witness - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

witness

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "witness" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 39 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
witness v. şahit olmak
witness v. şahitlik etmek
witness v. tanık olmak
witness n. tanık
witness n. şahit
witness n. tanıklık
General
witness v. sahne olmak
witness v. şahit olmak
witness v. tanıklık etmek
witness v. görmek
witness v. tanıklık yapmak
witness v. gözüyle görmek
witness v. şahitlik etmek
witness v. onaylamak
witness v. bizzat görmek
witness v. -e şahit olmak
witness v. -e tanık olmak
witness v. şahadet etmek
witness v. göstermek
witness v. kanıtlamak
witness v. tanık olmak
witness n. delil
witness n. olay mahallinde bulunan
witness n. tanıt
witness n. şahitlik
witness n. bilirkişi
witness n. tanıklık
witness n. uzman
witness n. tanık
witness n. hüccet
witness n. şahit
witness n. kanıt
Trade/Economic
witness şahit
Law
witness şahit
witness şahadet etmek
witness tanıklık etmek
witness tanık
Technical
witness tanık olmak
Ottoman Turkish
witness burhan

Bedeutungen, die der Begriff "witness" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 209 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
take the witness stand v. tanıklık etmek üzere tanık kürsüsüne çıkmak
be a witness to v. bir şeye delalet etmek
bear witness v. şahitlik etmek
be a witness to v. bir şeye işaret etmek
bear witness to v. tanıklık etmek
act as a witness v. tanıklık etmek
bear witness to an age v. bir çağa tanıklık yapmak
bear witness to an age v. bir çağa tanıklık etmek
be a witness to v. bir şeyin delili olmak
bear witness to v. bir şeye delalet etmek
be a witness to v. bir şeyin kanıtı olmak
act as a witness v. şahitlik etmek
be a witness to v. tanık olmak
bear witness v. tanıklık etmek
bear witness (to an age) v. tanıklık etmek (bir çağa vb)
be a witness to v. bir şeye şahitlik etmek
bear witness v. tanık olmak
be a witness to (something) v. tanıklık etmek (bir şeye)
interview the witness v. şahit dinlemek
produce a witness v. şahit göstermek
be a witness to v. -e tanıklık etmek
be a witness to v. -e şahitlik etmek
call the witness to testify v. tanıklığa davet etmek
witness the signature v. imzaya tanıklık etmek
witness the signing of v. imzaya tanıklık etmek
witness one's father's death v. babasının ölümüne tanık olmak
witness one's mother's death v. annesinin ölümüne tanık olmak
witness an autopsy v. bir otopsiye tanık olmak
witness a murder v. bir cinayete tanık olmak
witness the murder v. cinayete tanık olmak
witness the murder v. cinayete tanıklık etmek
have a witness v. bir tanığı olmak
bear false witness against someone v. yalancı şahitlik etmek
go into witness protection v. tanık koruma programına girmek
witness a crime v. suça tanık olmak
witness a crime v. suça tanıklık etmek
witness a crime v. suça şahit olmak
witness a crime v. suça şahitlik etmek
witness box n. tanık kürsüsü
witness stand n. mahkemede tanığın ifade verdiği yer
expert witness n. bilir kişi
witness stand n. tanık kürsüsü
call the witness n. tanığı çağırmak
eye witness n. görgü tanığı
call the witness n. tanık çağırmak
key witness n. en önemli tanık
hear the witness n. şahit dinlemek
eye-witness testimonies n. görgü şahidi ifadeleri
eye-witness n. görgü şahidi
witness acknowledgement n. tanık beyanı
witness acknowledgement n. tanık ikrarı
witness acknowledgement n. tanığın ifadesi
mute witness n. sessiz tanık
eye witness reports n. tanık ifadeleri
secret witness n. gizli tanık
anonymous witness n. gizli tanık
testimony of the witness n. tanığın ifadesi
witness sample n. şahit numune
false witness n. yalancı şahit
eye-witness n. görgü tanığı
witness the crime suça şahit olmak
Phrasals
witness for someone biri için tanıklık etmek
witness for someone biri için şahitlik etmek
Phrases
in witness whereof i set my hand and affix my seal imzam ve mührüm buna tanıktır
in witness whereof i have hereunto set my hand affixed my seal this imzam ve mührüm buna tanıktır
in witness whereof bu belgenin kanıtı olarak
in witness whereof yukarıdaki hükümlerin kanıtı olmak üzere
in witness whereof bu belgeye şahadeten
witness my hand and my seal imzam ve mührüm buna tanıktır
in witness whereof tasdiken
in witness whereof keyfiyeti tevsiken
Colloquial
god as my witness tanrı şahidim olsun
Idioms
bear witness to something bir şeye tanıklık etmek
on the witness stand tanık kürsüsünde
Speaking
may god be my witness tanrı şahidim olsun
may god be my witness allah şahidim olsun
may god be my witness tanrı şahidimdir
Trade/Economic
expert witness report bilirkişi raporu
in witness whereof işbu keyfiyeti teyiden
witness audits şahitlik denetimleri
ear-witness sadece başkalarından işittiğini aktaran tanık
in witness thereof -in kanıtı olarak
in witness thereof -e şehadeten
witness duty leave tanık görevi izni
witness audit şahit denetim
Law
hear the witness tanığı dinlemek
eye witness görgü şahidi
call to witness tanık dinletme hakkı
witness' sworn statement yeminli tanık beyanı
in witness whereof yukarıdaki hususlar muvacehesinde
take the stand as a witness tanıklık etmek
defaulting witness duruşmaya gelmeyen tanık
hear the witness tanık dinlemek
hear the witness testimony tanık ifadesi dinlemek
in witness whereof tasdiken
witness' affidavit yeminli tanık beyanı
call to witness tanıklığa davet etmek
witness box tanık kürsüsü
principal witness esas tanık
impeachment of a witness bir tanığın taraf tuttuğu, taraflardan birine düşmanlığı, davada kişisel ilişkisi veya kötü şöhret sahibi olması nedeniyle ifadesinin gerçeğe aykırı olduğunu iddia etme
summon a witness to court tanık çağırmak
bring a witness to court tanık çağırmak
produce a witness tanık göstermek
witness statement tanığın ifadesi
witness statement tanık ifadesi
witness statement tanık beyanı
witness protection act tanık koruma kanunu
witness protection program tanık koruma programı
examination of witness şahidin dinlenmesi
consequences of failure of witness to appear tanığın çağrıya uymamasının neticeleri
failure of witness to appear tanığın çağrıya uymaması
expert witness bilirkişi
hear a witness şahit dinlemek
hear the witness şahidi dinlemek
summoning witness tanığın çağrılması
reimbursement of witness şahide ödenecek tazminat ve masraflar
instructing witness tanığa söylenecek şeyler
non-party witness tarafsız tanık
zealous witness tarafgir şahit
call witness tanıklık için davet etmek
witness box mahkemede tanıkların oturduğu yer
eye witness görgü tanığı
witness against himself kendi aleyhine tanıklık
attesting witness bir belgenin doğruluğunu ve varlığını ispat için düzenleyenin isteğiyle o belgeye imza koyan tanık
witness stand tanık kürsüsü
witness evidence kişisel kanıt
witness for the plaintiff davacı tanığı
witness for the prosecution iddia şahidi
witness for the defense müdafaa şahidi
call witness tanık olarak çağırmak
witness for the prosecution savcının gösterdiği tanık
eye witness şahsen gördüğü konularda tanıklık eden tanık
witness for the prosecution kamu şahidi
witness stand şahit kürsüsü
witness for the defense savunma tanığı
witness box tanık yeri
impeachment of witness verdiği ifadeyi baz olarak tanığı itham etme
impeachment of witness tanığın tarafgirliği
hear a witness tanığı dinlemek
hear a witness tanığın ifadesini almak
hear a witness şahidi dinlemek
competency witness tanıklık ehliyeti
commission to examine witness mahkemenin yetki alanı dışındaki şahitlerin istinabe aracılığıyla ifadesini alan komisyon
credible witness güvenilir şahit
competency of witness tanığın yetkinliği
competency of witness tanıklık yetkinliği
bearing false witness yalan beyan
material witness davanın gidişatını etkileyecek bilgilere sahip tanık
bearing false witness yalancı şahitlik
material witness baş tanık
material witness esas tanık
bearing false witness yalan yere yemin
witness protection department tanık koruma dairesi
bias of witness tanık tarafgirliği
bias of witness tanığın taraf tutması
prosecuting witness davada tanık durumunda bulunan kimse
disinterested witness dava taraflarıyla ilişkisi olmayan ve bu sebeple tanıklığa engel durumu bulunmayan kimse
prosecuting witness tanık olarak dinlenen şahit
witness for the defence sanık lehine tanıklık eden kimse
witness for the prosecution sanık aleyhine tanıklık eden kimse
false witness yalan yere yemin eden
false witness yalancı tanık
false witness yalancı şahit
witness refreshing memory tanığın hafızasını tazeleme hakkı
recall of witness bir tanığın yeniden mahkemeye çağrılması
examination of witness şahidin sorguya çekilmesi
expert witness ehlivukuf
examination of witness tanığın sorguya çekilmesi
examination of witness tanığın dinlenmesi
material witness maddi tanıklık
material witness maddi tanık
material witness önemli tanık
attesting witness yemin eden şahit
attesting witness tasdik eden şahit
adverse witness aykırı tanıklık
adverse witness aleyhte tanık
adverse witness karşıt tanık
adverse witness mukabil tanık
adverse witness karşı tanıklık
witness acknowledgement tanık ifadesi
witness acknowledgement tanık beyanı
witness acknowledgement tanığın ifadesi
witness testimony şahit ifadesi
marriage witness nikah şahidi
witness intimidation tanığa tehdit
witness intimidation tanığın tehdit edilmesi
murder witness cinayet tanığı
murder witness cinayet şahidi
prime witness birinci görgü tanığı
witness assessment şahit değerlendirmesi
character witness karakter/kişilik tanığı
witness tampering ifadesini değiştirmesi için tanığı korkutma/tehdit etme
adverse witness mügayir tanık
hostile witness mügayir tanık
adverse witness bir davada karşı tarafa yardımcı olan kanıt sunan tanık
hostile witness bir davada karşı tarafa yardımcı olan kanıt sunan tanık
expert-witness bilirkişi tanık
hearing of witness tanığın dinlenmesi
local expert-witness mahalli bilirkişi
expert witness system bilirkişilik sistemi
Politics
expert witness bilirkişi
Institutes
board of witness protection tanık koruma kurulu
board of witness protection tanık koruma kumlu
Technical
witness points röper noktaları
Construction
expert witness kadastro bilirkişisi
Automotive
witness marks tanık işaretleri
witness mark röper noktası
Psychology
inner witness içsel tanık
Military
witness plate balistik test numunesine paralel yönde arka kısma konulan plaka