çocuk - Turkish English Dictionary
History

çocuk



Meanings of "çocuk" in English Turkish Dictionary : 40 result(s)

Turkish English
Common Usage
çocuk kid n.
çocuk child n.
General
çocuk bambino n.
çocuk bantling n.
çocuk juvenile n.
çocuk dandiprat n.
çocuk bairn n.
çocuk scion n.
çocuk mite n.
çocuk children n.
çocuk youngster n.
çocuk brat n.
çocuk chit n.
çocuk chap n.
çocuk moppet n.
çocuk junior n.
çocuk infant n.
çocuk son n.
çocuk baby n.
çocuk chick n.
çocuk enfant n.
çocuk stripling n.
çocuk child n.
çocuk fairy n.
çocuk tiddler n.
çocuk infantile adj.
Colloquial
çocuk kiddo
Idioms
çocuk the small fry
Slang
çocuk ankle-biter
çocuk juvie
Law
çocuk juvenile
çocuk minor
Latin
çocuk infantia
Archaic
çocuk boyo
British Slang
çocuk bin lid
çocuk chavvy
çocuk choochie face
çocuk dustbin lid
çocuk saucepan (lid) (rhyming slang on kid)
çocuk sprog

Meanings of "çocuk" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

Turkish English
Common Usage
(adam/çocuk) kaçırmak kidnap v.
büyütmek (çocuk) raise v.
çocuk yapmak make a baby v.
çocuk yetiştirmek raise a child v.
çocuk bakıcısı baby sitter n.
çocuk bakım ve eğitimi upbringing n.
çocuk odası nursery n.
erkek çocuk boy n.
kız çocuk daughter n.
küçük çocuk kid n.
General
(çocuk) büyütmek bring up v.
azmak (çocuk) romp v.
bir maaşla iki çocuk büyütmek raise two kids on one salary v.
çocuk aldırmak have one's child aborted v.
çocuk aldırmak have an abortion v.
çocuk bakıcılığı yapmak baby sit v.
çocuk bakıcılığı yapmak baby-sit v.
çocuk bakmak babysit v.
çocuk bakmak care for a baby v.
çocuk bakmak baby-sit v.
çocuk bakmak care a baby v.
çocuk bakmak look after a baby v.
çocuk bakmak look after v.
çocuk beklemek be expecting a child v.
çocuk beklemek expect a child v.
çocuk beklemek be expecting a baby v.
çocuk bezi değiştirmek diaper v.
çocuk bezini değiştirmek diaper v.
çocuk büyütmek bring up a child v.
çocuk büyütmek raise a kid v.
çocuk büyütmek raise a child v.
çocuk büyütmek care for v.
çocuk büyütmek raise children v.
çocuk büyütmek raise children v.
çocuk dilinde çiş etmek wee-wee v.
çocuk dilinde çiş etmek wee v.
çocuk dilinde çiş yapmak pee-pee v.
çocuk dilinde işemek wee-wee v.
çocuk dilinde işemek wee v.
çocuk dilinde kaka yapmak poop v.
çocuk dilinde kaka yapmak poo-poo v.
çocuk diş çıkarmak cut a tooth v.
çocuk doğuramamak be unable to have children v.
çocuk doğurmak give birth to a child v.
çocuk dünyaya getirmek bear a child v.
çocuk dünyaya getirmek give birth to v.
çocuk düşürmek miscarry v.
çocuk düşürmek suffer a miscarriage v.
çocuk düşürmek abort v.
çocuk düşürmek have an abortion v.
çocuk düşürmek have a miscarriage v.
çocuk felci geçirmek contract poliomyelitis v.
çocuk gibi ağlamak cry like a baby v.
çocuk gibi ağlamak pule v.
çocuk gibi ağlamak yaup v.
çocuk gibi hissetmek feel like a child v.
çocuk gibi oynamak laverock v.
çocuk gibi oynamak skylark v.
çocuk kaçırmak kidnap v.
çocuk muamelesi görmek be infantilized v.
çocuk muamelesi görmek be infantilised v.
çocuk muamelesi yapmak infantilise v.
çocuk muamelesi yapmak infantilize v.
çocuk olmak be a child v.
çocuk olmak behave childishly v.
çocuk parkına gitmek go to the playground v.
çocuk sahibi olmak have a baby v.
çocuk sahibi olmak have a child v.
çocuk sahip olmak have children v.
çocuk yapamadan ölmek die childless v.
çocuk yapamadan ölmek die without issue v.
çocuk yapmak father v.
çocuk yapmak have a child v.
çocuk yapmak have children v.
çocuk yaşta şöhreti yakalamak become famous at a young age v.
çocuk yerine konulmak be infantilized v.
çocuk yerine konulmak be infantilised v.
çocuk yetiştirmek bring up v.
çocuk yetiştirmek care for v.
çocuk yetiştirmek bring up children v.
çocuk yetiştirmek bring up a child v.
çocuk yetiştirmek raise children v.
doğurmak (çocuk/yavru) give birth to v.
düz duvara tırmanan (çocuk) too naughty v.
düz duvara tırmanmak (çocuk) be too naughty v.
evlilik dışı çocuk sahibi olmak have a child out of wedlock v.
kaçırılmak (çocuk vb) be kidnapped v.
kaçırmak (çocuk vb) kidnap v.
kaka yapmak (çocuk dilinde) poop on v.
kaka yapmak (çocuk dilinde) poo-poo on v.
kakalamak (çocuk dilinde) poop on v.
kakalamak (çocuk dilinde) poo-poo on v.
karnında çocuk taşımak bear a child v.
oynamak (çocuk dilinde) play at v.
sendeleye sendeleye ilerlemek (yeni yürümeye başlayan çocuk) toddle v.
sendeleye sendeleye yürümek (yeni yürümeye başlayan çocuk) toddle v.
sendeleyerek yürümek (çocuk/ihtiyar) paddle v.
taşkınca davranmak (çocuk) run wild v.
tek çocuk olmak be an only child v.
tiz bir sesle söylemek (çocuk sesi gibi) pipe v.
yanmak (çocuk oyunlarında) be out v.
(7-10 yaş grubu çocuklar için hazırlanmış) resimlerin az olduğu çocuk kitabı chapter book n.
(8-14 yaş arası) çocuk tweeny n.
(çocuk) büyütme nurture n.
(çocuk) yetişme tarzı upbringing n.
20 kasım evrensel çocuk günü november 20th universal children's day n.
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı april 23 national sovereignty and children's day n.
3 boyutlu çocuk kitabı pop-up book n.
8-12 yaş arası çocuk preteen n.
8-12 yaş arası çocuk tween n.
8-12 yaş arası çocuk pre-teen n.
9-12 yaş arası çocuk preteen n.
afacan çocuk imp n.
alıngan/hassas çocuk feisty child n.
alma (çocuk) abortion n.
altın çocuk golden boy n.
anne ve babası çalışan çocuk latchkey child n.
anne ve çocuk mother and child n.
anne ve çocuk ilişkileri mother-child relationship n.
arsız çocuk brat n.
arsız/haşarı/yaramaz çocuk brat n.
arsız/haşarı/yaramaz çocuk little terror n.
arsız/haşarı/yaramaz çocuk holy terror n.
ayak işleri yapan erkek çocuk caddie [scottish] n.
ayin esnasında mihrapta papaza yardım eden çocuk altar boy n.
ayin esnasında mihrapta papaza yardım eden çocuk altarboy n.
ayrıcalıklı çocuk exceptional child n.
baba (özellikle çocuk dilinde) papa n.
baba ve çocuk father and child n.
bağımlı çocuk dependent child n.
bakılan çocuk foster child n.
bakım kitabı (çocuk vb) care book n.
bebek/çocuk isa baby jesus n.
bebek/çocuk isa infant jesus n.
bebek/çocuk isa child jesus (divine infant) n.
bebek/çocuk isa christ child n.
bebekken başkası ile değişmiş çocuk changeling n.
beceriksiz çocuk oaf n.
bilekten bağlı çocuk ya da kadın ayakkabısı anklet n.
bir çocuk babası the father of one child n.
bir çocuk oyunu british bulldog n.
bir çocuk oyunu peek-a-boo n.
bir çocuk oyunu forcing the city gates n.
bir çocuk oyunu bullrush n.
bir çocuk oyunu octopus tag n.
bir çocuk oyunu kick the can n.
bir çocuk oyunu pin the tail on the donkey n.
bir çocuk oyunu red rover n.
bir çocuk oyunu tip the can n.
bir çocuk şarkısı polly wolly doodle n.
bir çocuk şarkısı hickory dickory dock n.
bir önceki babanın çocuk üzerinde bıraktığı etki telegony n.
birleşmiş milletler çocuk fonu united nations children's fund n.
buluntu çocuk missing child n.
büyük çocuk grandchild n.
cılız bir çocuk a skinny kid n.
cin gibi çocuk elf n.
çekingen çocuk withdrawn child n.
çete üyesi bir çocuk a gang kid n.
çiçek çocuk flower child n.
çiftlikte yetişmiş çocuk farm boy n.
çocuk aklı child's mind n.
çocuk alanı kidszone n.
çocuk aldırma aborsement n.
çocuk alfabesi hornbook n.
çocuk arabası baby buggy n.
çocuk arabası pusher n.
çocuk arabası baby carriage n.
çocuk arabası go-cart n.
çocuk arabası carriage n.
çocuk arabası go cart n.
çocuk arabası pram n.
çocuk arabası stroller n.
çocuk arabası go-kart n.
çocuk arabası baby-carriage n.
çocuk arabası buggy n.
çocuk arabası bassinet n.
çocuk arabası pushchair n.
çocuk arabası perambulator n.
çocuk asker child soldier n.
çocuk bahçesi children's playground n.
çocuk bahçesi playground n.
çocuk bahçesi playpen n.
çocuk bahçesi children's ground n.
çocuk bahçesi children's park n.
çocuk bakıcı baby-sitter n.
çocuk bakıcılığı day care n.
çocuk bakıcılığı childminding n.
çocuk bakıcılığı childcare n.
çocuk bakıcılığı babysitting n.
çocuk bakıcılığı baby-sitting n.
çocuk bakıcısı childminder n.
çocuk bakıcısı sitter n.
çocuk bakıcısı nursemaid n.
çocuk bakıcısı baby-minder n.
çocuk bakıcısı baby-sitter n.
çocuk bakıcısı au pair n.
çocuk bakım merkezi daycare center n.
çocuk bakım odası child care room n.
çocuk bakım ve eğitimi upbringing n.
çocuk bakımevi nursery n.
çocuk bakımı child welfare n.
çocuk bakımı childcare n.
çocuk bakımı child care n.
çocuk bakımı au pair n.
çocuk bakımı izni vacation for child care n.
çocuk bakımı parası salary for child care n.
çocuk bakma baby-sitting n.
çocuk barınağı children's nest n.
çocuk bezi nappie n.
çocuk bezi nappy n.
çocuk bezi diaper n.
çocuk bilimci paedologist n.
çocuk bilimci pedolog n.
çocuk bilimci pedologist n.
çocuk bilimi paedology n.
çocuk bilimi pedology n.
çocuk bisikleti child's bicycle n.
çocuk cinsel istismarı child sexual abuse n.
çocuk çeteleri youth gangs n.
çocuk davranışı children act n.
çocuk dergileri children's periodicals n.
çocuk dili childish talk n.
çocuk dili baby talk n.
çocuk dilinde çiş wee-wee n.
çocuk dilinde çiş wee n.
çocuk dilinde çiş pee-pee n.
çocuk dilinde eşek neddy n.
çocuk dilinde kaka poo-poo n.
çocuk dilinde kaka poop n.
çocuk dilinde klozet potty n.
çocuk dilinde lazımlık potty n.
çocuk doğurma childbirth n.
çocuk doğurma childbearing n.
çocuk doğurma ortalama yaşı average age of women who bear their first child n.
çocuk doktorluğu paediatrics n.
çocuk doktorluğu pediatrics n.
çocuk doktoru pediatrist n.
çocuk doktoru pediatrician n.
çocuk doktoru paediatrician n.
çocuk doktoru baby doctor n.
çocuk draması children's plays n.
çocuk düşürme abortion n.
çocuk düşürme miscarriage n.
çocuk edebiyatı children’s literature n.
çocuk eğitimi parası salary for child care n.
çocuk elbisesi smallclothes n.
çocuk esirgeme child welfare n.
çocuk evi doll house n.
çocuk evi playhouse n.
çocuk evi toy house n.
çocuk evliliği child marriage n.
çocuk felci poliomyelitis n.
çocuk felci poliomyelitis n.
çocuk fuhuşu child prostitution n.
çocuk garson boy n.
çocuk geceliği nighty n.
çocuk geceliği nightie n.
çocuk gelişimi child development n.
çocuk gibi ağlayan kimse cry baby n.
çocuk gibi olma childlikeness n.
çocuk gibi oynayan skylarker n.
çocuk giyim kids wear n.
çocuk hakları child rights n.
çocuk hakları günü world children's day n.
çocuk haklarına dair sözleşme convention on children’s rights n.
çocuk hastalığı children's disease n.
çocuk hastanesi children's hospital n.
çocuk havuzu kiddy pool n.
çocuk hikayesi children's story n.
çocuk ıslahhanesi children’s home in ottoman empire n.
çocuk işçi child labor n.
çocuk işçiler children-workers n.
çocuk işçiliği child labor n.
çocuk işçiliği child labour n.
çocuk işgücü child labour n.
çocuk işgücü child labor n.
çocuk işi pushover n.
çocuk işi child's play n.
çocuk kaçırma kidnapping n.
çocuk kaçırma kidnaping n.
çocuk kafesi play pen n.
çocuk kafesi playpen n.
çocuk kampı children's camp n.
çocuk karyolası cot n.
çocuk karyolası crib n.
çocuk kilidi child lock n.
çocuk kitabı chapter book n.
çocuk kitapları children's books n.
çocuk koruma child welfare n.
çocuk kullanım ve bakım eşyaları child use and care articles n.
çocuk kütüphanesi children's library n.
çocuk mahkemeleri juvenile courts n.
çocuk mahkemesi juvenile court n.
çocuk maması baby formula n.
çocuk maması infant formula n.
çocuk maması baby food n.
çocuk mayosu sunsuit n.
çocuk meclisi children's council n.
çocuk menüsü kids' menu n.
çocuk menüsü children's menu n.
çocuk merdiveni jungle gym n.
çocuk merkezi rehabilitation centre for children in turkey n.
çocuk misafirhanesi rehabilitation centre for children in turkey n.
çocuk muamelesi yapma infantilisation n.
çocuk muamelesi yapma infantilization n.
çocuk odası nursery n.
çocuk odası kid's room n.
çocuk oyun alanı playground n.
çocuk oyuncağı simple job n.
çocuk oyuncağı doddle n.
çocuk oyuncağı cinch n.
çocuk oyuncağı jam n.
çocuk oyuncağı breeze n.
çocuk oyuncağı toy n.
çocuk oyuncağı pushover n.
çocuk oyuncağı piece of cake n.
çocuk oyuncağı picnic n.
çocuk oyuncağı easy task n.
çocuk oyuncağı child's play n.
çocuk oyuncağı easy peasy n.
çocuk oyuncağı slice of cake n.
çocuk oyuncağı bit of cake n.
çocuk oyunları kids games n.
çocuk oyunları children's plays n.
çocuk öldürme infanticide n.
çocuk ölüm oranı child mortality n.
çocuk ölümü child death n.
çocuk önlüğü pinafore n.
çocuk önlüğü bib n.
çocuk parası child benefit n.
çocuk parası allowance for children n.
çocuk parkı playground n.
çocuk parkı children's park n.
çocuk parkı children’s park n.
çocuk parkı kaydırağı playground slide n.
çocuk partileri childrens' parties n.
çocuk pijaması sleepsuit n.
çocuk polisi children police n.
çocuk potini bootee n.
çocuk psikolojisi child psychology n.
çocuk psikolojisi children’s psychology n.
çocuk reyonu children's section n.
çocuk ruh sağlığı child's mental health n.
çocuk ruhbilimi children’s psychology n.
çocuk ruhluluk childlikeness n.
çocuk sağlığı children's health n.
çocuk sahibi olma childbearing n.
çocuk sahibi olma having a child n.
çocuk sayısı number of children n.
çocuk severlik philoprogenitiveness n.
çocuk sığınma evi children's shelter n.
çocuk sığınmaevi children's shelter n.
çocuk sigortası children insurance n.
çocuk sözlüğü child dictionary n.
çocuk suçları children crimes n.
çocuk suçlu delinquent n.
çocuk suçlu juvenile delinquent n.
çocuk suçlular juvenile delinquents n.
çocuk suçluluğu juvenile delinquency n.
çocuk suistimali child abuse n.
çocuk suistimali sendromu child abuse syndrome n.
çocuk şapkası children's hat n.
çocuk şarkıları nursery rhymes n.
çocuk şarkıları children's songs n.
çocuk şarkısı nursery rhyme n.
çocuk şiiri nursery rhyme n.
çocuk şiirleri nursery rhymes n.
çocuk tacizcileri child molesters n.
çocuk tecavüzü child molesting n.
çocuk tekerlemesi nursery rhyme n.
çocuk tekkesi biggin n.
çocuk terbiyesi bringing up n.
çocuk tulumu (kısa paçalı) rompers n.
çocuk ve aile mahkemesi child and family court n.
çocuk ve bebekler için ücretli bakımevi baby farm n.
çocuk yardımı child allowance n.
çocuk yaşta evlilik child marriage n.
çocuk yatağı crib n.
çocuk yetiştirme bringing up n.
çocuk yetiştirme child rearing n.
çocuk yetiştirme yolları methods of child care-education n.
çocuk yetiştirme/büyütme childrearing n.
çocuk yurdu children’s home n.
çocuk yurdunda/yetimhanede bakılan çocuklar children in care n.
çocuk yuvaları kindergarten n.
çocuk yuvaları day-nursery n.
çocuk yuvaları nursery-school n.
çocuk yuvası crèche n.
çocuk yuvası nursery n.
çocuk yuvası nursery school n.
çocuk yuvası kindergarten n.
çocuk zammı child allowance n.
çocuk, özürlü ve yaşlılar children, handicapped and elderly people n.
çocuk-12 kid-12 n.
çok yaramaz çocuk menace n.
çoluk çocuk family n.
çoluk çocuk fry n.
çoluk çocuk brood n.
çoluk çocuk wife and children n.
çoluk çocuk children n.
çoluk çocuk offspring n.
çoluk çocuk sahibi having a family n.
dahi çocuk child prodigy n.
doğması beklenen çocuk passenger n.
dünkü çocuk a young and inexperienced person n.
dünya çocuk bayramı world children's day n.
dünya çocuk hakları günü children's day n.
dünya çocuk hakları günü children's rights day n.
düşürme (çocuk) abortion n.
ebeveyn ve çocuk parent and child n.
ebeveyn, kardeş, çocuk, eş veya nişanlı immediate family n.
ebeveynlerinden biri üvey olan çocuk half-blood n.
eğitilebilir çocuk educable child n.
ele avuca sığmaz çocuk romp n.
ele avuca sığmaz çocuk problem child n.
en büyük çocuk olma primogeniture n.
en küçük erkek çocuk cadet n.
ergin olmayan çocuk minor n.
erkek çocuk tenaille n.
erkek çocuk shaver n.
erkek çocuk male child n.
erkek çocuk man child n.
erkek çocuk man-child n.
erkek çocuk nipper n.
erkek çocuk laddie n.
erkek çocuk lad n.
ev işlerine ve çocuk bakımına yardımcı kız au pair n.
evlat edinilmiş çocuk adopted child n.
evlat edinilmiş çocuk griffe n.
evlilik dışı çocuk illegitimate child n.
evlilik dışı dünyaya gelmiş çocuk child born out of wedlock n.
evlilikdışı çocuk natural child n.
gayri meşru çocuk love child n.
gayri meşru çocuk natural child n.
gayrimeşru çocuk by-blow n.
gayrimeşru çocuk illegitimate child n.
gazete satıcısı çocuk paper boy n.
gazeteci çocuk newsboy n.
genç çocuk sapling n.
genç/ergen erkek çocuk teenage boy n.
getir götür işlerine bakan çocuk messenger boy n.
getir götür işlerine bakan çocuk errand boy n.
hamileliği sırasında krek kokain kullanan annenin doğurduğu çocuk crack baby n.
hantal çocuk cub n.
harika çocuk wonder child n.
harika çocuk infant prodigy n.
harika çocuk wonder boy n.
harika çocuk child prodigy n.
hastaneye yatırılan çocuk hospitalized child n.
haşarı çocuk romp n.
haşarı çocuk urchin n.
hayır kurumunda yetişmiş çocuk charity-boy n.
haylaz çocuk menace n.
haylaz çocuk hellion n.
hiç çocuk doğurmamış kadın nullipara n.
hindistanlı çocuk bakıcısı ayah n.
iki çocuk babası the father of two children n.
iki çocuk babası the father of two n.
ilk çocuk eigne n.
ilk çocuk firstborn n.
ilk çocuk firstling n.
ilk doğan çocuk first-born child n.
ilk doğan/doğmuş çocuk first-born child n.
ingilizce çocuk şarkıları children's songs in english n.
ingilizce çocuk şarkıları english children's songs n.
istismar edilen çocuk abused child n.
işçi çocuk child as laborer n.
iyi bakılmış çocuk well-raised/cared/nourished child n.
kaba çocuk rude boy n.
kasiyer çocuk checkout boy n.
katlanır çocuk arabası foldable stroller n.
kaybolmuş çocuk stray n.
kayıp çocuk the missing boy n.
kayıp çocuk missing child n.
kayıp çocuk waif n.
kız çocuk female child n.
kızılderili çocuk papoose n.
kilise korosu üyesi çocuk choirboy n.
kilise korosunda söyleyen çocuk choirboy n.
kimsesiz çocuk gamin n.
kimsesiz çocuk waif n.
korkunç çocuk terrible child n.
kötü çocuk bad boy n.
kullan at çocuk bezi disposable nappies n.
kum satan çocuk sandboy n.
küçük çocuk tad n.
küçük çocuk whippersnapper n.
küçük çocuk whelky n.
küçük çocuk small child n.
küçük çocuk tot n.
küçük çocuk chit n.
küçük çocuk infant n.
küçük çocuk young child n.
küçük çocuk tot n.
küçük çocuk little boy n.
küçük çocuk vaftizi paedobaptism n.
manevi çocuk adoptive child n.
manevi çocuk adopted child n.
masum yüzlü çocuk cherub n.