ölmek - Turkish English Dictionary
History

ölmek



Meanings of "ölmek" in English Turkish Dictionary : 168 result(s)

Turkish English
Common Usage
ölmek die v.
General
ölmek die v.
ölmek peg out v.
ölmek decease v.
ölmek hand in one's checks v.
ölmek conk v.
ölmek go west v.
ölmek go to one's glory v.
ölmek cut up v.
ölmek end v.
ölmek cash in v.
ölmek return to dust v.
ölmek toe v.
ölmek pass v.
ölmek expire v.
ölmek rest v.
ölmek breathe one's last v.
ölmek pop off v.
ölmek go v.
ölmek pip v.
ölmek pay one's debt to nature v.
ölmek pass away v.
ölmek go hence v.
ölmek snuff it v.
ölmek belly up v.
ölmek depart v.
ölmek fall v.
ölmek succumb v.
ölmek pip out v.
ölmek pass in v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek gasp one's life out v.
ölmek hand in one's chips v.
ölmek go the way of all flesh v.
ölmek exit v.
ölmek kick off v.
ölmek croak v.
ölmek go belly up v.
ölmek cross the styx v.
ölmek perish v.
ölmek bite the dust v.
ölmek choke v.
ölmek pass out v.
ölmek gather v.
ölmek go out of existence v.
ölmek fail v.
ölmek finish v.
ölmek pass on v.
ölmek warble v.
ölmek depart this life v.
ölmek absquatulate v.
ölmek be dead v.
Phrasals
ölmek drop off v.
ölmek fall off v.
ölmek go up v.
ölmek check in v.
ölmek check out v.
ölmek cash in v.
ölmek pop off to v.
ölmek pass on v.
ölmek be no more v.
ölmek pass over v.
ölmek kick in v.
ölmek go off v.
ölmek go out v.
Colloquial
ölmek box v.
ölmek go bung [australia/new zealand] v.
ölmek go to one's last home v.
ölmek go for a burton v.
ölmek bite the dust v.
ölmek bite the big one v.
ölmek push up the daisies v.
ölmek step off the curb v.
ölmek have had it v.
ölmek have had it v.
ölmek be gone up n.
Idioms
ölmek be gathered to one's people v.
ölmek go off the hooks v.
ölmek go the way of all the earth v.
ölmek yield the breath v.
ölmek pass on to the great beyond v.
ölmek bite the biscuit v.
ölmek have had the biscuit v.
ölmek be toes up v.
ölmek cease to be v.
ölmek buy the box v.
ölmek buy the box v.
ölmek cash (one's) chips in v.
ölmek cash (one's chips) in v.
ölmek cash one's checks in v.
ölmek cease to be v.
ölmek meet one's maker v.
ölmek go west v.
ölmek snuff it v.
ölmek answer the call v.
ölmek pop one's clogs v.
ölmek cash in one's chips v.
ölmek go to one's just reward v.
ölmek get one's ticket punched v.
ölmek be pushing up the daisies v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek buy the farm v.
ölmek go to one's reward v.
ölmek breathe one's last v.
ölmek curl up and die v.
ölmek be food for worms v.
ölmek meet one's death v.
ölmek shuffle off this mortal coil v.
ölmek pop off v.
ölmek go over to the great majority v.
ölmek pay the debt of nature v.
ölmek conk v.
ölmek go on to a better land v.
ölmek kick the bucket v.
ölmek drop dead v.
ölmek give-up the ghost v.
ölmek bite the dust v.
ölmek choke v.
ölmek call in one's chips v.
ölmek be gathered to one's fathers v.
ölmek meet one's end v.
ölmek join the great majority v.
ölmek pass in one's chips v.
ölmek have one's name inscribed in the book of life v.
ölmek go to the happy hunting grounds v.
ölmek croak v.
ölmek expire v.
ölmek cross the great divide v.
ölmek drop off the hooks [obsolete] v.
ölmek turn (one's) face to the wall v.
ölmek depart from this world v.
ölmek hand in (one's) dinner pail v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek yield the ghost v.
ölmek go off the hooks [obsolete] v.
ölmek go to (one's) grave v.
ölmek hop the twig [obsolete] v.
ölmek hop the stick v.
ölmek lose the number of (one's) mess [obsolete] v.
ölmek stick (one's) spoon in the wall v.
Archaic
ölmek cark [aus] v.
ölmek decede v.
Slang
ölmek knock off v.
ölmek turf v.
ölmek tap out v.
ölmek turn belly up v.
ölmek buy the big one v.
ölmek take the long count v.
ölmek crap out v.
ölmek fall off one's perch v.
ölmek take the count v.
ölmek dirt nap v.
ölmek go belly up v.
ölmek beam up v.
ölmek peg out v.
ölmek buy it v.
ölmek go to kingdom come v.
ölmek flatline v.
ölmek fail at life v.
ölmek have bought it v.
ölmek go south v.
ölmek head south v.
ölmek kiss off n.
British Slang
ölmek pop one's clogs v.
ölmek snuff-it v.
ölmek kark it v.
ölmek cark it v.
ölmek peg-it v.

Meanings of "ölmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 349 result(s)

Turkish English
Common Usage
açlıktan ölmek starve v.
General
acından ölmek starve v.
açlıktan ölmek starve v.
ölmek üzere olmak be at the point of death v.
açlıktan ölmek famish v.
kahrından ölmek die of grief v.
gülmekten ölmek fall about laughing v.
düşüp ölmek drop dead v.
fücceten ölmek die in a sudden death v.
direnemeyip ölmek (hastalığa) succumb v.
hiç beklenmedik bir anda ölmek die unexpectedly v.
birer birer ölmek become extinct v.
gülmekten ölmek die laughing v.
önce ölmek predecease v.
açlıktan ölmek die of starvation v.
sıkıntıdan ölmek die v.
açlıktan ölmek be famishing v.
kalpten ölmek die of heart attack v.
acından ölmek starve to death v.
acından ölmek be very hungry v.
uykusuzluktan ölmek die of sleeplessness v.
birer birer ölmek die out v.
teker teker ölmek die off v.
vurulup ölmek kiss the dust v.
eceliyle ölmek die a natural death v.
çalışırken ölmek die one's boots v.
birer birer ölmek die off v.
boğularak ölmek (dumandan/havasızlıktan) smother v.
yorgunluktan ölmek be exhausted v.
açlıktan ölmek starve to death v.
düşüp ölmek bite the dust v.
birinden önce ölmek predecease v.
vasiyetsiz ölmek die intestate v.
kollarında ölmek die in one's arms v.
acından ölmek be extremely poor v.
acından ölmek fall in poverty v.
donarak ölmek freeze to death v.
yanarak ölmek burn to death v.
kan kaybından ölmek bleed to death v.
zamansız ölmek die untimely v.
erken ölmek die early v.
doğum esnasında ölmek die in in infancy v.
aniden ölmek die suddenly v.
aniden ölmek die a natural sudden v.
genç ölmek die young v.
doğum esnasında ölmek die in childbirth v.
huzurlu ölmek die peacefully v.
doğarken ölmek die in childbirth v.
genç yaşta ölmek die young v.
doğumda ölmek die in childbirth v.
doğarken ölmek die in in infancy v.
doğum sırasında ölmek die in childbirth v.
doğururken ölmek die in childbirth v.
kan kaybından ölmek die of blood loss v.
canlı canlı ölmek be buried alive v.
üzüntüsünden ölmek die from one's grief v.
acısından ölmek die from one's grief v.
sıkıntıdan ölmek be bored to death v.
eceliyle ölmek die a natural sudden v.
erken ölmek die prematurely v.
genç yaşta ölmek die prematurely v.
kaza sonucu ölmek die accidentally v.
kaza sonucu ölmek die in an accident v.
kahrından ölmek die of a broken heart v.
meraktan ölmek worry oneself to death v.
pisi pisine ölmek die in vain v.
uğruna ölmek die for v.
elektrik akımıyla ölmek electrocute v.
çocuk yapamadan ölmek die without issue v.
çocuksuz ölmek die childless v.
çocuk yapamadan ölmek die childless v.
çocuksuz ölmek die without issue v.
çocuğu olmadan ölmek die without issue v.
çocuğu olmadan ölmek die childless v.
maganda kurşunuyla ölmek be killed by a stray bullet v.
kan kaybından ölmek bleed to dead v.
yatağında ölmek die in one's bed v.
eceliyle ölmek die in one's bed v.
daha önce ölmek die before v.
önce ölmek die earlier than v.
daha önce ölmek die earlier than v.
birinden önce ölmek die earlier than v.
daha önce ölmek predecease v.
birinden önce ölmek die before v.
ambulans beklerken ölmek die while waiting for an ambulance v.
ambulans beklerken ölmek die waiting for an ambulance v.
kaza mahallinde ölmek die at the scene of the accident v.
olay yerinde ölmek die at the scene v.
ameliyat masasında ölmek die on the operating table v.
kederden ölmek die from grief v.
kederden ölmek die off grief v.
birden ölmek die suddenly v.
aniden ölmek die a sudden death v.
birden ölmek die a sudden death v.
havasızlıktan ölmek suffocate v.
havasızlıktan ölmek be asphyxiated v.
havasızlıktan ölmek die from lack of air or oxygen v.
kalpten ölmek die of a heart attack v.
olay mahallinde ölmek die at the scene v.
ölmek istemek want to die v.
bir kaza ya da hastalık nedeniyle ölmek die of something v.
kurşun yaralarından ölmek die as a result of one's gunshot wounds v.
boğularak ölmek choke to death v.
havasız kalarak ölmek choke to death v.
dizanteriden ölmek die of dysentery v.
önce ölmek die before v.
kan kaybından ölmek die from the loss of blood v.
-den ölmek die of something v.
ülkesi için ölmek die for his country v.
-den ölmek die from something v.
kazada ölmek die in an accident v.
ülkesi uğruna ölmek die for his country v.
araba kazasında ölmek die in an automobile accident v.
birinin sorumluluğunda iken ölmek die on someone v.
kollarında ölmek die in one’s arms v.
kazadan önce ölmek die before the accident v.
bilim adına ölmek die in the name of science v.
sırlarıyla ölmek die with one’s secrets v.
çok önceden ölmek die a long time ago v.
savaş alanında onurlu bir şekilde ölmek die in the war field with honour v.
hastanede ölmek die in the hospital v.
uykusunda ölmek die in one's sleep v.
saygın bir şekilde ölmek die with respect v.
acil serviste ölmek die in the er v.
onurluca ölmek die in dignity v.
uçak kazasında ölmek die in a plane crash v.
açlıktan ölmek die of hunger v.
akciğer kanserinden ölmek die of lung cancer v.
kahraman olarak ölmek die as a hero v.
kahraman olarak ölmek die a hero v.
susuzluktan ölmek be dying of thirst v.
susuzluktan ölmek die of thirst v.
doğal nedenlerle ölmek die of natural causes v.
eceliyle ölmek die of natural causes v.
her gün birazcık daha ölmek die a little bit every day v.
duymak için ölmek be dying to hear v.
sıcaktan ölmek die from the heat v.
onurlu bir şekilde ölmek die with dignity v.
onurlu bir şekilde ölmek die with honor v.
şanlı bir şekilde ölmek die with glory v.
açlıktan ölmek affamish [obsolete] v.
savaşarak ölmek die game v.
savaşarak ölmek die in harness v.
açlıktan ölmek enfamish v.
ölmek üzere kimse goner n.
ölmek üzere olan bir kişinin ettiği dua dying prayer n.
ölmek üzere olan moribund adj.
ölmek üzere moribund adj.
ölmek üzere at one's last gasp adv.
ölmek üzere iken in extremis adv.
ölmek üzere iken at the point of death adv.
Phrasals
asılarak ölmek die by hanging v.
(fide) yağmur/çok sulama sonrası ölmek damp off v.
-den ölmek die of v.
(yangında/fırtınada vb) ölmek perish in something v.
(hüsnütabir) ölmek cross over v.
ölmek üzere olan birini/bir şeyi öldürmek finish off v.
ölmek üzere olan birinin/bir şeyin işini bitirmek finish off v.
ölmek üzere olan birini/bir hayvanı öldürmek finish (someone or an animal) off v.
Phrases
ölmek var dönmek yok in it win it expr.
Proverb
utançla yaşamaktansa onurla ölmek daha iyidir better die with honour than live with shame
Colloquial
acından ölmek be famished v.
açlıktan ölmek be starving to death v.
ağır yaraları sebebiyle ölmek succumb to one’s injuries v.
aniden ölmek drop dead v.
asılarak ölmek die of throat trouble v.
bir anda ölmek up and died v.
çizmeleri ayağında ölmek die with one's boots on v.
işinin başında ölmek die with one's boots on v.
kaza sonucu ölmek die with one's boots on v.
kollarında ölmek die in one’s arms v.
korkudan ölmek be scared stiff v.
overdozdan ölmek be oded v.
aşırı dozdan ölmek be oded v.
aşırı doz uyuşturucu kullanımından ölmek be oded v.
(bir hastalık nedeniyle) ölmek üzere olmak be dying of (something) v.
açlıktan/sıkıntıdan ölmek be dying of (something) v.
(gülmekten) ölmek kill yourself (laughing) [uk] v.
gülmekten ölmek kill (oneself) laughing v.
ölmek üzere about to die expr.
ölmek üzere fixing to die (ftd) expr.
ölmek üzere on the way out expr.
ölmek üzere on one's way out expr.
ölmek üzere on the way out expr.
ölmek üzere in the o-zone expr.
ölmek üzere in the q-zone expr.
ölmek üzere ftd (fixingto die) abrev.
Idioms
hayatının baharında ölmek die in harness v.
vaktinden önce ölmek die in harness v.
emekli olmadan önce ölmek die in harness v.
çalışmaya hayatı devam ederken ölmek die in harness v.
korkudan ölmek be scared silly to death v.
korkudan ölmek be scared stiff to death v.
ölmek üzere olmak buy the box v.
ölmek üzere olmak buy the box v.
can çekişerek ölmek come to a bad end v.
gülmekten ölmek fall about the place (laughing) v.
ameliyat masasında ölmek be boxed on the table v.
aniden ölmek drop in one's tracks v.
bir şey için ölmek be dying for v.
boynuzlanarak ölmek gore to death v.
bir hiç uğruna ölmek die for nothing v.
bin kere ölmek die a thousand deaths v.
birden ölmek drop in one's tracks v.
bir şey için ölmek be dying to do v.
birisinden daha önce ölmek go on before someone v.
bin defa ölmek die a thousand deaths v.
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to an untimely end v.
direksiyonda ölmek die behind the wheel v.
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to one's death v.
direksiyon başında ölmek die behind the wheel v.
eceli ile ölmek die a death (brit) v.
heyecandan ölmek get the jitters v.
gülmekten ölmek split one's sides v.
gül gül ölmek split one's sides v.
gülmekten ölmek laugh one's head off v.
görev başında ölmek die in one's boots v.
hoş olmayan bir şekilde ölmek meet a sticky end v.
hoş olmayan bir şekilde ölmek come to a sticky end v.
genç ölmek come to an untimely end v.
gülmekten ölmek fall about v.
gül gül ölmek fall about v.
gülmekten ölmek crack up v.
gül gül ölmek crack up v.
gülmekten ölmek be in stitches v.
gül gül ölmek be in stitches v.
gülmekten ölmek be rolling in the aisles v.
gül gül ölmek be rolling in the aisles v.
gülmekten ölmek laugh fit to bust v.
gül gül ölmek laugh fit to bust v.
erken ölmek come to an untimely end v.
genç yaşta ölmek not make old bones v.
eceli ile ölmek die a natural death (us) v.
ezilerek ölmek crush to death v.
ilgisizlikten ölmek/solmak die on the vine v.
ilgisizlikten ölmek/solmak wither on the vine v.
meraktan ölmek die of curiosity v.
ölmek üzere olmak be on one's last legs v.
ödlekçe ölmek die a coward's death v.
meraktan ölmek be worried sick v.
kötü bir şekilde ölmek meet a sticky end v.
öl dediği yerde ölmek be at the beck and call of someone v.
meraktan ölmek die from curiosity v.
ölmek/bitmek üzere olmak head for the last roundup v.
kederinden ölmek die of a broken heart v.
korkak gibi ölmek die a coward's death v.
ölmek üzere olmak have one foot in the grave v.
ömrünün baharında ölmek not make old bones v.
kötü bir şekilde ölmek come to a sticky end v.
sıkıntıdan ölmek die of boredom v.
soğuktan ölmek perish from the cold v.
soğuktan ölmek die from the cold v.
sebepsiz yere ölmek die for no reason v.
patır patır ölmek be dropping like flies v.
şoför mahallinde ölmek die behind the wheel v.
sebepsiz yere ölmek die for nothing v.
patır patır ölmek drop like flies v.
soğuktan ölmek die of the cold v.
savaşta ölmek die in one's boots v.
(ölmek üzere olan) birisinin hayatından umudu kesmek give someone up for dead v.
(hemen) oracıkta (anında) ölmek /can vermek be killed outright v.
yaşlanmadan ölmek not make old bones v.
(kutsal bir amaç uğruna) ölmek pay the ultimate price v.
üzüntüsünden ölmek die of a broken heart v.
utancından ölmek istemek want to curl up and die v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut (one) down in (one's) prime v.
hayatının baharında ölmek cut (one) down in (one's) prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut (one) down in (one's) prime v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının baharında ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut (one) off in (one's) prime v.
hayatının baharında ölmek cut (one) off in (one's) prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut (one) off in (one's) prime v.
kariyerinin zirvesindeyken ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının baharında ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
hayatının en parlak evresinde ölmek cut someone off (or down) in their prime v.
gülmekten ölmek laugh yourself silly v.
gülmekten ölmek laugh yourself sick v.
ölmek bitmek feel like death v.
ölmek bitmek feel like death warmed over v.
gülmekten ölmek be in fits v.
küçük bir sıkıntıdan/aksilikten dolayı ölmek die for want of lobster sauce v.
incir çekirdeğini doldurmayacak bir nedenden ölmek/dünyası yıkılmak die for want of lobster sauce v.
sonuna kadar yiğitçe savaşıp ölmek die in the last ditch v.
sonuna kadar cesurca/kahramanca savaşıp ölmek die in the last ditch v.
son raddeye kadar savaşıp ölmek die in the last ditch v.
mutlu ölmek die laughing v.
gülerek ölmek die laughing v.
kötü bir durumda ölmek die like a dog v.
sefil bir şekilde/yapayalnız ölmek die like a dog v.
acı çekerek ölmek die like a dog [ old-fashioned] v.
rezil bir şekilde ölmek die like a dog [ old-fashioned] v.
onur kırıcı bir durumda/şekilde ölmek die like a dog v.
acınası bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
sefil bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
perişan halde ölmek/son bulmak die like a dog v.
zavallı bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
içler acısı bir şekilde ölmek/son bulmak die like a dog v.
sefalet içinde ölmek/son bulmak die like a dog v.
patır patır ölmek die like flies v.
patır patır ölmek drop like flies v.
patır patır ölmek fall like flies v.
açlıktan veya susuzluktan ölmek (roland isminde bir fransız kahramanın roncesvalles savaşından kurtulup açlık ve susuzluktan ölmesi olayından türetilmiş bir ifade) die like roland v.
gülmekten ölmek be laughing one's head off v.
ölmek var dönmek yok pull devil, pull baker v.
ölmek üzere olan kimse a candidate for a pair of wings n.
ölmek üzere olan hayvan crow bait n.
ölmek üzere at death's door expr.
ölmek üzere far gone expr.
ölmek üzere not long for this world expr.
ölmek üzere on the brink of the grave expr.
kızıl (komünist) olmaktansa ölmek daha iyidir better dead than red expr.
ölmek üzere at death's doorstep expr.
Speaking
bu sona ermeden daha kaç kişi ölmek zorunda? how many more people have to die before this is over? expr.
ölmek güzeldir it's good to die expr.
ölmek istemiyorum I don't want to die expr.
ölmek var dönmek yok we have burnt our boats expr.
ölmek istemiyorum I don't want to die expr.
ölmek istiyorum I want to die expr.
soğuktan ölmek üzereydi he was nearly dead from cold expr.
Trade/Economic
açlıktan ölmek starve v.
Technical
elektrik çarpması sonrası ölmek electrocute v.
Marine
(denizci jargonunda) ölmek slip the cable v.
Medical
acil serviste ölmek die in the emergency department v.
ameliyat sonrası erken dönemde ölmek die in the early postoperative period v.
aşırı dozdan ölmek die from overdose v.
aşırı dozdan ölmek die of overdose v.
aşırıdozdan ölmek die from overdose v.
aşırıdozdan ölmek die of overdose v.
kalp krizi geçirerek ölmek die of heart attack v.
kalp krizinden ölmek die from heart attack v.
kalp krizi geçirerek ölmek die from heart attack v.
kalp krizinden ölmek die of heart attack v.
solunum yetmezliği nedeniyle ölmek die of respiratory failure v.
solunum yetmezliğinden ölmek die of respiratory failure v.
tedavi sırasında ölmek die during treatment v.
(doku) ölmek necrotise v.
(doku) ölmek necrotize v.
vurgun yiyerek ölmek die of bends v.
vurgundan ölmek die of bends v.
ölüm ve ölmek üzerine akademik çalışmalar düzenleyen kimse thanatologist n.
özellikle psikolojik ve sosyal yönleriyle ölüm ve ölmek üzerine düzenlenen çalışma thanatology n.
ölüm ve ölmek üzerine düzenlenen çalışmalar ile ilgili thanatological adj.
Education
ölüm ve ölmek üzerine akademik çalışmalar düzenleyen kimse thanatologist n.
Military
savaşırken ölmek fall in battle v.
Ottoman Turkish
fücceten ölmek die a sudden death v.
Slang
bir anda ölmek up and died v.
aşırı dozdan ölmek od v.