take out - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

take out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "take out" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 31 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
take out v. çıkarmak
General
take out v. çıkmak
take out v. satın almak (sigorta poliçesini)
take out v. yormak
take out v. içerden çıkartmak
take out v. yola çıkmak
take out v. bankadan para çekmek
take out v. takip etmek
take out v. çıkarmak
take out v. eşlik etmek
take out v. hareket etmek
take out v. yerinden sökmek
take out v. dışarıya çıkarmak
take out v. çekip almak
take out v. gezmeye götürmek
take out v. içinden çıkarmak
take out v. işinden çıkarmak
take out v. hariç bırakmak
Phrasals
take out v. belli etmek
take out v. öldürmek
take out v. açığa vurmak
take out v. yok etmek
take out v. kazanmak
take out çekmek
take out çekip çıkartmak
take out ortadan kaldırmak
take out imha etmek
take out temizlemek
Idioms
take out (yürüyüşe) çıkartmak
Technical
take out sökmek
take out çıkarmak

Bedeutungen, die der Begriff "take out" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 190 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
take the words out of somebody's mouth v. lafı ağzından almak
cause to take out v. çıkartmak
take out after v. kovalamaya başlamak
let take out v. çıkartmak
take something out of v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
take the piss out of somebody v. makaraya sarmak
take the bread out of somebody's mouth v. ekmeğine mani olmak
take out walking v. gezdirmek
take out after v. peşinden gitmek
take out a summons against somebody v. mahkemeye vermek
take something out v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
take the mickey out of somebody v. alay etmek
take out stitches v. dikişlerini sökmek
take out a licence v. ruhsat çıkarmak
take out a driving licence v. sürücü ehliyeti almak
take out of pledge v. rehini serbest bırakmak
take out a passport v. pasaport çıkarmak
take something out of the country v. ülke dışına çıkarmak
take the piss out of v. sataşıp alay etmek
take out inventory v. dökümünü yapmak
take out a loan v. bankadan kredi almak
take it out of the country illegally v. yasadışı yoldan yurt dışına çıkarmak
take something/someone out of the country v. yurt dışına çıkarmak
take out the oil v. petrol çıkarmak
take the mickey out of somebody v. gır gır geçmek
take the mickey out of somebody v. gırgır geçmek
take out the nail(s) v. çivi sökmek
take out stitches v. dikiş çıkarmak
take out stitches v. dikiş almak
take something out of v. dışına çıkarmak
take out of tune v. detone olmak
take out ad v. reklam vermek
take out a knife v. bıçak çekmek
take the easy way out v. zahmete girmemek
take the easy way out v. kolaya kaçmak
take out a sword v. savaş ilan etmek
take a boat out v. tekneyle açılmak
take the easy way out v. kolay yolu tercih etmek
take out a sword v. kılıç çekmek
take out the plug v. fişi çıkarmak
take out the plug v. fiş çekmek
take out patent v. patent almak
take one's frustration out v. hırsını almak
take something out of circulation (coin etc) v. kullanımdan kaldırmak
take time out of one's busy schedule v. yoğun programından belirli bir süre ayırmak
take (a pan etc) out of the oven v. ocaktan almak
take (a pan etc) out of the oven v. ocaktan indirmek
take out one's anger on somebody v. hırsını -den almak
take the mickey out of v. tiye almak
take the mickey out of v. dalgaya almak
take the words out of someone’s mouth v. lafı ağızdan almak
take out a loan v. istikraz akdetmek
take it out of someone v. bütün gücünü tüketmek
take something out of the box v. kutudan çıkarmak
take the students out of the classroom v. öğrencileri sınıftan atmak
take the garbage out v. çöpü dışarı çıkarmak
take the garbage out v. çöpü dışarı götürmek
take out a patent v. patentini almak
take the trash out v. çöpü dışarı götürmek/atmak
take the garbage out v. çöpü dışarı götürmek/atmak
take someone out to dinner v. birisini yemeğe çıkarmak
take one’s shirt out of the bag v. gömleğini çantadan çıkartmak
take someone out to lunch v. birini öğle yemeğine götürmek/çıkarmak
take someone out to dinner v. birini akşam yemeğine götürmek/çıkarmak
take the trash out v. çöpü çıkartmak
take the trash out v. çöpü çıkarmak
take the trash out v. çöpleri çıkarmak
take the trash out v. çöpleri çıkartmak
take a time-out v. mola vermek
take out the sim card v. sim kartı çıkarmak
take out the sim card v. sim kartı çıkartmak
take out the garbage v. (evdeki) çöpü dışarı atmak
take out the trash v. (evdeki) çöpü dışarı atmak
take the easy way out v. kolay yolu seçmek
take out the bullets v. mermileri çıkarmak
order take-out v. dışarıdan yemek sipariş etmek
take one's anger out on someone/something v. acısını çıkarmak
take the wind out of somebody's sails v. gücünü kesmek
take the wind out of somebody's sails v. şişinmesini önlemek
take the wind out of somebody's sails v. şişinmesinin önüne geçmek
take out the rubbish v. çöpü dışarı atmak
take someone out to lunch v. birisini yemeğe çıkarmak
take-out menu n. paket menü
take-out n. paketlenmiş olarak hazırlanan (sıcak yemek)
take-out n. sıcak yemeklerin paket halinde satıldığı (dükkan)
take-out menu n. eve servis menüsü
Phrasals
take someone out temizlemek(öldürmek)
Colloquial
take food out their mouths ağızlarındaki lokmayı al
Idioms
take the wind out of one's sails v. rüzgarını kesmek
take the wind out of one's sails v. hevesini kaçırmak
take the wind out of one's sails v. ilgisini kaybetmesine sebep olmak
take the wind out of one's sails v. öfkesini yatıştırmak
take a leaf out of one's book taklit etmek
take a leaf out of one's book örnek almak
take out on somebody acısını başkasından çıkarmak
take a leaf out of someone's book birisini kendine örnek almak
take a leaf out of someone's book başkasını kendine örnek almak
take something out on somebody acısını başkasından çıkarmak
take the wind out of somebody's sails gururunu kırmak
take the wind out of someone's sails gururunu kırmak
take the words out of one's mouth lafı ağzından almak
take the starch out of birisini gülünç duruma düşürmek
take the words out of someone's mouth lafı birinin ağzından almak
take the bread out of someone's mouth ekmeğini elinden almak
take the words out of someone's mouth lafı ağzından almak
take the hell out of someone iflahını kesmek
take the bread out of someone's mouth rızkıyla oynamak
take the bread out of someone's mouth ekmeğiyle oynamak
take the heat out of heyecanı söndürmek
take the heat out of endişeyi yok etmek
take a leaf out of someone's book başkalarını örnek almak
take a leaf out of someone's book başkalarını kopya etmek
take a leaf out of someone's book birinin izinden yürümek
take a leaf out of someone's book birini örnek almak
take a leaf out of someone's book başkalarının yaptıklarını aynen yinelemek
take the wind out of someone's sails hevesini kursağında bırakmak
take the wind out of someone's sails birinin şevkini kırmak
take the wind out of someone's sails birisinin süksesini bozmak
take the wind out of someone's sails birisinin fiyakasını bozmak
take the stuffing out of someone birisini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
take the stuffing out of someone birisini çok kötü benzetmek
take a leaf out of someone's book dümen suyundan gitmek
take a leaf out of someone's book karşısındakinin huyuna göre davranmak
take the sting out of something bir olayın etkisini azaltmak
take the sting out of something acısını azaltmak
take the mickey out of dalga geçmek
take the stuffing out of someone birisini öldüresiye dövmek
take the sting out of something (sert bir sözden vb. sonra) ortamı yumuşatmak
take a bite out of something azaltmak
take the piss out of alay etmek
take the coward's way out kendini öldürmek
take the coward's way out intihar etmek
take the wind out of someone's sails birinin havasını söndürmek
take something out of someone's hands bir şeyi birinin yetkisinden/kontrolünden almak
take something out of someone's hands bir şeyi birinin ellerinden almak
take something out of context bağlam dışına çıkarmak
take something out of context bağlam/kapsam dışında bırakmak
take a lot out of someone (iş/görev vb) enerjisini almak
take a lot out of someone birinden çok şeyler almak/götürmek
take the mickey/mick (out of someone) alay etmek
take the mickey/mick (out of someone) dalga geçmek
take a leaf out of someone's book birinin yaptığı gibi yapmak
take leaf out of someone's script birinin yaptığı gibi yapmak
take a piece out of somebody birini azarlamak
take a piece out of somebody ağzının payını vermek
take the starch out of someone birinin pestilini çıkarmak
take the starch out of someone birine ağzının payını vermek
take it out on somebody (sinirden) birine patlamak
take it out on somebody sinirini birinden çıkarmak
take time out ara vermek
take something out in trade bir işin bedelini para yerine mal veya hizmet olarak ödemek
take the mickey out of taşak geçmek
take a leaf out of someone's book birinden bir şeyler kapmak
take a page out of somenoe's book birinden bir şeyler kapmak
take the michael (out of someone) biriyle dalga geçmek
take the mickey (out of someone) biriyle dalga geçmek
take something out of context (sözleri/konuyu) çarpıtmak
Speaking
can you take out the garbage? çöpü çıkarabilir misin?
take me out beni dışarı çıkar
take me out of here çıkar beni buradan
take a loan out kredi çekmek
Trade/Economic
take out a loan bankadan kredi almak
take out a mortgage bankadan ipotek karşılığı para almak
take out a patent patent çıkartmak
take out an item bir muhasebe kalemini silmek
take out a summons ödeme emri almak
take out a policy kendini sigortalatmak
take out an item bir kalemi silmek
take out an item kalemi silmek
take out of pawn rehinden kurtarmak
take out of bond gümrükten çıkarmak
take out of bond gümrük antrepolarından çıkarmak
take out a patent patent almak
take out of store depodan çıkarmak
take out a licence lisans almak
take out a policy sigorta yaptırmak
take out loan kredi çekmek
take out loan kredi almak
take something out of circulation tedavülden kaldırmak
Insurance
take out an insurance policy sigorta poliçesi akdetmek
Technical
take out gate su alma kapağı
take-out kalıptan çıkarma
take-out tongue alıcı maşa
take-out marks boşaltma çizikleri
take-out makineden alma
Computer
take-out menus eve servis menüleri
Marine
take the wind out of one's sails rüzgara karşı seyretmek
Medical
take out stitches dikiş aldırmak
take out by fiberoptic bronchoscopy fiberoptik bronkoskopi ile çıkarmak
Food Engineering
take-out foods paket servis