önceki - Turkish English Dictionary
History

önceki



Meanings of "önceki" in English Turkish Dictionary : 34 result(s)

Turkish English
Common Usage
önceki former n.
önceki previous adj.
General
önceki predecessor n.
önceki foregoing adj.
önceki quondam adj.
önceki ex adj.
önceki anterior adj.
önceki last adj.
önceki past adj.
önceki antecedent adj.
önceki pristine adj.
önceki precedent adj.
önceki onetime adj.
önceki sometime adj.
önceki preceding adj.
önceki old adj.
önceki pro adj.
önceki previous adj.
önceki prev adj.
önceki initial adj.
önceki prior adj.
önceki primitive adj.
önceki before adv.
önceki early adv.
Trade/Economic
önceki prior
Law
önceki former
önceki antecedent
Technical
önceki initial
önceki former
önceki once
Computer
önceki back
önceki during the previous
önceki preset
önceki prev page

Meanings of "önceki" with other terms in English Turkish Dictionary : 373 result(s)

Turkish English
General
önceki durumuna getirmek restore to the former rank v.
daha önceki bir tarihten itibaren geçerli kılmak backdate v.
iptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri) countermand v.
önceki konuya dönmek hark back to v.
bir önceki tahminden vazgeçmek unpredict v.
önceki haline getirmek unchange v.
daha önceki bir tarihten geçerli kılmak backdate v.
önceki duruma dönmek revert back v.
önceki beyanın aynen tekrar etmek reiterate one's previous statement v.
önceki kuşaklar predecessor n.
önceki mahkeme kararları retroactive judicial decisions n.
önceki sene yesteryear n.
paskalya yortusundan önceki cuma good friday n.
daha önceki olaya uygulanabilen ex post facto n.
yürürlüğe girmesinden önceki olaylara uygulanabilen kanun ex post facto n.
son ve sondan önceki the last two n.
olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali puffball n.
yemekten önceki şükran duası blessing n.
önceki durumu former rank n.
önceki görevli precursor n.
önceki kimse predecessor n.
fırtınadan önceki sessizlik the calm before a storm n.
önceki geçmiş zaman pluperfect tense n.
önceki ifade previous statement n.
sondan bir önceki last but one n.
paskalyadan önceki pazar günü palm sunday n.
katoliklerin büyük perhizinden önceki salı günü mardi gras n.
efsaneye göre kuğunun ölmeden önceki son ve güzel ötüşü swan song n.
bir önceki dönemden kalma holdover n.
paskalyadan önceki perşembe maundy thursday n.
önceki geçmiş zaman pluperfect n.
bir önceki babanın çocuk üzerinde bıraktığı etki telegony n.
sondan iki önceki the second before the last n.
paskalyadan önceki hafta holy week n.
önceki durumuna gelme reinstatment n.
önceki yaşamın kaderi belirlediği inancı karma n.
paskalyadan önceki ikinci pazar passion sunday n.
lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi junior n.
paskalya öncesi perhizden önceki ikinci pazar sexagesima n.
önceki yıl preceding year n.
önceki yıl previous year n.
önceki mektup previous letter n.
bir önceki yıl previous year n.
önceki çalışma previous study n.
önceki çalışma previous work n.
önceki araştırma previous research n.
önceki sayfa page up n.
önceki haline döndürülmüş redux n.
bir önceki sayı back number n.
daha önceki işletim ve değerlendirmede elde edilmeyen bilgiyi tamamlayan değerlendirme follow-on operational test and evaluation n.
savaştan önceki durum status quo ante-bellum n.
önceki sayfanın devamı continuation of previous page n.
önceki sayfanın devamı continuing from the previous page n.
önceki adres former address n.
önceki adım previous step n.
önceki sahibi former owner n.
önceki adres previous address n.
önceki adres prior address n.
sondan önceki sene penultimate year n.
bir önceki sahip former owner n.
kendinden önceki teknolojilerin yerini hızlı bir şekilde alan teknoloji disruptive technology n.
eski/önceki rakip erstwhile rival n.
eski/önceki rakip former rival n.
noelden önceki gün yapılan kutlama ludachristmas n.
önceki anlaşmanın aynısı same deal as before n.
(bir önceki sorunun mealinde onu takip eden) devam/takip sorusu follow-up question n.
evlenmeden önceki soyadı maiden name n.
önceki aşkı ex love n.
önceki karısı/eşi ex wife n.
eski/önceki eş ex husband n.
eski/önceki kocası ex husband n.
önceki isimler previous names n.
önceki isim previous name n.
indirimden önceki fiyat regular price n.
önceki üç takvim ayı prior calendar quarter n.
önceki emri geçersiz kılan emir countermand n.
önceki evlilik former marriage n.
önceki kullanım previous use n.
önceki kullanım prior use n.
adem'in havva'dan önceki karısı lilith n.
akıllı telefonlardan önceki telefon grubu feature phone n.
1100 yılından önceki dönemde kullanılan ingilizce englisc n.
bir önceki boyaya uygulanan ikinci boya counterstain n.
benden önceki sahibi the owner before me n.
önceki ortak former partner n.
önceki partner former partner n.
tüm türk halklarında şimdiki inanç sistemlerine katılmadan önceki inanç tengrism n.
evlenmeden önceki soyadı née n.
önceki oyun previous game n.
sondan önceki penultimate adj.
tarihten önceki prehistoric adj.
sondan bir önceki penultimate adj.
sondan bir önceki next to last adj.
savaştan önceki antebellum adj.
bundan önceki the preceding adj.
sondan bir önceki second to last adj.
tufandan önceki devre ait antediluvian adj.
savaştan önceki ante-bellum adj.
-den önceki antecedent to adj.
-den önceki preceding adj.
sondan bir önceki next to the last adj.
daha önceki previous adj.
daha önceki former adj.
iç savaştan önceki antebellum adj.
nikahtan önceki antenuptial adj.
doğumdan önceki antenatal adj.
evvelsi güne (dünden önceki güne) ait olma nudiustertian adj.
dünden önceki gün ile ilgisi olma nudiustertian adj.
sondan bir önceki olarak penultimately adv.
önceki sene last year adv.
önceki yıl last year adv.
önceki bölümde thereinbefore adv.
önceki kısımda thereinbefore adv.
önceki gibi same as before adv.
önceki yılların herhangi birinde in any of the previous years adv.
bir önceki gece the night before adv.
önceki sözcükle birleşerek enclitically adv.
önceki yıllarda in the previous years adv.
önceki gün the day before yesterday adv.
daha önceki afore prep.
bir önceki the former one pron.
bir önceki the previous one pron.
bir önceki the preceding one pron.
Phrases
hemen önceki next but one
önceki senelerde in previous years
önceki yıllarda in previous years
daha önceki senelerde in previous years
daha önceki yıllarda in previous years
ondan önceki the one before
önceki yıllara nazaran compared to the previous years
önceki senelere nazaran compared to the previous years
bir önceki yılın aynı dönemine göre year-on-year
bir önceki döneme göre quarter on quarter (qoq)
Colloquial
önceki geceyi unut forget about the other night
(bir önceki döneme/sezona göre) daha kötü durumda in worse spot
Idioms
önceki (daha önce konuşulan) konuya geri dönmek pick up on something
fırtınadan önceki sessizlik calm before the storm
fırtınadan önceki sessizlik lull before the storm
fırtınadan önceki sakin dönem eye of the storm
fırtınadan önceki sakin dönem eye of the hurricane
fırtınadan önceki sessizlik durumu eye of the hurricane
hareketli zamandan önceki sükunet hali eye of the storm
hareketli zamandan önceki sükunet hali eye of the hurricane
fırtınadan önceki sessizlik durumu eye of the storm
ölümden önceki yıllar twilight years
birisinin ölmeden önceki son yılları twilight years
önceki sorunları halletmek/aradan çıkarmak tie up loose ends
Speaking
önceki evliliğinden çocukları her children from her previous marriage
ölmeden önceki gece the night before she died
önceki geceki konuşmamızı düşünüyordum i was thinking about our conversation the other night
benim otuz sene önceki halim this is me thirty years ago
annenizin evlenmeden önceki soyadı your mother's maiden name
bir önceki the one before
Slang
bitirmeden önceki son hazırlıkları tamamlamak (proje vb) put to bed
baskıdan önceki son hazırlıkları yapmak (gazete vb) put to bed
pokerde bir önceki oyuncunun belirlediği potu arttırmak outcall
final döneminin bir önceki haftası dead week
önceki cezalar priors
Trade/Economic
önceki dönemde uygulanan yöntem method used in previous period
faiz ve vergiden önceki gelir earnings per share
önceki dönem gider ve zararları previous period expenses and losses
örflere, adetlere ve benzer durumlarla ilgili daha önceki mahkeme kararlarına dayalı, yazılı olmayan hukuk sistemi common law
önceki olayları kapsayan retroactive
faiz ve vergilerden önceki kazançlar earnings before interest and taxes
önceki hesap bakiyesi previous balance
bir önceki yıla göre fiyatlar genel düzeyindeki artış rate of inflation
avrupa konseyi'nin bir önceki, şimdiki ve gelecek olan başkanlarının oluşturduğu üçlü grup troika
önceki dönem gider ve zarar previous period expenses and losses
vergiden önceki kar profit before tax
vergiden önceki kar income before income taxes
faizden önceki kar profit before interest
önceki dönem gider ve zararları prior period loss
ödemeden önceki denetim preaudit
vergiden önceki kar pretax income
bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak predate
faiz ilave edilmeden önceki fiyat flat price
önceki fiyat düzeyine yeniden ulaşmak için dolaşımdaki para miktarının artırılması veya azaltılması revelation
üç aylık vadeli işlemlerin ve opsiyonların vadesinin dolmasından önceki son saat triple witching
önceki dönem gelir ve karları income and profit relating to previous periods
önceki dönem hatası prior period error
önceki dönem gelir ve karı prior period income
bir sözleşme veya borç senedine düzenlendiği günden önceki bir tarihi koyma back dating
her bir elemanın bir önceki ve sonraki elemandan farkının hep aynı olduğu dizi arithmetic progression
önceki döneme ilişkin gelir ve karlar ile önceki döneme ait gider ve zararların tutarlarını ve kaynaklarını açıklayıcı not explanatory note related to revenues or profits and expenses or losses of previous period with sources and amounts of them
bir önceki cümleye tabi olmak üzere subject to the preceding sentence
önceki yıla ait gelir prior year income
iskontosuz ve indirimden önceki fiyat full price
önceki zarar anterior loss
vergiden önceki kar before tax profit
önceki kapanış previous closing
önceki ciranta previous endorser
önceki fiyat previous price
vergiden önceki pretax
önceki dönem gelir ve karlar income and profits of the previous period
önceki dönem gelir ve karları prior period revenues/profit
önceki dönem gider ve zararları prior period expenses losses
daha önceki tarihli ante-dated
bir önceki siparişi ödeme yöntemi load-to-load
önceki dönem gelir ve karları previous period revenues and profits
konsolidasyondan önceki kar profit prior to consolidation
şirketleşmeden önceki kar profit prior to incorporation
önceki mektup previous letter
füzyondan önceki kar profit prior to consolidation
önceki vergi yılı previous taxation year
önceki vergi dönemi previous taxation period
bir önceki dönem hesap özeti previous bank statement
çalışanın bir önceki iş yerinden aldığı/alacağı bir başka işyerinde çalışmasında "bizim açımızdan herhangi bir mahzuru yoktur" rızasını gösterir belge no objection certificate
çalışanın bir önceki iş yerinden aldığı/alacağı bir başka işyerinde çalışmasında "bizim açımızdan herhangi bir mahzuru yoktur" rızasını gösterir belge certificate of no objection
faiz ve vergiden önceki gelir earnings before interest and taxes
önceki işyeri former workplace
önceki işyeri previous workplace
önceki yılın karları ve zararları prior year’s profits and losses
önceki mali yıllara ait temettüler ve yönetici istihkakları dividends and directors' entitlements relating to prior financial years
önceki yılların sonuçlarına ilişkin yabancı gelir vergileri foreign income taxes on the results of prior years
önceki onay prior approval
önceki yılların sonuçlarına ilişkin belçika gelir vergileri belgian income taxes on the results of prior years
önceki müdür former manager
bir önceki aya göre month-on-month
vergiden önceki pre-tax
önceki dönem bakiyesi balance from previous period
önceki dönemden bakiye balance from previous period
önceki satış previous sales
(patent) önceki teknik prior art
faiz ödemeleri hesaplanmadan önceki şirket nakit akışı unlevered cash flow
önceki taksitlerden daha yüksek olan son kredi taksidi balloon payment
Law
önceki hüküm initial decree
önceki ifadenin savunmayı engellemesi estoppel
önceki beyanlarına aykırı tutum yasağı estoppel
imza gününden önceki gün antedate
önceki karar previous judgment
önceki şahitlik previous testimony
sanığın önceki ifadesi previous statement of accused
önceki mahkumiyet previous conviction
bir sözleşmeye tanzim olunduğu günden önceki bir tarihi koyma backdating
bir önceki kiracı tarafından ekilmiş sonraki kiracı tarafından biçilen ürün away-going crop
bir önceki kiranın bitiminden önce başlayan kira concurrent lease
doğum gününden önceki gün kuralı the day before the birthday rule
bir önceki ikametgahı former habitual residence
bir olayın meydana gelmesinden önceki bir tarihin konulmasıyla ortaya çıkan tarih hatası prochronism
esas kararın alınacağı duruşmadan önceki her bir duruşma interlocutory hearing
önceki ihmal prior negligence
nikahtan önceki antenuptial
evlenmeden önceki antenuptial
bir önceki ihmali izleyen ihmal supervening negligence
sözleşmede tarafların kararlaştırmış oldukları önceki benzer şartları uygulayarak anlaşılmayan veya yorumlanması gereken hususları açıklığa kavuşturmaları course of dealing
Insurance
nakliyat sigortasında tenzillerden önceki brüt prim on gross
önceki yıllardan devreden kar profit carried forward
Tourism
iskonto verilmeden önceki otel oda fiyatı run of the house rate
iskonto verilmeden önceki otel oda fiyatı run of the house
iskonto verilmeden önceki otel oda fiyatı rack rate
Advertising
yayınından önceki ay month preceding
Technical
önceki ayara dönüş resume previous setting
cam haline gelmeden önceki hammadde karışımı fritted
bir önceki sayı back number
önceki durumuna gelme restitution
önceki duruma getirme düğmesi restore button
önceki sürümlü bilgisayar down-level computer
önceki ostenit prior austenite
önceki ostenit tane büyüklüğü prior austenite grain size
önceki ostenit taneleri prior austenite grains
boyanmadan önceki hazırlanma preparation prior to painting
kaplanmamış çelik alt yüzeylerin önceki kaplamanın tamamen kaldırılmasından sonraki pas dereceleri rust grades of uncoated steel substrates after overall removal of previous coating
önceki kaplamanın kısmen kaldırılması localized removal of previous coating
önceki kaynak tecrübesini esas alan vasıflandırma qualification based on previous welding experience
Computer
önceki boşluk space before
ekrana sığdır/önceki boyuta dön size to screen/return to size
kilitaç önceki unlocked prev
çalışmakitabı önceki workbook prev
pencere önceki boyut window restore
önceki boyuta getirmek restore
önceki slayda dön return to the previous slide
belgeyi önceki boyutuna getir restore document
önceki boyuta küçült restore down
önceki boyuta büyüt restore up
pencereyi önceki konumuna getir restore window
önceki boyut restore
açılan menü/önceki slayt popup menu/previous slide
önceki düzeni kaydet save previous scheme
önceki ile aynı same as previous
önceki nesneyi seç select previous object
önceki veriyi iptal et karakteri cancel previous data
etkinleş önceki activate prev
önceki yürütmeden sonra after previous event
uygulama önceki boyut app restore
önceki bölümden devam et continue from previous section
veri bul önceki data find prev
önceki sözcüğü sil delete previous word
önceki sürüm early release
önceki düzeyden başlayarak include from previous level
önceki kaydı mektupla birleştir mail merge previous record
önceki satırlar lines before
önceki öğeler past items
önceki pencere previous window
önceki gün previous day
önceki değişiklik previous change
önceki alan previous field
önceki iz previous track
önceki başlık previous header
önceki denetim previous control
önceki çerçeve previous frame
önceki istemci previous client
önceki slayt previous slide
önceki sayfa prev page
önceki olay previous event
önceki görüntülenen previous viewed
önceki kayıt previous record
önceki ay previous month
önceki öğe previous item
önceki ipucu previous tip
önceki parça previous track
önceki klasör previous folder
önceki sütun prev column
önceki metin previous text
önceki örnek previous sample
önceki ilke previous policy
önceki eşleşme previous match
önceki hafta previous week
önceki şarkı previous track
önceki resim previous image
önceki işaret previous mark
önceki ekran previous screen
önceki hücre previous cell
önceki işaretçi previous marker
önceki yordam previous procedure
önceki nesne previous object
önceki tablo previous table
önceki im previous mark
önceki düzenleme previous edit
önceki sütun previous column
önceki sayfa previous page
önceki ileti previous message
önceki paragraf previous paragraph
önceki satır previous row
önceki sayfa page up
önceki sayfaya page up
önceki sayfa page back
önceki boyuta getirme düğmesi restore button
önceki dosya recent file
Informatics
önceki sürümlü down-level
önceki boyuta getirme düğmesi restore button
önceki değeri yüklemek restore
önceki sayfa page up
Telecom
bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla year over year
faiz ve vergiden önceki kar earnings before interest and tax
Traffic
köprüden önceki son çıkış last exit before the bridge
Marine
kıyıya paralel akıntının rip akıntı haline gelmesinden önceki hali feeder current
bir önceki gün başlayan gel-gitin gecikerek oluşması daily retardation of tide
önceki klas sertifikası interim class certificate
Medical
ergenlikten önceki dönem pubertal adj.
bir hastalığın klinik belirtilerinin ortaya çıkmasından önceki döneme ait preclinical
bir organ oluşmadan önceki hücre topluluğu anlage
önceki psikiyatrik öykü previous psychiatric story
önceki gebelik previous pregnancy
(aynı nedenle) ilk/daha önceki hastaneye yatış index hospitalization
Psychology
bir uyarıcı algılanmadan önceki hazırlık durumu preperception
Gastronomy
şarapta mayalanmadan önceki üzümün tadını aksettirme hali fruity
Biology
tırtılların kelebek olmadan önceki larva ve ergin böcek olma transformasyonları arasındaki zaman pupal development
Education
lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf junior class
önceki öğrenmenin tanınması recognition of prior learning
Linguistics
sondan bir önceki hece penultimate
sondan önceki hece penult
Religious
hazreti isa'nın çarmıha gerilmeden önceki akşam havarileriyle yediği son yemek the last supper (il cenacolo/l'ultima cena)
diriliş bayramı'ndan bir önceki pazar kutlanan özel gün palm sunday
Geology
kıtaların milyonlarca yıl önceki birbirinden ayrılmamış hali pangea
kıtaların milyonlarca yıl önceki birbirinden ayrılmamış hali pangæa
Military
daha önceki vaziyeti alın! as you were
Sport
golfte topun vurulmadan önceki gidişi carry
Music
müzik doktorundan önceki akademik unvan bachelor of music
Latin
sonraki kanun önceki kanunları ilga eder lex posterior derogat legi priori
önceki davranış ile çelişki venire contra factum proprium
Archaic
bir önceki gün ile ilgili pridian
British Slang
boşalmadan önceki son hareket vinegar strokes
Religion
paskalya bayramından önceki salı günü absolution day