take on something - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

take on something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "take on something" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
take on something v. kazanmak
take on something v. elde etmek

Bedeutungen, die der Begriff "take on something" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 103 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
take something on v. üstüne almak
take something on oneself v. bir işi kendiliğinden yapmak
take something on v. üstlenmek
take something on faith v. kanıt olmadan bir şeye inanmak
take something on v. üzerine almak
take something on v. kabul etmek
take something on v. yüklenmek
take something on as a duty v. görev edinmek
take on the might of something v. gücünü elinde tutmak
take one's anger out on someone/something v. acısını çıkarmak
Phrasals
take on (someone or something) as (something) v. (birini/bir şeyi bir şey) olarak almak
take on (someone or something) as (something) v. (birini/bir şeyi bir şey) olarak işe almak
take on (someone or something) as (something) v. (birini/bir şeyi) bir pozisyona almak
Idioms
take someone or something on v. (zor bir görev) üstlenmek
take someone or something on v. (zor bir görev) yüklenmek
take someone or something on v. (zor bir kişiyle) baş etmek
take someone or something on v. (zor bir kişiyle) uğraşmak
take (something) on the chin v. çeneye yumruk yemek
take (something) on the chin v. çenesinden darbe almak
take (something) on the chin v. sakince karşılamak
take (something) on the chin v. aldırış etmemek
take (something) on the chin v. sarsılmamak
take (something) on the chin v. üstüne kalmak
take (something) on the chin v. katlanmak
take (something) on the chin v. üstüne yığılmak
take (something) on the chin v. esas darbeyi yemek
take (something) on the chin v. sıkıntıları/zorlukları üstüne almak
take something out on somebody v. acısını başkasından çıkarmak
take something on faith v. bir şeye sorgusuz sualsiz inanmak
take something on oneself v. bütün yükü üstlenmek/kendi omuzlarına almak
take (quite) a toll (on someone or something) v. büyük zarar vermek
take something on faith v. bir şeye gözü kapalı inanmak
take on board something v. dikkate almak
take (quite) a toll (on someone or something) v. durumunu kötüleştirmek
take a firm stand on something v. duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek
take a firm stand on something v. geri adım atmamak
take something on board v. göz önünde bulundurmak
take something on board v. ele almak
take something on trust v. güvenmek
take something on trust v. kanıtsız kabul etmek
take (quite) a toll (on someone or something) v. olumsuz anlamda etkilemek
take something on trust v. söyleneni doğru olarak almak/kabullenmek
take something on trust v. sözüne güvenmek
take something on the chin v. sineye çekmek
take a firm stand on something v. sert/katı bir tavır takınmak
take a firm stand on something v. tutumundan vazgeçmemek
take a firm stand on something v. (bir konuda) kararlı/inatçı bir duruş sergilemek
take (something) on board v. anlayıp kabul etmek
take a bead on (someone or something) v. (birine/bir şeye) nişan almak
take a bead on (someone or something) v. (birine/bir şeye) silah doğrultmak
take a bead on (someone or something) v. dikkatini (birine/bir şeye) yöneltmek
take a bead on (someone or something) v. (birine/bir şeye) odaklanmak
take a bead on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hedef almak
take a bead on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) farkına varmak
take a bead on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) anlamak
take a bead on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) takdir etmek
take it on (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmayı kendi) üstüne almak
take it on (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmayı kendisi) üstlenmek
take it on (oneself) to (do something) v. (bir şeyi yapmanın) sorumluluğunu (kendisi) almak
take it on yourself to do something v. bir şeyi kendisi yapmaya karar vermek
take it on yourself to do something v. bir şeyi yapmayı kendisi üstlenmek
take it on yourself to do something v. bir şeyi yapma sorumluluğunu kendisi almak
take (something) on the nose v. buruna yumruk yemek
take (something) on the nose v. burnuna darbe almak
take (something) on the nose v. (bir şeyi) soğukkanlılıkla karşılamak
take (something) on the nose v. (bir şeyi) ağırbaşlılıkla karşılamak
take (something) on the nose v. (bir şey) karşısında dik durmak
take (something) on the nose v. (bir şeyi) sineye çekmek
take (something) on the nose v. (bir şeyi) görmezden gelmek
take (something) on the nose v. (bir şeyi) kabullenmek
take (something) on the nose v. (bir şeyi) normal karşılamak
take (something) on the nose v. (bir şeyin) ceremesini çekmek
take (something) on the nose v. (bir şeyin) bedelini ödemek
take (something) on the nose v. (bir şeyin) cefasını/çilesini çekmek
take (something) on the nose v. (bir şeyin) derdini çekmek
take (something) on the nose v. (bir şeyin) sıkıntısını/eziyetini çekmek
take (something) on the nose v. (bir şeyden) mağdur olmak
take it easy on something v. bir şeyi az kullanmak
take it easy on something v. bir şeyi az tüketmek
take it easy on something v. bir şeyi dikkatli tüketmek
take it easy on something v. bir şeyi daha az tüketmek
take it easy on something v. bir şeyi azaltmak
take it easy on something v. bir şeyi idareli kullanmak
take a firm line (on or against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) sert/katı bir tavır takınmak
take a firm line (on or against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) tutumundan vazgeçmemek
take a firm line (on or against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) kararlı bir duruş/tutum sergilemek
take a firm line (on or against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şey karşısında) geri adım atmamak
take a firm line (on or against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) duruşunu inatla sürdürmek
take a firm line/stand (on/against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) sert/katı bir tavır takınmak
take a firm line/stand (on/against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) tutumundan vazgeçmemek
take a firm line/stand (on/against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) kararlı bir duruş/tutum sergilemek
take a firm line/stand (on/against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şey karşısında) geri adım atmamak
take a firm line/stand (on/against something) v. (bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) duruşunu inatla sürdürmek
(someone's) take on (something) n. birinin bir konudaki fikri
(someone's) take on (something) n. birinin bir konudaki görüşü
(someone's) take on (something) n. birinin bir konudaki bakış açısı
(someone's) take on (something) n. birinin bir konudaki kanaati
(someone's) take on (something) n. birinin bir konudaki kanısı
(someone's) take on (something) n. birinin bir konudaki düşüncesi
Law
take action on something v. konuyla ilgili süreç başlatmak
Slang
take a bath on something v. çok zarar etmek
take a bath on something v. çok para kaybetmek
take a bath (on something) v. (borsada vb) para batırmak