma beebee n.
Latin
daha önce bir filozof tarafından dile getirilmemiş hiçbir saçma laf yoktur nihil tam absurde dici potest, quod non dicatur ab aliquo philosophorum n.
saçma hale gelinceye kadar ad absurdum adv.
Archaic
saçma sapan konuşmak witwanton v.
saçma fikir vapor n.
saçma fikir vapour n.
saçma sapan konuşan kimse witwanton n.
Slang
saçma sapan davranmak make an ass of v.
saçma sapan konuşmak talk shit v.
saçma sapan konuşmak talk jibberish v.
saçma sapan davranmak make an ass of yourself v.
boş/saçma işlerle uğraşmak fart off v.
saçma sapan konuşmak bump (one's) gums v.
(birinden) saçma sapan şeyler istemek bust (someone's) balls v.
(birinden) saçma sapan şeyler istemek bust (someone's) chops v.
(bir şey) hakkında saçma sapan konuşup durmak balls on about (something) [uk] v.
saçma sapan konuşmak be full of crap v.
saçma sapan konuşmak/yazmak be full of shit/crap v.
saçma sapan/abuk sabuk söz veya davranış bravo sierra n.
çok saçma redonk n.
kesinlikle saçma babytown frolics n.
saçma sapan konuşan tip smack talker n.
saçma sapan cockamamie n.
saçma sapan a load of shit n.
saçma sapan jibber-jabber n.
saçma sapan a load of crap n.
saçma sapan konuşarak lafı uzatma yackety-yak n.
saçma şey fadoodle n.
sirk gibi saçma sapan yer zoo n.
saçma/anlamsız konuşma jive talk n.
saçma sapan konuşma jive talk n.
saçma sapan konuşma wibble [uk] n.
saçma davranış meshugaas n.
saçma sapan nitwitted adj.
saçma sapan stupid-ass adj.
saçma sapan toshy adj.
saçma sapan freaky-deaky adj.
saçma salak full of bull adj.
saçma salak full of prunes adj.
saçma sapan full of crap adj.
saçma salak full of it adj.
saçma salak full of beans adj.
saçma salak full of shit adj.
saçma salak backassed adj.
saçma sapan backassed adj.
saçma! nonsense! interj.
amma saçma şey what a crock of shit expr.
saçma! rubbish! expr.
saçma! pig's arse! expr.
saçma! baloney! expr.
saçma! applesauce! expr.
saçma! ballocks! expr.
saçma! bollocks! expr.
saçma bir kanun the law is a ass expr.
British Slang
saçma! crud! expr.
saçma! piffle! expr.
saçma! pants! expr.