yok etmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yok etmek



Bedeutungen von dem Begriff "yok etmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 67 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
yok etmek do away with v.
yok etmek efface v.
yok etmek spirit away v.
yok etmek spirit off v.
yok etmek cut up v.
yok etmek wipe off v.
yok etmek wipe out v.
yok etmek dispel v.
yok etmek cut somebody up v.
yok etmek erase v.
yok etmek deaden v.
yok etmek consume v.
yok etmek cut off v.
yok etmek dissolve something v.
yok etmek eliminate v.
yok etmek stamp v.
yok etmek extinguish v.
yok etmek make away with v.
yok etmek melt away v.
yok etmek end v.
yok etmek sweep away v.
yok etmek dissolve something away v.
yok etmek demolish v.
yok etmek annihilate v.
yok etmek dispose of v.
yok etmek wipe something out v.
yok etmek liquidate v.
yok etmek cut someone up v.
yok etmek shatter v.
yok etmek kill v.
yok etmek charm away v.
yok etmek exterminate v.
yok etmek uproot v.
yok etmek devour v.
yok etmek wipe away v.
yok etmek dissipate v.
yok etmek get rid of v.
yok etmek clear off v.
yok etmek dissolve v.
yok etmek root something out v.
yok etmek extirpate v.
yok etmek eradicate v.
yok etmek suppress v.
yok etmek sponge out v.
yok etmek blot out v.
yok etmek obliterate v.
yok etmek destroy v.
yok etmek knock down v.
yok etmek work off v.
yok etmek wreck v.
yok etmek break up v.
yok etmek destroy v.
yok etmek abscise v.
Phrasals
yok etmek take out v.
yok etmek magic away
yok etmek stomp out
Idioms
yok etmek stamp something out
yok etmek make away with
yok etmek fuck up
yok etmek bring something to the ground
yok etmek cut down
yok etmek make an end of
Law
yok etmek abate
Technical
yok etmek remove
Literature
yok etmek abscind v.
Military
yok etmek annihilate
yok etmek exterminate

Bedeutungen, die der Begriff "yok etmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 71 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
etkisini yok etmek counteract v.
General
yavaş yavaş yok etmek (şevk/inisiyatif vb'ni) stultify v.
büyük bir kısmını yok etmek decimate v.
yakıp yok etmek consume v.
yakıp yok etmek burn up v.
manyetikliğini yok etmek demagnetize v.
bir şeydeki (bir şeyi) yok etmek rid something of v.
silip yok etmek wipe out v.
yok etmek (bir şeyi bir yerden) be in the clear v.
ağaçları yok etmek deforest v.
silerek yok etmek wipe away v.
yakıp yok etmek burn out v.
yok etmek (duygu/umut vb'ni) quench v.
bir şeyi yok etmek swallow something up v.
kurtları yok etmek deworm v.
silerek yok etmek wipe up v.
nükleer silahları yok etmek denuclearise v.
ormanı yok etmek disforest v.
burmalarını yok etmek (vidanın) strip v.
kazıyarak yok etmek scratch out v.
yok etmek (duygu/umut vb'ni) quash v.
etkisini yok etmek neutralize v.
ormanı yok etmek disafforest v.
tamamen yok etmek wipe off the map v.
tesirini yok etmek neutralize v.
tesirini yok etmek neutralise v.
toptan yok etmek eradicate v.
toptan yok etmek exterminate v.
ormanı yok etmek deforest v.
büyük kısmını yok etmek decimate v.
yakıp yok etmek devour v.
tehlikeyi yok etmek remove the danger v.
kurutmak/yok etmek (suyunu-sıvısını) wick v.
doğayı yok etmek destroy the nature v.
tüylerini yok etmek depilate v.
nükleer silahları yok etmek denuclearize v.
manyetikliğini yok etmek demagnetise v.
etkisini yok etmek neutralise v.
sivilceleri yok etmek remove acnes v.
hedefi yok etmek destroy target v.
yavaş yavaş yok etmek absume [obsolete] v.
direktuvar sistemini yok etmek ve komünist düzeni kurmak için komplo düzenleyen fakat başarısız olan fransız politik provokatör babeuf n.
Phrasals
etkisini yok etmek cancel out
(bir şeyi bir yerden) tamamen çıkarmak/silmek/yok etmek obliterate someone or something from something
bir şeyi yavaş yavaş yok etmek/ortadan kaldırmak chip away at something
kaşla göz arasında yok etmek magic away
yok etmek ya da öldürmek account for
Idioms
-den yok etmek expunge from
yavaş yavaş yok etmek eat away
dünyadan yok etmek wipe off the face of the earth
tümüyle yok etmek wipe off the face of the earth
ortadan yok etmek conjure away
endişeyi yok etmek take the heat out of
kökünden (yok etmek) root and branch
izlerini kapatmak/yok etmek cover someone's tracks up
kötüyle beraber iyiyi de yok etmek throw out the baby with the bathwater
kötüyle beraber iyiyi de yok etmek throw out the baby with the bath water
Trade/Economic
iptal etmek ve yok etmek cancel and extinguish
Law
cürüm işleyenleri saklamak ve cürüm delillerini yok etmek harboring a felon or removing evidence of felony
ormanları yok etmek disforest
ormanları yok etmek deforest
ormanları yok etmek disafforest
Politics
politik niteliğini yok etmek depoliticize
politik niteliğini yok etmek depoliticise
nazi etkisini yok etmek denazify
Technical
yıkmak yok etmek demolish
Medical
birbirinin etkisini yok etmek counteract each other
Chemistry
yosun yok etmek için suya katılan madde algicide
Environment
toprak ve su ortamındaki çevre kirliliğine yol açan maddeleri yok etmek için doğal yollarla oluşan ya da yapay olarak oluşturulan mikroorganizmaların kullanılması bioremediation
Military
düşmanı yok etmek mop up
Mythology
yunan mitolojisinde, Calydon kentini yok etmek için artemis tarafından gönderilen vahşi domuz Calydonian boar n.