when you - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

when you



Bedeutungen, die der Begriff "when you" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 180 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
quit when you are on top v. zirvede bırakmak
when you arrive adv. vardığında
when you arrived adv. vardığında
Phrases
when you say denince
when you say denilince
when you speak of denilince
when you speak of denince
Proverb
When you lie down with dogs you get fleas körle yatan şaşı kalkar
When you lie down with dogs you get fleas itle yatan pireyle kalkar
why buy a cow when you can get milk for free maşa varken elimi niye ateşe sokayım
why buy a cow when you can get milk for free nerede beleş oraya yerleş
why buy a cow when you can get milk for free bedava bulabiliyorsam neden para vereyim
you can't take it with you when you die dünya malı dünyada kalır
Colloquial
cross that bridge when you come to it o işi de/onu da zamanı gelince hallederiz
since when do you care? ne zamandan beri umurunda?
Idioms
I'll look you up when I'm in town (bir daha) şehre gelince/geldiğimde, seni ararım
smile when you say that yapmazsın sen!
smile when you say that şaka yapıyorsun!
when the spirit moves you bir şeyi ancak istediğinde yapmak
when the spirit moves you bir şeyi keyfi gelince yapmak
Speaking
call me when you get there oraya vardığında/ulaştığında beni ara
come back when you can stay longer daha uzun vaktiniz olduğunda yine gelin
did you ever keep a journal when you were a kid? çocukken hiç günlük tuttun mu?
didn't you see me when you came in? girerken beni görmedin mi?
do you know when you'll be home? ne zaman evde olacağını biliyor musun?
do you remember that night when the kid got kidnapped? çocuğun kaçırıldığı geceyi hatırlıyor musun?
don't run when you lose kaybedince kaçma
i'll call you when i get in vardığımda seni seni ararım
just let me know when you hear anything at all bir şeyler öğrenirsen bana da haber ver
let us know when you come geldiğinizde bize haber verin
let us know when you come geldiğinde bize haber ver
see you when i see you görüştüğümüz zaman görüşürüz
see you when i see you ne zaman rast gelirsek görüşürüz
what did you have for breakfast when you were a child? çocukken kahvaltıda ne yerdin?
what did you want to be when you were a kid? çocukken ne olmak isterdin?
what difficulties do you have when writing poetry? şiir yazarken nasıl/ne gibi zorluklar yaşıyorsun?
what do you buy when you go shopping? alışverişe çıktığında ne alırsın?
what do you do when you get home from school? okuldan geldiğinde ne yaparsın?
what do you do when you get home from school? okuldan eve gelince ne yaparsın?
what do you do when you get home from school? okuldan gelince ne yaparsın?
what do you want to be when you grow up? büyüyünce ne olmak istiyorsun?
what happened when you got home? eve gittiğinde ne oldu?
what happens when you catch the flu? gribe yakalandığında ne olur?
what happens when you catch the flu? grip olduğunda ne olur?
what makes you feel better when you are in a bad mood? kötü bir ruh hali içinde olduğunuzda size kendinizi ne iyi hissettirir?
what went through your head when you did that? bunu yaparken aklından neler geçiyordu?
what will you be when you grow up büyüdüğünde ne olacaksın
when are you coming home? eve ne zaman dönüyorsun?
when are you due? doğum ne zaman?
when are you free? ne zaman müsaitsin?
when are you free? ne zaman boşsun?
when are you going to accept it? ne zaman kabul edeceksin?
when are you going to give me some food? bana ne zaman yiyecek bir şeyler vereceksin?
when are you going to marry? ne zaman evleneceksin?
when are you going? ne zaman gidiyorsun?
when are you going? ne zaman gidiyorsunuz?
when are you planning to come? ne zaman gelmeyi planlıyorsun?
when are you two getting married? ne zaman evleniyorsunuz bakalım?
when can he come and visit you? seni ne zaman gelip görebilir?
when can you come here? buraya ne zaman gelebilirsin?
when can you get here? buraya ne zaman gelebilirsin?
when did you come ne zaman geldin
when did you come back? ne zaman döndün?
when did you do all this? bütün bunları ne zaman yaptın?
when did you do this? bunu ne zaman yaptın?
when did you do this? bunu ne zaman yaptınız?
when did you find out that you were pregnant? hamile olduğunu ne zaman öğrendin?
when did you find out? ne zaman öğrendin?
when did you get robbed? ne zaman soyuldun?
when did you go there? oraya ne zaman gittin?
when did you go there? oraya ne zaman gittiniz?
when did you go there? oraya ne ara gittin?
when did you go to the university? ne zaman üniversiteye gittin?
when did you go to the university? üniversiteye ne zaman gittin?
when did you last see her? onu en son ne zaman gördünüz?
when did you last see him? onu en son ne zaman gördünüz?
when did you learn to read and write? okuma yazmayı ne zaman öğrendin?
when did you learn to read? okumayı ne zaman öğrendin?
when did you say he was here last? o buraya en son ne zaman geldi dediniz?
when did you start smoking? ne zaman sigaraya başladın?
when did you wake up? ne zaman uyandın?
when did you watch? ne zaman izledin?
when did you watch? ne zaman seyrettin?
when do you come home? ne zaman eve gelirsin?
when do you go to work? işe ne zaman gidiyorsun?
when do you go to work? işe ne zaman gidersin?
when do you go to work? işe ne zaman gideceksin?
when do you have breakfast? ne zaman kahvaltı yaparsınız?
when do you have breakfast? ne zaman kahvaltı yaparsın?
when do you have time? ne zaman zamanın olur?
when do you start this job? bu işe ne zaman başlıyorsun?
when do you use your computer? bilgisayarını ne zaman kullanırsın?
when do you wake up in the mornings? sabahları kaçta kalkıyorsun?
when have you ever heard her say anything like that? sen şimdiye kadar onun böyle bir şey söylediğini ne zaman duydun mu?
when he comes for you senin için geldiğinde
when i didn't hear from you senden haber almayınca
when i first saw you seni ilk gördüğümde
when i see you again seni tekrar gördüğümde
when i tell you to sana söylediğimde
when is the last time you ate pizza? en son ne zaman pizza yedin?
when is the last time you had something to eat? en son ne zaman yemek yedin?
when the spirit moves you canın istediğinde
when was the last time you got together with a friend of yours en son ne zaman bir arkadaşınla buluştun
when was the last time you got together with a friend of yours en son ne zaman bir arkadaşınla görüştün
when was the last time you had a girl friend en son ne zaman bir kız arkadaşın oldu
when was the last time you saw her? onu en son ne zaman gördün?
when was the last time you saw him? onu en son ne zaman gördün?
when was the last time you saw it? onu en son ne zaman gördün?
when was the last time you saw your son? oğlunu en son ne zaman gördün?
when was the last time you saw your son? oğlunuzu en son ne zaman gördünüz?
when was the last time you slept? en son ne zaman uyudun?
when was the last time you two saw each other? siz ikiniz birbirinizi en son ne zaman gördünüz?
when was the last time you went to school? en son ne zaman okula gittin?
when was the last time you were here? en son ne zaman gelmiştin buraya?
when were you born ne zaman doğdun
when were you born? kaçlısın?
when were you born? kaç doğumlusun?
when will you be finished/done? işiniz ne zaman biter?
when will you be finished/done? işin ne zaman biter?
when will you be there ne zaman orada olursun
when will you come ne zaman geleceksin
when will you come again tekrar ne zaman geleceksin
when will you come here? buraya ne zaman geleceksin?
when will you come here? ne zaman geleceksin buraya?
when will you fly? ne zaman uçacaksınız?
when will you go? ne zaman gidiyorsun?
when will you go? ne zaman gideceksin?
when will you go? ne zaman gideceksiniz?
when will you go? ne zaman gidiyorsunuz?
when will you go? ne zaman gideceksin?
when will you have time? ne zaman zamanın olur?
when will you retire? ne zaman emekli olacaksınız?
when will you retire? ne zaman emekli olacaksın?
when will you sleep? sen ne zaman uyuyacaksın?
when will you wake up? saat kaçta uyanacaksın?
when will you wake up? saat kaçta uyanacaksınız?
when you are available müsait olduğun zaman
when you are available müsait olduğunda
when you are done with işiniz bittiğinde
when you are good and ready hazır olduğunda
when you are ready hazır olduğunda
when you come here buraya geldiğinde
when you come here sen buraya gelince
when you come home sen eve geldiğinde
when you come to my age benim yaşıma geldiğinde
when you finish turn off the lights işin bitince ışıkları söndür
when you get a chance fırsat bulduğunda
when you get a chance müsait olduğunda
when you get a chance müsait olduğunuzda
when you get a chance müsait olduğun zaman
when you get a minute müsait olduğunda
when you get a minute müsait olduğunuzda
when you get a minute uygun olduğunda
when you get off work today come right home bugün işten çıkınca direkt eve gel
when you get to be my age benim yaşıma geldiğinde
when you go up in front of the judge hakimin karşısına çıktığında
when you grow up and have kids you will understand me büyüyüp çocukların olduğunda beni anlarsın
when you have a body like that everything fits you perfectly böyle bir vücudun olduğunda her şey üzerine tam oturur
when you least expect it hiç beklemediğin bir anda
when you least expect it hiç beklemediğiniz bir anda
when you please ne zaman isterseniz
when you ready come and get it hazır oldugunda gel ve onu al
when you see this sign bu işareti gördüğünde
when you smile sen gülümsediğinde
when you want canın istediğinde
when you're in army you got a lot of time to think askerdeyken düşünecek çok vaktin oluyor
who do you mean when you say you sen derken kimi kastediyorsun
who needs money when you got good looks? sende bu güzellik varken parayı kim ne yapsın?
you can't take it with you when you die kefenin cebi yok
you can't take it with you when you go kefenin cebi yok
you know what's gonna happen when you die? öldüğünüz zaman ne olacağını biliyor musunuz?
you never know when you might need it ne zaman ihtiyaç duyacağın belli olmuyor
you never know when you might need it ne zaman ihtiyaç duyacağını asla bilemezsin
you should fasten your seatbelt when you drive araba sürerken emniyet kemerini takmalısın
you're not you when you're hungry açken sen sen değilsin
Chat Usage
when did you last have sex? en son ne zaman seviştin?
when did you last have sex? en son ne zaman seks yaptın?
when was the last time you had sex? en son ne zaman seks yaptın?
when was the last time you had sex? en son ne zaman seviştin?
Slang
when the hell did you grow up? sen ne ara büyüdün ya?