take away - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

take away

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "take away" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
take away v. götürmek
General
take away v. uzaklaştırmak
take away v. çıkarmak (matematik)
take away v. götürmek (birini/bir şeyi başka bir yere)
take away v. götürmek
take away v. ortadan kaldırmak
take away v. almak
take away v. kaldırmak
take away v. elinden almak (bir hakkı)
take away v. çekmek (desteği)
take away v. dışarıya çıkarmak
take away v. çalmak
take away v. alıp götürmek
take away v. paket servisi yapmak
Trade/Economic
take away alıp götürmek

Bedeutungen, die der Begriff "take away" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 37 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
take breath away v. soluğunu kesmek
take (someone's) livelihood away v. ekmeğini elinden almak
take someone's breath away v. insanın nefesini kesmek
take away from v. ayırmak (başka birinden/başka bir yerden)
take somebody's breath away v. nefesini kesmek
take away weapons v. silah bırakmak
take away from v. gölge düşürmek
take one's eyes away from v. bakışlarını kaçırmak
take the taste away v. tadını geçirmek
take the taste away v. tadını gidermek
take empty dishes and glasses away v. (masanın) boşlarını almak
take empty dishes and glasses away v. boşları almak
take away from v. çıkarmak (bir sayıyı başka bir sayıdan)
take away from v. bir sayıyı başka bir sayıdan çıkarmak
take someone's breath away v. -in nefesini kesmek
take someone's breath away v. heyecanlandırmak
take the burden away from someone v. birisinin üzerindeki yükü almak
take the burden away from someone v. birisinin yükünü hafifletmek
order a take away v. dışarıdan eve yemek söylemek
order a take away v. dışarıdan eve yemek sipariş etmek
have a take-away v. (artan yemeği) paket yaptırmak
take-away n. paket servis
take-away cup n. termos
Colloquial
take away one’s chance elinden şansını almak
Idioms
take someone's breath away nefesini kesmek
take someone's breath away soluğunu kesmek
take someone's breath away soluğunu kesmek
take someone's breath away soluğunu ağzına tıkamak
take someone's breath away soluksuz bırakmak
take someone's breath away ayağını yerden kesmek
take it away! hadi başla (sahne senin)
Speaking
take me away götür beni uzaklara
to eat here or to take away? [uk] burada mı yiyeceksiniz paket mi olsun?
take it away! götür şunu!
to eat here or to take away? [uk] burada mı yiyeceksiniz yoksa paket mi olsun?
Food Engineering
take-away foods paket servis
Hunting
gun take away silahın düşmandan alınarak etkisiz hale getirilmesi