spot someone - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

spot someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "spot someone" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Slang
spot someone v. borç vermek
spot someone v. (oyunda vb) birine avans vermek

Bedeutungen, die der Begriff "spot someone" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 31 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put someone in a tight spot v. zor durumda bırakmak
leave someone in a tight spot v. zor durumda bırakmak
Phrasals
spot (someone or something) as (something) v. (birini/bir şeyi bir şey) olarak tespit etmek
spot (someone or something) as (something) v. (birini/bir şeyi bir şey) olarak belirlemek
spot (someone or something) as (something) v. (biri/bir şey) gözüne (bir şey) olarak ilişmek
spot (someone or something) as (something) v. (biri/bir şey) gözüne (bir şey) olarak çarpmak
spot someone as something v. birini bir şey olarak tespit etmek
spot someone as something v. birini bir şey olarak belirlemek
spot someone as something v. biri gözüne bir şey olarak ilişmek
spot someone as something v. biri gözüne bir şey olarak çarpmak
Colloquial
spot someone  (something) v. birine avantaj vermek
spot someone  (something) v. birinin avantajlı başlamasına izin vermek
spot someone  (something) v. birine avantaj tanımak
spot someone  (something) v. birine üstünlük tanımak
spot someone  (something) v. birine avans vermek
spot someone  (something) v. birine ödünç bir şey vermek
spot someone  (something) v. birine borç vermek
spot someone (something) v. birine avantaj vermek
spot someone (something) v. birinin avantajlı başlamasına izin vermek
spot someone (something) v. birine avantaj tanımak
spot someone (something) v. birine üstünlük tanımak
spot someone (something) v. birine avans vermek
spot someone (something) v. birine (bir şey) ödünç vermek
spot someone (something) v. birine borç vermek
Idioms
touch someone on his sore spot v. bam teline basmak
put someone on the spot v. birini sıkboğaz etmek
have a soft spot for someone v. birine karşı zaafı olmak
have a soft spot in one's heart for (someone) v. düşkün olmak
put someone on the spot v. güç durumda bırakmak
put someone on the spot v. sorguya çekmek
touch someone on his sore spot v. zülfü yare dokunmak