ses s - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ses s



Bedeutungen von dem Begriff "ses s" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 41 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ses voice n.
ses noise n.
ses sound n.
ses vocal adj.
ses audio adj.
General
ses vocal n.
ses murmur n.
ses sound n.
ses pipes n.
ses clatter n.
ses crunch n.
ses utterance n.
ses sonance n.
ses patter n.
ses beat n.
ses call n.
ses voice n.
ses cry n.
ses shout n.
ses phonetic adj.
ses sonic adj.
ses phonic adj.
ses vocal adj.
ses acoustic adj.
Technical
ses rattle
ses sound
ses voice
ses tone
Computer
ses sounds
ses sound note
ses vol
ses volume
Telecom
ses audio
Automotive
ses vibration and harshness
Linguistics
ses sound
ses phone
ses voice
ses vox
Music
ses note
ses strain
Latin
ses vox

Bedeutungen, die der Begriff "ses s" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
titrek (ses) wobbly adj.
yüksek (ses) loud adj.
General
(ses tonu) ayarlamak set the tone v.
(ses) gitmek/kısılmak break v.
(ses/görüntü) yavaş yavaş açmak fade-up v.
ağlamaklı ses çıkarmak wawl v.
ahenksiz ses çıkarmak jangle v.
alçalmak (ses) drop v.
azalmak (ses) trail off v.
belirli bir ses vermek intone v.
bir olaya/baskıya/haksızlığa tepki olarak ses getirmek set off a reaction v.
bir ses algılamak perceive a sound v.
bir ses duymak hear a noise v.
birinin ses mesafesinde kalmak remain within voice distance of somebody v.
boğuk ses çıkarmak croak v.
boru gibi ses çıkarmak trumpet v.
boru gibi ses çıkarmak blare v.
büyük ses getirmek make tremendous impact v.
büyük ses getirmek create a tremendous impression v.
büyük ses getirmek make an overwhelming impression v.
cik cik diye ses çıkarmak peep v.
çatallaşmak (ses) crack v.
çatlak ses çıkarmak jar v.
çatlatmak (ses) hoarsen v.
çıkarmak (belirli bir ses) go v.
çıkarmak (inilti/ses) utter v.
çıngır çıngır ses çıkarmak tintinnabulate v.
çıngırak gibi ses çıkarmak tintinnabulate v.
çok tiz bir ses çıkarmak squeal v.
domuz gibi ses çıkarmak grunt v.
genizden ses çıkarmak twang v.
gırtlaktan ses çıkarmak gutturalise v.
gırtlaktan ses çıkarmak gutturalize v.
gırtlaktan ses vermek gutturalize v.
gırtlaktan ses vermek gutturalise v.
hırıltılı bir ses çıkarmak wheeze v.
ıslık gibi ses çıkarmak sing v.
ıslık gibi ses çıkarmak woosh v.
ıslık gibi ses çıkarmak (havada hareket ederken) swish v.
ıslıksı ses vermek sibilate v.
kalın ve gür ses çıkarmak thunder v.
keskin ses çıkarmak make a sharp sound v.
kesmek (ses/ağrı vb) kill v.
kesmek (ses/ağrı vb'ni) deaden v.
kısmak (ses) be turned down v.
kulak tırmalayıcı bir ses çıkarmak jar v.
kulaklarını tırmalamak (ses) rasp v.
kurbağa gibi ses çıkarmak croak v.
madeni ses çıkarmak clangour v.
madeni ses çıkarmak clank v.
madeni ses çıkarmak clangor v.
madeni ses çıkarmak clang v.
metalik ses çıkartmak chink v.
miyavlar gibi ses çıkarmak (martı) mew v.
olumsuz anlamda cık cık cık diye ses çıkarmak click one's tongue v.
öksürüğe benzeyen ses çıkarmak sputter v.
öksürür gibi ses çıkarmak cough v.
ses azalmak die away v.
ses çıkarmak make a sound v.
ses çıkarmak go off v.
ses çıkarmak noise v.
ses çıkarmak click v.
ses çıkarmak clatter v.
ses çıkarmak utter v.
ses çıkarmak speak v.
ses çıkarmak let out v.
ses çıkarmak sound v.
ses çıkarmak beep v.
ses çıkarmamak acquiesce v.
ses çıkarmamak let v.
ses çıkarmamak say nothing v.
ses çıkarmamak not to object v.
ses çıkarmamak not to make a noise v.
ses çıkarmasına neden olmak cause to sound v.
ses çıkarmayacak bir şekilde örtmek veya sarmak muffle v.
ses çıkmamak get no news v.
ses çıkmamak get no news from v.
ses çıkmamak not to be heard v.
ses değiştirmek inflect v.
ses eriminin dışına çıkmak get out of earshot v.
ses eriminin dışında kalmak get out of earshot v.
ses geçirmez duruma getirmek deafen v.
ses geçirmez hale getirmek noiseproof v.
ses geçirmez yapmak deafen v.
ses geçirmez yapmak noiseproof v.
ses geçirmez yapmak soundproof v.
ses geçirmezleştirmek deafen v.
ses gelmek (noise) come v.
ses getirmek influence v.
ses getirmek resound v.
ses iletmek conduct v.
ses kaydını yazıya çevirmek turn voice recordings into text v.
ses perdesini gereğine göre değiştirmek (konuşma ve şarkı söylemede) modulate v.
ses sınavı yapmak audition v.
ses tellerini titreştirerek oluşturmak voice v.
ses tonunu değiştirmek inflect v.
ses tonunu düzeltmek adjust the tone v.
ses vb genizden çıkarmak nose v.
ses vermek give out a sound v.
ses vermek sound v.
ses vermemek not to answer v.
ses yapmak rattle v.
ses yapmak hurtle v.
ses yükseltmek raise voice v.
şap diye ses çıkarmak (sert bir rüzgarda dalgalanan bayrak gibi) snap v.
titrek ses çıkarmak make vibrant sounds v.
titremek (ses) wobble v.
titremek (ses) falter v.
titremek (ses) quaver v.
tiz bir ses çıkarmak screech v.
tiz ses çıkarmak squeal v.
tiz ses çıkartmak shrill v.
uyumsuz ses çıkarmak jangle v.
yansımak (ses) echo v.
(ses) güç volume n.
ağır bir şeyin yere düşünce çıkardığı ses thud n.
ağır bir vuruşun çıkardığı ses thump n.
ahenksiz ses jangle n.
akustik ses acoustic noise n.
alçak ses undertone n.
alçak ses low voice n.
alçak ses tonu undertone n.
ani ve keskin ses clonk n.
armonik ses overtone n.
atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses clopping n.
atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses clip-clop n.
atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses clumping n.
atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses clop n.
atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses clunking n.
atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses clippety-clop n.
basit ses phone n.
belli belirsiz ses faint voice n.
berrak ses clear voice n.
berrak ve tiz ses clarion n.
bilgisayarla ses işleme computer sound processing n.
bir tür kuşdili birinci ses kelimenin sonuna getirilir ve ay eklenir pig latin n.
birbirine çarpan madeni şeylerin çıkardığı ses clash n.
borununkine benzer ses blare n.
bronzdan yapılma keskin ses çıkaran zil krotala n.
büyük bir ses a great voice n.
büyük ses getiren konu cause celebre n.
cırtlak ses peep n.
cızırtılı ses squeaking sound n.
cızırtılı ses squeaky sound n.
cızırtılı ses creaking sound n.
cızırtılı ses scratchy sound n.
çatal ses cracked voice n.
çatlak ses jar n.
çeneden ses gelmesi jaw clicking n.
çepeçevre saran ses sistemi surround system n.
çeşitli tonlarda ses veren çanlar carillon n.
çığlığa benzer ses çıkarma shrieking n.
çıkarma (inilti/ses) utterance n.
çınlayan ses ringing sound n.
çok tiz bir ses squeal n.
çok tiz ve anlık elektronik ses bleep n.
çok yüksek ses stentorian n.
derinden gelen ses boom n.
dijital ses yayıncılığı digital audio broadcasting n.
dudak ve damaktan telaffuz edilen ses labiovelar n.
en yüksek ses descant n.
erkeklerin kızarkadaşlarıyla konuşurken ses tonlarını değiştirmesi girlfriend voice n.
etkileyici ses impressive voice n.
evde kullanılan yüksek kaliteli ses cihazları ve sistemleri household high-fidelity audio equipment and systems n.
fışırtılı ses (köpüren gazoz/soda vb'nin çıkardığı) fizz n.
garip ses strange noise n.
genizden çıkan ses twang n.
genizsi ses (fonetik) nasal n.
gırtlaksı ses guttural n.
gırtlaksı ses throatiness n.
gök gürlemesi gibi ses peal n.
güç ve ses şiddet birimi decibel n.
gürlük (ses) loudness n.
gürültülü ses çıkarma jangling n.
hafif ses little sound n.
hafif ses faint voice n.
hafif ses faint sound n.
harmonik ses harmonic n.
hırıltılı ses wheeze n.
hışırtılı ses (eteklerin çıkardığı) froufrou n.
hızla geçen bir şeyin çıkardığı ses whiz n.
hızla savrulan şeyin çıkardığı ses swoosh n.
hi-fi ses sistemi high fidelity sound system n.
hoş bir iniş çıkış (ses tonunda) lilt n.
ıslık gibi keskin bir ses swish n.
ıslık gibi ses çıkarma wooshing n.
ıslık gibi ses çıkarma sibilating n.
ıslıklı ses sibilant n.
ıslıksı ses sibilant sound n.
iki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses crepitation n.
ikinci ses second sound n.
ince ses high pitch n.
kadife ses velvet voice n.
kafa (ses aygıtında manyetik) head n.
kalın ses deep voice n.
karısının kendisini aldattığını bilen ve buna ses çıkarmayan kişi wittol n.
kemanınkini andıran ses tweedle n.
kısık ses hoarse voice n.
kız arkadaş ses tonu girlfriend voice n.
kulak tırmalayan ses strum n.
kulak tırmalayıcı ses bray n.
kulak tırmalayıcı ses ear-splitting n.
kulak tırmalayıcı ses (törpü sesine benzeyen) rasp n.
kuru ses dry voice n.
küt diye ses çıkaran vuruş thwack n.
madeni ses clang n.
madeni ses clangour n.
madeni ses tang n.
madeni ses clangor n.
madeni ses clank n.
manyetik ses magnetic sound n.
manyetik ses kaydı magnetic sound recording n.
manyetik ses yolu magnetic sound track n.
metalik ses chink n.
metalik ses çıkaran jangler n.
minber ya da kürsü üzerindeki ses yansıtıcı abatvoix n.
monoton ses monotone n.
monoton ses drone n.
monoton ses tonu chant n.
net ses clear voice n.
optik ses optical sound n.
optik ses kaydı optical sound recording n.
optik ses kayıt kafası optical sound head n.
optik ses kuşağı optical sound track n.
optik ses lambası optical sound lamp n.
optik ses yolu optical sound track n.
orta derecede yüksek (ses) mezzo forte n.
özel ses tonu timbre n.
perdeli ses modeli tonal pattern n.
pes ses low-pitched sound n.
pes ses tonu drone n.
rahatsız edici ses jarring sound n.
ses (hayvana ait) cry n.
ses açma tune up n.
ses ahengi euphony n.
ses alanı sound field n.
ses algısı/düzeni/boyutu soundscape n.
ses alma receivers and reception n.
ses altı istasyon infra-sound station n.
ses amplifikatörleri audio amplifiers n.
ses anahtarlaması voice switching n.
ses analizi sound analysis n.
ses arşivi phonotheque n.
ses ayarı volume control n.
ses bağı diphthong n.
ses bandı sound track n.
ses bandı audiotape n.
ses belgeliği phonotheque n.
ses bilgisi sonics n.
ses boğukluğu hoarseness n.
ses bombası stun grenade n.
ses bütünlüğü concert n.
ses cihazları meraklısı audiophile n.
ses çalar audio player n.
ses çıkarma phonation n.
ses çıkarma utterance n.
ses dağılımı acoustics n.
ses dalgaları sound-waves n.
ses dalgası sound wave n.
ses debisi noise level n.
ses debisi sound level n.
ses değişimi ablaut n.
ses değişimi glide n.
ses dönüşümü amacıyla kullanılan yöntem markovian model n.
ses duvarı acoustical barrier n.
ses duvarı soundwall n.
ses duvarı noise barrier n.
ses duvarı sound berm n.
ses duvarı sound barrier n.
ses duvarını aşan bir uçağın yol açtığı patlama sesi sonic boom n.
ses düzenleme düğmesi valve n.
ses efekti sound effect n.
ses eğitimi voice training n.
ses eğitimi voice therapy n.
ses eğitmeni voice coach n.
ses eğitmeni voice instructor n.
ses emici muffler n.
ses emisyonu sound emission n.
ses erimi voice range n.
ses erimi hearing n.
ses frekansı audio frequency n.
ses geçirgenliği sound penetration n.
ses geçirgenliği sound permeability n.
ses geçirmez duruma getirme deafening n.
ses geçirmez hücre padded cell n.
ses geçirmezlik soundproofing n.
ses getiren liste başı şarkı/parça blockbuster n.
ses getiren liste başı şarkı/parça smash hit n.
ses getiren liste başı şarkı/parça megahit n.
ses getiren ucuz roman yellowback n.
ses getirmeyen protesto ripple of protest n.
ses görüntü sistemleri audio-visual systems n.
ses gücü volume n.
ses gürlüğü loudness of sound n.
ses gürlüğü resonance n.
ses gürlüğünün azalması veya gitmesi sound fading n.
ses hızı cinsinden bir hız ölçüsü mach number n.
ses iletim ilmi telephony n.
ses işitme audio n.
ses kablosu vocal cord n.
ses kalitesi voice quality n.
ses kalitesi quality n.
ses kalitesi voice n.
ses karmaşası garboil n.
ses kaseti voice tape n.
ses kaydedici dictaphone n.
ses kaydetme recording sound n.
ses kaydı sound recording n.
ses kaydı tape recording n.
ses kaydı recording n.
ses kaydırması slur n.
ses kayıt cihazı tape recorder n.
ses kayıt cihazı recorder n.
ses kayıt cihazı phonoscope n.
ses kayıt endüstrisi sound recording industry n.
ses kayıt makinesi optical sound recorder n.
ses kayıtçısı recordist n.
ses kayıtları sound recordings n.
ses kayıtları sound recording n.
ses kısıklığı hoarseness n.
ses kısılması aphonia n.
ses kirliği noise pollution n.
ses koagülasyonu sonic coagulation n.
ses kontrol sound control n.
ses kontrol sound check n.
ses kontrolü volume control n.
ses koruması sound protection n.
ses kuşağı audiotape n.
ses kuvveti volume n.
ses manzarası soundscape n.
ses mühendisi sound engineer n.
ses mühendisliği sound engineering n.
ses operatörü sound operator n.
ses perdesi intonation n.
ses perdesi tone n.
ses perdesi key n.
ses perdesi boşluğu tonal gap n.
ses profili sound profile n.
ses rengi timbre n.
ses rengi quality n.
ses reprodüksiyonu sound reproduction n.
ses sanatçısı vocal artist n.
ses sanatçısı singing artist n.
ses sanatçısı singer n.
ses sensörü sound sensor n.
ses sınavı audition n.
ses sistemi sound system n.
ses sistemi audio system n.
ses sistemi bileşenleri sound system components n.
ses sistemi cihazları sound system equipment n.
ses sistemi ekipmanı sound system equipment n.
ses sistemi ekipmanları sound system equipment n.
ses stüdyoları sound studios n.
ses stüdyosu sound studio n.
ses şeridi audiotape n.
ses şiddeti loudness n.
ses şiddeti loudness of voice n.
ses şiddeti volume n.
ses teli plica vocalis n.
ses teli vocal cord n.
ses telleri vocal cords n.
ses tellerinin kenar kısımları kullanılarak çıkarılan ses falsetto n.
ses terapisi voice therapy n.
ses testi yapma auditioning n.
ses tınısı timbre n.
ses titremesi quaver n.
ses titremesi trill n.
ses tokluğu/gürlüğü rotundity n.
ses tonu tone of voice n.
ses tonu voice n.
ses tonunun değişmesi inflexion n.
ses tonunun değişmesi inflection n.
ses tonunun yükselip alçalma şekli intonation n.
ses türemesi epenthesis n.
ses uyumu intonation n.
ses uyumu cadence n.
ses uyumu euphony n.
ses uyumu euphonism n.
ses uyumu vowel harmony n.
ses uyumu consonance n.
ses ve haberleşme endüstrisi audio and telecommunication industry n.
ses ve ışık gösterisi son et lumiere n.
ses verme sonority n.
ses verme (motor) response n.
ses verme niteliği sonority n.
ses volümü sound volume n.
ses yalıtımı sound insulation n.
ses yankıması reverberation of sound n.
ses yeğinliği loudness of voice n.
ses yinelemesi alliteration n.
ses yoğunluğu sound intensity n.
ses yüksekliği loudness n.
soprano ses treble n.
sözcük niteliği taşımayan harf/ses dizisi nonword n.
standarttan daha düşük ses kalitesine sahip ses/müzik low fidelity n.
standarttan daha düşük ses kalitesine sahip ses/müzik lo-fi n.
stereofonik ses sistemi stereo n.
suya düşen ağır bir cismin çıkardığı ses plop n.
şarkı söyleyen ses pipe n.
tek ses veren iki harf digram n.
telefonun diğer ucundaki ses the voice on the end of the line n.
telefonun diğer ucundaki ses the voice on the other side of the line n.
telefonun öteki ucundaki ses the voice on the other side of the line n.
telefonun öteki ucundaki ses the voice on the end of the line n.
telefonun ucundaki ses the voice on the other side of the line n.
telefonun ucundaki ses the voice on the end of the line n.
tiz bir ses screech n.
tiz ses squeal n.
tiz ses high pitch n.
tiz ses squeak n.
tiz ses high-pitched sound n.
tiz ses acute sound n.
tiz ses high pitched voice n.
tok ses rich voice n.
tok ses clump n.
tok ses rich sound n.
tok ses dead sound n.
tokluk (ses) being deep n.
ton (ses veya renge ait) tone n.
top gümbürtüsü gibi ses peal n.
tuhaf ses strange noise n.
tuhaf/garip ses strange sound n.
uyumsuz ses jangle n.
uzun ses long n.
ünlü ses vowel sound n.
ünsüz ses stop n.
üst kattan gelen yüksek ses loud music coming from upstairs n.
verici ses çıkışı transmit audio in n.
vurgusuz ünlü ses shwa n.
yan ton(yan ses) sidetone n.
yanık ses touching/poignant voice n.
yumuşak ses soft sound n.
yüksek görüntü ve ses kalitesi olan film blu-ray movie n.
yüksek ses loud sound n.
yüksek ses blare n.
yüksek ses loud noise n.
yüksek ve devamlı ses peal n.
yüksek ve istenmeyen ses blare n.
yüksek ve tiz ses blaring n.
(ısı, elektrik, ses) geçirmeyen nonconductive adj.
(ses) boğuk deep adj.
(ses) boğuk obtuse adj.
(ses) güçlü piercing adj.
(ses) keskin strident adj.
(ses) kısık husky adj.
(ses) kısık thick adj.
(ses) kulağı tırmalayan harsh adj.
(ses) pes low-pitched adj.
(ses) tatlı melodious adj.
(ses) yavaş low adj.
akıcı (konusma/ses/ müzik vb) mellifluous adj.
alçak (ses) low adj.
alçak (ses) soft adj.
berrak (ses) silvery adj.
bet (ses) rude adj.
bet (ses) rugged adj.
boğuk (ses) obtuse adj.
boğuk ses cavernous adj.
boşluktan gelen (ses) hollow adj.
çatal (ses) hoarse adj.
çatlak (ses) rusty adj.
çok heyecanlı ve başarılı/ses getiren rip-roaring adj.
çok ses getiren much-ballyhooed adj.
dil ile çıkarılan ses lingual adj.
dolgun (ses) vibrant adj.
dolgun ses sonorous adj.
dolgun ve kuvvetli (ses) rotund adj.
eklenen (ses) epenthetic adj.
gırtlaksı (ses) guttural adj.
gırtlaktan gelen (ses) throaty adj.
gür (ses) sonorous adj.
gür (ses) rotund adj.
gür ses sonorous adj.
kadife gibi (ses/ten) silky adj.
kalın (ses) deep adj.
keskin (ses) shrill adj.
keskin (zeka/koku/ses) penetrating adj.
kısık (ses) thick adj.
kısık (ses) turned down adj.
kısık (ses) husky adj.
kulak tırmalayan (ses) toppy adj.
patlama yapan ses plosive adj.
pes (ses) deep adj.
pürüzlü (ses) gravelly adj.
rahatsız eden (ses) rasping adj.
rahatsız edici (renk/ses) strident adj.
rahatsız edici (ses) raspy adj.
sağır edici (ses) earsplitting adj.
sağır edici ses ear-splitting adj.
ses çıkaran sonorous adj.
ses dalgalarıyla ilgili sonic adj.
ses hızından daha yavaş olan subsonic adj.
ses hızının altında subsonic adj.
ses ile çalışan voice-actuated adj.
ses ile çalıştırılan voice-actuated adj.
ses ile ilgili vocal adj.
ses ötesi transonic adj.
ses ötesi ultrasonic adj.
ses perdesi farkını algılayamayan tone-deaf adj.
ses perdesine ait tonal adj.