yüklü - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yüklü



Bedeutungen von dem Begriff "yüklü" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 20 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yüklü loaded adj.
General
yüklü fraught adj.
yüklü blind drunk adj.
yüklü rich adj.
yüklü weighty adj.
yüklü encumbered adj.
yüklü burdened adj.
yüklü laded adj.
yüklü laden adj.
yüklü charged adj.
yüklü substantial adj.
Slang
yüklü pregnant
yüklü in the family way
Technical
yüklü live
yüklü charged
yüklü load
Computer
yüklü unloaded
yüklü installed
Marine
yüklü laden
Latin
yüklü gravatus

Bedeutungen, die der Begriff "yüklü" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 241 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ile yüklü olmak be encumbered with v.
çok yüklü olmak (belirli bir şeyle) be weighed down with v.
yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı) run up v.
yüklü olmak (dert/keder) be weighed down v.
yüklü olmak (dert/keder) be weighed by v.
yüklü olmak be loaded v.
yüklü harcama yapmak spend lavishly v.
yüklü ödeme yapmak pay well v.
yüklü ödeme yapmak pay handsomely v.
yüklü harcama yapmak spend excessively v.
yüklü ödeme yapmak pay dearly v.
yüklü miktarda bahşiş vermek overtip v.
yüklü miktarda bahşiş bırakmak overtip v.
yüklü bir kaparo vermek put a huge downpayment v.
yüklü miktarda nakit para taşımak carry a lot of cash v.
yüklü miktarda almak regrate v.
içi patlayıcı yüklü gemi fire ship n.
mağara veya in tavanlarından sarkan ve mineral yüklü suların söz konusu tavandan sızmasıyla meydana stalactite n.
yüklü su kesimi load waterline n.
yüklü miktarda tüketme lavishment n.
elektrik yüklü live n.
yüklü fiyat loaded price n.
sıfır yüklü ve sıfır kütleli temel parçacık neutrino n.
yüklü sipariş large order n.
yüklü sipariş bulk order n.
yüklü sipariş record order n.
yüklü çalışma on load operation n.
toz yüklü hava dust-loaden air n.
toz yüklü hava dust-laden air n.
yüklü hesap high bill n.
yüklü fatura high bill n.
bomba yüklü araç bomb-laden vehicle n.
karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon oncoming diesel truck n.
karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon oncoming truck carrying diesel n.
karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon oncoming truck laden with diesel n.
karşı yönden gelen mazot yüklü tanker oncoming diesel truck n.
karşı yönden gelen mazot yüklü tanker oncoming truck carrying diesel n.
karşı yönden gelen mazot yüklü tanker oncoming truck laden with diesel n.
karşı yönden gelen mazot yüklü tanker oncoming diesel fuel-laden truck n.
karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon oncoming diesel fuel-laden truck n.
değeri yüklü kart stored value card n.
yüklü/yığın halinde aktarım bulk transfer n.
bomba yüklü kamyon bomb-laden truck n.
yağmur yüklü bulutlar rain-laden clouds n.
yağmur yüklü bulutlar rain-bearing clouds n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma loaded language n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma emotive language n.
duygu odaklı/yüklü dil/konuşma high-inference language n.
yüklü para cezası hefty fine n.
yüklü ceza hefty fine n.
duygu yüklü sözler emotionally charged words n.
artı yüklü positively charged adj.
elektrik yüklü alive adj.
yüklü miktarda doldurulmuş olan ladened adj.
tamamen yüklü fully loaded adj.
buz yüklü ice laden adj.
değer yüklü value-laden adj.
kuram yüklü theory-laden adj.
adrenalin yüklü adrenaline-filled adj.
daha ağır yüklü more-heavily-loaded adj.
duygu yüklü emotional adj.
duygu yüklü full of emotion adj.
duygu yüklü filled with emotion adj.
suç yüklü guilt-laden adj.
suçla yüklü guilt-laden adj.
anlamla yüklü weighty with sense adj.
hakaret yüklü scurrilous adj.
duygu yüklü affectuous adj.
adrenalin yüklü adrenalized adj.
ağır yüklü care-laden adj.
yüklü bir şekilde burdenedly adv.
Phrasals
ile yüklü charged with
(belirli bir anlam/nitelik ile) yüklü olmak resonate with
Colloquial
yüklü para considerable amount of money
Idioms
(özellikle bir şirket yöneticisine verilecek olan) yüklü tazminat a golden parachute
birine yeterince (yüklü bir miktarda) para bırakmak set somebody up for life
Slang
yüklü miktarda esrar weedage
Trade/Economic
yüklü miktarda para nut n.
şirket yöneticisinin şirketteki görevi sona erdiğinde kendisine yüklü bir para ödenmesi durumu golden handshake
yüklü çekici kamyonların demiryolu araçları üzerinde taşınması piggyback freight service
gemi tam yüklü değilken uygulanan düşük navlun tarifesi distress freight
bir üst düzey şirket yöneticisinin görevine son verildiğinde kendisine yüklü miktarda tazminat ve benzeri menfaatler sağlanmasını belirten sözleşme parachute contracts
ağır yüklü heavy laden
dökme yüklü laden in bulk
yüklü kamyonların özel gemi ile taşınması ro-ro transport
yüklü kamyonların özel gemi ile taşınması roll-on/roll off transport
yüklü ödeme payout
yüklü miktarda sipariş rush of orders
yüklü miktar substantial amount
yüklü miktar sizeable amount
(değeri) yüklü kart stored value card
Law
eşinden yüklü miras kalmış dul kadın dowager
Technical
yüklü hal loaded state
ucundan yüklü loaded at the and
yüklü empedans loaded impedance
yüklü temel loaded footing
yüklü zemin loaded soil
yüklü durum loaded state
yakıt yüklü reaktör batch loaded reactor
yüklü tabaka loaded layer
yüklü çalışma on load
yüklü katman loaded stratum
yay yüklü hidrolik piston buffer piston
yüklü kararlılık stable loaded
üniform yüklü kiriş uniformly loaded beam
yüklü bir geminin su yüzeyi üzerinde kalan kısmı upper works
yay yüklü spring loaded
barut yüklü firing charge
sabit yüklü orifis constant head orifice
patlayıcı madde yüklü firing charge
yüklü tabaka loaded stratum
yüklü katman loaded layer
disk yüklü tren disk load brakes
azami yüklü katar ağırlığı gross train weight
katyon yüklü iyon değiştirici reçineler cation exchange resins
azami yüklü ağırlık gross vehicle weight
yüklü açıklık loaded span
yüklü bir parçacığın devingenliği mobility of a charged particle
eksendışı yüklü kolon eccentrically loaded column
eksenel yüklü dikme axially loaded strut
eksenel yüklü kolon axially loaded column
tam yüklü devre voltajı full-load voltage
ağır yüklü heavy-laden
yay ile yüklü spring-loaded
enerji yüklü parçacıklar energetic particles
karla yüklü ağaç snow loaded tree
yüklü baskılı tel levha loaded printed wire board
yüklü kayış loaded belt
yüklü parçacık charged particle
yüklü taşlama çarkı loaded grinding wheel
demir yüklü epoksi modeller iron-filled epoxy patterns
eksi yüklü parçacık negatively charged particle
eksi yüklü negatively charged
kontrollü tuz yüklü atmosfer controlled salt-laden atmosphere
yüklü örnek spike sample
eksenel yüklü ankastre çubuk axially loaded cantilever rod
aşırı yüklü wide load
yüklü kademe değiştirici on-load tap changer
yüklü kademe değiştiricisi on-load tap changer
Computer
sunucu fazla yüklü server too busy
ans yüklü ans loaded
yüklü parçacık charged particle
şu anda yüklü 16 bit sürücü currently installed 16 bit driver
yüklü klavye dilleri ve düzenleri installed keyboard languages and layouts
yüklü yazıcılar installed printers
yüklü form installed form
yüklü ağ geçitleri installed gateways
yüklü ram installed ram
yüklü bellek installed memory
yüklü ortam loaded media
yüklü formlar loaded forms
yüklü raporlar loaded reports
yüklü modüller loaded modules
ortam yüklü media loaded
yüklü değil not installed
yüklü çalışma on load operation
ekli birleştirici kartı yüklü add-on synthesizer card installed
eklenti yüklü add-in loaded
yüklü miktarda veri indirme eylemi pod slurping
(hiçbir) yazıcı yüklü değil no printter installed
Informatics
yüklü çalışma on-load operation
Telecom
periyodik olarak yüklü dalga kılavuzu periodically loaded waveguide
yüklü hat loaded line
Electric
pozitif yüklü positively charged
yüklü su kesimi load waterline
yüklü empedans loaded impedance
elektrikle yüklü electrically charged
yüklü/ elektrik yüklü hot
Textile
negatif yüklü ve noniyonik bileşenlerle karışan madde cationic
doğası gereği pozitif elektrik yüklü olan ve benzer yüklü ya da noniyonik bileşenlerle karışan madde anionic compound
Automotive
tam yüklü fully laden
tam yüklü konumda yaylar tarafından taşınan taşıt ağırlığı spring capacity at pad
tam yüklü lastik basıncı fully laden tyre pressure
atomun negatif yüklü parçacığı electron
yay yüklü bir parçanın yaylar tarafından yerinde tutulması spring loaded
teknik açidan izin verilen azami yüklü kütle maximum technical permissible laden mass
tescil durumu için aracin yürür vaziyetteki azami yüklü kütlesi maximum mass of the loaded vehicle in traffic for the state of registration
tescil durumu için aracin çalişir durumdaki azami yüklü kütlesi maximum mass of the loaded vehicle in function for the state of registration
dinamik yüklü yarıçap dynamic loaded radius
statik yüklü yarıçap static loaded radius
yüklü araç laden vehicle
yüklü araç ağırlığı loaded vehicle weight
yüklü kesit yüksekliği loaded section height
yüklü mod testi loaded mode test
düzeltilmiş yüklü araç ağırlığı adjusted loaded vehicle weight
Transportation
kargo yüklü konteynerlerin ilgili tedarik destek veya maliyet birimine nakledilmeden önce sınıflandırılması gereken asıl yer centralized receiving and shipping point n.
Traffic
orta yüklü ticari taşıt medium commercial vehicle
yüklü ağırlık loaded weight
Marine
yay yüklü geri döndürmez valf kinghorn valve
aşırı yüklü overload
gemi tam yüklü olduğunda su üstünde kalan kısımları upper works
yüklü gemi su çekimi load draught
konteyner yüklü kargo container-load cargo
yüklü geminin su çekimi loaded draught
dolu ve yüklü full and down
tam yüklü olarak izin verilen yükleme sınırına kadar batmış gemi full and down
yüklü su çekme loaded draught
yüklü ağırlık gross weight
yüklü gemi ağırlığı load displacement tonnage
yüklü deplasman tonilatosu load displacement tonnage
yüklü ağırlık laden weight
Medical
pozitif yüklü elektron positron
duygusal yüklü öyküsel bellek emotionally valenced declarative memory
Pharmaceutics
natamisin yüklü kitosan mikroküreleri natamycin loaded chitosan microspheres
etodolak yüklü poli (laktid-ko-glikolid) nanopartikülleri etodolac loaded poly (lactide-co-glycolide) nanoparticles
Physics
bir adet tılsım kuarkı içeren pozitif yüklü baryon lambda-c baryon n.
bir adet tılsım kuarkı içeren pozitif yüklü baryon charmed lambda baryon n.
bir adet tılsım kuarkı içeren, pozitif, nötr veya negatif elektrik yüklü baryon charmed sigma baryon n.
bir adet tılsım kuarkı içeren, pozitif, nötr veya negatif elektrik yüklü baryon sigma-c baryon n.
saydam, iletken olmayan sıvı ya da katı malzeme içerisinden ışık hızından daha yüksek bir hızda yüklü bir parçacık geçirilmesiyle oluşan ışıma cherenkov effect n.
yüklü bir parçacığın bir ortamdaki ışık hızından daha yüksek bir hızda o ortamın içinden geçirilmesiyle üretilen elektromanyetik ışıma cherenkov radiation n.
eksi yüklü cisim negative n.
3 mikrosaniyelik yarı ömrü olan negatif yüklü bir lepton parçacığı negative muon n.
eksi yüklü olma negativeness n.
eksi yüklü olma negativity n.
eksi yüklü negative adj.
atomun pozitif yüklü parçacığı proton
Chemistry
pozitif yüklü karbon iyonu carbocation n.
yüklü parçacık charged particle
antibakteriyel ajan yüklü fungal polimer antibacterial agent loaded fungal polymer
yüklü türler charged species
çift yüklü bicharged
tek yüklü monocharged
üç yüklü tricharged
Biology
enzim yüklü enzyme-laden
enzimle yüklü enzyme-laden
Biochemistry
ketoprofen yüklü ketoprofen loaded
ketoprofen yüklü albumin mikroküreleri ketoprofen loaded albumin microspheres
Astronomy
güneşin korona tabakasından uzaya sürekli yüklü parçacık akışı solar wind
Zoology
yüklü orangutan orang pendek
Environment
negatif yüklü iyon anion
biyokütle yüklü sürekli akan nehir modeli continuous flow river model with attached biomass
Military
yüklü telsiz cihazı pack radio set
yüklü topçu pack artillery
yüklü obüs pack howitzer
yüklü draft draught (full load)
muharebe yüklü ağırlık combat weight
karışık yüklü vagon consolidated car
bomba yüklü bomb-laden
patlayıcı yüklü explosives-laden
Printery
yüksek yüklü vals presleri high loaded roll presses