yıkamak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yıkamak



Bedeutungen von dem Begriff "yıkamak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 26 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yıkamak wash v.
General
yıkamak elutriate v.
yıkamak develop v.
yıkamak sluice v.
yıkamak clean down v.
yıkamak lave v.
yıkamak clean v.
yıkamak bathe v.
yıkamak splash v.
yıkamak launder v.
yıkamak lustrate v.
yıkamak bath v.
yıkamak ablute v.
yıkamak wash v.
yıkamak scour v.
yıkamak swill v.
Technical
yıkamak scrub
yıkamak rocker
yıkamak flush
yıkamak scour
yıkamak irrigate
yıkamak wash
British Slang
yıkamak doby
yıkamak dhoby
yıkamak dhobi
yıkamak dobi

Bedeutungen, die der Begriff "yıkamak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 81 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
birini yıkamak give someone a bath v.
suyla yıkamak water wash v.
bol suyla yıkamak scour v.
bulaşık yıkamak bubble dance v.
elini yüzünü yıkamak wash one's hands and face v.
makineyle yıkamak wash by machine v.
bulaşık yıkamak wash up v.
çamaşır yıkamak wash the clothes v.
elle yıkamak launder by hand v.
bulaşıkları yıkamak wash up v.
elle yıkamak wash by hand v.
yıkamak (bulaşık) do v.
yıkamak (yara vb) bathe v.
beynini yıkamak indoctrinate v.
tazyikli su ile yıkamak power wash v.
bol suda yıkamak sluice v.
bol suyla yıkamak swill v.
elini yüzünü yıkamak wash v.
birinin saçını şampuanla yıkamak give someone a shampoo v.
şampuanla yıkamak shampoo v.
hafifçe yıkamak rinse v.
bol suyla yıkamak sluice v.
beyin yıkamak brainwash v.
ovalayarak yıkamak scrub v.
el yıkamak handwash v.
antiseptik suyla yıkamak douche v.
içini yıkamak wash out v.
elini yüzünü yıkamak wash up v.
çamaşır yıkamak do the washing v.
yıkamak (çamaşır) launder v.
bulaşık yıkamak do the dishes v.
beynini yıkamak brainwash v.
yıkamak (film) develop v.
her tarafını yıkamak wash up v.
yüzeyini yıkamak wash off v.
saçını yıkamak wash one's hair v.
saç yıkamak wash hair v.
boru yıkamak wash a pipe v.
halı yıkamak wash carpet v.
ölü yıkamak wash dead v.
yüz yıkamak wash face v.
yüzünü yıkamak wash one's face v.
çamaşır yıkamak launder v.
bulaşık yıkamak do the washing-up v.
ovarak yıkamak scrub v.
fırçalayarak yıkamak scrub v.
bulaşıkları yıkamak wash the dishes v.
kıyıda yıkamak cast up v.
sahilde yıkamak cast up v.
ölü yıkamak bath the deceased v.
elini yıkamak was one's hand v.
çamaşırları yıkamak do the laundry v.
halı yıkamak wash the rug v.
halı yıkamak wash the carpet v.
elde yıkamak handwash v.
elde yıkamak hand-wash v.
elde yıkamak wash by hand v.
çamaşır yıkamak do laundry v.
yıkamak ve ütülemek için (giysilerin) tersini çevirmek turn inside out for washing and ironing v.
birinin arabasını yıkamak wash someone's car v.
bez yıkamak wash diapers v.
arabayı yıkamak wash the car v.
bol suyla yıkamak wash with plenty of water v.
bol su ile yıkamak wash with plenty of water v.
araba yıkamak wash a car v.
ellerini yıkamak wash one's hands v.
bebek yıkamak give a baby a bath v.
bebek yıkamak wash a baby v.
çamaşırları yıkamak do the laundry v.
çamaşır yıkamak do the laundry v.
köpeği yıkamak bath the dog v.
köpeği yıkamak wash the dog v.
Phrasals
ile beynini yıkamak indoctrinate with
birisinin beynini yıkamak brainwash someone with something
Idioms
bulaşıkları yıkamak do the dishes
Slang
bulaşık yıkamak bust some suds
bulaşık yıkamak bust suds
Technical
antiseptik suyla yıkamak irrigate
çamaşır yıkamak launder
Gastronomy
bulaşık yıkamak wash the dishes
kaynar su ile yıkamak scald