yola çıkmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yola çıkmak



Bedeutungen von dem Begriff "yola çıkmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 53 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yola çıkmak depart v.
General
yola çıkmak take the road v.
yola çıkmak take out v.
yola çıkmak set off v.
yola çıkmak fare v.
yola çıkmak start off v.
yola çıkmak set out v.
yola çıkmak start v.
yola çıkmak leave v.
yola çıkmak get under way v.
yola çıkmak start out v.
yola çıkmak be off v.
yola çıkmak pull out v.
yola çıkmak set forth v.
yola çıkmak derive v.
yola çıkmak pull away v.
yola çıkmak ship out v.
yola çıkmak take off v.
yola çıkmak set off (on a journey) v.
yola çıkmak depart v.
yola çıkmak get under weigh v.
yola çıkmak get off v.
yola çıkmak come v.
yola çıkmak make v.
Phrasals
yola çıkmak dig out v.
yola çıkmak put off v.
yola çıkmak put forth v.
yola çıkmak turn away v.
yola çıkmak go ahead v.
yola çıkmak head out v.
yola çıkmak start for v.
yola çıkmak launch forth v.
yola çıkmak launch forth on (something) v.
yola çıkmak launch forth upon (something) [old-fashioned] v.
yola çıkmak get along v.
yola çıkmak get off v.
yola çıkmak get away v.
yola çıkmak strike off v.
yola çıkmak set off on (something) v.
yola çıkmak tootle along v.
Idioms
yola çıkmak hit the pavement v.
yola çıkmak cut a path v.
Tourism
yola çıkmak start journey v.
Technical
yola çıkmak depart v.
Aeronautic
yola çıkmak head v.
Marine
yola çıkmak set sail v.
yola çıkmak to get under weigh v.
yola çıkmak sail to v.
yola çıkmak get under way v.
Archaic
yola çıkmak wag v.
Slang
yola çıkmak hit the road v.
yola çıkmak pull one's freight v.
British Slang
yola çıkmak make tracks v.

Bedeutungen, die der Begriff "yola çıkmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 42 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
gemi ile yola çıkmak sail v.
belirli bir amaç güderek yola çıkmak start out to do something v.
aynı yola çıkmak lead to the same result as another v.
bir şeyle yola çıkmak get by on v.
bir şeyle yola çıkmak get by upon v.
geri dönmek için yola çıkmak start v.
yola güvenle çıkmak confidently set forth v.
güvenle yola çıkmak confidently set forth v.
(bir yere gitmek için) yola çıkmak embark for some place v.
den yola çıkmak by looking at ... v.
yola erken çıkmak take off early v.
at sırtında yola çıkmak take horse v.
Phrasals
bir yere gitmek için yola çıkmak leave for some place v.
bir yerden yola çıkmak head away from v.
belirli bir yere doğru yola çıkmak head over to v.
bir yerden yola çıkmak start from some place v.
bir şey için yola çıkmak hit out for something v.
bir yerden yola çıkmak/koyulmak start off from some place v.
(bir yere gir dönmek için) yola çıkmak start back (to some place) v.
-e yola çıkmak sail for some place v.
(belirli bir yere gitmek üzere) yola çıkmak leave for some place v.
-e yola çıkmak be off to somewhere v.
bir su taşıtıyla yola çıkmak launch forth on (something) v.
bir su taşıtıyla yola çıkmak launch forth upon (something) [old-fashioned] v.
bir yerden yola çıkmak proceed from v.
(bir yerden) yola çıkmak start out from (something) v.
belli bir noktadan yola çıkmak start out from (something) v.
(bir şeyden) ortaya/yola çıkmak start out from (something) v.
belli bir durumdan yola çıkmak start out from (something) v.
alelacele yola çıkmak jet off v.
yola (bir şeyle) çıkmak start off with (something) v.
'-den yola çıkmak work off v.
uçakla yola çıkmak jet off v.
tekerlekli bir araçla yola çıkmak wheel off v.
kara yoluyla yola çıkmak wheel off v.
Idioms
(belirli bir yere gitmek üzere) yola çıkmak leave (for) v.
vaaz vereceği bir sonraki konuma doğru hareket etmek/yola çıkmak hit the sawdust trail [dated] [us] v.
vaaz vereceği bir sonraki konuma doğru hareket etmek/yola çıkmak hit the sawdust trail [dated] [us] v.
(biri) yola çıkmak zorunda (one) has got to be pushing off expr.
(biri) yola çıkmak zorunda (one) has to be pushing off expr.
(biri) yola çıkmak zorunda (one) has to be shoving off expr.
Automotive
araçla yola çıkmak drive v.