tutturmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

tutturmak



Bedeutungen von dem Begriff "tutturmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 44 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tutturmak bond v.
General
tutturmak tack v.
tutturmak assert v.
tutturmak hasp v.
tutturmak stick together v.
tutturmak seam together v.
tutturmak be hung up on v.
tutturmak mount v.
tutturmak insist on v.
tutturmak latch v.
tutturmak cause to hold v.
tutturmak pin v.
tutturmak nail down v.
tutturmak catch v.
tutturmak fasten v.
tutturmak root v.
tutturmak stereotype v.
tutturmak insist v.
tutturmak braid v.
tutturmak insist upon v.
tutturmak nail v.
tutturmak attach with v.
tutturmak stick v.
tutturmak lasket v.
tutturmak nag v.
tutturmak rub in v.
tutturmak infix v.
tutturmak key v.
tutturmak clip v.
tutturmak clasp v.
tutturmak engage v.
tutturmak fix v.
tutturmak hold v.
tutturmak hold together v.
tutturmak affix v.
tutturmak importune v.
tutturmak hang v.
Technical
tutturmak anchor
tutturmak retain
tutturmak bind
tutturmak connect
tutturmak attach
tutturmak clasp
tutturmak clip

Bedeutungen, die der Begriff "tutturmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 78 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
kenarını tutturmak bind v.
iğneyle tutturmak fasten with pins v.
bantla tutturmak tape v.
tel ile tutturmak staple v.
toka ile tutturmak buckle on v.
tutturmak (belirli bir seviyeyi) come up to v.
çatal çivi ile tutturmak staple v.
toka ile tutturmak buckle v.
dikiş tutturmak hold a good job v.
iğneyle tutturmak pin up v.
geçme ile tutturmak joggle v.
bir yere sıkıca tutturmak secure v.
uzun çivilerle tutturmak spike v.
birbirine tutturmak engage v.
toka ile tutturmak clasp v.
lehimle tutturmak solder v.
dikiş tutturmak maintain consistency v.
topluiğne ile tutturmak pin v.
seloteyple tutturmak sellotape v.
halatla tutturmak guy v.
dübel ile tutturmak pin v.
tahta çivi ile tutturmak dowel v.
kancayla tutturmak hook up v.
terane tutturmak chant v.
şişle tutturmak skewer v.
perçinle tutturmak rivet v.
birbirine tutturmak brace v.
destek veya dirsekle tutturmak bracket v.
zabıt tutturmak take the minutes down v.
zabıt tutturmak make the minutes taken v.
hedefi tutturmak (kurşun vb) reach the target v.
hedefi tutturmak achieve the target v.
hedefi tutturmak reach the target v.
hedefi tutturmak (kurşun vb) hit the target v.
standartı tutturmak maintain the standard v.
hayat standardı tutturmak maintain a standard of living v.
yaşam standardı tutturmak maintain a standard of living v.
sıkıca tutturmak fix v.
bir konuyu tutturmak have a one-track mind v.
lotoda 4 tutturmak get four numbers in the lottery v.
lotoda 5 tutturmak get five numbers in the lottery v.
lotoda beş tutturmak get five numbers in the lottery v.
lotoda dört tutturmak get four numbers in the lottery v.
şarkı tutturmak chant a song v.
hedefi tutturmak meet a target v.
bir şeyi başka bir şeye tutturmak için kullanılan nesne tie n.
Phrasals
iğne ile tutturmak pin on
iğneyle sıkıca tutturmak pin down
kancayla tutturmak/bitiştirmek hook something down
buz tutturmak ice something up
çivi ile tutturmak nail down
iğne ile tekrar tutturmak pin something back
iğne/çivi ile sabitlemek/tutturmak pin something down
iğne/çivi ile sabitlemek/tutturmak nail something down
bir şeyleri ip ile bağlamak/tutturmak rope something together
bir şeyi yapıştırmak/tutturmak stick something down
dikerek tutturmak stitch something up
birbirine bağlamak/tutturmak splice something together
raptiye ile tutturmak tack something down
raptiye ile tutturmak tack something up
diye tutturmak whine about
Idioms
seri tutturmak be on the crest of a wave
ayarını tutturmak do something up brown
bir orta yol tutturmak steer a middle course
hesapları tutturmak balance the accounts
hesapları tutturmak balance the books
Trade/Economic
kasayı tutturmak balance the cash
hesap tutturmak reconciliation
faiz dışı hedefini tutturmak achieve primary surplus target
faiz dışı fazla hedefini tutturmak achieve primary surplus target
Technical
dirsekle tutturmak bracket
destekle tutturmak bracket
(toka/kopça ile) tutturmak buckle
tahta çivi ile tutturmak dowel
Textile
teyelle tutturmak tack
Construction
kurşunla tutturmak lead
Marine
rota tutturmak lay
yelken tutturmak bend